Fatih’i çıldırdık

Posted by: Dream  :  Category: Spor Haberleri

Fatih Terim Milli Takım’ı neden bırakıyor, hangi kulübe gidecek, Milli Takım’ın yeni hocası kim olmalı?

TERİM’i delirttik. Seçtiği kadroyu bile cemaat ilişkisiyle yorumladık. Eleştiri yapmadık, hakaret ettik, yeterli imkan sağlamadık. Terim’in ayrılık kararının parayla pulla bir ilgisi yok. ‘Lanet olsun, yeter artık’ deyip gidiyor.

HOCA’nın İtalya’ya gideceğini düşünüyorum. Olympiakos (Yunanistan) ile anlaştığı da söyleniyor. Ama sıradan bir takıma gitmesine gönlüm razı olmaz. Büyük hocalar büyük takımları çalıştırmalı.

FATİH giderse benim tek adayım var. O da Mustafa Denizli. Avrupa’ya karşı kafa kaldıran, isyan eden, Türk toplumunu umuda taşıyan ve uluslararası başarılara imza atan ilk hoca odur. Yabancı hocaya kesin karşıyım.

  • Terim’in ayrılma kararını nasıl yorumluyorsunuz? Bu saatten sonra geri dönüş olur mu? Sizce kalmalı mı? Ondan daha iyisini bulur muyuz?

    Terim mutlaka kalmalı. Ondan daha iyisini bulamayız. Ama adamı elbirliği ile çıldırttığımızı kabul etmeliyiz. Fatih Terim deli mi Türk Milli Takımı’ndan ayrılsın. Ama Futbol Federasyonu Başkanı Hasan Doğan’ın bile maçtan sonra itiraf ettiği gibi hocaya gerekli şartları sağlayamazsanız alacağı karar budur. Fatih Terim’in seçtiği kadroyu bile getirdik cemaat-tarikat ilişkisi ile örtüştürdük. Tek kelime ile saçma. Eleştiri boyutlarını aştık, hakaret noktasında ifadeler kullandık. Maaşını dilimize doladık. Oysa bırakın Avrupa’yı ülkemizde bile ondan çok daha fazla kazanan hocalar olduğunu görmezden geldik. Eee.. Fatih Terim de sakin bir adam değil. Bir söylersen bin söyleme ihtiyacını hissediyor. Kabına sığmıyor, öfkeleniyor, gerilim yaratıyor. İyi şartları sağlamaya, belli bir noktada uzlaşmaya mecburuz. Ancak Fatih Terim’in veda kararından vazgeçirileceğini düşünüyorum. Terim’in bu ayrılışının parayla ilgisi olamaz. Bu saatten sonra paraya pula ihtiyacı olan bir hoca değil. Kimse kusura bakmasın Fatih Terim’in gidişi bir “lanet olsun, yeter artık” gidişidir.

  • Giderse nereye gider? İtalya, Yunanistan, İngiltere… Sizce artık Avrupa’ya açılmalı mı? İtalya’da yarım kalmış bir hesabı var mı?

    Terim giderse İtalya’ya gider diye düşünüyorum. Ancak Olympiakos ile anlaştığı da söyleniyor. Zaten bundan sonra nereye gideceği konusunda papatya falı açılacaktır. Sıradan bir takıma gitmesine açıkça gönlüm razı olmaz. Büyük hocaların büyük takımları çalıştırması gerektiğini düşünüyorum.

  • Ayrılık kararı kesinleşirse Terim’in yerine siz kimi düşünürsünüz? Lippi, Daum isimleri konuşuluyor. Yoksa Türk mü olmalı?

    Eğer Terim ayrılırsa kayıtsız şartsız tek adayım var. O da Mustafa Denizli. Bizim ülke insanının Mustafa Denizli’nin de günahını aldığını düşünüyorum. Unutmayalım bu ülke şerefli mağlubiyetlere bayram ederken Avrupa’ya karşı kafa kaldıran, isyan eden, Türk toplumunu umuda taşıyan ve uluslararası ilk başarılara imza atan bu Mustafa Denizli değil mi? Hele yabancı hoca. Kesin karşıyım. Teknik taktik tamam ama motivasyon asla. Yabancı hoca bizim takımla örtüşmez. Terim’den sonrası için ya Denizli ya Denizli.

  • Hasan Doğan, ‘Ona yeterince değer verdik mi, istediği çalışma imkanını hazırladık mı düşünmek lazım’ diyor. Sizce neyi kastediyor? Federasyon ile arasında bir soğukluk da var mı?

    Fatih Terim’in federasyon ile ilişkilerinin çok iyi olmadığı sıkça konuşuluyor. Özellikle İtalyan Büyükelçisi’nden aldığı ödülde yanında tek federasyon yetkilisini bile bulamayışına verdiği tepkiye bizzat ben tanığım. Ayrıca Hasan Doğan’ın söylediği gibi Riva dahil uygun çalışma şartlarını yerine getirmezseniz, hocanızı sıkıntılarla baş başa bırakırsanız bu gerginlikler olacaktır, yaşanacaktır.

  • Terim kendisine yapılan eleştirilere neden hep sert yanıtlar veriyor? Eleştirilere niçin tahammülü yok? Niçin herkesi aynı kefeye koyuyor? Kendisi gibi Emre ve Tümer başta olmak üzere futbolcuların da basına karşı tutumu hep agresif. Terim oyuncularını kavgayla mı motive ediyor?

    Ben milli takımı oyuncularımızın maalesef gerginlikle motive olduklarına inanıyorum. Aslında Fatih hoca o talihsiz basın toplantısı dışında yaklaşık 40 günlük sürede medya ile son derece iyi geçindi. Onlarla iyi ilişkiler kurdu. İş yapmalarına izin verdi. Ama bütün bunları o talihsiz basın toplantısı, o talihsiz ifadeler aldı götürdü. Terim bundan sonra devam edecekse hem kamuoyunun hem Terim’in hem medyanın ilişkiler konusunda ciddi biçimde uzlaşması gerekiyor. Tümer’in gerginliğine gelince. O kendi şahsına özel bir insan. Gergin olması için Fatih Terim’in motivasyonuna ihtiyacı yok.


    Kulüpler kendni sorgulamalı

  • Futbolcuların kulüp performansları ile Milli Takım performanslarını nasıl buldunuz?

    Arada çarpıcı bir fark var. Özellikle Milli Takım’ın iskeletini oluşturan Fenerbahçeli ve Galatasaraylı oyuncular kendi kulüplerine oranla Milli Takım’da çok daha üst düzeyde performans sergilediler. Şimdi Avrupa Şampiyonası’nda Semih ile Colin Kazım’ın performansına bakarsanız Fenerbahçe’nin santrfora ihtiyacı olmadığını bile düşünebilirsiniz. İkisi de mükemmel bir çıkış yaptı. Colin Kazım’ın 1.90’ın üstündeki iki Alman stoperden çoğu hava topunu alması F.Bahçe adına çarpıcı bir gelişme. F.Bahçe’nin yeni hocasına Colin’in bu özellikleri anlatılmalı. Zaten iyi bir hocaysa kısa sürede kendisi bunu bizzat görecektir. Aurelio’nun müthiş performansı, Mehmet Topal’ın istikrarı, Uğur Boral’ın son maçta patlaması, Gökhan Zan’ın kendini bulması hep Milli Takım’a rastlıyorsa kulüpler ‘biz nerede hata yapıyoruz’ diye kendini sorgulamalı. Ortada çok açık bir gerçek var. Bu oyuncular Milli Takım’da kendi takımlarından daha iyi oynuyorlar.

  • Almanya maçı için yorumunuz? Resmen bir futbol devini sindirdik.

    Almanya’yı elbette sindirdik, elbette ezdik. Baktığınızda topun bizde kalma oranında yüzde 55’e yüzde 45 gibi bir üstünlüğümüz var. İsabetli şutlarda 11’e 2 gibi tartışılmaz bir üstünlüğümüz var. Üstelik bunları sıradan bir takım karşısında değil, dünya futbolunda her türlü şampiyonaya ambargo koyan Almanya karşısında becerdik. Ben 35 yıldır bu mesleğin içindeyim. İlk defa bir Türk takımının, kulüplerimiz dahil bir Türk takımının bu kadar iyi “tek top” oynadığını gördüm. Bizim ligimizden kaynaklanan ve asla geçmeyen illet bir hastalığımız var. Topu ayağımızda tutmayı marifet sayıyoruz. Milli Takım Almanya karşısında bu köhnemiş anlayışı yerle bir etti ve bugün çok üst düzey takımların bile zaman zaman zorlandığı tek pas anlayışından mükemmel örnekler verdi. Eğer uluslararası alanda bu başarıları yakalamak ve alkışlanmak istiyorsak ligimizden başlayarak tek top anlayışını mutlaka yerleştirmemiz gerekiyor. Almanya karşısında buna rağmen kaybettiysek bunun tek nedeni eksik kadromuzdan önce rakibe oranla daha deneyimsiz oluşumuzdur. Düşünün biz özellikle ilk yarıda neredeyse tek kale oynadık, Almanya 4 atak yapıp 3 gol attı.

  • Turnuvanın diğer maçlarında hızlı futbol oynayan rakiplere karşı hep tempoyu düşürerek sonuca gittik. Bu kez hiç de böyle bir görüntü yoktu. Belki de ilk kez hakim olan, ezen bizdik. İlk kez de öne geçen bizdik. Siz nasıl değerlendiriyorsunuz?

    Şampiyonaya kötü başladığımız kesin. Hatta Portekiz karşısında çaresiz kaldığımız apaçık ortada. Ama Türk Milli Takımı bir maç sonrasında hep üstüne koydu. Kendini geliştirdi. Çoğu zaman kontrollü oynadı ama ezilmedi. Çekler karşısında 2-0’dan sonra son 15 dakikada 3-2 yapıyorsanız, Hırvatlar karşısında 120 dakika ayakta kalıp, temdidin son dakikasında yediğiniz gole uzatma dakikalarında cevap verebiliyorsanız, bu takımın sadece savunmayı düşündüğünü, sadece savunma futboluna sığındığını söyleyemezsiniz. Milli Takım dünya futbol otoritelerinin kabul ettiği gibi çok kötü başladığı bir Avrupa Şampiyonası’nı çok çok iyi bitirdi.

  • Galibiyetlere hep mucize dendi. Ama son maç gösterdi ki bunun adı mucize olamaz. Sizin yorumunuz.

    Mucize bir olur, iki olur, üç olmaz. Çek maçına da Hırvat maçına da mucize demek yanlış olur. Şanslıydık bunu kabul ederim. Ama mucizeyi asla.

  • Turnuvanın belki de en renkli, en fantastik takımıyız. Tüm dünya şaşkınlık içinde ama Türk Milli Takımı’nı tam anlamıyla analiz de edemiyorlar. Hırvatların hocası Bilic bizim maçtan sonra “Türk takımında kalite var. Teknik var. Ama bir şey daha var. Olması lazım” dedi. Sizce Türk Milli Takımı’nı farklı kılan ne var?

    Türkiye’nin oynadığı futbolun anlaşılamamış olması ilk maçlar için geçerli olabilir. Ancak son üç maçta Türkiye topu ayağında tutarak ve istediği gibi kullanarak rakiplere oynama şansı vermedi. 2004’te Yunanistan da zaten böyle şampiyon olmuştu. Kaldı ki Yunan takımından 2004 ile ilgili en ufak bir şey hatırlayan yok. Ama Türk Milli Takımı iz bırakarak şampiyonadan ayrılıyor. Türk Milli Takımı ile ilgili en önemli eleştiri konusu yüksek tempo ile oynamayışı olabilir. Eğer ligin hızını ve temposunu artırmazsak Milli Takım’dan da bunu bekleyemeyiz. Kendi ülkemizin insanı için söylüyorum: Bizim ligin yavan, yavaş futboluna sırf takımları kazandığı için alkış tutanlar Milli Takım’ın temposuz oyunundan şikayetçi olamazlar. Böyle bir hakları yok.

  • Son 4’te sadece Ruslar’ın iki cezalısı var. Bizdeki bu kadar sakatlığı ve cezalıyı neye bağlayabiliriz?

    Kolay sarı kart gördüğümüz kesin. Fatih Terim’in söylediği gibi komik goller yediğimiz kesin. Hakem kararlarının arkasına sığınmak istemiyorum ama şampiyonanın en kolay sarı kartlarını Türkiye gördü. Alman takımının bizim maçı 3 - 4 kart görmeden bitirmesine inanamıyorum. Bu şampiyonanın bir başka gerçeği de rakiplere gösterilmeyen sarı kartların bize çok kolay gösterilmiş olmasıdır. Düşünün Portekiz maçının ilk on dakikasında iki stoperimiz birden sarı kart gördü ve maçı öyle tamamladı. Gördüğümüz sarı kartların en az yüzde 70-80’i hak edilmemiş, keyfi kartlardı. Şampiyonaya ve Avrupa futboluna ağırlığını koyanlar kabul edelim ki kartları daha zor görüyorlar. Bizde futbolumuzla kendimizi Avrupa’da kabul ettirirsek bu kartların nasıl azaldığını hep birlikte görürüz. Sakatlıklara gelince; zaten takımın yarısına yakını sakat geldi. Amerikalı kondisyonerlerin de yüklemesiyle belki de sakatlıklar artmış olabilir. Bu da bir başka gerçeği ortaya koyuyor. Demek ki Türkiye’de takım kondisyonerleri futbolculara gerekli gücü ve fiziki dayanıklılığı veremiyorlar. Amerikalı kondisyonerlerin hakkını da teslim edelim. Bu şampiyonada ayakta kaldıysak bunda önemli rol oynadılar. Bizim hocalar afra tafra yapmasın. Bu Amerikalıları Türk futboluna sokmamız gerekiyor.

  • Takımın yarısına yakını zaten sakat geldi dediniz. Peki kadro seçimi doğru muydu?

    Kadro seçimi sakatlara uygun olarak daha farklı yapılabilirdi. Bir de her fırsatta sakatlanmayı alışkanlık haline getirenlere fazla umut bağlamamak gerekiyor. Gördük ki zaten onlar da çok fazla aranmadılar. Ne kadar büyük futbolcu olursa olsunlar, asla vazgeçilmez değiller.

    Şansal Büyüka

  • alıntıdır..

    Şampiyon gibi

    Posted by: Dream  :  Category: Spor Haberleri

    CESUR Yürekler, dün THY’ye ait özel bir uçakla Türkiye’ye döndü. Yüzlerce araçlık konvoy eşliğinde Atatürk Havalimanı’ndan Taksim’e hareket eden kafile, yol boyunca çiçek yağmuruna tutuldu.

    GÜNÜN sürprizi, reklam filmindeki ‘Milli Ana’ları taklit eden Uğur Boral’ın şovu oldu. Tur, binlerce bayrakla kırmızı-beyaza bürünen ve ‘şampiyon’ sesleriyle inleyen Taksim Meydanı’nda sona erdi.

    Atatürk Havalimanı’ndan üstü açık bir otobüsle Taksim Meydanı’na 100 araçlık konvoyla giden milli takım futbolcuları burada halkı selamladı; coşkuyu Demet Akalın konseri artırdı

    Almanya’ya yenilerek Avrupa Şampiyonası’na yarı finalde veda eden milli takım Türkiye’ye döndü. Ay-Yıldızlı kahramanlar, “Türkiye sizinle gurur duyuyor” tezahüratlarıyla karşılandı. Milli takımı taşıyan uçağın inişine saatler kala Atatürk Havalimanı’nda toplanan çok sayıda taraftar, ellerindeki Türk Bayrakları’yla tezahüratta bulundu. Havalimanındaki coşku, uçağın alana iniş yapmasıyla birlikte doruğa ulaştı. Teknik Direktör Fatih Terim, futbolcular ve teknik heyet, Atatürk Havalimanı’nda coşkulu bir şekilde karşılandı.

    ADETA BAYRAM GÜNÜ

    ALKIŞLAR eşliğinde uçaktan inen Fatih Terim ve TFF Başkanı Hasan Doğan’a çiçek takdim edildi. Milli takımın oyuncuları da yoğun alkışlar arasında uçaktan iniş yaptı. Milli Takım’ın gelişi sırasında Atatürk Havalimanı Devlet Konukevi çevresinde geniş güvenlik önlemleri alındı. Havalimanına özel güvenlik birimleri getirilirken, millilerin bineceği üstü açık çift katlı otobüs de özel eğitilmiş K9 köpeklerle didik didik arandı. Türk bayrakları ve çiçeklerle karşılanan futbolcular, üzeri açık bir otobüse binerek sahil yolunu takiben Taksim Meydanı’na gitti. Ay-Yıldızlı ekibe 100 araçlık konvoy eşlik etti. Millileri sahil boyunca karşılayan vatandaşlar, alkışlayarak kutladı. Taksim Meydanı’nda tebrik turu atıldı. Otobüste bir ara mikrofonu eline alan futbolcular, annelerinin reklamlardaki taklidini yaptı. Taksim Meydanı’nda toplanan binlerce futbolsever, Efes Pilsen’in organize ettiği kutlama töreninde Demet Akalın’ın konseriyle coştu. Teknik Direktör Fatih Terim, Ay-Yıldızlı ekipten havalimanında ayrıldı.


    Doğan bırakmıyor

    Futbol Federasyonu Başkanı Hasan Doğan, Fatih Terim’in 2010 Dünya Kupası’nda da Milli Takım’ın başında olacağını açıkladı. Doğan, “Fatih hocayla uçakta görüştük. Fatih Terim şu anda Milli Takım’ın başındadır. Eleştirilerin boyutları ne yazık ki etik kurallarının çok dışında oluyor. Hem hocamızda hem de futbolcularımızda bunun rahatsızlığı var. Hocamızın bu konuda sıkıntıları olduğunu biliyorum. Bunları aşacağız. Ama herkese şunu söylebilirim ki Fatih Terim şu an Milli Takımlar teknik direktörüdür. Terim inşallah 2010 yılında da takımın başında olacak” diye konuştu. Devlet Bakanı Murat Başesgioğlu da ‘’Fatih Terim ile görüşeceğim. Kararını bir kez daha gözden geçirmesini isteyeceğim’’ dedi.


    İtalyanlar’ın Fatih Terim iddiası: Sonbaharda İtalya’da

    Corriere dello Sport, Serie A kulüplerinde teknik direktör koltuklarının şu an dolu olduğunu belirterek, “Ancak Terim, sonbahar için umutlu. Hayal kırıklığına uğrayarak teknik direktörünün görevine son verecek ilk takımın başına geçmeye hazır” diye yazdı. Haberde “Gurur, tutku ve hırs: Türk teknik adam, kanaatini desteklemek için Einstein’ı da kullanarak ve taraftar kitlesini (sadece taraftarları da değil) sıvazlayarak ülkemize geri dönmek istiyor. Zira, travmatik biçimde sonuçlanan Milan deneyiminin ardından, kendisine yeni bir fırsat tanınmasının en doğal hak olduğuna inanıyor” denildi.


    Kulisler kaynıyor

    Fatih Terim’in veda kararından vazgeçmemesi durumunda Milli Takım teknik direktörlüğüne yine bir Türk teknik adamın getirilmesi bekleniyor. En güçlü aday Mustafa Denizli. Denizli’nin yanı sıra Ertuğrul Sağlam ve Ünal Karaman’ın isimleri de kulislerde konuşuluyor. Yabancı teknik direktör adayları ise Lippi, Daum ve Lucescu.


    Üçüncülük madalyası aldık

    Futbol Federasyonu Milli Takımlar Sorumlusu Levent Kızıl, Türkiye’nin EURO 2008’i üçüncü sırada tamamladığını söyledi. Kızıl, UEFA’nın, turnuvada yarı finalde elenen iki takıma da üçüncülük payesi verdiğini vurgulayarak, “Bize bronz madalyamızı verdiler. Üçüncü olarak turnuvayı kapattık” dedi.

    alıntıdır.

    Lincoln yine gelmedi

    Posted by: Dream  :  Category: Spor Haberleri

    Galatasaraylı yöneticiler bir yandan transfer çalışmalarını tamamlamaya çalışırken bir yandan da Cassio Lincoln sorununu çözmek için uğraşıyor. Yöneticilere haber vermeyen ve izin ihlali yapan Lincoln, dünkü çalışmaya da katılmadı. Önceki günkü antrenmanda Teknik Direktör Michael Skibbe’nin, “Herhalde Rio’yu buradan daha çok sevdi” dediği Brezilyalı futbolcunun yöneticilerin telefonuna da cevap vermediği öğrenildi. Sarı-Kırmızılı yönetim Lincoln geldiğinde ifadesini alacak ve para cezası uygulayacak. Sarı-Kırmızlı ekip, yeni sezon hazırlıklarını dün yaptığı antrenmanla sürdürdü. Florya Metin Oktay Tesisleri’nde Teknik Direktör Michael Skibbe yönetiminde gerçekleştirilen antrenmana, milli takımlarda bulunan futbolcular katılmazken, çalışmada PAF Takım’dan da sekiz oyuncu yer aldı.

    PAF TAKVİYELİ KADRO

    DÜz koşu ile başlayan antrenman yaklaşık 1.5 saat sürdü. Antrenmanda sıcak hava nedeniyle sık sık ara verildi. Futbolcular bol bol su içerek serinlemeye çalıştı. Öte yandan geçen yıl ölen Galatasaray’ın eski teknik direktörü Jupp Derwall için Sarı-Kırmızılı kulübün internet sitesinde anma mesajı yayınlandı ve “Sizi hiç bir zamana unutmayacağız Herr Derwall” denildi.

    alıntıdır..

    Sağlam çalışmışlar

    Posted by: Dream  :  Category: Spor Haberleri

    Beşiktaş, 2008-2009 sezonu için sahaya indi. Teknik Direktör Ertuğrul Sağlam, BJK Nevzat Demir Tesisleri’nde gerçekleştirilen antrenman sonrasında; futbolcularının verdiği programa uymalarının kendisini memnun ettiğini söyledi, Millilerin, çok büyük bir başarıya imza attığını vurgulayarak kutladı. Fatih Terim’in görevi bırakması durumunda, kendi isminin milli takım için geçtiğinin belirtilmesi üzerine “Bu konuda yorum yapılmasını doğru bulmuyorum. Sezonu açtığımız bugünlerde, bu konuların gündeme getirilmesi doğru değil” şeklinde konuştu.

    HAYIRLI OLSUN

    2008-2009 sezonunun hem Türk futboluna, hem de Beşiktaş camiasına hayırlı ve uğurlu olmasını dileyen Sağlam, “Oyuncularım, tatil için verdiğim programa tamamıyla uymuşlar. Bu da beni mutlu etti” diye konuştu. Milli futbolcu Gökhan Zan’ın takımda kalıp kalmayacağı sorusuna Sağlam, “Gökhan’a kulübümüzün yaptığı bir teklif var. Bunu değerlendirmesini bekliyoruz” yanıtını verirken, transfer etmek istedikleri Manisasporlu Uğur İnceman için ise henüz bir gelişme yaşanmadığını dile getirdi.

    alıntıdır..

    Türkler sahneyi çaldı

    Posted by: Dream  :  Category: Spor Haberleri

    Yunan basını

    Ta Nea, “Almanya’nın finale gittiği, ancak Türkiye’nin sahneyi çaldığı” yorumunda bulunduğu haberinde, teorik açıdan “Yarısı ölü” olan Türk takımının sahada yaratıcı ve taze olan taraf olduğunu yazdı. Gol kaydeden, beraberlik yakalayan, ancak son dakikada şanssızca “uykuda yakalanan” Kırmızı-Beyazlılar’ın, Şampiyona’daki performanslarının adeta beyinlere kazındığını kaydeden gazete, Türk takımının vasat ve yorgun Almanlar karşısında oyunu kontrol altında tutan taraf olduğunu belirtti. Ta Nea, kimin iyi veya sempatik olan taraf olabileceği konusunda yorumda bulunulmasının zor olduğunu, ancak açıklıkla söylenebilecek tek şeyin “Hiç kimsenin Terim’in delikanlılarından daha cesur olamayacağı” değerlendirmesini okuyucularına taşıdı.

    Umutsuzluğa kapılmadılar

    Kathimerini, son 20 dakika içinde oyunda denge yakalayan Alman Takımı’nın Rüştü’nün kalesinden uzaklaşma talihsizliğini kullanarak gole ulaştığını, bunu rağmen umutsuzluğa kapılmayan Ay-Yıldızlılar’ın 86. dakikaya kadar karakterlerini sergilediklerini fakat Alman ekibinin 90. dakikada son golü kaydetmeyi başardığını yazdı.

    Türkiye bizi alıştırmıştı

    Ethnos, “Türkiye bizi son sözün kendisinde olmasına alıştırmıştı” başlığıyla, kadrosunun yarısı “hayatta olmayan” ancak bitmek tükenmek bilmeyen fiziksel ve ruhsal güce sahip Türk Takımı’nın dün gece de son sözü kendisinin söyleyeceğinin işaretlerini verdiğini, ancak 90. dakikada gelen golüyle Lahm’ın futbolseverlere bu mucize takımını karşısındaki ekibin Almanya olduğu hatırlatmasında bulunduğunu kaydetti.

    Evren Almanya’yı istedi

    To Vima, evrenin dahi başarısı için adeta lehine davrandığı Alman takımının Türk Takımı’nın 3’e karşı kaydettiği 15 şutuyla en az 2 gol geride kalabilecek ekip olduğu görüşünü savundu.

    Çelikten yapılma takım

    Elefterotipiya, tutku ve yürekleriyle oynayan Türk “aslanların” peri masallarının sona erdiğini belirttiği haberinde, “Terim’in çelikten yapılma takımı kırıldığını” ancak tüm eksiklerine rağmen ilk dakikadan göz doldurduğu değerlendirmesinde bulundu.

    İtalyan basını

    Türkiye şovu, Almanya finali

    Tuttosport, maç sonucunu ilk sayfadan, “Almanya güç bela finalde” başlığıyla duyurdu. İç sayfada, “Türkiye şovu, Almanya finali” başlığıyla sunulan haberin spot cümlelerinde ise “Almanya, Terim’in oyunuyla göze hoş gelen ve budanmış ekibini son anda yenebildi” denildi. Alt başlıkta da ay-yıldızlıların talihsizliğine değinilerek, “Türkiye kıl payı kaybetti: “Gol kaçıran, Kazım’ın iki topu direkten dönen Türkiye’den sürpriz yenilgi” ifadelerine yer verildi.

    Yürek titreten karşılaşma

    La Gazzetta dello Sport, ilk sayfasındaki anonsunda Almanya’nın Türkiye’yi son anda yenebildiğini ima ederek, “Türkiye serabı derken Almanya finale yükseldi”dedi. İç sayfada ise “Türkler 90. dakikada yenildi. Almanya altıncı kez finalde”başlığı kullanıldı. Spotta ise karşılaşma şu cümlelerle özetlendi: “Yürek titreten bir karşılaşmaydı. Terim’in ekibi avantajlı konuma geçti, rakip tarafından yetişilip geçildi, durumu tekrar eşitlemeyi de başardı ama karşılaşma Lahm’ın durumu 3-2 yapmasıyla sona erdi.”

    Türk usulü zafer

    Corriere dello Sport, Almanya’nın dün geceki galibiyetinin, Türkiye’nin daha önceki üç karşılaşmadaki geri dönüş ve zaferlerini çağrıştırdığına işaret ederek, “Almanya’dan Türkiye usulü zafer” başlığını kullandı. “Türkiye en güzel maçını oynayarak Avrupa sahnesine veda etti” diyen Corriere dello Sport, ay-yıldızlıların teknik direktörünün maç sonundaki değerlendirmesini ise “Terim: Üzgünüm ama halkımız yine de gurur duydu” başlığıyla sundu.

    İngiliz basını

    Göz kamaştıran taraf Türkiye’ydi

    The Independent, Lahm’ın son sözünün Türkiye’nin asla vazgeçmeyen kahramanlarını finalden ettiğini yazdı. Alman milli takımını “Yıpratırlar, şansınız olduğuna inandırırlar ve tam bunu beklediğinizde de kalbinizi kırarlar” sözleriyle anlatan yazar, bunun tipik Alman milli takımı olduğunu belirtirken, “Bu maç Lahm’ın son dakika golüyle kazanıldı ama göz kamaştıran taraf Türkiye’ydi” dedi.

    Rüya sona erdi

    The Times, Philipp Lahm’ın son hücumunun Türkiye’nin rüyasına son verdiğini kaydederken, “Öldürülmesi için kalbine bir kazık saplanması ya da gümüş bir kurşunla vurulması gereken filmlerdeki canavarlar gibi, Türkiye’yi elemek için de özel bir şey gerekti” dedi.

    Katkıları unutulmayacak

    Daily Mail, ilk yarının ilk dört dakikasıyla ikinci yarının son dört dakikasında “Türkiye’nin hayal kurmaya cesaret ettiğini” yazarken, “Cezalar ve sakatlıklarla parçalarına ayrılmış takımlarının sürprizler turnuvasından zaferle çıkabileceğine inanmaya cesaret ettiler” dedi. Böyle bir maça tanıklık etmenin olağanüstü olduğunu yazan Mail, “Aslında Türkiye, burada Almanya’yı yenebilecek gibi göründü”

    Yaldız ekleyen Türkler…

    The Sun, “Parlak turnuvaya yaldız ekleyen Türkler’in bu kez başaramadıklarını” yazdı.

    Alman basını

    Almanya’nın Türkiye’yi 3-2 yenerek finale yükselmesi Alman basınında “Final” kelimesiyle başlıklara taşındı. Bild gazetesi, birinci sayfada, “Final” başlığıyla karşılaşmanın 90. dakikasında Almanya’nın son golünü atan Philipp Lahm’ın fotoğrafına yer vererek, çok çekişmeli geçen karşılaşmadan sonra artık Almanya’nın kupayı alabilmesi için tek bir maçın kaldığını hatırlattı.

    Lehmann’a ağır eleştiri

    Berliner Morgenpost, “Final - Televizyon kaosundan sonra titremeli galibiyet” başlığıyla ilk sayfadan verdiği haberde, Lahm’ın son dakikada attığı golü, 500 bin kişinin de “Taraftar alanında” kutladığı ifade edildi. “Lehman’dan titremeli oyun” başlığıyla verilen diğer bir haberde de, Alman defansının zayıf olduğu, ancak forvetin iyi oynadığı belirtildi.

    Güle güle cesur Türkler

    Berliner Kurier, birinci sayfasında “Almanya finalde - Güle güle cesur Türkler” başlığına yer verdi. Gazetenin iç sayfalarında da “Titremeli maç” başlığıyla verilen haberde, Berlin’deki “Taraftar alanında” toplanan yaklaşık 500 bin kişinin sürekli bir şekilde heyecanlanarak dua ettiği belirtildi.

    Türkler çok iyi oynadı

    B.Z., “Final” başlığıyla birinci sayfadan verdiği haberde, Lahm’ın titremeli geçen bir maç sonucunda 90. dakikada Almanya’yı kurtardığı, ancak Türklerin de hiçbir zaman olmadığı kadar iyi oynadıkları belirtildi. Haberde ayrıca, Berlin’deki “Taraftar alanında” yaklaşık 500 bin kişinin kutlamalara katıldığı, bugüne kadar hep Türklerin galibiyetlerini kutladığı Kudamm adlı ana caddede de bu kez Almanların kutlamalar yaptığı kaydedildi.

    Löw takımını kurtardı

    Kicker, “Finaldeyiz - Lahm, zayıf Löw takımını kurtardı” başlığını birinci sayfada kullandı ve iç sayfalarında maç seyrini anlattı.

    alıntıdır..

     

    Euro 2008′e Turkcell’e bağlandık

    Posted by: Dream  :  Category: Spor Haberleri

    Türkiye, EURO 2008’de tarihi bir başarıya imza atarken Milli Takımlar’ı 2002’den beri destekleyen Turkcell de Avusturya ve İsviçre’deki tribün coşkusunu yaptığı etkinlikler ve sunduğu mobil servislerle Türkiye’ye taşıdı. Turkcell, şampiyona sırasında Türk Milli Takımı’nın attığı her gol için golün atıldığı ülkelerde bulunan müşterilerine 5 dakika ya da 250 kontör hediye etti. Bu uygulama sonucunda beş maç boyunca Avusturya ve İsviçre’de bulunan 15 bin Turkcell müşterisine 143 bin 565 dakika ve 2 milyon 837 bin 250 kontör hediye edildi.

    12 MİLYON GOL GÖRÜNTÜSÜ

    MAÇLARDAKİ gollerin video olarak izlenmesini sağlayan “Goller Cepte” servisi kapsamında yaklaşık 12 milyon gol görüntüsü cep telefonlarına gönderildi; şampiyonaya ilişkin son dakika haberleri, güncel gelişmeler, teknik direktör yorumları ve maç sonuçlarının SMS’le alınmasını sağlayan “EURO 2008 Haber Paketi” kapsamında ise paket üyelerine yaklaşık 35 milyon gönderim yapıldı. Bunların dışında, 25 Haziran 2008 tarihine kadar turkcell-im EURO 2008 WAP sayfaları 800 bine yakın ziyaret aldı.

    alıntıdır..

     

    Almanya’yı nasıl ezdiğimizin resmi

    Posted by: Dream  :  Category: Spor Haberleri

    İngiliz The Telegraph Gazetesi, Almanya-Türkiye maçının topla oynama ve pas grafiklerini yayınladı. Grafiklere göre Milli Takım, Almanya karşısında kaleci dahil sadece 4 futbolcu ile yarı sahasını kontrol ederken, Almanya ise sadece 5 futbolcu ile hücumu düşündü. Bu tablo karşısında Türkiye, rakibi karşısında yüzde 55’lik oranla topa sahip olurken, Almanya yüzde 45’te kaldı. Ay-Yıldızlılar, 32.59 dakika topla oynarken, rakip Almanya ise 27.34 dakika topu kullandı.

    RAKAMLARLA TÜRKİYE

    Bu arada Euro 96 ve Euro 2000’de sadece 3 gol atabilen Türkiye, Euro 2008’de 8 gol kaydetti. Maç başına 1.6 gol ortalaması tutturan Ay-Yıldızlıların 3 golü Semih Şentürk’ten geldi. Semih’i, 2’şer golle Arda Turan ve Nihat Kahveci, 1 golle de Uğur Boral izledi. Son dakikalarda oyuna girip attığı gollerle de dikkati çeken Semih, 3 golünü sahada kaldığı 257 dakikada atmayı başardı. Arda 316 dakikada 2, Nihat 302 dakikada 2 ve Uğur da 148 dakikada 1 gole imza attı. Turnuvada bir tek yarı finaldeki Almanya maçında 22. dakikada Uğur Boral’ın attığı golle öne geçen Türkiye, şampiyonadaki 5 maçında toplam 13 dakika üstün oynayan taraftı. Milliler, finallerde attıkları 8 gole karşın 5 maçta 9 golü de kalesinde gördü. Türk Milli Takımı, 102 kez rakip takım oyuncularını faulle durdururken, bu alanda liderliğe ulaştı. Rakipler ise Milli Takım oyuncularını 75 kez faulle durdurmak zorunda kaldı. Grup, çeyrek ve yarı final maçında toplam 62 kez atak girişiminde bulunan Türkiye, bunların 24’ünü soldan, 23’ünü sağdan ve 15’ini de ortadan gerçekleştirdi. 2246 pas yapan milliler, maçı başına 449.2 ortalamayı tutturdu. Türk oyuncular, 466 uzun, 1253 orta ve 527 kez de kısa pasla rakiplerini geçmeye çalıştılar. Türkiye, UEFA’dan 14.5 milyon euro kazandı.

    alıntıdır..

    1 numaralı sorun

    Posted by: Dream  :  Category: Spor Haberleri

    Almanya maçı bittiğinde oynadığımız güzel futbolun gururunu, Rüştü’nün yediği hatalı golün burukluğu gölgeledi. Milli Takım’ın Euro 2008’e veda bileti anlamına gelen Lahm’ın 90. dakikada attığı gol bile Klose’nin golü kadar Ay-Yıldız’a gönül verenlerin canını acıtmadı. Zaten Avrupa Futbol Şampiyonası kalecilerin bittiğinin, oyuna daha çok katılan kaleciye ihtiyaç bulunduğunun en büyük göstergesi oldu. Euro 2008 ile birlikte Avrupa’ya yeniden hücum futbolu hakim oldu. Ancak bundan 10 yıl öncesine göre forvet oyuncuları ile oynanan bir hücum futbolu yerini orta saha oyuncularının ağırlık kazandığı bir hücum futboluna bıraktı. Almanya’nın Teknik Direktörü Joachim Löw, Podolski’yi santforda değil, sol kanatta oynattı.

    MODERNİZMİN EVRİMİ

    Cristiano Ronaldo zaten bir orta saha oyuncusu olarak idol haline geldi. İspanya dışında çift santrforun terk edildiği Euro 2008’de Colin Kazım ve Arda gibi iki kanat oyuncusu Milli Takım’ın lokomotifi rolünü üstlendi. Oyunu iki yönlü oynayan, hücum ederken savunmayı da aksatmayan Schweinsteiger, Ballack ve Deco’nun yanı sıra tekniklerine sürati de ekleyen Iniesta ve Arshavin gibi orta saha oyuncuları kalecilerin korkulu rüyası haline geldi. Modern futbolun bu evrimi karşısında Şampiyonlar Ligi’nde final oynayan iki kaleci Van der Sar ve Cech’ten biri çeyrek finalden öteye, diğeri de gruplardan ileri gidemedi. Buffon bile Hollanda’nın Sneijder, Van der Vaart ve Kuyt gibi orta saha oyuncuları karşısında aciz kaldı. Kalecilerin artık kendilerini yenilemeleri gerek. Başta da Türk kalecilerin.

    alıntıdır..

    Aragones kızdı

    Posted by: Dream  :  Category: Spor Haberleri

    Fenerbahçe’nin Zico’nun yerine sözleşme imzaladığını duyurduğu İspanya Milli Takımı Teknik Direktörü Luis Aragones, kendisi hakkında yapılan açıklamalara sinirlendi. Fenerbahçe’ye gideceğini doğrulayan tecrübeli hoca, “Bu, milli takımı etkilememeli. Avrupa Futbol Şampiyonası sona erene kadar bu konuda konuşmayacağım” dedi. İspanyol As gazetesi de; Fenerbahçe’nin Luis Aragones ile ön sözleşme imzaladığı açıklamasının İspanyol teknik direktörü kızdırdığını yazdı. “Luis sinirlendi” ifadesini kullanan gazete, İspanyol teknik adamın “Ben kimse ile imza atmadım” diyerek, Fenerbahçe’nin açıklamasının milli takımı etkilemesini önlemeye çalıştığını kaydetti. Tecrübeli teknik adamın, UEFA yetkililerinden; Rusya maçının ardından “Fenerbahçe ile ilgili soru soranların” dışarı atılmasını istediği belirtildi.

    alıntıdır..

    Matador ders verdi

    Posted by: Dream  :  Category: Spor Haberleri

    Euro 2008’in son finalistini belirleyecek olan İspanya-Rusya yarı final mücadelesinde gülen taraf Fenerbahçe’nin yeni teknik direktörü Aragones’in takımı İspanya oldu: 3-0. İki ekip, D Grubu’nun açılış maçında da karşılaşmış, David Villa’nın hat-trick yaptığı karşılaşmayı İspanyollar 4-1 kazanmıştı. Mücadeleye hızlı başlayan taraf İspanyollar oldu. İlk 15 dakikada özellikle sağ kanattan etkili gelen Boğalar, 8’de Torres ile gole yaklaştı. İlerleyen dakikalarda oyunda dengeyi sağlayan ve tempoyu düşüren Ruslar, 32 ve 37’de Pavlyuchenko ile iki pozisyondan yararlanamayınca ilk yarı 0-0 bitti.

    GÜİZA GİRDİ GOLÜNÜ ATTI

    İkinci yarıya da hızlı başlayan İspanyollar oldu. Oyunun tek hakimi olan Matadorlar, aradıkları golü 50’de Xavi ile buldu. Barcelona imzası taşıyan mükemmel bir organizasyon sonunda Iniesta’nın orta şut karışımı vuruşunu altı pas üzerinde tamamlayan Xavi, İspanya’yı 1-0 öne geçirdi. 74’de Fabregas’ın ceza sahası dışından verdiği nefis pası güzel kontrol eden ve şık bir vuruş yapan Güiza farkı ikiye çıkardı. 80’de Iniesta bir kez daha sahneye çıktı ve bu kez David Silva’ya golü attırdı: 3-0. Turnuvanın yıldızı Arshavin ile sol kanadın etkili ismi Zhirkov’u durduran İspanya, böylelikle Rusya’yı sahadan sildi ve 29 Haziran’da oynanacak olan Euro 2008 finalinde Almanya’nın rakibi oldu.

    alıntıdır..

    cyber-lake.com Top Fishing Sites yokuz.com Entertainment TOPlist TOPlist iPhone Topsites Vote for Us on Top Sites of America Web Sites List! Dmegs Directory Myspace Topsites Directory of Entertainment Blogs Galleries - CSS Top Sites here.
    Google PageRank
    Proxy Topsite - Myspace Proxies, Myspace Proxy, Unblock Myspace Fundamental Christian Topsites Vote this site for Top 50 Award Winning Web Sites List! Top Arcade Sites Toplist FIRST Topsite Best Scrapbooking Sites, Digital Scrapbooking, Scrapbook Supplies, Reviews, Awards Site Ekle, Toplist, Link Ekle, MP3indir, HikayelerMynet Webmasterim.Com arama motoru

    site ekle Vote fr uns auf der .:.:: Fun Topliste ::.:. Hier gehts in Bunnys Topliste Aradur.com | Arama Motoru Sitemiz WebKuyusu.com'da kaytldr.