Ayrılık 2 ay sürdü

Posted by: Dream  :  Category: Magazin

Tarkan ve Bilge barıştı..

Megastar Tarkan ve Bilge Öztürk’ün ayrılığı sadece 2 ay sürdü. GözyaÅŸalrı içinde birbirlerinden ayrılan eski sevgililer önceki gün Reina’da bir araya gelerek barıştı.

Reina’nın içinde bulunan Undergraund’da arkadaşları arasında parti veren Tarkan karşısında eski sevgilisini görünce yelkenleri suya indirdi. Çift gece boyunca birbirlerine sarılıp dans ederek yeniden barıştıklarını ilan etti.

alıntıdır.

Beyaz’dan hız ÅŸov!

Posted by: Dream  :  Category: Magazin

410 bin YTL’lik oyuncağıyla İstanbul sokaklarında sürat gösterisi yaptı

Lüks otomobilllere merakıyla tanınan ünlü ÅŸovmen Beyazıt Öztürk önceki akÅŸam katıldığı bir davet sonrası 410 bin YTL’lik yeni otomobili ‘Maserati Gran Turismo S’ ile evine giderken görüntülendi. FotoÄŸraflarının çekildiÄŸini anlayınca gaza yüklenen Beyaz’ın sürat gösterisine tanık olanlar “Åžehir içinde bu ne hız?” sözleriyle ÅŸaÅŸkınlıklarını ifade ederken, ünlü ÅŸovmen yoluna aynı hızla devam etti.

alıntıdır.

Kutsi evlendi

Posted by: Dream  :  Category: Magazin

Dokuz yıldır birlikte olduÄŸu sevgilisi Sinem Bayraktutar’la hayatını birleÅŸtirdi.

Kutsi 9 yıldır beraber olduÄŸu Sinem Bayraktutar’la hayatını birleÅŸtirdi. 300 kiÅŸinin katıldığı düğün töreni Sait Halim PaÅŸa Yalısı’nda oldu.

Kutsi’nin nikah şahitliğini RTÜK başkanı Zahid Akman yaparken Sinem Bayraktutar’ın şahitliğini de Şensel Kökner üstlendi. Zahid Akman yeni evli çifte ömür boyu mutluluklar dileyerek Aile Cüzdanı’nı Sinem Bayraktar’a verdi.

Düğünün konukları arasında Erol Köse, Can Tanrıyar, Asuman Krause, Fatih Aksoy ve eşi, Pınar Altuğ-Yağmur Atacan, Doktorlar dizisi oyuncuları, Sami, Tan ve Ebru Destan gibi isimler vardı…

alıntıdır..

Babam öpüşme sahneme bakamadı

Posted by: Dream  :  Category: Magazin

Bikinili görüntüleriyle yaza damga vuran Tuba Büyüküstün, annesinin gazozuna ilaç atılmasından korktuÄŸunu, babasının öpüşme sahnelerini izlemediÄŸini söyledi.”Babam ‘Çemberimde Gül Oya’ dizisindeki öpüşme sahnemin ekrana geleceÄŸini hissedince ekrana bakmadı. Biliyorsunuz oyunculuk dünyasıyla ilgili çok acayip öyküler anlatıyorlar. Annem gazozuma ilaç atılmasından korkuyor. Hâlâ bir yere gideceÄŸim zaman, ‘Açıktan, bardakta gelen bir ÅŸeyi sakın içme, kapalı kutudaysa iç’ der. ‘Aman anne abartma, o eskidendi’ diyorum ama yine de dikkat ediyorum.”

Haftalardır herkesin konuÅŸtuÄŸu, Katar Emiri’nin bile hayran olduÄŸu Tuba Büyüküstün Kelebek’e konuÅŸtu.

1982, İstanbul doğumluyum ve Yengeç burcuyum. Tek çocuğum. Annem bankada memurdu, emekli oldu. Babam ise elektronik mühendisi ve kendi işini yapıyor. Ben çok içe dönük, sessiz, utangaç, hiç konuşmayan bir çocuktum. Annemle babam hep çalıştığı için tek başıma her şeyimi yapabilmeyi beceren birisiyim. Yalnızlıktan asla sıkılmam ve korkmam. Mesela bir kafeye gider, tek başıma saatlerce oturur, yemeğimi yer, kitabımı okuyabilirim. Bu durum zaman zaman soğukluk, ukalalık, yabanilik, asosyallik gibi algılanıyor. Ama hayır, ben böyle büyüdüm, böyle yetiştim.

Çocukken de bu kadar güzel miydiniz?

Öyle diyorlar… (Gülüyor)

Peki… Bu kadar ürkek, çekingen, kendi dünyasında yaÅŸayan bir genç kız, ilk aÅŸkı, ilk heyecanı nasıl yaÅŸadı? Erkek arkadaşınız size ulaÅŸmak için epey zorlanmıştır herhalde…

- Öyle, çok uğraştı. Ben de hoşlanıyordum ama bunu asla söyleyemiyordum. Onun haricinde benim hoşlanmadığım, ama benden hoşlananlar olunca da kaçardım. Saklanırdım yani.

Nasıl yani?

- Teneffüslerde beni görmesinler diye, sınıflarda saklanırdım. Çünkü rahat bırakmıyorlardı. Ben de beni görmesinler, onlarla konuÅŸmak zorunda kalmayayım diye, köşe bucak saklanıyordum. Neyse, ilk aÅŸkımı anlatayım… Tabii ki çok güzeldi. DediÄŸiniz gibi onu zorladığımı düşünüyorum. Çünkü tanışıp, flört etmemiz tam bir yıl sürmüştü.

Hálá bu kadar zor musunuz?

- Yok, değilim. (Gülüyor) 14 yaşında aşık oldum ben. Tam, üç yıl sürdü. Duygusal anlamda şu anda yaşadığım ilişkilerden çok farklı olmayan bir ilişkiydi. 14 yaşındaki bir kız, sonuçta bir çocuktur ama ben çok olgundum. Erkek arkadaşım da öyleydi. O yüzden iki çocuğun yaşadığı basit bir şey değildi bizim duygusallığımız. Hálá kendisiyle görüşürüm. Çok özel bir flörttü.

Başarılı bir öğrenci miydiniz?

- Canım isterse çok başarılı oluyordum, istemezse de kendimi hiç zorlamıyordum. Öyle okul birinciliklerim falan yoktur. İnişli-çıkışlı bir öğrenim hayatım oldu.

Meslek olarak hedefiniz neydi?

- Genetik bilimci olmak istiyordum. Ama lise ikinci sınıfta endüstri ürünleri tasarımı okumak istedim. Üçüncü sınıfta ise güzel sanatlar okumaya karar verdim. Birden bire resim kurslarına gittim. Önce resim, ardından da heykel okumak istedim. Baktım Mimar Sinan Üniversitesi’nde sahne, dekor, kostüm tasarımlarının hepsi var, sınavlara girdim. Yüksek bir puan da aldım. İşletme okuyabilirdim ya da baÅŸka bir ÅŸey ama hiçbirini istemedim. Çünkü oturarak çalışacağım bir iÅŸ istemiyordum. Ve bir ÅŸekilde ailemi de ikna ederek güzel sanatlarda okumaya baÅŸladım. Çok da mutlu oldum. Çünkü Mimar Sinan’a girdikten sonra o utangaçlığı üzerimden atabildim, insanlarla iletiÅŸim kurabildim. Lise bitip, Mimar Sinan’a girene kadar o çekingenliÄŸi üzerimden atamamıştım. Hálá da tam atmış deÄŸilim. Hiçbir zaman öyle rahat olamadım…

Bu durum sizde sıkıntı yaratmıyor mu?

- Yok, hayır. Benden çok, çevremde sıkıntı yaratıyor. Çünkü insanlar benimle iletişim kurmakta çok zorlanıyor. Yoksa kendimi güvende hissettikten sonra ya da karşımdakinin samimiyetine inandıktan sonra her şey farklı oluyor tabii ki. Sadece tanışma, tanıma faslı zordur benim hayatımda, o kadar. Bakın ben kızlarla okul koridorlarında dedikodu yapmak ya da erkekleri çekiştirmek yerine, sınıfımda oturup kitap okumayı, rıhtımda oturup bir şeyler yazmayı tercih ediyordum. İlkokul, ortaokul, lise ve üniversite hayatım boyunca hep böyle oldum. Bu yüzden benim uzun süre kız arkadaşım olmadı. Çünkü onlarla anlaşamadım. Bu, 14 yaşında, adam akıllı bir flört yaşamamdan da kaynaklanıyordu. Onlar liseli erkeklere bakıp hayran olurken, benim üç yıldır süren düzenli bir flörtüm vardı. Dolayısıyla bu durum, onların anlayamadığı ve kabul edemediği bir şeydi. Hepsinin yaşamak, ulaşmak istediği, benim için normal bir şeydi. Kısacası onların konuştukları şeyler, bana komik geliyordu. Çok uzun süre adapte olamadım. Bu yüzden kızlarla arkadaşlık yapmaya başlamam, üniversite üçüncü sınıfta olmuştur.

BABAM ÖPÜŞME SAHNEME BAKAMADI

Peki oyuncu olmak nereden çıktı?

- Mimar Sinan’a kayıt olmaya gittiÄŸim gün, okulda katalog çekimi vardı. FotoÄŸrafları da Cemil AÄŸacıkoÄŸlu çekiyordu. Ben okulda dolaşırken Cemil Bey yanıma geldi ve fotoÄŸraflarımı çekmek istediÄŸi söyledi. Ben de poz vermeyi, fotoÄŸraf çektirmeyi falan hiç sevmem. Öyle ki, benim 13 yaşından sonra doÄŸru düzgün hiç fotoÄŸrafım yoktur. Sevmiyorum… Neyse, istemediÄŸimi söylerken beni bir ÅŸekilde kandırdılar ve bir anda kendimi objektifin karşısında buldum. Cemil AÄŸabey, birkaç kare fotoÄŸraf çekti ve bu fotoÄŸrafları stüdyosuna koydu. Bir gün bir saat firması fotoÄŸraflarımı görmüş ve çok beÄŸenmiÅŸ. O firmanın bir yıl boyunca Türkiye kataloÄŸunu çektim. Sonra İsviçre’de iki yıl çalıştım, yüzleri oldum. İlk paramı bu ÅŸekilde kazandım. Hayatımda çok spontane geliÅŸmiÅŸ bir ÅŸeydir bu. Sonra tesadüfen Gaye Sökmen’le tanıştım ve onunla çalışmaya baÅŸladım. Ondan sonra da birkaç reklam filmi çektim. Tomris GiritlioÄŸlu bu reklam filmlerinden birinde beni görüp beÄŸenmiÅŸ ve bana “Çemberimde Gül Oya” dizisinde oynamam için teklif getirdi. Ben “Oynayamam, yapamam, okulum var” falan derken, çalışmaya baÅŸladık. Sonra da devamı geldi…

Bu durum çok ilginç… FotoÄŸraf çektirmekten hoÅŸlanmayan, ön planda olmayı çok fazla sevmeyen bir genç kız, bir anda kalabalığa ve bambaÅŸka bir dünyaya giriyor. Kendinizdeki bu deÄŸiÅŸim sizi de ÅŸaşırtmıştır herhalde.

- Yo, hayır. Çünkü hayatımda her ÅŸey çok yavaÅŸ oldu. Ben bir ÅŸeyleri zorlamadım. İşler bana geldi. Ve sakin geldi… Ayrıca benim için ’olsa da olur, olmasa da’ iÅŸlerdi bunlar. O yüzden bir deÄŸiÅŸim yaÅŸamadım.

Lise ya da üniversite yıllarında magazin ve sanat dünyası için ne düşünürdünüz?

- Hiç ilgim olmamıştır. Aldığım eÄŸitim olarak baÅŸka insanların hayatına hiç merakım olmadı. Ben ne oyuncuları takip ederdim, ne de magazini… Mesela hayatım boyunca odama hiç poster astığımı bilmem. Fanatik derecesinde hayranı olduÄŸum kimse olmadı. Yakışıklı birisinin resmini falan da hiç asmamışımdır. ErgenliÄŸe girdiÄŸim dönemde bir erkek arkadaşım olduÄŸu için, hiç bu gibi konulara ilgim olmadı.

İlk kez “Çemberimde Gül Oya” dizisinde öpüştünüz… Çok gerildiniz mi?

- Evet, çok gerildim. Çünkü bir ay önce babamla konuÅŸmuÅŸtum ve böyle bir sahne olmayacağından söz etmiÅŸtim. Ama beÅŸinci bölümde böyle bir sahneyle karşılaÅŸtım. DoÄŸal olarak çok gerildim ve o sahne, öpüşme sahnesi de olamadı. Bazen seyrediyorum, olmamış… Oyun olarak güzel olmuÅŸ. Ama ailemle ilgili tedirginliÄŸim oraya çok güzel yansımış! Babam seyredene kadar böyle bir sahne olduÄŸunu bilmiyordu. O da televizyonda izledi. İzledi derken, o sahnenin olduÄŸunu hissedince ekrana bakmadı. Benim için bu dizi çok iyi bir deneyimdi. EÄŸer ilk iÅŸim “Çemberimde Gül Oya” olmasaydı, ben hálá bu iÅŸi yapıyor olmazdım. Ekip, yönetmen çok iyiydi. Her açıdan bir okul oldu benim için bu dizi. Tabii ki çok zor anlar yaÅŸadım. “Ben oyunculuk okumadım, benim burada ne iÅŸim var, burada olmaya hakkım yok” diye sorguladığım anlar oldu. Bunları yaÅŸamak zordu. Çok koptuÄŸum anlar oldu. Ama bir ÅŸekilde atlattık.

Yanınızda kim vardı bu dönemlerinizde, kimler size destek verdi?

- Åžerif Sezer ve ÇaÄŸan Irmak… Ama eÄŸer ben bu iÅŸi yapamayacağımı anlasaydım ya da bana ait olmadığını hissetseydim, hemen bırakırdım. Benim yaÅŸadığım ÅŸeyler, insanlar, durumlar, olaylar bana ait olmalı. Bana ait olmadığını hissettiÄŸim an, artıları var diye o iÅŸe devam etmem. Bu bana haksızlık olur.

Annem hálá “Bardakta gelen bir ÅŸeyi sakın içme” diyor

 ”Ihlamurlar Altında” dizisinin ikinci sezonun başında oyuncu olmaya karar vermiÅŸsiniz. Neden bu kararı bu kadar geç verdiniz?

- Okurken reklam çekimi yaparak da para kazandığım için, oyunculuk benim için hobi gibiydi. Bu hobi mantığı bende uzun süre devam etti. “Bu iÅŸi bir gün bırakacağım, okuduÄŸum mesleÄŸi yapacağım” derdim… Ama oyunculuÄŸu çok sevdim. Kameranın tuhaf bir büyüsü var…

 Ailenizin tepkisi ne oldu bu kararınız karşısında?

- Çok tedirgin oldular. Hayatım boyunca sanırım hep onları tedirgin ettim. Biliyorsunuz bu dünya ile ilgili çok acayip hikáyeler var. Dolayısıyla bir anne-babanın tedirgin olmaması çok zor.

  “Gazozuna ilaç atarlar, dikkat et” uyarılarını çok almışsınızdır o zaman…

- Evet! Annem hálá bir yere gideceÄŸim zaman, “Açıktan, bardakta gelen bir ÅŸeyi sakın içme, kapalı kutudaysa iç” der. “Aman anne abartma, o eskidendi” diyorum ama yine de dikkat ediyorum. Sürekli tetikteydiler ama bana çok güvendiler. Ve güvenli ortamda çalıştığımı anlayınca da rahatladılar.

alıntıdır.

Tuğba Özay stres attı

Posted by: Dream  :  Category: Medya

“Dini suistimal edenlere öfkeleniyorum”

Åžanlıurfa’da ciÄŸer yapan bir ocak başının açılışına katılan ünlü manken TuÄŸba Özay, Åžanlıurfa’da unutulmaz bir gün yaÅŸadı.
Åžanlıurfalıların rivayete göre kutsal saydıkları Balıklıgöl’e çuval dolusu yem atan Özay, adeta felekten bir gün çalarak çocukluk günlerini yaÅŸadı. Özay, ayakkabılarını çıkararak Balıklıgöl suyuna girdi, balıklar Özay’ın ayaklarının altında dolaşınca korku dolu dakikalar yaÅŸadı.
Ünlü manken TuÄŸba Özay bir açılış için geldiÄŸi Åžanlıurfa’da, Åžanlıurfalıları büyüledi. Åžanlıurfa’da ciÄŸer yapan bir ocak başının açılışına katılan manken TuÄŸbay Özay davul zurna eÅŸliÄŸinde karşılandı. Açılıştan sonra ocak başına geçen Özay, ateÅŸte piÅŸmekte olan ciÄŸerleri yelledi, zaman zaman zor anlar yaÅŸadı. Kendisi için hazırlanan kuÅŸbaşından yiyen Özay, hayranları ile bir süre sohbet etti.
Ocak başının açılışından sonra Åžanlıurfa’nın tarihi ve turistik mekanlarından birisi olan Balıklıgöl’de gezen Özay, çuval dolusu balıklara yem attı. Balıklıgöl’deki ziyaretçiler tabaklarla yem atarken, balıkların aç olduÄŸunu söyleyen bir çuval yemi 100 YTL karşılığında satın alarak çuvalla yem attı. Balıklıgöl’de bu kez Özay izdihamı deÄŸil, çuval dolusu attığı yemden dolayı gölde bulunan balıklar arasında izdiham yaÅŸandı. Fazla yemden dolayı zaman zaman Balık ölümlerinin yaÅŸandığı Balıklıgöl’de yasakları delen Özay, bütün uyarılara aldırış etmeyerek çuvalla yem atmaya devam etti. Göl suyu içerisindeki balıkları merak eden Özay, ayakkabılarını çıkartarak göl suyuna ayaklarını soktu.
Turizm gönüllüsü bir çocuÄŸun, Åžanlıurfa’nın tarihini Türkçe, İngilizce ve Kürtçe anlatması karşısında TuÄŸba Özay ÅŸaÅŸkınlığını gizleyemedi. Zaman zaman espriler patlatan Özay, elindeki çuval dolusu yemleri gazetecilerin kamerasına serpiÅŸtirdi. Özay, burada gazetecilerin sorularını cevapladı. Gazetecilerin, “Ne dilek tuttunuz sorusuna Özay, “Her bir avuçta ayrı bir dilek tuttum. Dünyada barış dolu bir dünya diledim” dedi.
İtalya’daki beyaz prensi ile ilgili sorulan soruları da cevaplayan Özay, “Åžu an onun için konuÅŸmak erken. Tanımaya çalıştığım bir insan var hayatımda. İsmini kesinlikle söylemem. Bu tür konuÅŸmaları erken olduÄŸunu düşünüyorum. Beraber yaÅŸayacağım insanı ailemle, kamuoyu ile paylaÅŸacağım. Önce o insanın bana güven vermesi lazım. Bu da zamanla olur. Tamam budur dediÄŸim anda sizlere açıklayacağım” diye konuÅŸtu.
Uçakta gelirken, bölgedeki kuraklığa dikkat ettiÄŸine de deÄŸinen Özay, “Bölge çok çorak bir bölgedir. Oysa tarıma elveriÅŸli bir yerdir. Buranın aÄŸaçlandırılması lazım. Orman Bakanlığı’na buradan çaÄŸrıda bulunuyorum. Havadan tohum atılıp burası aÄŸaçlandırılır” dedi.
11 ayın Sultanı Ramazan ile ilgili de konuÅŸan TuÄŸba Özay, “Dini suistimal edenlere öfkeleniyorum. 11 ay her türlü ÅŸeyi yaÅŸa, bir ay ibadet et. Benim için en büyük ibadet insanca, sevgiyle yaÅŸamaktır” ifadelerini kullandı.

İHA
alıntıdır.

İlhan Mansız “Fırtına” gibi geliyor

Posted by: Dream  :  Category: Medya

Ünlü oyuncunun dizisi baÅŸlıyor. İşte dizinin konusu…
YeÅŸil sahaların tanınmış oyuncusu İlhan Mansız’in bir balıkçıyı canlandırdığı ”Dalgakıran” isimli dizi, 16 Eylül Salı günü TRT ekranlarında seyirciyle buluÅŸacak. AA muhabirinin filmin yaratıcı kadrosundan aldığı bilgiye göre, baÅŸrollerini İlhan Mansız ile Danimarka’nın eski Ankara Büyükelçisi’nin kızı model Eliza Hoppe’un paylaÅŸtığı ”Dalgakıran” adlı dizinin hazırlıkları sürüyor. Dizinin Foça’da devam eden çekimleri sırasında İlhan Mansız’ın büyük ilgi gördüğü ve hayranlarının yoÄŸun ilgisi nedeniyle sette zaman zaman aksamaların meydana geldiÄŸi de belirtildi. ”Dalgakıran” adlı dizide maden mühendisi olan ancak geçirdiÄŸi kazadan etkilenerek Foça’da balıkçılık yapan ”Fırtına” adlı genci canlandıran İlhan Mansız, Eliza Hoppe ile aÅŸk hikayesinde bir araya geldi. Senaryosunu Recep Sarı’nın kaleme aldığı, Orhan Kılıç ve NeÅŸe KarataÅŸ’ın da senaryo grubuna katkı saÄŸladığı dizinin yapımcılığını Nur Gürel üstleniyor. ”Tek Türkiye” adlı televizyon dizisiyle tanınan yönetmen Gürsel AteÅŸ’in kamera arkasına geçtiÄŸi filmde, ”Kurtlar Vadisi”nde ”Testere Necmi” adlı karakteri canlandıran Tarık ÜnlüoÄŸlu da rol alıyor. Dizide, diÄŸer rollerde Gözde Türkyılmaz, Aslı Zen, Fatih Ayan, Gürkan TavukçuoÄŸlu, Anta Toros, Nurhayat Boz, Gülnihal Demir ve Orhan Kılıç yer alıyor. Çekimlerine İstanbul’da baÅŸlanan, İzmir ve Foça’da sürdürülen dizi, 13 bölüm halinde yayımlanacak. Dizinin çekimlerinin Kasım ayı içerisinde sona ermesi

AA
alıntıdır.

DERGİLERDE ÜSTSÜZ MODASI

Posted by: Dream  :  Category: Medya

Reklamlarda üstsüz furyası aldı başını gidiyor. Konu ne olursa olsun fondaki manken mutlaka üstsüz oluyor…

 

Bazen bir yiyecek bazen otomobil bazen de bir el çantası, konu ne olursa olsun konu mankeni üstsüz. Kadın çekiciliğiyle reklamı yapılan malı ilişkilendirip bu da çekici demek midir acaba çıplaklığı kullanmak. Yoksa bir şekilde reklama baktırmaya çalışmak bu yüzden güzel bir kadının çekiciliğinden mi yararlanmaktır.

İyi fotoğraflanmış ve çıplaklık vaad eden hafiften çıplaklığa göz kırpan tüm fotoğraflar, ister kadın ister erkek; çekicidir. İnsan zaaflarının formülünü çoktan çözmüş reklam sektörü de dayıyor da dayıyor üstsüz kadın ve erkekleri. Ama en çok kadınları..

alıntıdır.

Yaprak Dökümü’yle ilgili tüyolar

Posted by: Dream  :  Category: Medya

Fragmanı dönen dizide neler olacak?
Sezonun en iddialı dizileri arasında yer alan Yaprak Dökümü’nün ilk bölümü merakla bekleniyor. İşte 3 Eylül ÇarÅŸamba günü ekrana gelecek olan sezonun ilk bölümüyle ilgili tüyolar…

Fragmanı dönmeye başlayan dizinin 2 bölümü çekildi. Ekip 2 gün aranın ardından 3. bölümün çekimine pazar günü başlayacak.

“Bu son bahar, son baharımız olacak. Son sezon Eylül’de Kanal D’de” sloganıyla ekranlara gelen dizinin tanıtım çekimleri, bir süre önce yayınlanmaya baÅŸlandı. Tanıtım için, dizinin ön jeneriÄŸinde yer alan aÄŸacın bulunduÄŸu Edirne’ye gidildi. Oyuncularla birlikte Yaprak Dökümü’nün simgesi haline gelen aÄŸaç ve çevresinde çekimler yapıldı.

Peki, merakla beklenen dizinin ilk bölümlerinde ne olacak?

Dizi, geçen sezon banyoda fenalaşan Necla’nın ambulansa götürülmesi ve olaydan haberi olmayan Ali Rıza Bey ve Hayriye Hanım’ın Şevket’i ziyaretten çıktıkları cezaevi önündeki sahnelerle son bulmuştu.

Hastaneye kaldırılan Necla’nın yanında ağlayarak elini tutan Leyla’nın görüntüsü izleyenleri de bir hayli sarsmıştı. Yaşanan tüm olumsuzluklara rağmen kızkardeşinin durumu karşısında şoke olan Leyla, tüm öfkesini unutarak Necla’yı kurtarma telaşına düşmüştü.

Yeni bölümlerde, bu olaydan sonra Leyla ile Necla arasındaki gerginliğin azaldığını hep birlikte izleyeceğiz. Bu arada Necla da Oğuz yüzünden terkettiği eski nişanlısı Cem ile daha da yakınlaşacak. Cem’in ailesi, Necla ile tekrar biraraya gelmelerine razı olmasa da Cem, Necla ile ilişkisinin arkasında durarak Ali Rıza Bey ve ailesini ziyarete gidecek. Bu arada Cem’in askerlik durumu da ikilinin ilişkisine bir başka boyut kazandıracak.

Hala hapiste olan Şevket’i ise kötü bir sürpriz bekliyor. Kendi koğuşunda rahat durmayan Oğuz, Şevket’in hiç de hoşuna gitmeyecek bir duruma neden olacak.

Evden ayrılan Ferhunde de diziye yeni dahil olan ve annesini oynayan Perihan Savaş ile birlikte yaşamaya başlayacak. Patronu Levent Tuncer ile birlikte olan Ferhunde, Şevket’in kendisine boşanma davası açmasına rağmen zorluk çıkarmaya çalışacak ve her şeyin sorumlusu olarak Şevket’i gösterecek. Ferhunde’nin annesi ise kızının hala kocasını sevdiğinden emin.

Televizyongazetesi’nin haberine göre Fikret’in evinde ise Cevriye Hanım gerginliÄŸi devam ediyor. Evini satıp parasını oÄŸluna veren Cevriye Hanım, bu iyiliÄŸinin bedelini Fikret’ten çıkarmanın peÅŸine düşecek.

alıntıdır.

KUVEYT KAFAYI GÜMÜŞ’LE BOZDU

Posted by: Dream  :  Category: Medya

Kuveyt’i kasıp kavuran Gümüş dizisine bir sansür daha. Milli EÄŸitim Bakanlığı, dizi yuncularından ‘Şeytanın askerleri’ diye söz etti.

 

Üzerinde Songül Öden ile Kıvanç Tatlıtuğ’un fotoğraflarının yer aldığı çanta, kalem, defter ve kitap kaplarının okullara sokulmasını yasakladı. Din adamları da diziyi ‘İslam karşıtı’ ilan etmişti.

Kıvanç TatlıtuÄŸ, Arap kadınlarına aÅŸkı özletti, Hürriyet gazetesi İngiliz Financial Times’ın bu konudaki tespitlerine yer verdi…

İngiltere’nin önde gelen gazetelerinden Financial Times, Kıvanç TatlıtuÄŸ’un baÅŸrolü paylaÅŸtığı ‘Gümüş’ dizisinin Arap kadınlarının ‘aÅŸk özlemini’ perçinlediÄŸini yazdı.

Dizinin sosyal-kültürel ‘görüngü’ yarattığını vurgulayan gazete dizi sayesinde Türkiye’de turizm patlaması görüldüğünü yazdı. ‘Gümüş’ dizisinden uyarlanan Arap sürümü ‘Nur’un yayınlanacak son bölümünün Arap dünyasında izlenme rekorları kıracağını yazan ünlü İngiliz gazete, Arap ülkelerinin Türk komÅŸularıyla genelde ortak nokta bulamadığını ancak, ‘Nur’ dizisi sayesinde özellikle Suudi Arabistanlı turistlerin özel turlarla Türkiye’ye akın ettiÄŸini bildirdi.

Dizinin ayrıca muhafazakar toplumlarda yaÅŸayan kadınların sosyal-kültürel sorunlarına da ışık tuttuÄŸunu yazan Financial Times, Arap kadınlarının aÅŸk duygusuna hasret olduÄŸunu öne sürdü. Yapımcı firmanın Türk dizilerini OrtadoÄŸu’ya ihraç etmeye devam edeceÄŸini ekleyen Financial Times, bu kanalın MBC’nin kendi ülkelerinde Türk oyuncularla dizi çekmeyi düşündüğünü ekledi

alıntıdır..

Aliye geri dönüyor

Posted by: Dream  :  Category: Medya

Hem de acıklı bir aÅŸk dizisiyle. Bakın ona kim eÅŸlik ediyor…
Genç oyuncu Sanem Çelik, Aliye dizisinin yönetmeni Kudret Sabancı’yla yaşadığı kısa süreli aşk ile çok konuşulmuştu.

Çelik, dizi bitince soluğu ABD’de almıştı. 2 yıl boyunca Amerika’da kalan Çelik, bu sürede oyunculuk başta olmak üzere yabancı dil ve resim üzerine özel dersler aldı. Türkiye’den gelen dizi ve sinema tekliflerini astronomik rakamlara rağmen kabul etmeyen Çelik, izne dahi gelmeden kendini derslerine verdi. Ancak Aliye dizisinin yapım şirketi TMC’den geçtiğimiz günlerde bir teklif alan genç oyuncu, bu kez kayıtsız kalamadı. Teklifi kabul eden Sanem Çelik, Ekim ayında Türkiye’ye dönecek ve Kasım’da kamera karşısına geçecek. Acıklı bir öykünün anlatıldığı dizi, yine Aliye’nin senaryo ekibi tarafından kaleme alınacak. Sanem Çelik’e bu kez Hırsız-Polis dizisinin başrol oyuncusu Timuçin Esen eşlik edecek. Dizinin yönetmeni ise henüz netleşmedi.
alıntıdır.

cyber-lake.com Top Fishing Sites yokuz.com Entertainment TOPlist TOPlist iPhone Topsites Dmegs Directory Myspace Topsites Directory of Entertainment Blogs Galleries - CSS Top Sites here.
Google PageRank
Proxy Topsite - Myspace Proxies, Myspace Proxy, Unblock Myspace Vote this site for Top 50 Award Winning Web Sites List! Top Arcade Sites Toplist FIRST Topsite Best Scrapbooking Sites, Digital Scrapbooking, Scrapbook Supplies, Reviews, Awards Webmasterim.Com arama motoru

site ekle Vote für uns auf der .:.:: Fun Topliste ::.:. Hier gehts in Bunny´s Topliste Aradur.com | Arama Motoru Sitemiz WebKuyusu.com'da kayýtlýdýr.