SICAKLIK

Posted by: Dream  :  Category: Coğrafya
Yeryüzündeki sıcaklığın kaynağı Güneş’tir. Yeryüzünün Güneş’ten aldığı ısı miktarına sıcaklık denir. Termometre ile ölçülür. Sıcaklığın birimi santigrat derece (°C) dir.
En önemli iklim elemanıdır. Diğer iklim olaylarının da oluşmasında sıcaklık etkilidir.
Güneşten dünyamıza gelen enerji sabittir.  Ancak, Güneş’ten gelen enerjinin tümü yeryüzüne kadar ulaşamaz. Bir kısmı atmosferde tutulur, bir kısmı atmosferin yüzeyinden geri yansır.

 

SICAKLIK TERSELMESİ (INVERSİON)
  
Kışın soğuk ve durgun havalarda soğuk hava ağırlaşarak çukur alanlara çöker.  Sıcak hava da onun üzerinde yükselir. Böylece yükseldikçe sıcaklık azalacağı yerde artar . Buna sıcaklık terselmesi denir. Bu olay kışın şehirlerde hava kirliliğini daha da artırır.

 

SICAKLIĞIN DAĞILIŞINDA ETKİLİ FAKTÖRLER
1. GÜNEŞ IŞINLARININ DÜŞME AÇISI

Işınların düşme açısı küçüldükçe atmosferdeki yolu uzar. Tutulma artar. Sıcaklık azalır. Ayrıca ışınlar küçük açıyla geldiğinde daha geniş alan aydınlanır ve birim alana düşen enerji azalır.

 

A-ENLEM VEYA DÜNYANIN ŞEKLİ

Enlemin veya yerin şeklinin etkisiyle güneş ışınlarının düşme açısı kutuplara doğru küçülür ve sıcaklık  azalır.

 

Sıcaklığın dağılışında enlemin etkisine örnekler;

Ekvator çevresinden gelen rüzgarlar sıcaklığı artırırken , kutup bölgesinden gelenler sıcaklığı düşürür. Kutuplara yakın yerden gelen okyanus akıntıları soğuk iken, Ekvatora yakın yerden gelenler sıcak su akıntısı şeklindedir.

Tarımın yükselti sınırı, Toktağan kar sınırı (Daimi kar sınırı), Orman üst sınırı ve yerleşme sınırı kutuplara doğru azalır.

Bitki örtüsü aralıksız kuşaklar oluşturur.

 

 

Denizlerin sıcaklığı ve tuzluluğu kutuplara doğru azalır.
Güney kıyılarımızın sıcaklığı kuzey kıyılarımızdan daha yüksektir.
Deniz turizmi en erken Akdeniz Bölgesi’nde başlar en uzun süre devam eder.
Akarsuların donma süresi kutuplara doğru uzar.
***NOT***
Sıcaklık kutuplara doğru azalması gerekirken artıyorsa veya aynı enlem üzerinde sıcaklık farkı var ise bu durum sıcaklığın dağılışında enlemin etkisine ters bir durumdur.
Örnek: Dünyanın en sıcak yerlerinin dönenceler civarı olması.
Ekvatoral bölgede daimi karlar görülmesi.
Yurdumuzda sıcaklığın Batı Anadolu’dan Doğu Anadolu’ya doğru azalması.
Sıcaklığın kutuplara doğru düzenli bir biçimde azalmasını engelleyen en önemli faktör yer şekilleri ( yükselti,eğim,bakı)dir. Ayrıca okyanus akıntılarındaki farklılık ile denize göre konum farkıdır.

B-GÜNLÜK HAREKET

Güneş ışınlarının düşme açısı günün her saatinde  değişir. Gün içinde en yüksek sıcaklıklar tam öğle vakti değil, öğleden birkaç saat sonra (12:00-14:00) görülür. Sebebi; enerji birikimidir. Bu da güneşlenme süresi ile ilgilidir.
Günün en soğuk vakti, güneş doğmadan önceki vakittir. Sebebi gündüz alınan enerjinin gece boyunca uzaya geri yansımasıdır

 

C-MEVSİMLER (EKSEN EĞİKLİĞİ)

Eksen eğikliğinden dolayı güneş ışınlarının düşme açısı yıl boyunca değişir. Bu değişim Ekvatora yakın yerlerde az olduğundan, buralarda yıllık sıcaklık farkı azdır. Ekvatordan uzaklaştıkça değişim artar ve yıllık sıcaklık farkı da artar.
Güneş ışınlarının düşme açısında meydana gelen değişimden dolayı Kuzey yarım kürede en sıcak aylar ;  temmuz ve  ağustostur. Güney yarım kürede ise en sıcak aylar ocak ve şubattır.

 

D-EĞİM VE BAKI ETKİSİ

Işınların düşme açısı eğim ve bakı durumuna göre değişir.
Bakının sıcaklık dağılışı üzerindeki etkisi en fazla ılıman kuşakta görülür.
Bakıdan dolayı Türkiye’de dağların güney yamaçları daha sıcaktır.
Bakıdan dolayı güneşe dönük yamaçlarda;
 
Güneşlenme süresi daha uzundur.Güneşlenme süresi arttıkça sıcaklık artar.
Güneş ışınlarının düşme açısı daha büyüktür. Sıcaklık daha fazladır.
Tarımın yükselti sınırı, orman üst sınırı, toktağan kar (daimi kar ) sınırı daha yüksektir.
Aynı tür bitkiler daha erken olgunlaşır.
Karlar daha erken erir.  

 

2.YÜKSELTİ

Yükseldikçe her 200 m de 1 °C sıcaklık azalır.
Sebepleri: Troposferin daha çok yerden yansıyan ışınlarla ısınmasıdır. 
Ayrıca sıcaklığı tutan nem ve karbondioksit gibi gazların yere yakın
yerlerde olmasıdır.
Sıcaklığın dağılışında yükseltinin etkisine örnekler
Ekvatoral bölgede daimi karlar görülmesi.
Yükselici hava hareketlerinin yağış bırakması.
Yükseklere kar yağarken, alçaklara yağmur yağması.
Bir dağ yamacı boyunca yükseldikçe bitki örtüsünün değişmesi.
Ege ,İç Anadolu ve Doğu Anadolu Bölgeleri’nde yetişebilen bir  tarım ürünün en geç Doğu Anadolu Bölgesi’nde hasat edilmesi.

 

3.NEM MİKTARI

Nem bir yerin fazla ısınmasını ve soğumasını önler. Sıcaklık dengesini sağlar. Nemliliğin fazla olduğu bir yerde hava geç ısınır, geç soğur. Sıcaklık farkı az olur(Denizel iklimlerde olduğu gibi) Nemlilik az ise ; hava  çabuk ısınır, çabuk soğur. Sıcaklık farkı fazla olur (Karasal iklimlerde olduğu gibi) . Yükseklere çıkıldıkça nem oranı azalır. Bu sebeple yüksek bir yerde hava çabuk ısınır, çabuk soğur. Kışın bulutlu gecelerde hava ılıktır. Sebebi yerin ısı kaybının azalmasıdır. Kışın havanın açık olduğu günlerde hava ayaz yapar. Yansıma ile ısı kaybı fazla olduğu için.

4.KARA VE DENİZLERİN DAĞILIŞI ile FARKLI ISINMA ÖZELLİĞİ

 

Kuzey Yarım Küre’de karalar daha fazladır. Bunun sonucunda;
Yıllık sıcaklık ortalaması G.Y.K den 2-4 °C daha fazladır.
İzoterm eğrileri çok fazla girinti –çıkıntı yapar.  
Yıllık sıcaklık farkı fazladır.
Karalar denizlere göre erken ısınır , erken soğur. Denizler ise geç ısınır, geç soğur. Bunun sonucunda;
Kışın denizden karaya doğru esen rüzgarlar havayı ılımanlaştırırken, yazın havayı serinletir.
Kara-deniz meltemleri ile muson rüzgarları oluşur.
K.Y.K ‘de en sıcak dönem karalarda Temmuz iken, denizlerde Ağustos, en soğuk dönem karalarda Ocak iken, denizlerde Şubat olması kara ve denizlerin farklı ısınma özelliğinden kaynaklanır.

5.OKYANUS AKINTILARI

Genellikle Kutuplara yakın yeden gelen akıntılar soğuk iken , Ekvator çevresinden gelenler sıcaktır.  

Okyanus akıntılarının farklılığından dolayı

Batı Avrupa ve K.Amerika’nın batı kıyıları aynı enlemde yer alan Asya’nın ve K.Amerika’nın doğu kıyılarından daha sıcaktır. Not: Aynı enlemde ve okyanus kıyısında sıcaklık farkı oluşmuş ise bunun en önemli sebebi okyanus akıntılarının farklılığıdır.

 

Okyanus akıntılarının karşılaşım alanlarında balıkçık çok gelişmiştir. Sebebi; balıklar için önemli besin kaynağı olan planktonların çok fazla olmasıdır.Ör: Japonya ve Norveç.

6.RÜZGARLARIN ESME YÖNÜ  

Kutup bölgesine yakın alanlardan gelen rüzgarlar sıcaklığı düşürürken , Ekvatora yakın alanlardan gelenler sıcaklığı artırır.

Denizden esen rüzgarlar kışın ılıtıcı, yazın serinletici etki yaparlar

7.Bitki Örtüsü ve Zeminin Özelliği

Bitki örtüsü, güneş ışınlarının bir kısmını emerek gündüz yerin fazla ısınmasını önler. Gece ise, yerden ışıyan sıcaklığın bir bölümünü tutarak fazla soğumayı engeller. Bunun sonucunda, bitki örtüsünün gür olduğu alanlar ile seyrek olduğu alanlar arasında, sıcaklığın dağılışı açısından önemli farklar ortaya çıkar.
Ayrıca koyu renkli zeminler daha kısa sürede ısınır.
İZOTERM HARİTALARI
GERÇEK İZOTERM HARİTALARI
Yükseltinin etkisi dikkate alınarak çizilen sıcaklık haritalarıdır.  
 
İNDİRGENMİŞ İZOTERM HARİTALARI
Her yer deniz seviyesinde kabul edilir. Yükseltinin etkisi ortadan kaldırılmıştır. Yani, bütün yükseltilerin sıcaklığı her 200 m de 1 °C artırılarak deniz seviyesine indirgenir.
Sıcaklığın farklı dağılışında yer şekillerinin (Yükselti, eğim, bakı ve dağların uzanış doğrultusu) etkisi ortadan kaldırılarak çizilir.
NOT
Bir yerin gerçek sıcaklığı ile indirgenmiş sıcaklığı arasında fark fazla ise o yerin yükseltisi fazladır. Fark az ise yükselti de azdır

 

Sıcaklık İle ilgili Problemler

Örnek 1: Bir yerin gerçek sıcaklığı (-5 °C) , indirgenmiş sıcaklığı ise 17°C ise bu yerin denizden yüksekliği kaç metredir?

Cevap:  17- (-5)= 17+5=22 °C      
200 m’de 1°C değiştiğinden, 22×200=4400 metredir.

Örnek 2 : 2900 m’de ölçülen sıcaklık (-8 °C) ise bu yerin indirgenmiş sıcaklığı kaç °C ‘dir?   

 
Cevap: 2900/200=14,5 °C sıcaklık artacaktır. 
Buna göre (-8)+14,5=6,5 °C ‘dir

Örnek 3 : 1800 m yükseklikteki bir merkezin indirgenmiş sıcaklığı 25 °C  ise bu yerin gerçek sıcaklığı kaç °C olurdu?

Cevap: 1800/200= 9°C sıcaklık azalacaktır.
 Buna göre, 25-9= 16 °C ‘dir.

 

TERMİK EKVATOR ÇİZGİSİ
Meridyenlerin en sıcak noktalarının birleştirilmesiyle elde edilen çizgidir. Yer ekvatoruna göre sapmalar gösterir. Sebepleri: Okyanus akıntılarının farklılığı ve karasallıktır.

ATMOSFER

Posted by: Dream  :  Category: Coğrafya

ATMOSFER

Dünyayı çepeçevre saran ve içinde çeşitli gazların bulunduğu tabakaya denir. Atmosferde %78 azot, %21 oksijen, %1 su buharı, karbondioksit  vb. gazlar vardır.

 

ATMOSFERİN KATMANLARI
TROPOSFER
Kalınlığı Ekvatorda fazla , Kutuplarda azdır.
Bunun sebepleri:
Sıcaklığın etkisiyle Ekvatorda yükselici, kutuplarda alçalıcı hava hareketlerinin olması,
Yerçekiminin kutuplarda  fazla, ekvatorda az olması.
Çizgisel hız ve savrulmanın Ekvatorda daha fazla olmasıdır.
 
TROPOSFERİN ÖZELLİKLERİ
Atmosferde bulunan gazların %75 ‘i ve su buharının tamamı bu katmandadır.
Yoğunluğu en fazla olan katmandır.
Yeryüzünü etkileyen bütün iklim olayları bu katmanda görülür.
Troposfer daha çok yerden yansıyan ışınlarla alttan itibaren ısındığı için  yükseldikçe sıcaklık azalır.
Yatay yönde de Ekvatordan kutuplara doğru sıcaklık azalır. Sebebi, dünyanın şeklinden dolayı güneş ışınlarının düşme açısının küçülmesidir.

 

STRATOSFER
İklim olayları görülmez. Sıcaklık değişimi yok gibidir.
MEZOSFER (ŞEMOSFER)
Yeryüzündeki, şiddetli patlamalar gibi aşırı yüksek sesler, mezosferdeki yüksek ısı tabakası tarafından geriye yansıtılır.
OZON TABAKASI
Ozon, üç tane oksijen  atomunun birleşmesiyle oluşmaktadır.
Güneşten gelen zararlı ışınları tutar, aşırı sınma ve soğumayı önler.

 

TERMOSFER (İYONOSFER)
Mezosferin üstündeki kat  olup ultraviyole ışınlarının  emilmesi nedeniyle ısı, yükselti ile beraber sürekli artar.
Radyo dalgalarını en iyi yansıtan tabakadır.
EKZOSFER
Atmosferin en dış sınırıdır. Yer çekiminin giderek azalması ve tamamen kaybolması nedeniyle bazı hava molekülleri uzaya fırlayıp giderler.Bu sebeple kalınlığı tam olarak bilinmez

 

ATMOSFERİN FAYDALARI
Güneşten gelen zararlı ışınları süzer.
Meteorların dünyamıza düşmesini büyük oranda engeller.
Canlılar için gerekli gazları bulundurur.
İklim olayları meydana gelir.
Dünyamızın aşırı ısınmasını ve soğumasını engeller.
Güneş ışınlarını dağıtır. Böylece gölgede kalan yerlerin de aydınlanmasını sağlar.

Dünya ile birlikte dönerek sürtünmeden doğacak yanmayı engeller.  

Alıntıdır…

İklim Terimleri

Posted by: Dream  :  Category: Coğrafya

KLİMATOLOJİ (İKLİM BİLİMİ)

İKLİM
Bir yerdeki  atmosfer olaylarının uzun yıllara (30-40 yıl) ait ortalamasıdır.
Bir yerin iklimini en iyi yansıtan özellik o yörenin doğal bitki örtüsüdür. İklimi inceleyen bilim Klimatolojidir.  
İklim, geniş alanlarda uzun süreli etkilidir. İklimde ortalama durumlar ifade edilir.

 

HAVA DURUMU
Sık sık değişebilen ve kısa süre içinde beliren atmosfer olaylarıdır. İnceleyen bilim Meteorolojidir.
Hava durumuna bakılarak iklim hakkında tahmin yapılamaz (Ekvator ve Kutup iklimi hariç) .
HAVA KÜTLESİ
Atmosferin sıcaklık ve nem bakımından aynı özelliği gösteren geniş parçalarına denir.
Örnek ;Ekvator çevresinden gelen hava kütleleri sıcak-nemli iken , Kutup çevresinden gelen hava kütleleri soğuk –kurudur.
 CEPHE

 Farklı karakterdeki hava kütlelerinin karşılaşma  alanıdır. Cephe oluşumu en fazla ılıman kuşakta görülür. Enlem olarak 60° enlemleri çevresinde ve iklim olarak ta  Akdeniz ikliminde görülür.

 

İKLİMİN ETKİLERİ
Bitki örtüsünde; her iklimin kendine has bitki örtüsü vardır.   

 

Yetiştirilen tarım ürünlerinde etkilidir.
Nüfusun dağılışında; İnsanlar daha çok ılıman iklim şartlarının etkili olduğu yerleri yaşam alanı olarak tercih etmektedir.
Konut tipinde; nemli iklim bölgelerinde ahşap evler yaygın iken, kurak iklim bölgelerinde kerpiç ve toprak evler yaygındır. 

 

Mera hayvancılığında; nemli iklim bölgelerinde daha çok büyükbaş hayvancılık, kurak iklim bölgelerinde ise küçükbaş hayvancılık gelişmiştir.

 

Turizmde ; bir yerde deniz turizminin gelişmesi için sadece deniz olması yeterli değildir. Ayrıca güneşli gün sayısı da fazla olmalıdır. Kış turizmi için ise engebeli arazi ve kar yağışı etkilidir.
Hayvan ve toprak türlerinde

 

Mekanik ve kimyasal çözülmede; nemli iklim bölgelerinde daha çok kimyasal    çözülme , kurak iklim bölgelerinde mekanik çözülme fazladır.  
Akarsu rejimi ve debisinde; her mevsim yağış alan iklimlerde akarsu rejimleri düzenlidir. Ayrıca yıllık yağış miktarı da fazla ise akarsuyun akımı yüksek olmaktadır.    
Dış kuvvetlerin etki alanı, dağılışı ve etki sürecinde,   

 

Erozyon ve heyelan olayında etkilidir.

Coğrafi Konum

Posted by: Dream  :  Category: Coğrafya

COĞRAFİ KONUM

Herhangi bir noktanın dünya üzerinde kapladığı alana coğrafi konum denir.
ÖZEL KONUM
Herhangi bir yerin kıtalara, denizlere, dağ sıralarına, boğazlara ,komşu ülkelere, ulaşım yollarına, yer altı ve yerüstü kaynaklarına göre olan konumu ve yükseklik değerleri özel konumudur.
ÖZEL KONUM ÜLKELERİN; jeopolitik konumunu, iklimini, nüfusun dağılışını, yerleşme şartlarını ,turizm faaliyetlerini, ulaşım imkanını, ekonomik faaliyetlerini etkiler. 

TÜRKİYE’NİN ÖZEL KONUMU VE SONUÇLARI  

Türkiye Asya, Avrupa ,Afrika kıtalarını birbirine bağlayan önemli bir kavşak noktasında kurulmuştur.
Asya –Avrupa arasında bir köprü durumundadır.
Stratejik önemi olan boğazlara sahiptir.
Petrol bakımından zengin ülkelere komşudur.
Asya Avrupa arasındaki en önemli ticaret ve ulaşım yolları Türkiye’den geçer.
Ortalama yükseltisi fazladır ve engebelidir. Bu durum tarım, nüfus, sanayi, ulaşım ve yerleşmeyi etkiler.
Türkiye’nin gerçek yüzölçümü 814.578 km² , izdüşüm yüzölçümü ise 779.452 km² dir. Aradaki fark ülkemizin engebeli olmasından kaynaklanır.
Not
Bir yerin gerçek yüzölçümü ile izdüşüm yüzölçümü arasında fark fazla ise  o yer engebelidir (Doğu Anadolu, Karadeniz ve Akdeniz Bölgelerinde olduğu gibi). Fark az ise  düzlüktür (Marmara, İç Anadolu ve G.Doğu Anadolu bölgelerinde olduğu gibi).

MATEMATİK KONUM

Matematik Konum: Bir yerin enlem ve boylamlara göre dünya üzerindeki yeridir. Bir başka ifade ile Ekvator’a  ve Greenwich ‘e göre konumudur.
Bir yerin matematik konumu ifade edilirken en uç noktalar ifade edilir.
Örneğin: Türkiye 36° -42° kuzey enlemleri (paralelleri) ile 26°-45° doğu boylamları (meridyenleri) arasındadır.

PARALELLER

Ekvatora paralel olarak 1°lik açı aralıklarıyla çizildiği varsayılan dairelerdir.

Başlangıç paraleli Ekvator’dur ve en büyük paralel dairesidir (40.076km). Dünyanın şeklinden dolayı Kutuplara gidildikçe çevre uzunlukları azalır.
 

Ekvator: 40 076 km
30º       : 34 700 km
60º       : 20 000 km
Kutuplara eşit uzaklıktaki noktaların birleştirilmesiyle elde edilen hayali çembere Ekvator denir. Ekvator yerküreyi Kuzey Yarımküre ve Güney Yarımküre olmak üzere iki eşit yarımküreye böler.
 90 tanesi Güney, 90 tanesi Kuzey Yarımküre’de olmak üzere toplam 180 tanedirler.
İki paralel arasındaki uzaklık  her yerde 111 km dir. 
Paralellerin derecesi kuzey ve güneye doğru artar.
Ekvator’la dönenceler arasında kalan paralellere alçak enlemler; dönenceler ile kutup daireleri arasında kalan enlemlere orta enlemler, kutup daireleri ile kutup noktaları arasında kalan enlemlere ise yüksek enlemler  adı verilir.
Bazı paraleller özel isimler alırlar.
paraleli Ekvator
23° 27’ kuzey paraleli Yengeç Dönencesi
23° 27’ güney paraleli Oğlak Dönencesi
66° 33’ kuzey paraleli Kuzey Kutup Dairesi
66° 33’ güney paraleli Güney Kutup Dairesi
90° kuzey paraleli Kuzey Kutup Noktası
90° güney Paraleli Güney Kutup Noktası

PARALEL FARKI İLE UZAKLIK HESAPLAMA

Paralel farkı ile uzaklık hesaplanabilmesi için bize verilen merkezler aynı meridyen üzerinde olmalıdır. Farklı meridyen yaylarında olduğunda açı farkı ortaya çıkar ve iki paralel arası 111 km den daha fazla olur.
Paralel farkı bulunurken verilen merkezler aynı yarımkürede ise büyük olan enlem derecesinden küçük olan çıkarılır. Farklı yarımkürede olurlarsa enlem dereceleri toplanır.
ENLEM VE ETKİLERİ
ENLEM: Yerkürede herhangi bir noktanın ekvatora olan uzaklığının açı cinsinden değeridir.
Güneş ışınlarının düşme açısı kutuplara doğru küçülür. Işınların atmosferdeki yolu uzar. Tutulma artar ve sıcaklık ta kutuplara doğru azalır.
Denizlerin sıcaklığı ve tuzluluğu kutuplara doğru azalır.
İklim ve bitki örtüsü kutuplara doğru değişir.
Not
Enlem farkı arttıkça iklim ve bitki çeşitliliği artar. KYK’de görülen iklim ve bitki türlerinin benzeri GYK’de görüldüğü için iki yarımkürede uzanan alanlardan sadece birisi alınır.. Özellikle iklim ve bitki çeşitliliği Ekvatoral ve Kutup kuşağı arasındaki geçiş özelliği taşıyan Orta kuşakta artmaktadır.
Tarımın yükselti sınırı, toktağan kar sınırı (Daimi kar sınırı), Orman üst sınırı ve yerleşme sınırı  kutuplara doğru azalır.
Akarsuların donma süresi kutuplara doğru uzar.
Gece gündüz arasındaki zaman farkı kutuplara doğru artar.
Dünyanın çizgisel dönüş hızı kutuplara doğru azalır.

Aynı Enlem Üzerindeki Merkezlerde Ortak Özellikler

Ekvatora ve kutuplara eşit uzaklıktadırlar.
Güneş ışınlarını aynı açıyla alırlar.
Gece- gündüz süreleri birbirine eşittir.
Dünyanın çizgisel dönüş hızı aynıdır.
Aynı iklim kuşağındadırlar. Fakat aynı iklim özelliği görülmeyebilir (özel konumdan dolayı).
İki meridyen arasındaki mesafe aynıdır.
Aynı tarihlerde aynı mevsim yaşanır
MERİDYENLER  
Paralelleri dik olarak kesen ve kutuplarda birleşen hayali dairelere meridyen daireleri  denir 
MERİDYENLERİN ÖZELLİKLERİ
Başlangıç meridyeni Greenwhic’ tir. Greenwhic’in 180 batısında ve  180 doğusunda olmak üzere 360 tane meridyen yayı vardır. Tam daire olarak 180 adettir.
Aynı meridyen üzerindeki bütün noktalarda yerel saat aynıdır.
Ayrıca  21 Mart-23 Eylül günlerinde de güneş aynı anda doğar ve batar.
Aralarındaki uzaklık sadece Ekvator üzerinde 111 km’dir.
Dünyanın şeklinden dolayı  Kutuplara gidildikçe bu uzaklık azalır.
Bundan dolayı aynı mesafe doğu-batı yönünde gidildiğinde Ekvatora yakın yerlerde geçilen meridyen sayısı azdır.
İki Meridyen arası uzaklık
0° Ekvator:  111 km
30° enlemi:     96 km
40° enlemi:     85 km
60° enlemi:     55 km
80° enlemi:     19 km
90° enlemi:       0 km
İki meridyen arasındaki yerel saat farkı her yerde 4 dakikadır. Dünya’nın kendi ekseni etrafındaki bir tam dönüşünün 24 saat olmasından dolayı   24×60 = 1440 dak. 1440/360 = 4 dak.).
Not
Meridyenler arasındaki uzaklık kutuplara doğru azalmasına rağmen yerel saat farkı aynıdır. Bu durumun sebebi, çizgisel hızın kutuplara doğru azalmasıdır.
Kutuplarda birleştikleri için meridyen yayları eşit uzunluktadır( 20 004 km )
BOYLAM VE ETKİLERİ
 Boylam: Herhangi bir noktanın başlangıç meridyenine olan uzaklığının açı cinsinden değeridir.
Boylamın tek etkisi yerel saat farkları oluşturmasıdır.
YEREL SAAT HESAPLAMALARI  
Yerel Saat: Bir yerin kendine özgü saatidir. Güneşin ufuk çizgisindeki konumuna göre belirlenir. Güneş ufuk çizgisinde en yüksek konuma geldiğinde o yerin yerel saati 12:00 dır. Cismin gölgesi en kısadır.  
Yerel saat güneş saati ile tespit edilir.
Not
Dünyamız kendi ekseni çevresinde batıdan doğuya doğru döndüğü için aynı enlem üzerindeki merkezlerden doğudaki bir merkezde güneş erken doğar, erken batar.
Batıdaki bir merkezde ise geç doğar geç batar. Bunun sonucunda doğudaki bir merkezin yerel saati her zaman daha ileridir.

ULUSAL SAAT (ORTAK SAAT)

Çalışma hayatında, yerel saate göre hareket etmek bir takım sıkıntılar meydana getirir. Ticari ve ekonomik ilişkilerin kolaylaştırılması, haberleşme ve ulaşım hizmetlerinin hızlı ve düzenli bir şekilde yapılabilmesi için ulusal saat uygulamasına ihtiyaç duyulmuştur. Bu nedenle bir  ülkenin kendisine en uygun meridyenin yerel saatini, bütün ülke sınırları içerisinde geçerli hale getirmesiyle oluşan saate ulusal saat veya ortak saat denir. 
Rusya , Kanada, Çin, ABD, Brezilya, Hindistan ve Avustralya gibi doğu batı yönünde geniş alan kaplayan ülkelerde birden fazla ortak saat kullanılmaktadır.
Ülkeler arasında her alanda gelişen ilişkilerde, saat farklılıklarından ortaya çıkan karışıklıkları önlemek amacıyla uluslararası saat ayarlamalarına gidilmiştir. Bunun için dünyamız 15°’ lik meridyen yayları şeklinde 24 saat dilimine ayrılmıştır. Her saat diliminde de tam ortadan geçen meridyenin yerel saati ortak kabul edilmiştir. Saat dilimlerinde de başlangıç olarak Greenwich’in 7°30′ doğusu ile 7°30′ batısı kabul edilmiştir.
Türkiye, ikinci ve üçüncü saat dilimlerinde yer almaktadır. Ancak biz bunlardan sadece birini kullanmaktayız.1978 yılına kadar topraklarımızın çoğunun yer aldığı ikinci saat diliminin ( 30° Doğu meridyeni -İzmit) yerel saati ülkemizde ortak saat olarak kullanılmıştır. Bu tarihten sonra güneş ışığından daha fazla faydalanarak enerji tasarrufu sağlamak için ileri ve geri saat uygulamasına geçilmiştir.  İlkbahar-yaz dönemlerinde ileri (45° Doğu meridyeni-Iğdır), sonbahar-kış dönemlerinde geri saat (30° Doğu meridyeni -İzmit) uygulaması yapılmaktadır

TARİH DEĞİŞTİRME ÇİZGİSİ

Tarih değiştirme çizgisi olarak 180° meridyeni kabul edilir. Bu meridyenin doğu tarafında batı meridyenleri, batı tarafında ise doğu meridyenleri bulunmaktadır. Dolayısıyla  batısında bir gün ileri, doğusunda ise bir gün geridir.
Not
Tarih değiştirme çizgisi ve saat dilimleri ülke sınırlarına göre çizildiğinden meridyenlere tam uygun olarak uzanış göstermezler. Girinti-çıkıntı oluştururlar.
TÜRKİYE’NİN MATEMATİK KONUMU VE SONUÇLARI
Kuzey Yarım Küre’de ılıman iklim kuşağındadır.
Dört mevsim belirgin olarak yaşanır.
Güneş ışınları hiçbir zaman dik açıyla düşmez.
Yurdumuzda bir cismin gölgesi bütün yıl kuzeye düşer.
Güney kıyılarımızın sıcaklığı kuzey kıyılarımızdan yıllık ortalamada 7-8°C daha yüksektir.
Akdeniz’in tuzluluk oranı Karadeniz’den daha yüksektir.
Kışın görülen yağışlar cephesel kökenlidir.
Yurdumuza kuzeyden esen rüzgarlar sıcaklığı düşürürken, güneyden esenler artırır.
Deniz turizmi en erken Akdeniz Bölgesi’nde başlar.
Yıl içinde en uzun gündüz ve gece yurdumuzun kuzeyinde yaşanır.
Doğusu ile batısı arasında 19°’lik boylam farkı vardır.    Bunun sonucu olarak 76 dk.lık yerel saat farkı vardır (19×4=76 dk.). 

Alıntıdır..

Güneydoğu Anadolu Bölgesi

Posted by: Dream  :  Category: Coğrafya

KONUMU, SINIRLARI VE KOMŞULARI:
Ülkemizin güney doğusunda yer alan bölge nüfus ve yüzölçümü en küçük bölgemizdir. Akdeniz, Doğu Anadolu Bölgeleriyle, Suriye ve Irak Devletleriyle komşudur.
Gerçek Yüzölçümü 59.176 km2′dir. Alan bakımından ülkemizin % 7,5′ini kaplar en küçük bölgemizdir.
Nüfusu 2000 sayımına göre 6.6 milyondur. Nüfus yoğunluğu Km2′ye 112 kişidir. Bu Türkiye ortalamasının üstündedir (Türkiye ortalaması Km2′ye 83 kişi)

 
BÖLÜMLERİ:
1.Dicle Bölümü 2.Orta Fırat Bölümü
 

 

 YERYÜZÜ ŞEKİLLERİ:
Dağları ve Düzlükleri: Bölgenin yüzey şekilleri sadedir. Genellikle platolarla ve ovalarla kaplıdır. Yer şekilleri tarıma elverişlidir. Batıdan doğuya gidildikçe yükseklik artar. İki bölümün ortasında Karacadağ Sönmüş Volkan dağı bulunur. Bu bölgenin tek ve en yüksek dağıdır. Dicle Bölümünde Gaziantep ve Şanlıurfa Platoları vardır. Orta Fırat Bölümünde Diyarbakır Havzası ve Mardin Eşliği (Yüksek bir düzlüktür.) vardır.
Akarsuları Ve Gölleri:
Fırat ve kolları Göksu ve Nizip, Dicle ve kolları Botan, Garzan ve Batman kolları başlıca akarsularıdır.
Bölgede doğal göl yoktur. Akarsularının hidroelektrik gücü fazladır. Bu nedenle bir çok baraj gölü vardır. Fırat Nehri’nin üzerinde Atatürk, Karakaya, Hancağız Baraj Gölleri, Dicle nehri üzerinde Kıralkızı, Ilısu, Cizre Baraj Gölleri.

 
 

İKLİM VE BİTKİ ÖRTÜSÜ:
Bölgenin batısında Akdeniz ikliminin etkileri hissedilir. Yazları sıcak ve kurak geçer. Fakat kışları Akdeniz Bölgesine göre daha serindir. Bu bölümde don ve karada rastlanır. Yağışların çoğu kışın düşer. Yıllık yağış 500-600 mm’dir. Yağışın az olmamasına rağmen sıcaklık ve güneyden esen çöl rüzgarları yüzünden buharlaşma meydana gelir ve bu da kuraklığa sebep olur. Ülkemizin en yüksek sıcaklıkları bu bölgede ölçülür. Tarımda sulama ihtiyacı çok olur. Bölgenin doğusuna gidildikçe deniz etkilerinden uzaklaşılır ve yükseklik artar, sıcaklıklar düşer. Kar ve don olayları daha çok görülmeye başlar.
Bölgenin alçak kesimlerinde ve batısında bozkır görülür. Dağ yamaçları, yüksek yerler ve akarsu kenarlarında orman ve çalılık ağaçlara da rastlanır.

     
TARIM VE HAYVANCILIK:
Bölgenin ekonomisi tarıma dayanır. Ülke ekonomisine katkısı da bu alandadır. Tarıma elverişli tarım alanları ve düzlüklere sahip olmasına rağmen yaz kuraklığı ve sulama ihtiyacı nedeniyle tarım zorlaşır. GAP Projesinin yapılması ile birlikte artan sulama imkanları bölgenin tarımını artırmaya başlamıştır.
Bölgenin tarıma karasal iklim ürünlerine daha çok elverişlidir. En çok yetiştirilen ürünler şunlardır.
Mercimek: Türkiye üretiminde ilk sırada yer alır.
Buğday, Keten, Pamuk, Çeltik (Pirinç), Nohut ve Susam yetiştirilen bazı ürünlerdir.
Gaziantep Platosunda Antepfıstığı, Zeytin ve Üzüm yaygıdır.
Siirt’te Antepfıstığı üretimi başlamıştır.
Akarsu kenarlarındaki sulanabilen ovalarda sebze ve meyvede (Başta Karpuz olmak üzere) yetiştirilmektedir.
Bölgede platolar ve bozkırlar çok görüldüğü için küçükbaş Hayvancılık (Koyun, Keçi) çok yapılır. Keçi daha çok yüksek alanlarda yaygındır. Bu sayede bölgede hayvansal ürünler ticareti de yapılmaktadır.

YER ALTI KAYNAKLARI:
Fosfat: Mardin-Mazıdağı, Doğalgaz: Mardin-Çamurlu
Petrol:
Batman- Beşiri ve Batman, Siirt-Kurtalan-Baykan ve Barzan, Adıyaman-Kahta ve Diyarbakır.
Linyit:
Adıyaman-Gölbaşı, Manganez: Kilis

NÜFUS VE YERLEŞME:
Nüfusu 2000 sayımına göre 6.6 milyondur. Nüfus yoğunluğu Km2′ye 112 kişidir. Bu Türkiye ortalamasının üstündedir (Türkiye ortalaması Km2′ye 83 kişi). Yoğunluk bakımında en yoğun 2. bölgedir. Nüfus artış hızı %o 25′tir (Türkiye %o 18.34). Bölgede kentsel nüfus % 62′dir (Türkiye ortalaması %65). Bölgede toplu yerleşme ve kerpiç evler yaygındır. Nüfus batı kesiminde, dağ etekleri ve akarsu boylarında yoğunlaşmıştır.

TURİZM:
Adıyaman-Nemrut Dağı, Şanlıurfa- Balıklı Göl ve Tarihi Eserler.
 

 

TÜRK EKONOMİSİNE KATKISI:
Türkiye Petrolünün 1/7’si bu bölgeden sağlanır. Geri kalanı dış ülkelerden ithal edilir. Batman’da Petrol Rafinerisi vardır. GAP Projesinin bitirilmesi ile tarımdaki su ihtiyacı karşılanacak ve bölge ekonomisi daha zenginleşecektir. Bunun ülke ekonomisine büyük katkısı olacaktır.

BÖLGENİN GENEL ÖZELLİKLERİ:
Ø Alan bakımından en küçük bölgedir.
Ø Nüfus bakımından sonuncu olmasına rağmen alanı küçük olduğu için yoğunluk fazladır.
Ø Orman bakımından % 1 ile son sırada yer alır.
Ø Ekili-Dikili alan bakımından % 20 ile 4. Sıradadır.
Ø Ekonomisi tarıma dayanır. Hayvancılık 2. Sırada yer alır.
Ø Antepfıstığı, mercimek ve karpuz üretiminde ilk sırada yer alır.
Ø Fosfat ve Petrol üretiminde ilk sıradadır.
Ø Buharlaşma ve yaz kuraklığının en fazla olduğu bölgedir.
Ø Hiç doğal gölü yoktur.
Ø En yüksek yeri Karacadağ Sönmüş Yanardağıdır.
Ø GAP Projesi bölgede halen sürmektedir.
Ø Türkiye’nin en büyük ve önemli baraj gölleri bölgede yer alır.

DOĞU ANADOLU BÖLGESİ

Posted by: Dream  :  Category: Coğrafya

Doğu Anadolu Bölgesi,