Archive for the ‘Coğrafya’ Category

SICAKLIK

Posted by: Dream   
Mayıs 26th,
2008
Yeryüzündeki sıcaklığın kaynağı Güneş’tir. Yeryüzünün Güneş’ten aldığı ısı miktarına sıcaklık denir. Termometre ile ölçülür. Sıcaklığın birimi santigrat derece (°C) dir.
En önemli iklim elemanıdır. Diğer iklim olaylarının da oluşmasında sıcaklık etkilidir.
Güneşten dünyamıza gelen enerji sabittir.  Ancak, Güneş’ten gelen enerjinin tümü yeryüzüne kadar ulaşamaz. Bir kısmı atmosferde tutulur, bir kısmı atmosferin yüzeyinden geri yansır.

 

SICAKLIK TERSELMESİ (INVERSİON)
  
Kışın soğuk ve durgun havalarda soğuk hava ağırlaşarak çukur alanlara çöker.  Sıcak hava da onun üzerinde yükselir. Böylece yükseldikçe sıcaklık azalacağı yerde artar . Buna sıcaklık terselmesi denir. Bu olay kışın şehirlerde hava kirliliğini daha da artırır.

 

SICAKLIĞIN DAĞILIŞINDA ETKİLİ FAKTÖRLER
1. GÜNEŞ IŞINLARININ DÜŞME AÇISI

Işınların düşme açısı küçüldükçe atmosferdeki yolu uzar. Tutulma artar. Sıcaklık azalır. Ayrıca ışınlar küçük açıyla geldiğinde daha geniş alan aydınlanır ve birim alana düşen enerji azalır.

 

A-ENLEM VEYA DÜNYANIN ŞEKLİ

Enlemin veya yerin şeklinin etkisiyle güneş ışınlarının düşme açısı kutuplara doğru küçülür ve sıcaklık  azalır.

 

Sıcaklığın dağılışında enlemin etkisine örnekler;

Ekvator çevresinden gelen rüzgarlar sıcaklığı artırırken , kutup bölgesinden gelenler sıcaklığı düşürür. Kutuplara yakın yerden gelen okyanus akıntıları soğuk iken, Ekvatora yakın yerden gelenler sıcak su akıntısı şeklindedir.

Tarımın yükselti sınırı, Toktağan kar sınırı (Daimi kar sınırı), Orman üst sınırı ve yerleşme sınırı kutuplara doğru azalır.

Bitki örtüsü aralıksız kuşaklar oluşturur.

 

 

Denizlerin sıcaklığı ve tuzluluğu kutuplara doğru azalır.
Güney kıyılarımızın sıcaklığı kuzey kıyılarımızdan daha yüksektir.
Deniz turizmi en erken Akdeniz Bölgesi’nde baÅŸlar en uzun süre devam eder.
Akarsuların donma süresi kutuplara doğru uzar.
***NOT***
Sıcaklık kutuplara doğru azalması gerekirken artıyorsa veya aynı enlem üzerinde sıcaklık farkı var ise bu durum sıcaklığın dağılışında enlemin etkisine ters bir durumdur.
Örnek: Dünyanın en sıcak yerlerinin dönenceler civarı olması.
Ekvatoral bölgede daimi karlar görülmesi.
Yurdumuzda sıcaklığın Batı Anadolu’dan DoÄŸu Anadolu’ya doÄŸru azalması.
Sıcaklığın kutuplara doğru düzenli bir biçimde azalmasını engelleyen en önemli faktör yer şekilleri ( yükselti,eğim,bakı)dir. Ayrıca okyanus akıntılarındaki farklılık ile denize göre konum farkıdır.

B-GÜNLÜK HAREKET

Güneş ışınlarının düşme açısı günün her saatinde  değişir. Gün içinde en yüksek sıcaklıklar tam öğle vakti değil, öğleden birkaç saat sonra (12:00-14:00) görülür. Sebebi; enerji birikimidir. Bu da güneşlenme süresi ile ilgilidir.
Günün en soğuk vakti, güneş doğmadan önceki vakittir. Sebebi gündüz alınan enerjinin gece boyunca uzaya geri yansımasıdır

 

C-MEVSİMLER (EKSEN EĞİKLİĞİ)

Eksen eğikliğinden dolayı güneş ışınlarının düşme açısı yıl boyunca değişir. Bu değişim Ekvatora yakın yerlerde az olduğundan, buralarda yıllık sıcaklık farkı azdır. Ekvatordan uzaklaştıkça değişim artar ve yıllık sıcaklık farkı da artar.
Güneş ışınlarının düşme açısında meydana gelen değişimden dolayı Kuzey yarım kürede en sıcak aylar ;  temmuz ve  ağustostur. Güney yarım kürede ise en sıcak aylar ocak ve şubattır.

 

D-EĞİM VE BAKI ETKİSİ

Işınların düşme açısı eğim ve bakı durumuna göre değişir.
Bakının sıcaklık dağılışı üzerindeki etkisi en fazla ılıman kuşakta görülür.
Bakıdan dolayı Türkiye’de dağların güney yamaçları daha sıcaktır.
Bakıdan dolayı güneşe dönük yamaçlarda;
 
Güneşlenme süresi daha uzundur.Güneşlenme süresi arttıkça sıcaklık artar.
Güneş ışınlarının düşme açısı daha büyüktür. Sıcaklık daha fazladır.
Tarımın yükselti sınırı, orman üst sınırı, toktağan kar (daimi kar ) sınırı daha yüksektir.
Aynı tür bitkiler daha erken olgunlaşır.
Karlar daha erken erir.  

 

2.YÜKSELTİ

Yükseldikçe her 200 m de 1 °C sıcaklık azalır.
Sebepleri: Troposferin daha çok yerden yansıyan ışınlarla ısınmasıdır. 
Ayrıca sıcaklığı tutan nem ve karbondioksit gibi gazların yere yakın
yerlerde olmasıdır.
Sıcaklığın dağılışında yükseltinin etkisine örnekler
Ekvatoral bölgede daimi karlar görülmesi.
Yükselici hava hareketlerinin yağış bırakması.
Yükseklere kar yağarken, alçaklara yağmur yağması.
Bir dağ yamacı boyunca yükseldikçe bitki örtüsünün değişmesi.
Ege ,İç Anadolu ve Doğu Anadolu Bölgeleri’nde yetişebilen bir  tarım ürünün en geç Doğu Anadolu Bölgesi’nde hasat edilmesi.

 

3.NEM MİKTARI

Nem bir yerin fazla ısınmasını ve soğumasını önler. Sıcaklık dengesini sağlar. Nemliliğin fazla olduğu bir yerde hava geç ısınır, geç soğur. Sıcaklık farkı az olur(Denizel iklimlerde olduğu gibi) Nemlilik az ise ; hava  çabuk ısınır, çabuk soğur. Sıcaklık farkı fazla olur (Karasal iklimlerde olduğu gibi) . Yükseklere çıkıldıkça nem oranı azalır. Bu sebeple yüksek bir yerde hava çabuk ısınır, çabuk soğur. Kışın bulutlu gecelerde hava ılıktır. Sebebi yerin ısı kaybının azalmasıdır. Kışın havanın açık olduğu günlerde hava ayaz yapar. Yansıma ile ısı kaybı fazla olduğu için.

4.KARA VE DENİZLERİN DAĞILIŞI ile FARKLI ISINMA ÖZELLİĞİ

 

Kuzey Yarım Küre’de karalar daha fazladır. Bunun sonucunda;
Yıllık sıcaklık ortalaması G.Y.K den 2-4 °C daha fazladır.
İzoterm eğrileri çok fazla girinti –çıkıntı yapar.  
Yıllık sıcaklık farkı fazladır.
Karalar denizlere göre erken ısınır , erken soğur. Denizler ise geç ısınır, geç soğur. Bunun sonucunda;
Kışın denizden karaya doğru esen rüzgarlar havayı ılımanlaştırırken, yazın havayı serinletir.
Kara-deniz meltemleri ile muson rüzgarları oluşur.
K.Y.K ‘de en sıcak dönem karalarda Temmuz iken, denizlerde AÄŸustos, en soÄŸuk dönem karalarda Ocak iken, denizlerde Åžubat olması kara ve denizlerin farklı ısınma özelliÄŸinden kaynaklanır.

5.OKYANUS AKINTILARI

Genellikle Kutuplara yakın yeden gelen akıntılar soğuk iken , Ekvator çevresinden gelenler sıcaktır.  

Okyanus akıntılarının farklılığından dolayı

Batı Avrupa ve K.Amerika’nın batı kıyıları aynı enlemde yer alan Asya’nın ve K.Amerika’nın doÄŸu kıyılarından daha sıcaktır. Not: Aynı enlemde ve okyanus kıyısında sıcaklık farkı oluÅŸmuÅŸ ise bunun en önemli sebebi okyanus akıntılarının farklılığıdır.

 

Okyanus akıntılarının karşılaşım alanlarında balıkçık çok gelişmiştir. Sebebi; balıklar için önemli besin kaynağı olan planktonların çok fazla olmasıdır.Ör: Japonya ve Norveç.

6.RÜZGARLARIN ESME YÖNÜ  

Kutup bölgesine yakın alanlardan gelen rüzgarlar sıcaklığı düşürürken , Ekvatora yakın alanlardan gelenler sıcaklığı artırır.

Denizden esen rüzgarlar kışın ılıtıcı, yazın serinletici etki yaparlar

7.Bitki Örtüsü ve Zeminin Özelliği

Bitki örtüsü, güneş ışınlarının bir kısmını emerek gündüz yerin fazla ısınmasını önler. Gece ise, yerden ışıyan sıcaklığın bir bölümünü tutarak fazla soğumayı engeller. Bunun sonucunda, bitki örtüsünün gür olduğu alanlar ile seyrek olduğu alanlar arasında, sıcaklığın dağılışı açısından önemli farklar ortaya çıkar.
Ayrıca koyu renkli zeminler daha kısa sürede ısınır.
İZOTERM HARİTALARI
GERÇEK İZOTERM HARİTALARI
Yükseltinin etkisi dikkate alınarak çizilen sıcaklık haritalarıdır.  
 
İNDİRGENMİŞ İZOTERM HARİTALARI
Her yer deniz seviyesinde kabul edilir. Yükseltinin etkisi ortadan kaldırılmıştır. Yani, bütün yükseltilerin sıcaklığı her 200 m de 1 °C artırılarak deniz seviyesine indirgenir.
Sıcaklığın farklı dağılışında yer şekillerinin (Yükselti, eğim, bakı ve dağların uzanış doğrultusu) etkisi ortadan kaldırılarak çizilir.
NOT
Bir yerin gerçek sıcaklığı ile indirgenmiş sıcaklığı arasında fark fazla ise o yerin yükseltisi fazladır. Fark az ise yükselti de azdır

 

Sıcaklık İle ilgili Problemler

Örnek 1: Bir yerin gerçek sıcaklığı (-5 °C) , indirgenmiş sıcaklığı ise 17°C ise bu yerin denizden yüksekliği kaç metredir?

Cevap:  17- (-5)= 17+5=22 °C      
200 m’de 1°C deÄŸiÅŸtiÄŸinden, 22×200=4400 metredir.

Örnek 2 : 2900 m’de ölçülen sıcaklık (-8 °C) ise bu yerin indirgenmiÅŸ sıcaklığı kaç °C ‘dir?   

 
Cevap: 2900/200=14,5 °C sıcaklık artacaktır. 
Buna göre (-8)+14,5=6,5 °C ‘dir

Örnek 3 : 1800 m yükseklikteki bir merkezin indirgenmiş sıcaklığı 25 °C  ise bu yerin gerçek sıcaklığı kaç °C olurdu?

Cevap: 1800/200= 9°C sıcaklık azalacaktır.
 Buna göre, 25-9= 16 °C ‘dir.

 

TERMİK EKVATOR ÇİZGİSİ
Meridyenlerin en sıcak noktalarının birleştirilmesiyle elde edilen çizgidir. Yer ekvatoruna göre sapmalar gösterir. Sebepleri: Okyanus akıntılarının farklılığı ve karasallıktır.

ATMOSFER

Posted by: Dream   
Mayıs 26th,
2008

ATMOSFER

Dünyayı çepeçevre saran ve içinde çeşitli gazların bulunduğu tabakaya denir. Atmosferde %78 azot, %21 oksijen, %1 su buharı, karbondioksit  vb. gazlar vardır.

 

ATMOSFERİN KATMANLARI
TROPOSFER
Kalınlığı Ekvatorda fazla , Kutuplarda azdır.
Bunun sebepleri:
Sıcaklığın etkisiyle Ekvatorda yükselici, kutuplarda alçalıcı hava hareketlerinin olması,
Yerçekiminin kutuplarda  fazla, ekvatorda az olması.
Çizgisel hız ve savrulmanın Ekvatorda daha fazla olmasıdır.
 
TROPOSFERİN ÖZELLİKLERİ
Atmosferde bulunan gazların %75 ‘i ve su buharının tamamı bu katmandadır.
Yoğunluğu en fazla olan katmandır.
Yeryüzünü etkileyen bütün iklim olayları bu katmanda görülür.
Troposfer daha çok yerden yansıyan ışınlarla alttan itibaren ısındığı için  yükseldikçe sıcaklık azalır.
Yatay yönde de Ekvatordan kutuplara doğru sıcaklık azalır. Sebebi, dünyanın şeklinden dolayı güneş ışınlarının düşme açısının küçülmesidir.

 

STRATOSFER
İklim olayları görülmez. Sıcaklık değişimi yok gibidir.
MEZOSFER (ÅžEMOSFER)
Yeryüzündeki, şiddetli patlamalar gibi aşırı yüksek sesler, mezosferdeki yüksek ısı tabakası tarafından geriye yansıtılır.
OZON TABAKASI
Ozon, üç tane oksijen  atomunun birleşmesiyle oluşmaktadır.
Güneşten gelen zararlı ışınları tutar, aşırı sınma ve soğumayı önler.

 

TERMOSFER (İYONOSFER)
Mezosferin üstündeki kat  olup ultraviyole ışınlarının  emilmesi nedeniyle ısı, yükselti ile beraber sürekli artar.
Radyo dalgalarını en iyi yansıtan tabakadır.
EKZOSFER
Atmosferin en dış sınırıdır. Yer çekiminin giderek azalması ve tamamen kaybolması nedeniyle bazı hava molekülleri uzaya fırlayıp giderler.Bu sebeple kalınlığı tam olarak bilinmez

 

ATMOSFERİN FAYDALARI
•Güneşten gelen zararlı ışınları süzer.
•Meteorların dünyamıza düşmesini büyük oranda engeller.
•Canlılar için gerekli gazları bulundurur.
•İklim olayları meydana gelir.
•Dünyamızın aşırı ısınmasını ve soğumasını engeller.
•Güneş ışınlarını dağıtır. Böylece gölgede kalan yerlerin de aydınlanmasını sağlar.

•Dünya ile birlikte dönerek sürtünmeden doğacak yanmayı engeller.  

Alıntıdır…

İklim Terimleri

Posted by: Dream   
Mayıs 26th,
2008

KLİMATOLOJİ (İKLİM BİLİMİ)

İKLİM
Bir yerdeki  atmosfer olaylarının uzun yıllara (30-40 yıl) ait ortalamasıdır.
Bir yerin iklimini en iyi yansıtan özellik o yörenin doğal bitki örtüsüdür. İklimi inceleyen bilim Klimatolojidir.  
İklim, geniş alanlarda uzun süreli etkilidir. İklimde ortalama durumlar ifade edilir.

 

HAVA DURUMU
Sık sık değişebilen ve kısa süre içinde beliren atmosfer olaylarıdır. İnceleyen bilim Meteorolojidir.
Hava durumuna bakılarak iklim hakkında tahmin yapılamaz (Ekvator ve Kutup iklimi hariç) .
HAVA KÜTLESİ
Atmosferin sıcaklık ve nem bakımından aynı özelliği gösteren geniş parçalarına denir.
Örnek ;Ekvator çevresinden gelen hava kütleleri sıcak-nemli iken , Kutup çevresinden gelen hava kütleleri soğuk –kurudur.
 CEPHE

 Farklı karakterdeki hava kütlelerinin karşılaşma  alanıdır. Cephe oluşumu en fazla ılıman kuşakta görülür. Enlem olarak 60° enlemleri çevresinde ve iklim olarak ta  Akdeniz ikliminde görülür.

 

İKLİMİN ETKİLERİ
Bitki örtüsünde; her iklimin kendine has bitki örtüsü vardır.   

 

Yetiştirilen tarım ürünlerinde etkilidir.
Nüfusun dağılışında; İnsanlar daha çok ılıman iklim şartlarının etkili olduğu yerleri yaşam alanı olarak tercih etmektedir.
Konut tipinde; nemli iklim bölgelerinde ahşap evler yaygın iken, kurak iklim bölgelerinde kerpiç ve toprak evler yaygındır. 

 

Mera hayvancılığında; nemli iklim bölgelerinde daha çok büyükbaş hayvancılık, kurak iklim bölgelerinde ise küçükbaş hayvancılık gelişmiştir.

 

Turizmde ; bir yerde deniz turizminin gelişmesi için sadece deniz olması yeterli değildir. Ayrıca güneşli gün sayısı da fazla olmalıdır. Kış turizmi için ise engebeli arazi ve kar yağışı etkilidir.
Hayvan ve toprak türlerinde

 

Mekanik ve kimyasal çözülmede; nemli iklim bölgelerinde daha çok kimyasal    çözülme , kurak iklim bölgelerinde mekanik çözülme fazladır.  
Akarsu rejimi ve debisinde; her mevsim yağış alan iklimlerde akarsu rejimleri düzenlidir. Ayrıca yıllık yağış miktarı da fazla ise akarsuyun akımı yüksek olmaktadır.    
Dış kuvvetlerin etki alanı, dağılışı ve etki sürecinde,   

 

Erozyon ve heyelan olayında etkilidir.

CoÄŸrafi Konum

Posted by: Dream   
Mayıs 26th,
2008

COĞRAFİ KONUM

Herhangi bir noktanın dünya üzerinde kapladığı alana coğrafi konum denir.
ÖZEL KONUM
Herhangi bir yerin kıtalara, denizlere, dağ sıralarına, boğazlara ,komşu ülkelere, ulaşım yollarına, yer altı ve yerüstü kaynaklarına göre olan konumu ve yükseklik değerleri özel konumudur.
ÖZEL KONUM ÜLKELERİN; jeopolitik konumunu, iklimini, nüfusun dağılışını, yerleşme şartlarını ,turizm faaliyetlerini, ulaşım imkanını, ekonomik faaliyetlerini etkiler. 

TÜRKİYE’NİN ÖZEL KONUMU VE SONUÇLARI  

Türkiye Asya, Avrupa ,Afrika kıtalarını birbirine bağlayan önemli bir kavşak noktasında kurulmuştur.
Asya –Avrupa arasında bir köprü durumundadır.
Stratejik önemi olan boğazlara sahiptir.
Petrol bakımından zengin ülkelere komşudur.
Asya Avrupa arasındaki en önemli ticaret ve ulaşım yolları Türkiye’den geçer.
Ortalama yükseltisi fazladır ve engebelidir. Bu durum tarım, nüfus, sanayi, ulaşım ve yerleşmeyi etkiler.
Türkiye’nin gerçek yüzölçümü 814.578 km² , izdüşüm yüzölçümü ise 779.452 km² dir. Aradaki fark ülkemizin engebeli olmasından kaynaklanır.
Not
Bir yerin gerçek yüzölçümü ile izdüşüm yüzölçümü arasında fark fazla ise  o yer engebelidir (Doğu Anadolu, Karadeniz ve Akdeniz Bölgelerinde olduğu gibi). Fark az ise  düzlüktür (Marmara, İç Anadolu ve G.Doğu Anadolu bölgelerinde olduğu gibi).

MATEMATİK KONUM

Matematik Konum: Bir yerin enlem ve boylamlara göre dünya üzerindeki yeridir. Bir başka ifade ile Ekvator’a  ve Greenwich ‘e göre konumudur.
Bir yerin matematik konumu ifade edilirken en uç noktalar ifade edilir.
Örneğin: Türkiye 36° -42° kuzey enlemleri (paralelleri) ile 26°-45° doğu boylamları (meridyenleri) arasındadır.

PARALELLER

Ekvatora paralel olarak 1°lik açı aralıklarıyla çizildiği varsayılan dairelerdir.

BaÅŸlangıç paraleli Ekvator’dur ve en büyük paralel dairesidir (40.076km). Dünyanın ÅŸeklinden dolayı Kutuplara gidildikçe çevre uzunlukları azalır.
 

Ekvator: 40 076 km
30º       : 34 700 km
60º       : 20 000 km
Kutuplara eşit uzaklıktaki noktaların birleştirilmesiyle elde edilen hayali çembere Ekvator denir. Ekvator yerküreyi Kuzey Yarımküre ve Güney Yarımküre olmak üzere iki eşit yarımküreye böler.
 90 tanesi Güney, 90 tanesi Kuzey Yarımküre’de olmak üzere toplam 180 tanedirler.
İki paralel arasındaki uzaklık  her yerde 111 km dir. 
Paralellerin derecesi kuzey ve güneye doğru artar.
Ekvator’la dönenceler arasında kalan paralellere alçak enlemler; dönenceler ile kutup daireleri arasında kalan enlemlere orta enlemler, kutup daireleri ile kutup noktaları arasında kalan enlemlere ise yüksek enlemler  adı verilir.
Bazı paraleller özel isimler alırlar.
0° paraleli Ekvator
23° 27’ kuzey paraleli Yengeç Dönencesi
23° 27’ güney paraleli Oğlak Dönencesi
66° 33’ kuzey paraleli Kuzey Kutup Dairesi
66° 33’ güney paraleli Güney Kutup Dairesi
90° kuzey paraleli Kuzey Kutup Noktası
90° güney Paraleli Güney Kutup Noktası

PARALEL FARKI İLE UZAKLIK HESAPLAMA

Paralel farkı ile uzaklık hesaplanabilmesi için bize verilen merkezler aynı meridyen üzerinde olmalıdır. Farklı meridyen yaylarında olduğunda açı farkı ortaya çıkar ve iki paralel arası 111 km den daha fazla olur.
Paralel farkı bulunurken verilen merkezler aynı yarımkürede ise büyük olan enlem derecesinden küçük olan çıkarılır. Farklı yarımkürede olurlarsa enlem dereceleri toplanır.
ENLEM VE ETKİLERİ
ENLEM: Yerkürede herhangi bir noktanın ekvatora olan uzaklığının açı cinsinden değeridir.
Güneş ışınlarının düşme açısı kutuplara doğru küçülür. Işınların atmosferdeki yolu uzar. Tutulma artar ve sıcaklık ta kutuplara doğru azalır.
Denizlerin sıcaklığı ve tuzluluğu kutuplara doğru azalır.
İklim ve bitki örtüsü kutuplara doğru değişir.
Not
Enlem farkı arttıkça iklim ve bitki çeşitliliği artar. KYK’de görülen iklim ve bitki türlerinin benzeri GYK’de görüldüğü için iki yarımkürede uzanan alanlardan sadece birisi alınır.. Özellikle iklim ve bitki çeşitliliği Ekvatoral ve Kutup kuşağı arasındaki geçiş özelliği taşıyan Orta kuşakta artmaktadır.
Tarımın yükselti sınırı, toktağan kar sınırı (Daimi kar sınırı), Orman üst sınırı ve yerleşme sınırı  kutuplara doğru azalır.
Akarsuların donma süresi kutuplara doğru uzar.
Gece gündüz arasındaki zaman farkı kutuplara doğru artar.
Dünyanın çizgisel dönüş hızı kutuplara doğru azalır.

Aynı Enlem Üzerindeki Merkezlerde Ortak Özellikler

Ekvatora ve kutuplara eşit uzaklıktadırlar.
Güneş ışınlarını aynı açıyla alırlar.
Gece- gündüz süreleri birbirine eşittir.
Dünyanın çizgisel dönüş hızı aynıdır.
Aynı iklim kuşağındadırlar. Fakat aynı iklim özelliği görülmeyebilir (özel konumdan dolayı).
İki meridyen arasındaki mesafe aynıdır.
Aynı tarihlerde aynı mevsim yaşanır
MERİDYENLER  
Paralelleri dik olarak kesen ve kutuplarda birleşen hayali dairelere meridyen daireleri  denir 
MERİDYENLERİN ÖZELLİKLERİ
Başlangıç meridyeni Greenwhic’ tir. Greenwhic’in 180 batısında ve  180 doğusunda olmak üzere 360 tane meridyen yayı vardır. Tam daire olarak 180 adettir.
Aynı meridyen üzerindeki bütün noktalarda yerel saat aynıdır.
Ayrıca  21 Mart-23 Eylül günlerinde de güneş aynı anda doğar ve batar.
Aralarındaki uzaklık sadece Ekvator üzerinde 111 km’dir.
Dünyanın şeklinden dolayı  Kutuplara gidildikçe bu uzaklık azalır.
Bundan dolayı aynı mesafe doğu-batı yönünde gidildiğinde Ekvatora yakın yerlerde geçilen meridyen sayısı azdır.
İki Meridyen arası uzaklık
0° Ekvator:  111 km
30° enlemi:     96 km
40° enlemi:     85 km
60° enlemi:     55 km
80° enlemi:     19 km
90° enlemi:       0 km
İki meridyen arasındaki yerel saat farkı her yerde 4 dakikadır. Dünya’nın kendi ekseni etrafındaki bir tam dönüşünün 24 saat olmasından dolayı   24×60 = 1440 dak. 1440/360 = 4 dak.).
Not
Meridyenler arasındaki uzaklık kutuplara doğru azalmasına rağmen yerel saat farkı aynıdır. Bu durumun sebebi, çizgisel hızın kutuplara doğru azalmasıdır.
Kutuplarda birleştikleri için meridyen yayları eşit uzunluktadır( 20 004 km )
BOYLAM VE ETKİLERİ
 Boylam: Herhangi bir noktanın başlangıç meridyenine olan uzaklığının açı cinsinden değeridir.
Boylamın tek etkisi yerel saat farkları oluşturmasıdır.
YEREL SAAT HESAPLAMALARI  
Yerel Saat: Bir yerin kendine özgü saatidir. Güneşin ufuk çizgisindeki konumuna göre belirlenir. Güneş ufuk çizgisinde en yüksek konuma geldiğinde o yerin yerel saati 12:00 dır. Cismin gölgesi en kısadır.  
Yerel saat güneş saati ile tespit edilir.
Not
Dünyamız kendi ekseni çevresinde batıdan doğuya doğru döndüğü için aynı enlem üzerindeki merkezlerden doğudaki bir merkezde güneş erken doğar, erken batar.
Batıdaki bir merkezde ise geç doğar geç batar. Bunun sonucunda doğudaki bir merkezin yerel saati her zaman daha ileridir.

ULUSAL SAAT (ORTAK SAAT)

Çalışma hayatında, yerel saate göre hareket etmek bir takım sıkıntılar meydana getirir. Ticari ve ekonomik ilişkilerin kolaylaştırılması, haberleşme ve ulaşım hizmetlerinin hızlı ve düzenli bir şekilde yapılabilmesi için ulusal saat uygulamasına ihtiyaç duyulmuştur. Bu nedenle bir  ülkenin kendisine en uygun meridyenin yerel saatini, bütün ülke sınırları içerisinde geçerli hale getirmesiyle oluşan saate ulusal saat veya ortak saat denir. 
Rusya , Kanada, Çin, ABD, Brezilya, Hindistan ve Avustralya gibi doğu batı yönünde geniş alan kaplayan ülkelerde birden fazla ortak saat kullanılmaktadır.
Ülkeler arasında her alanda geliÅŸen iliÅŸkilerde, saat farklılıklarından ortaya çıkan karışıklıkları önlemek amacıyla uluslararası saat ayarlamalarına gidilmiÅŸtir. Bunun için dünyamız 15°’ lik meridyen yayları ÅŸeklinde 24 saat dilimine ayrılmıştır. Her saat diliminde de tam ortadan geçen meridyenin yerel saati ortak kabul edilmiÅŸtir. Saat dilimlerinde de baÅŸlangıç olarak Greenwich’in 7°30′ doÄŸusu ile 7°30′ batısı kabul edilmiÅŸtir.
Türkiye, ikinci ve üçüncü saat dilimlerinde yer almaktadır. Ancak biz bunlardan sadece birini kullanmaktayız.1978 yılına kadar topraklarımızın çoğunun yer aldığı ikinci saat diliminin ( 30° Doğu meridyeni -İzmit) yerel saati ülkemizde ortak saat olarak kullanılmıştır. Bu tarihten sonra güneş ışığından daha fazla faydalanarak enerji tasarrufu sağlamak için ileri ve geri saat uygulamasına geçilmiştir.  İlkbahar-yaz dönemlerinde ileri (45° Doğu meridyeni-Iğdır), sonbahar-kış dönemlerinde geri saat (30° Doğu meridyeni -İzmit) uygulaması yapılmaktadır

TARİH DEĞİŞTİRME ÇİZGİSİ

Tarih değiştirme çizgisi olarak 180° meridyeni kabul edilir. Bu meridyenin doğu tarafında batı meridyenleri, batı tarafında ise doğu meridyenleri bulunmaktadır. Dolayısıyla  batısında bir gün ileri, doğusunda ise bir gün geridir.
Not
Tarih değiştirme çizgisi ve saat dilimleri ülke sınırlarına göre çizildiğinden meridyenlere tam uygun olarak uzanış göstermezler. Girinti-çıkıntı oluştururlar.
TÜRKİYE’NİN MATEMATİK KONUMU VE SONUÇLARI
Kuzey Yarım Küre’de ılıman iklim kuÅŸağındadır.
Dört mevsim belirgin olarak yaşanır.
Güneş ışınları hiçbir zaman dik açıyla düşmez.
Yurdumuzda bir cismin gölgesi bütün yıl kuzeye düşer.
Güney kıyılarımızın sıcaklığı kuzey kıyılarımızdan yıllık ortalamada 7-8°C daha yüksektir.
Akdeniz’in tuzluluk oranı Karadeniz’den daha yüksektir.
Kışın görülen yağışlar cephesel kökenlidir.
Yurdumuza kuzeyden esen rüzgarlar sıcaklığı düşürürken, güneyden esenler artırır.
Deniz turizmi en erken Akdeniz Bölgesi’nde baÅŸlar.
Yıl içinde en uzun gündüz ve gece yurdumuzun kuzeyinde yaşanır.
DoÄŸusu ile batısı arasında 19°’lik boylam farkı vardır.    Bunun sonucu olarak 76 dk.lık yerel saat farkı vardır (19×4=76 dk.). 

Alıntıdır..

Güneydoğu Anadolu Bölgesi

Posted by: Dream   
Mayıs 26th,
2008

KONUMU, SINIRLARI VE KOMÅžULARI:
Ülkemizin güney doğusunda yer alan bölge nüfus ve yüzölçümü en küçük bölgemizdir. Akdeniz, Doğu Anadolu Bölgeleriyle, Suriye ve Irak Devletleriyle komşudur.
Gerçek Yüzölçümü 59.176 km2′dir. Alan bakımından ülkemizin % 7,5′ini kaplar en küçük bölgemizdir.
Nüfusu 2000 sayımına göre 6.6 milyondur. Nüfus yoÄŸunluÄŸu Km2′ye 112 kiÅŸidir. Bu Türkiye ortalamasının üstündedir (Türkiye ortalaması Km2′ye 83 kiÅŸi)

 
BÖLÜMLERİ:
1.Dicle Bölümü 2.Orta Fırat Bölümü
 

 

 YERYÜZÜ ŞEKİLLERİ:
Dağları ve Düzlükleri: Bölgenin yüzey şekilleri sadedir. Genellikle platolarla ve ovalarla kaplıdır. Yer şekilleri tarıma elverişlidir. Batıdan doğuya gidildikçe yükseklik artar. İki bölümün ortasında Karacadağ Sönmüş Volkan dağı bulunur. Bu bölgenin tek ve en yüksek dağıdır. Dicle Bölümünde Gaziantep ve Şanlıurfa Platoları vardır. Orta Fırat Bölümünde Diyarbakır Havzası ve Mardin Eşliği (Yüksek bir düzlüktür.) vardır.
Akarsuları Ve Gölleri:
Fırat ve kolları Göksu ve Nizip, Dicle ve kolları Botan, Garzan ve Batman kolları başlıca akarsularıdır.
Bölgede doÄŸal göl yoktur. Akarsularının hidroelektrik gücü fazladır. Bu nedenle bir çok baraj gölü vardır. Fırat Nehri’nin üzerinde Atatürk, Karakaya, Hancağız Baraj Gölleri, Dicle nehri üzerinde Kıralkızı, Ilısu, Cizre Baraj Gölleri.

 
 

İKLİM VE BİTKİ ÖRTÜSÜ:
Bölgenin batısında Akdeniz ikliminin etkileri hissedilir. Yazları sıcak ve kurak geçer. Fakat kışları Akdeniz Bölgesine göre daha serindir. Bu bölümde don ve karada rastlanır. Yağışların çoÄŸu kışın düşer. Yıllık yağış 500-600 mm’dir. Yağışın az olmamasına raÄŸmen sıcaklık ve güneyden esen çöl rüzgarları yüzünden buharlaÅŸma meydana gelir ve bu da kuraklığa sebep olur. Ülkemizin en yüksek sıcaklıkları bu bölgede ölçülür. Tarımda sulama ihtiyacı çok olur. Bölgenin doÄŸusuna gidildikçe deniz etkilerinden uzaklaşılır ve yükseklik artar, sıcaklıklar düşer. Kar ve don olayları daha çok görülmeye baÅŸlar.
Bölgenin alçak kesimlerinde ve batısında bozkır görülür. Dağ yamaçları, yüksek yerler ve akarsu kenarlarında orman ve çalılık ağaçlara da rastlanır.

     
TARIM VE HAYVANCILIK:
Bölgenin ekonomisi tarıma dayanır. Ülke ekonomisine katkısı da bu alandadır. Tarıma elverişli tarım alanları ve düzlüklere sahip olmasına rağmen yaz kuraklığı ve sulama ihtiyacı nedeniyle tarım zorlaşır. GAP Projesinin yapılması ile birlikte artan sulama imkanları bölgenin tarımını artırmaya başlamıştır.
Bölgenin tarıma karasal iklim ürünlerine daha çok elverişlidir. En çok yetiştirilen ürünler şunlardır.
Mercimek: Türkiye üretiminde ilk sırada yer alır.
Buğday, Keten, Pamuk, Çeltik (Pirinç), Nohut ve Susam yetiştirilen bazı ürünlerdir.
Gaziantep Platosunda Antepfıstığı, Zeytin ve Üzüm yaygıdır.
Siirt’te Antepfıstığı üretimi baÅŸlamıştır.
Akarsu kenarlarındaki sulanabilen ovalarda sebze ve meyvede (Başta Karpuz olmak üzere) yetiştirilmektedir.
Bölgede platolar ve bozkırlar çok görüldüğü için küçükbaş Hayvancılık (Koyun, Keçi) çok yapılır. Keçi daha çok yüksek alanlarda yaygındır. Bu sayede bölgede hayvansal ürünler ticareti de yapılmaktadır.

YER ALTI KAYNAKLARI:
Fosfat: Mardin-Mazıdağı, Doğalgaz: Mardin-Çamurlu
Petrol:
Batman- Beşiri ve Batman, Siirt-Kurtalan-Baykan ve Barzan, Adıyaman-Kahta ve Diyarbakır.
Linyit:
Adıyaman-Gölbaşı, Manganez: Kilis

NÜFUS VE YERLEŞME:
Nüfusu 2000 sayımına göre 6.6 milyondur. Nüfus yoÄŸunluÄŸu Km2′ye 112 kiÅŸidir. Bu Türkiye ortalamasının üstündedir (Türkiye ortalaması Km2′ye 83 kiÅŸi). YoÄŸunluk bakımında en yoÄŸun 2. bölgedir. Nüfus artış hızı %o 25′tir (Türkiye %o 18.34). Bölgede kentsel nüfus % 62′dir (Türkiye ortalaması %65). Bölgede toplu yerleÅŸme ve kerpiç evler yaygındır. Nüfus batı kesiminde, daÄŸ etekleri ve akarsu boylarında yoÄŸunlaÅŸmıştır.

TURİZM:
Adıyaman-Nemrut Dağı, Şanlıurfa- Balıklı Göl ve Tarihi Eserler.
 

 

TÜRK EKONOMİSİNE KATKISI:
Türkiye Petrolünün 1/7’si bu bölgeden saÄŸlanır. Geri kalanı dış ülkelerden ithal edilir. Batman’da Petrol Rafinerisi vardır. GAP Projesinin bitirilmesi ile tarımdaki su ihtiyacı karşılanacak ve bölge ekonomisi daha zenginleÅŸecektir. Bunun ülke ekonomisine büyük katkısı olacaktır.

BÖLGENİN GENEL ÖZELLİKLERİ:
Ø Alan bakımından en küçük bölgedir.
Ø Nüfus bakımından sonuncu olmasına rağmen alanı küçük olduğu için yoğunluk fazladır.
Ø Orman bakımından % 1 ile son sırada yer alır.
Ø Ekili-Dikili alan bakımından % 20 ile 4. Sıradadır.
Ø Ekonomisi tarıma dayanır. Hayvancılık 2. Sırada yer alır.
Ø Antepfıstığı, mercimek ve karpuz üretiminde ilk sırada yer alır.
Ø Fosfat ve Petrol üretiminde ilk sıradadır.
Ø Buharlaşma ve yaz kuraklığının en fazla olduğu bölgedir.
Ø Hiç doğal gölü yoktur.
Ø En yüksek yeri Karacadağ Sönmüş Yanardağıdır.
Ø GAP Projesi bölgede halen sürmektedir.
Ø Türkiye’nin en büyük ve önemli baraj gölleri bölgede yer alır.

DOĞU ANADOLU BÖLGESİ

Posted by: Dream   
Mayıs 26th,
2008

DoÄŸu Anadolu Bölgesi, Türkiye‘nin yedi coÄŸrafi bölgesinden biridir. Anadolu topraklarındaki konumunda doÄŸuda yer alması nedeniyle Birinci CoÄŸrafya Kongresi tarafından 1941 yılında böyle isimlendirilmiÅŸtir.

Türkiye‘nin nüfus yoÄŸunluÄŸu ve nüfusu en az olan bölgesidir. [1] Bunda bölgenin yüz ölçümünün büyük olması baÅŸlıca etkendir. 2000 yılındaki nüfus sayımına göre bölgenin nüfusu 6 milyon 147 bin kiÅŸi civarındadır.

Konumu ve sınırları

Anadolu topraklarında, GüneydoÄŸu Anadolu Bölgesi ve Irak‘ın kuzeyinde, İç Anadolu Bölgesinin doÄŸusunda, Karadeniz Bölgesinin güneyinde; İran‘ın, Azerbaycan‘ın, Ermenistan‘ın batısında yer alır.

Türkiye‘nin kapladığı alanın (814.578 km²) %21′ini (171.061 km²) DoÄŸu Anadolu Bölgesi oluÅŸturur

Bölgenin en belirgin özelliği ortalama yükseltisinin fazla ve engebeli olmasıdır.

Türkiye’nin CoÄŸrafi Bölgeleri içerisinde en büyük alana sahip olanıdır. Nüfus yoÄŸunluÄŸu bakımından en az olan ve ortalama yüksekliÄŸi ise en fazla olan bölgedir. Maden zenginlikleri yönünden en fazla kaynaÄŸa sahip olan DoÄŸu Anadolu Bölgesi ayrıca volkanizmanın en etkin olduÄŸu coÄŸrafi bölgedir.

Bölümler

DoÄŸu Anadolu Bölgesi’nde dört bölüm vardır. Bunlar:

İlleri

Doğu Anadolu Bölgesi sınırları içinde yer alan iller şunlardır:

Yeryüzü şekilleri

 

Ortalama yükseltisi yaklaşık 2200 m olan DoÄŸu Anadolu Bölgesi Türkiye’nin en yüksek bölgesidir. Bölgede daÄŸlardan sonra en fazla yer kaplayan yeryüzü ÅŸekli platolardır. Bölgedeki en büyük plato Erzurum-Kars Platosudur. Türkiye‘nin en büyük gölü olan Van Gölü ve en büyük dağı olan AÄŸrı Dağı bu bölgededir. Bölgedeki diÄŸer büyük göller Hazar, Balık, Bulanık, Nazik, Çıldır ve Erçek gölleridir. Bölgenin baÅŸlıca akarsuları Fırat, Dicle, Aras, Kura ve Zap akarsularıdır.

Ovalar ve platolar

Bölgede dağlardan sonra en fazla alan kaplayan yerşekli plâtolardır. Platolar, Fırat ve Aras nehirlerinin kolları tarafından parçalanmıştır. En büyük plâtosu ‘’Erzurum Kars Platosu’’dur. Bölgede yer alan dağ kuşakları arasındaki çöküntü oluklarında ovalar yer almaktadır. Birinci çöküntü kuşağını; Ardahan, Göle ve Çıldır Gölü İkinci çöküntü kuşağını; Erzurum, Erzincan, Pasinler, Horasan ve Iğdır Ovaları Üçüncü çöküntü kuşağını ise; Malatya, Elazığ, Bingöl, Muş ve Van Gölü çanakları ve bunlar içerisinde yer alan ovalar oluşturur.

Akarsular ve göller

Doğu Anadolu Bölgesi’nda yer alan Aras ve Kura nehirleri sularını ülkemiz toprakları dışarısında Hazar Denizi’ne dökerler. Fırat, Dicle ve Zap nehirleri ise sularını yine ülkemiz dışarısında Basra Körfezi’ne dökerler. Bölge akarsularının rejimi düzensizdir. Bunun nedeni; yağış rejiminin düzensizliği ve kış yağışlarının kar şeklinde düşmesidir. Kışın yağan karlar erimeden uzun süre yerde kaldığı için akarsuların debileri azalmaktadır. İlk bahar ve yaz aylarında eriyen karlar akarsuların debile rinin yükselmesine ve coşkun bir şekilde akmasına yol açar.

Bölge akarsularının hidroelektrik enerji potansiyeli yüksektir. Bunun nedeni; yükselti ve eğimlerinin fazla olmasıdır.

Bölgedeki fay hatları üzerinde göller oluşmuştur. Türkiye’nin en büyük gölü olan Van Gölü başta olmak üzere Çıldır, Nazik, Erçek, Hazar, Balık ve Bulanık gölleri bölge sınırları içerisinde yer alır. Van Gölü Türkiye’ nin ikinci büyük kapalı havzasını oluşturur.

Bitki örtüsü

Bölgenin havzalarında ve ovalarında Bozkırlar yaygındır. DaÄŸ çayırları, meÅŸe ve sarıçam ormanları daÄŸların genel bitki örtüsüdür. Türkiye ormanlarının %11′ine sahip olan bölge, orman alanları bakımından 5. sıradadır.Ayrıca doÄŸu anadolu bölgesi çok daÄŸlık bir alan olduÄŸu için buralarda fazla ot yeÅŸermez.Bunun içinde fazla büyükbaÅŸ hayvancılığı yaygındır.

Nüfus ve yerleşme

Türkiye‘nin nüfus yoÄŸunluÄŸu en az olan bölgemizdir. Bunda bölgenin yüz ölçümünün büyük olması baÅŸlıca etkendir. 2000 yılındaki nüfus sayımına göre bölgenin nüfusu 6 milyon 100 bin kiÅŸi civarındadır.

Diğer bölgelere göçün fazla yaşandığı bölge olan Doğu Anadolu Bölgesinde kırsal nüfus kent nüfusundan fazladır.

Bazı İllerin Nüfus Artışı (1990-2000 arası)[2]

Ağrı   %19,03
Erzurum   %10,52
Erzincan   %5,38
Bingöl   %2,51
Bayburt   -%9,75
Kars   -%8,43
Artvin   -%10,33
Ardahan   -%20,22

Türkiye’deki coğrafi bölgeler arasında nüfus miktarı ve yoğunluğu yönünden önemli farklar bulunmaktadır. Bu farkların oluşmasında fiziki faktörler (iklim özellikleri, yerşekilleri, toprak özellikleri) ve beşeri faktörler (sanayileşme, tarım, yeraltı kaynakları, turizm, ulaşım) önemli rol oynarlar.
Bölge yüzölçümünün %10′unda ancak tarım yapılabilir. Yer ÅŸekilleri ve iklimin olumsuz etkisinden dolayı tarımsal faaliyet geliÅŸmemiÅŸtir. Bölgedeki tarım etkinlikleri en çok bölgenin güneyindeki çöküntü ovalarında (Elbistan, Malatya, Elazığ ve MuÅŸ ovaları) yoÄŸunlaşır. malatya[arapgir]güzel yeridir. tarihi yerleri en bol yerdir.

Bölgede yetiştirilen başlıca tarım ürünleri

Arpa

En fazla tarımı yapılan üründür. (Nedenleri: Düşük sıcaklığa dayanıklı olması, kısa sürede hasat edilebilmesi, hayvan yemi olarak kullanılması ve buğdayın yetiştirilemediği yerlerde yetişebilmesidir. )

BuÄŸday

Arpadan sonra en fazla tarımı yapılan ürün buğdaydır.

Tütün

Bitlis, Malatya ve Elazığ çevresinde yetiştirilir.

Kayısı

Malatya, Türkiye‘de ve dünyada kayısı üretiminde ilk sırada yer alır.

Ayrıca patates, lahana gibi çeÅŸitli ürünler de yetiÅŸtirilir. Genel olarak sıcaklığın düşük olmasından dolayı sebzecilik geliÅŸmemiÅŸtir. Bundan dolayı sebze tarımına en az elveriÅŸli bölge DoÄŸu Anadolu’dur.

Alıntıdır..

AKDENİZ BÖLGESİ

Posted by: Dream   
Mayıs 26th,
2008

COĞRAFİ KONUMU

Bölge ismini güneyindeki Akdeniz’den alır. Ege Bölgesi ile olan sınırı KöyceÄŸiz gölünün batısından baÅŸlayarak Sultan daÄŸlarına kadar uzanır. Kuzeyde İç Anadolu Bölgesi’ne komÅŸudur. Bölgeyi kuzeydoÄŸudan DoÄŸu Anadolu Bölgesi ve doÄŸudan G.DoÄŸu Anadolu Bölgesi çevreler.

Yurdumuzun güneyinde alan bakımından 4. büyük bölgemizdir

YERYÜZÜ ŞEKİLLERİ

  

 

 Bölgenin büyük bir kı

 Batı Toroslar Antalya Körfezi’nin her iki yanında da yer alır. Bey DaÄŸları, Çiçekbaba ve Barla DaÄŸları Antalya Körfezi’nin batısında, güneybatı - kuzeydoÄŸu yönünde uzanırlar. Sultan Dedegöl ve Geyik DaÄŸları Antalya Körfezi’nin doÄŸusunda kuzeybatı - güneydoÄŸu yönlü uzanır.

Anamur Burnu’nun kuzeyinden baÅŸlayan Orta Toroslar, güneybatı - kuzeydoÄŸu yönlü uzanan üç kütleden oluÅŸur. Bunlar, Bolkar DaÄŸları, AladaÄŸlar, Tahtalı DaÄŸları ve BinboÄŸa DaÄŸları’dır. Akdeniz Bölgesi’nde Toroslar’dan baÅŸka Hatay - K. MaraÅŸ istikametinde uzanan daÄŸların oluÅŸturduÄŸu bir dış sıra halinde Nur (Amanos) DaÄŸları uzanır.

Dağların kıyıya paralel uzanması, dalga aşındırmasının fazla olmasına ve kıyılarda yalıyarların (falezlerin) çokluğuna neden olmuştur.

Akdeniz Bölgesi’nde yer yer plato alanları bulunur. Bunlardan biri Antalya Körfezi’nin batısındaki Teke Platosu, diÄŸeri de Anamur Burnu’nun gerisindeki TaÅŸeli Plâtosu’dur. Antalya Körfezi’nin batısındaki daÄŸlarla ve platolarla kaplı karstik arazi “Teke Yöresi” olarak adlandırılır. Teke Yöresi ve TaÅŸeli Platosu bölgenin en tenha yerleridir.  

Türkiye’de karstik yapının yaygın olduÄŸu yerlerde yağışın fazla olmasına karşın yeraltına sızmanın çok olması, yerüstü sularının zayıf olmasına yol açar. Bu nedenle de bu yerlerde nüfus yoÄŸunluÄŸu azdır.

Dağlar kıyıdan itibaren yükseldiği ve kıyıya paralel olduğu için iç kısımlarla ulaşım ancak bazı geçitlerle sağlanabilmektedir.

Bölgedeki baÅŸlıca geçitler ÅŸunlardır: Göller Yöresi’ni Antalya’ya baÄŸlayan Çubuk geçidi, İç Anadolu’yu Silifke’ye baÄŸlayan Sertavul geçidi, Amik Ovası’nı İskenderun’a, hatta Suriye’ye baÄŸlayan Belen geçidi ve Çukurova’yı İç Anadolu’ya baÄŸlayan Gülek geçididir.

Bu bölgedeki ovalar çöküntü alanlarında alüvyonların yığılması ile oluÅŸmuÅŸ birikim alanlarıdır. Bu birikim alanlarından en önemlileri Çukurova delta ovası ile Hatay çukurluÄŸundaki Amik ovasıdır. Akdeniz Bölgesi’nin batısında da kıyıda Antalya ovası ile Göller yöresinin küçük çöküntü ovaları bulunmaktadır.

Akdeniz Bölgesi genel olarak engebeli ve daÄŸlıktır. Bölgenin  %  80′ini kıyıya paralel uzanan Toros DaÄŸları ile yüksek platolar oluÅŸturur. Bu durum, bölgede  nüfus dağılışını, kara ulaşımını, bitki örtüsünü, turizm çeÅŸitliliÄŸini çok etkiler. Sanayi ürünleri çeÅŸitliliÄŸi ise bu durumdan en az etkilenir.

TOPRAK

Genel olarak yağış ve sıcaklığın yeterli olması, toprak içerisindeki demir bileÅŸiklerinin daha hızlı oksitlenmesini saÄŸlamıştır. buna baÄŸlı olarak toprak kırmızımsı bir renk alır. Özellikle kireç taÅŸlarının çatlaklı olması sonucunda hava ve su dolaşımı çok iyi gerçekleÅŸir. bu ise kireç taÅŸlarının bulunduÄŸu sahalarda toprağın kızıllaÅŸmasını daha da hızlandırır. Bunun sonucunda Akdeniz Bölgesi’nin  karstik arazilerinde kırmızımsı renkte terra rossa toprakları yaygındır.

AKARSU ve GÖLLER

 

Bölgedeki akarsular düzensiz  rejime sahiptirler. Akarsu  rejiminin düzensiz olmasında çeşitli faktörlerin etkisi vardır. Bunlar:

  •   Bölgede etkili olan Akdeniz ikliminde yağışların  çoÄŸu kış aylarında görülür. Yaz ayları ise çok sıcak ve kurak geçer. Bunun  sonucu  olarak akarsular kışın kabarır, yazın ise kuruyacak seviyeye gelir.

  •    Bölgede  karstik yeryüzü ÅŸekillerinin geniÅŸ yer  tuttuÄŸu görülür. Bunun sonucu olarak, yağışlı mevsimlerde suyun bir kısmı yer altına sızarak akarsuların fazla kabarmasını önler. Yazın ise yeraltı suyunun akarsuya karışarak su seviyesinin alçalmasını az da olsa engellediÄŸi görülür.

Bölgenin en önemli akarsuları, Asi, Seyhan, Ceyhan, Göksu, Manavgat, Aksu ve Dalaman çayıdır.

Bölge göl bakımından zengindir. Batısında tektonik ve  karstik etkenlerle oluşan göllerin yer aldığı Göller Yöresi bulunmaktadır. Beyşehir, Eğirdir, Burdur, Acıgöl, Suğla, Söğüt, Salda, Elmalı ve Kovada  gölleri bulunur.

 EÄŸirdir Gölü tatlı su gölüdür. Bunun nedeni fazla sularını yer altından Aksu’ya ve dolayısıyla Akdeniz’e boÅŸaltmasıdır. Bu göllerden SuÄŸla Gölü, zaman  zaman kuruyacak derecede su kaybına uÄŸrar.

Doğuda  Hatay yöresindeki Amik Gölü de, Asi nehrinin taşkınlarının bataklık şeklinde olduğu bir göldür. Bu  alan akarsuların getirdiği alüvyonlarla büyük ölçüde dolmuştur

İKLİM ve BİTKİ ÖRTÜSÜ

 

Bölgede karakteristik Akdeniz iklimi görülür. Yazlar sıcak ve  kurak, kışlar ılık ve yağışlıdır. Yıllık sıcaklık ortalaması 18°C’dir. Kıyıda yıllık yağış miktarının 1000 mm  yi bulduÄŸu yerler vardır. Akdeniz  kıyıları kış mevsiminin en ılık geçtiÄŸi bölgemizdir. Buna yol açan nedenler, nemlilik miktarı, güneş  ışınlarının düşme açısı ve Toros DaÄŸları’nın doÄŸrultusu ve yükseltisidir. Toroslar, kışın kuzeyden gelen soÄŸuk  hava kütlelerinin kıyıya inmesini önler.

Yağış maksimumu  kış mevsimine rastlar.

Bölgedeki yaz kuraklığı ise, dinamik yüksek basınç alanlarının etkili olması, bölgenin alçalıcı hava hareketlerinin etkisine girmesinin sonucudur.

Kıyıdan itibaren yükseldikçe sıcaklık düşmekte, yağış miktarı artmaktadır.  

Denize dönük  yamaçların etekleri bol yağış alır. Batıda Antalya çevresi doğuda, Hatay,  Dörtyol, Osmaniye,  Kadirli, Bahçe çevresi 1000 mm civarında yağış alır. Oysa ovadaki Mersin ve Adana çevresi 600 - 700 mm yağış almaktadır.

Karasallaşmanın belirgin olduğu yerler, bölgenin batı kesiminde genişler. Göller yöresi ve Teke yöresi karasallığın en belirgin olduğu yerlerdir. Sıcaklık farkları artar, kışlar daha uzun sürer.

Akdeniz Bölgesi’nde 700 - 800 m’ye kadar maki bitki örtüsü hakimdir. Maki, zeytin, mersin, defne, sakız aÄŸacı, zakkum, keçiboynuzu, vb. kuraklığa dayanıklı bodur bitkilerden oluÅŸur.

Bölgedeki ormanlar, makiden sonra baÅŸlar, 2400 m’ye kadar devam eder. Daha sonra daÄŸ çayırları yer alır. Orman alanları üzerindeki daÄŸ çayırları yazın kuraklığın etkisi ile kururlar.

Akdeniz  Bölgesi’nin iç kesimlerine doÄŸru gidildikçe iklim karasallaşır. Özellikle Göller Yöresi’nde yıllık yağış miktarı ve kış sıcaklık deÄŸerleri düşmüştür.  

NÜFUS ve YERLEŞME

2000 nüfus sayımına göre, bölgede 8 706 005 kiÅŸi bulunmaktadır. Nüfus sayısı bakımından dördüncü sırada yer alır. Nüfus yoÄŸunluÄŸu Türkiye ortalamasının altındadır.Akdeniz Bölgesi’nde nüfusun %70′i Adana Bölümü’nde toplanmıştır.

Bu Durumun Başlıca Nedenleri;

 

  • Zengin tarım alanı olan Çukurova’nın varlığı,
  • Çukurova’da tarım ürünleri iÅŸleyen sanayi kuruluÅŸlarının fazlalığı,  
  • Adana Bölümü’nün iç kesimlerle baÄŸlantısının düzgün olmasıdır.

Adana Bölümü’nde Adana, Mersin, İskenderun, Antakya, Kahraman  MaraÅŸ, Tarsus, Kilis, Kozan, Kadirli, Osmaniye gibi büyük il ve ilçelerde sanayi, tarım ve ticaretin aktif olması nüfusun artmasına neden olmuÅŸtur.

Antalya Bölümü’nde ise nüfus, bölge nüfusunun %30  unu oluÅŸturur.

Çünkü;  

  • Antalya Ovası Çukurova kadar verimli deÄŸildir.
  • Kalkerli kayaların varlığıyla karstlaÅŸma, tarım hayatını olumsuz yönde etkilemektedir.
  • Antalya Bölümü’nde ulaşım fazla geliÅŸmemiÅŸtir. Burdur ve Isparta yöresi demir yoluyla Ege Bölgesi’ne baÄŸlanmış ve İzmir’in ard bölgesi durumuna gelmiÅŸtir.
  • Antalya  Bölümü’ne  baÄŸlı kıyı ovalarının, son yıllarda turizm faaliyetlerine baÄŸlı olarak nüfusu artmaktadır.

Buna  karşılık toplu yerleşme daha fazladır. Ancak suyun  bol olduğu yörelerde dağınık yerleşmeye rastlanır. Bölgenin kıyı ovalarında turistik tesislerin yaygınlığından dolayı dağınık yerleşme hakimdir. Bölgede köy ve kasaba evlerinin yapı malzemesini daha  çok kalker taşları oluşturur.

Akdeniz Bölgesi nüfus yoÄŸunluÄŸu açısından Türkiye ortalamasının altında bir durum gösterir. Bunun en önemli nedeni bölgenin %90′ını iÅŸgal eden Toroslar’dır.

Toroslar, Teke ve  TaÅŸeli Yöresi Türkiye’nin en seyrek nüfuslu yerlerindendir.  

Çukurova’da nüfus yaz mevsiminde artmaktadır. Bu  artışta tarım işçilerine olan gereksinimin artması rol oynar.

 

TARIM

Bölgede tarım alanları sınırlı olmasına rağmen kıyı şeridinde en önemli ekonomik etkinlik tarımdır. En önemli tarım alanları başta Çukurova olmak üzere Amik ve Antalya ovalarıdır.

İklim özellikleri tarımsal yaşamı şekillendirir. Tarım alanlarından  yıl içinde birden çok ürün alma bakımından  en elverişli koşullara sahip olan bölgemizdir.

Bölgede  yetiştirilen başlıca tarım ürünleri şunlardır:

BuÄŸday

Bölgenin hemen  her tarafında yetiÅŸtirilir. Çukurova’da pamuk ekilmeyen alanlarda da ekilir.

Pirinç

Hatay’da Amik Ovası’nda, K. MaraÅŸ çevresinde ve  Silifke civarında yetiÅŸtirilir.

Pamuk

Başta Çukurova olmak üzere diğer kıyı ovalarında  yetiştirilir. 

Tütün

Göller Yöresi’nde ve Hatay çevresinde yetiÅŸtirilir.

Gül

Özellikle Isparta ve Burdur çevresinde tarımı yapılır.

Turunçgiller

Kıyı boyunca Finike, Antalya, Alanya, Anamur,  Silifke, Mersin, ve Dörtyol’da yetiÅŸtirilir. 

Muz

Alanya ve Anamur çevresinde yetiÅŸtirilir. Türkiye’de yetiÅŸtirilen muzun tamamı bölgeden karşılanır

Haşhaş  ve şekerpancarı

Özellikle Göller Yöresi’nin ürünleridir.  

 Zeytin ve üzüm

 Kıyı şeridinde hemen her yerde yetiştirilir. Ancak bölge halkı daha kârlı olan pamuk  üretimine önem verdiği için zeytincilik ve bağcılık fazla gelişememiştir. 

Bölge soya fasulyesi, yer fıstığı ve mısır üretiminde de Türkiye’de ilk sıradadır.  

Seracılığın en yaygın olduÄŸu bölge Akdeniz Bölgesi’dir. Bölgede kış sıcaklığının sıfır derecenin altına düşmemesi turfanda sebze ve meyveciliÄŸin geliÅŸmesine yol açmıştır. Mersin - Antalya kıyı ÅŸeridi turfanda sebzeciliÄŸin en yaygın olduÄŸu yerdir.

Akdeniz Bölgesi’nde hayvancılık fazla geliÅŸmemiÅŸtir. Sığır, koyun ve keçi Toroslar’da yaylacılık sistemiyle yetiÅŸtirilir. Hayvanlardan en yaygın olanı kılkeçisidir. Çünkü bu hayvan  Toroslar’ın sarp yamaçlarında yaÅŸamını kolayca sürdürür.  

SANAYİ

Adana  Bölümü’nde sanayi daha fazla geliÅŸmiÅŸtir. Adana Bölümü’nde dokuma, tütün, gıda, kimya, tarım araçları, çimento, madeni eÅŸya, cam ve tuÄŸla fabrikaları vardır.  

Mersin, önemli bir liman kentidir. Bu ilimizde, Ataş petrol rafinerisi bulunur.

Antalya’da ferro - krom tesisleri, yaÄŸ fabrikaları bulunur.

Isparta’da gülyağı fabrikaları, çimento fabrikası, tarım araçları yapım merkezleri ve halı fabrikası bulunur.

Burdur’da gül yağı fabrikası, ÅŸeker fabrikası, tarım araçları fabrikası, süt ve yem fabrikaları yer alır.

YERALTI ZENGİNLİKLERİ

Krom    : Fethiye- Dalaman  ve  Adana (Aladağlar) çevresinde çıkarılır.

Barit   : Mersin ve Adana çevresinde çıkarılır.

Boksit(alüminyum): Batı Toroslar’da SeydiÅŸehir çevresinde çıkarılır.

Kükürt  : Keçiborlu (Isparta) çevresinde çıkarılır.

Demir  : Adana (Feke ve Saimbeyli) çevresinde  çıkarılır.

Asbest  : DoÄŸu Akdeniz’de Hatay çevresinde çıkarılır.

TURİZM

Bölge turizmden elde edilen gelirler bakımından 3. sıradadır.

Burdur’da İnsuyu maÄŸarası, Alanya’da DamlataÅŸ maÄŸarası, Tarsus’ta Yedi uyuyanlar maÄŸarası, Antalya yakınlarında Karain maÄŸarası, Düden, Manavgat KurÅŸunlu  ve Tarsus ÅŸelaleri, Mersin’deki Cennet ve Cehennem   obrukları ve Dilek kuyu maÄŸarası bölgede  yer alan ve turizm faaliyetlerine neden olan karstik ÅŸekillerdir.

Ayrıca yazın erken baÅŸlaması deniz turizminin de erken baÅŸlamasına ve geliÅŸmesine neden olmuÅŸtur. Bütün Akdeniz kıyıları boyunca turistik tesisler kurulmuÅŸtur ve kurulmaktadır. Akdeniz  Bölgesi’nde Olimpos - BeydaÄŸları Sahil,Güllük Dağı (Termessos), Kovada Gölü, KızıldaÄŸ, Köprülü Kanyon ve Karatepe - AslantaÅŸ milli parkları bulunur.

Antalya’da her yıl düzenlenen Altın Portakal Film Festivali ile Mersin Moda ve Tekstil     Fuarı da önemli  turizm etkinliklerindendir.

BÖLÜMLERİ 

Antalya Bölümü

TaÅŸeli Platosu’nun batısında kalır. Antalya Bölümü endüstriyel geliÅŸim  bakımından  Adana   Bölümü’nden  daha geridedir. Bunun nedeni Antalya Bölümü’nün daÄŸlık olması ve tarım yapılan ovaların azalmasıdır.  

Bozova,  Elmalı, Acıpayam, Tefenni gibi karstik ovalara sahiptir.  

Antalya Bölümü, Adana Bölümü’nü turizmde, seracılıkta ve yağış miktarında geçmiÅŸtir. Antalya Bölümü’nde  yeryüzü  ÅŸekillerinin etkisiyle tarım yapılan alanlar daha dardır. DaÄŸları kıyıdan itibaren ani olarak dikleÅŸir ve iç kısımlarla olan baÄŸlantıyı zorlaÅŸtırır. Böylece bölgenin art bölgesi yok denecek kadar azdır. Bu da Antalya Bölümü’nde endüstriyel geliÅŸimin, Adana Bölümü’nden daha geri olmasına neden olmuÅŸtur.

Turizm  potansiyeli bakımından Antalya Bölümü, Adana  Bölümü’nden çok önde gelir. Sanayi kuruluÅŸlarının çokluÄŸu yönüyle Adana Bölümü Antalya Bölümü’ne  göre  öndedir. Kıyı ovalarının geniÅŸliÄŸi yönüyle  deÄŸerlendirildiÄŸinde Adana Bölümü’nde yer alan Çukurova’nın Antalya Ovası’ndan çok geniÅŸ olduÄŸunu görürüz. Tarımın ve sanayinin yoÄŸun olarak yapıldığı Adana Bölümü’nde nüfus daha yoÄŸundur. Antalya ve Adana Bölümü iklim ÅŸartları bakımından benzerlik gösterir. Her iki bölümde karakteristik Akdeniz iklim koÅŸulları görülür.

İklim özellikleri her iki bölümde  aynıdır.

Sulama suyu miktarı şartları itibariyle iki bölüm de aynı avantajlara sahiptir.  

Tarım alanlarının kullanış biçimi her iki bölümde benzerdir.

ADANA BÖLÜMÜ

Bölüm yüz ölçüm olarak Antalya Bölümünden daha büyüktür. Bölümde verimli ovalar geniş alan kaplar. Bölümün batısında bulunan Taşeli platosunun yüzeyi kireç taşlarından (kalker) oluşmuştur. Bu sebeple burada kireç taşlarının çözünmesi sonucu oluşmuş karstik şekiller  meydana gelmiştir. Başlıcaları; Cennet-Cehennem obrukları, Dilek kuyu mağarası, yedi uyuyanlar mağarası gibi.

Bölge nüfusunun yarıdan fazlası bu bölümdedir. Sebepleri : Verimli tarım  alanları, sanayinin geliÅŸmiÅŸ olması ve ulaşım imkanlarının daha iyi olmasıdır. Bölümün en geliÅŸmiÅŸ ili Adana’dır. Adana aynı zamanda Türkiye’nin 4. büyük kentidir. Adana  ;Tarım, sanayi,ticaret ve eÄŸitim kentidir.

Bölümün en önemli ticaret merkezleri Adana ve Mersin’dir. Mersin’de yer alan serbest ticaret bölgesi ve Mersin Limanı bölüm ticaretinde önemli paya sahiptir.

Alıntıdır..

İÇ ANADOLU BÖLGESİ

Posted by: Dream   
Mayıs 26th,
2008

COĞRAFİ KONUMU  

Bölge, Ana­dolu’nun orta kısmında yer alır. Bu konumu sebe­biyle “Orta Anadolu” da denir.  

İç Anadolu Bölgesi’nin yüz ölçümü 151.000 km2 olup, bu alan Türkiye topraklarının %20’sini kaplar. DoÄŸu Anadolu’dan sonra ikinci büyük bölgemizdir. GüneydoÄŸu Anadolu Bölgesi dışında diÄŸer bölgelerin hepsiyle komÅŸudur.

Bölge, yeryüzü şekilleri bakımından sade bir görünüme sahiptir.  

Yer şekilleri çeşitlilik göstermez. Engebe­li araziler fazla olmadığı için, kara ve demiryolu ulaşı­mına oldukça elverişlidir. Bölgenin çoğu yerinde ge­nellikle 1000 m yükseltiye sahip düzlükler bulunur.En alçak yerleri olan Sakarya ve Kızılırmak vadilerindeki yükselti 700 m civarındadır.  

Bölgenin güneyinde KuzeydoÄŸu-güneybatı doÄŸrultusunda uzanan daÄŸlar volkanik kökenli dir. BaÅŸlıcaları; Hasandağı, KaracadaÄŸ, KaradaÄŸ, Erciyes Dağı ve Melendiz DaÄŸları’dır.  

Bölgedeki kıvrım daÄŸları ise doÄŸuda geniÅŸ bir alan kaplar. En önemlileri, Ak daÄŸlar, Hınzır Dağı, Tecer Dağı ve Yıldız DaÄŸları’dır.  

Platolar en fazla bu bölgemizde yer alır. Batıda Haymana ve Cihanbeyli, güneyde Obruk, doğu­da da Bozok (Kızılırmak) plâtolarıyla, Ege Bölgesi sınırı boyunca Yazılıkaya (Bayat) ve Doğu Anado­lu Bölgesi sınırı boyunca da Uzunyayla gibi platolara sahiptir.  

Tuz Gölü çevresi Türkiye’nin en büyük kapalı havzasıdır.  

İç Anadolu’nun bazı ovaları oldukça geniÅŸtir. Konya ovası, Türkiye’nin en büyük ovasıdır. Eski bir göl tabanıdır. GeniÅŸ ovalardan diÄŸeri Tuz Gölü’nün gü­neyindeki Aksaray Ovası’dır. Haymana platosunun batısındaki Yukarı Sakarya Ovası da geniÅŸ alan kaplar. Küçük ovalar olan EskiÅŸehir, Ankara, Kayseri ve Develi ovaları, platolar arasındaki çukurluklarda yer almaktadır.  

TOPRAK 

iç Anadolu Bölgesi’nde kahve ve kestane renkli topraklar yaygındır. 1200 m. den yüksek alanlardaki orman altlarında, organik madde bakımından zengin, koyu renkli orman toprakları vardır. Ayrıca meşe ormanları altında kireçli kahverengi orman toprakları da bulunmaktadır

AKARSU ve GÖLLERİ  

İç Anadolu Bölgesi’nin en önemli akarsuları Kızıl­ırmak, Sakarya Nehri, Porsuk ve Delice çayları­dır. Bu bölge akarsuları kapalı havzada akan sel rejimli akarsulardır. İlkbahar yağışlarıyla taÅŸar, ya­zın kuruyacak hale gelir.  

İç Anadolu Bölgesi’nin güney kesimleri sularını deniz­lere gönderemez. Bu nedenle kapalı havzalar geniÅŸ bir alan kaplar. Kapalı havzaların geniÅŸ olanları, Kon­ya Ovası, Tuz Gölü ve AkÅŸehir - Eber gölleri çevre­sinde yer alır. Seyfe Gölü, Sultan Sazlığı (Yaygölü) gibi küçük kapalı havzalar da bulunmaktadır. İç Ana­dolu Bölgesi’nin büyük bir bölümü sularını Kızılırmak, Sakarya ve YeÅŸilırmak’ın kolu olan Çekerek suyu sa­yesinde Karadeniz’e gönderir. GüneydoÄŸusundaki Uzunyayla yöresi, sularını Seyhan’ın kolu olan Zamantı suyu sayesinde Akdeniz’e gönderir. Sel rejimli akarsuların en fazla bulunduÄŸu bölgedir.  

Bölgenin en büyük gölü Tuz Gölü’dür. Bu göl bu­harlaÅŸmanın etkisiyle yazın büyük ölçüde kurumakta­dır. Tuz Gölü, tektonik oluÅŸumludur. DerinliÄŸi fazla de­ğildir. Gölün alanı kışın ve ilkbaharda fazla alan kapla­dığı halde, yazın buharlaÅŸma ve beslenme yetersizli­ğinden dolayı kapladığı alan azalır. Tuz ihtiyacımızın %30′unu karşılar. DiÄŸer önemli gölleri ise AkÅŸehir, Eber, Ilgın (Çavuşçu), Tuzla, Seyfe, Mogan ve Sultansazlığı gölleridir.

İKLİM ve BİTKİ ÖRTÜSÜ  

Bölgenin çevresi yüksek dağlarla çevrili olduğundan, denizlerin nemli ılıman havası bölgeye sokulamaz.  

Bu nedenle bölgede, yazları sıcak ve kurak, kışları soğuk ve kar yağışlı karasal iklim hakimdir. Bölge­de, doğuya doğru gidildikçe yüksekliğin artmasına bağlı olarak karasallık derecesi artar ve kış sıcak­lıkları çok düşük değerlere ulaşır.  

İç Anadolu, ülkemizin en az yağış alan bölgesi­dir. Ortalama yağış 400 mm civarındadır. Bölge, en fazla yağışı ilkbahar aylarında sağanak halinde alır. En kurak mevsim yazdır. Yazların kurak olması ve yaz kuraklığının erken başlaması sebze türü bitkiler üzerinde olumsuz etki yapar. Bölgenin ve ülkemizin en az yağışlı yeri Tuz Gölü çevresidir(320 mm) .

Yağışların azlığı bölgenin deniz etkisine kapalı olmasından kaynaklanmaktadır. Denizden gelen nemli hava kütlesi, nemini, daÄŸların denize bakan yamaçlarında yağış halinde bırakır. İç Anadolu Bölgesi’ne doÄŸru eserken artık kurudur.

Bölgede görülen yağışlar konveksiyonel ve cephe­sel kökenlidir. Kırkikindi adı da verilen konveksiyonel yağışlar İlkbaharda yaygındır.

Bölgenin tabii bitki örtüsü bozkırdır. Bozkır, ilkba­har yağmurlarıyla yeşeren, bir kaç ay yeşil kalan, yaz sıcaklığı ile sararan ot topluluğudur.

İç Anadolu Bölgesi ülkemiz ormanlarının %7 sini kaplayarak bölgeler arasında 6. sırada yer alır.

 

NÜFUS ve YERLEŞME  

İç Anadolu Bölgesi, 2000 nüfus sayımına göre yaklaşık  11 608 868 kiÅŸilik nüfus büyüklüğüyle Marmara Bölgesi’nden sonra ikinci sırayı alır. Bu bölgenin nüfus yoÄŸunluÄŸu Türkiye nüfus yoÄŸunluÄŸu ortalamasının altındadır. İç Anadolu Bölgesi’nin nüfusu, bölgenin doÄŸal koÅŸullarının etkisine baÄŸlı olarak, daha çok komÅŸu bölgelere yakın yerlerdeki daÄŸ eteklerinde yoÄŸunlaşır. Bunun nedeni, sözü edilen kesimlerin daha yağışlı olması ve su kaynaklarının bol olmasıdır.  

kiÅŸilik nüfus büyüklüğüyle Marmara Bölgesi’nden sonra ikinci sırayı alır. Bu bölgenin nüfus yoÄŸunluÄŸu Türkiye nüfus yoÄŸunluÄŸu ortalamasının altındadır. İç Anadolu Bölgesi’nin nüfusu, bölgenin doÄŸal koÅŸullarının etkisine baÄŸlı olarak, daha çok komÅŸu bölgelere yakın yerlerdeki daÄŸ eteklerinde yoÄŸunlaşır. Bunun nedeni, sözü edilen kesimlerin daha yağışlı olması ve su kaynaklarının bol olmasıdır.  

Bölgedeki ovaların aldığı yağışın az olması, nüfuslanma ve yerleÅŸmeyi engellemiÅŸtir. Düz ovalık kesimde nüfus yoÄŸunluÄŸu daÄŸ eteklerine göre azdır. Toplu köy niteliÄŸindeki kırsal yerleÅŸme birimleri ile kentler daÄŸ etekleri boyunca dizilidir. Bölge nüfusunun %62’si, nüfusu 10.000′den fazla olan ve kent sayılan yerleÅŸme birimlerinde yaÅŸamaktadır. Tarım alanları geniÅŸ olmasına karşın nüfusun %38′i kırsal kesimde yaÅŸar. Tarım alanlarının geniÅŸ olması, tarımsal nüfus yoÄŸunluÄŸunun düşük olmasına yol açar. Nüfusun dağılışı, yağış dağılışına benzerlik gösterir.

Bölgede en fazla nüfuslanmış bölüm, Yukarı Sakarya‘dır. Bu bölümün yoÄŸun nüfuslanmasında, endüstri faaliyetleri ile Ankara’nın baÅŸkent olması önemli rol oynar. Konya ve Tuz Gölü civarları nüfus yoÄŸunluÄŸunun az olduÄŸu yerlerdir. 

TARIM 

Bölge ekonomisinin temeli tarıma dayanır. Ekili - dikili alanların oranı bakımından Marmara Bölgesi’nden sonra ikinci sırada yer alır. Çalışan nüfusun büyük bir kısmı tarımla uÄŸraşır.  

İklimin yarı kurak karakterine rağmen, çok geniş alanlar tarıma ayrılır. Bölgenin tarımı iklim şartlarına bağlıdır. Özellikle ilkbahar yağışlarının yetersizliği veya gecikmesi, tahıl üretiminde önemli dalgalanmalar meydana getirir, iklim yarı kurak olduğu için nadas ihtiyacı duyulur. Tarımın en önemli problemi sulamadır.  

Bu amaçla büyük sulama kanallarının (barajların) yapılması ve yeraltı suyundan yararlanılması gerekir.Ekonominin temeli tarım ve hayvancılığa dayanır. Türkiye’de ulusal gelirin %20’sini bu bölge saÄŸlamaktadır.  

Tarım ürünleri içinde tahıllar başta gelir. Türkiye genelinde tahıla ayrılan toprakların yarıya yakını bu bölgededir. Yer şekilleri ve iklim koşulları tahıl tarımını öne çıkarır. Düzlüklerin geniş yer kaplaması makineli tarımı kolaylaştırmıştır.  

Bölgenin sulanabilen bölümlerinde şeker pancarı tarımı yapılır. Buğday, şeker pancarı ve elmanın en fazla üretildiği bölgedir. Şeker pancarının özellikle Konya, Ankara, Eskişehir, Kayseri ve Niğde gibi şeker fabrikalarının bulunduğu yerlerde ekimi yapılır.  

İlkbahar yağışı ve yaz kuraklığı tahıla uygun ortamı oluÅŸturmuÅŸtur. Türkiye’nin tahıl ambarıdır. Sulanabilen arazinin azlığı buÄŸday ekim alanlarının geniÅŸ olmasına yol açmıştır. Bölgede buÄŸday nadas yöntemiyle yetiÅŸtirilir. Alan bakımından nadasa bırakılan toprakların en fazla olduÄŸu bölgemizdir. Bölgede yaz kuraklığının erken baÅŸlaması sebze türü bitkiler üzerinde olumsuz etki yapar.

HAYVANCILIK  

İç Anadolu Bölgesi’nde yaygın olarak bozkırların görülmesi küçükbaÅŸ hayvancılığın geliÅŸmesine neden olmuÅŸtur.  Bölgede Ankara ve EskiÅŸehir çevresinde tiftik keçisi yaygınlaşırken diÄŸer yörelerde daha çok koyun beslenir. KüçükbaÅŸ hayvanlardan elde edilen yün ve tiftik, dokumacılığı teÅŸvik etmiÅŸtir  

SANAYİ 

Bölgede önemli ulaşım yollarının geçtiği Yukarı Sakarya Bölümü sanayinin en fazla geliştiği bölümdür.  

EskiÅŸehir’de: Lokomotif, besin, motor, çimento ve inÅŸaat malzemeleri sanayii,  

Ankara’da : Dokuma, besin, tarım araçları, çimento ve mobilya sanayii,  

Konya’da : Tarım araçları, besin, motor, çimento, süt ürünleri ve inÅŸaat malzemeleri sanayii,  

Kayseri’de : Halıcılık, meyve suyu, pamuklu dokuma, pastırma ve sucuk üretim merkezleri  

Kırıkkale’de : Orta Anadolu petrol rafinerisi, silah fabrikası, demir -çelik endüstrisi  

Sivas’ta : Besin, yem, çimento endüstrisi ile dev­let demir yollarının bakım tesisleri bulunur.

YERALTI Z ENGİNLİKLERİ

Bölgenin önemli yeraltı zenginlikleri, linyit, krom, lületaşı, tuz ve bor mineralleridir.

Krom : EskiÅŸehir, Kayseri ve Sivas’ta çıkarılır.

Kayatuzu : Kırşehir ve Çankırı dolaylarında çıkarılır.  

Linyit: Sivas ve EskiÅŸehir’de çıkarılır.  

Çinko ve Demir: Kayseri’de çıkarılır.

Civa: Konya Sarayönü’nde 

Tuz:Tuz Gölü’nden elde edilir.

Lületaşı:EskiÅŸehir’de çıkarılmaktadır. Hediyelik eÅŸya yapımında kullanılır.

Turİzm  

Bölgenin önemli turistik yerleri peribacaları, Ihla­ra vadisi, Derinkuyu’daki yeraltı kentleri (Kapadokya) dir. Konya’daki Selçuklu eserleri, Mevlana türbesi ve çeÅŸitli yerlerdeki antik hitit kentleri önemli turistik deÄŸerlerdir.  

Bölgede sağlık turizmi de gelişmiştir. Özellikle Eskişehir, Ankara, Konya, Niğde, Kayseri illerinde kaplıcalar bulunmaktadır. Bu yerleşim merkezlerinde bu maksatla kurulmuş dinlenme ve konaklama tesisleri yer alır.  

Bölgedeki Erciyes ve Elmadağ kayak turizmi açısından gelişmiş yerlerdir.  

Bölgede özellikle Ankara’da bulunan Anıtkabir, Atatürk müzesi, Etnografya müzesi insanların en sık uÄŸradıkları yerler arasında yer almaktadır.  

İç Anadolu’da her yıl gerçekleÅŸtirilen, Kayseri Ana­dolu Fuarı ile Konya Fuarı baÅŸlıca turizm ve ticaret etkinliklerindendir.  

iç Anadolu Bölgesi’nde, BoÄŸazköy Alacahöyük Milli Parkı, Göreme Tarihi Milli Parkı ve Yozgat Çamlığı Milli Parkı gibi tarihi ve doÄŸal yönden korumaya alınmış turizm alanları da bulunmaktadır.  

BÖLÜMLERİ

İç Anadolu Bölgesi dört bölüme ayrılır:  

Konya Bölümü  

Bölgenin ortasında geniÅŸ bir kapalı havzadır. Bura­da büyük ovalar, plato düzlükleri, Tuz Gölü, AkÅŸehir ve Eber gölleri ile KaracadaÄŸ ve KaradaÄŸ volkanik daÄŸları bulunur. Türkiye’nin en kurak bölümüdür. Nüfus bakımından bölgenin en tenha bölümüdür. Halk tarım ve hayvancılıkla uÄŸraşır. Ülkemizin en önemli tahıl alanlarından birisidir. Konya, Aksaray ve Karaman bölümde yer alan illerdir.  

 

YUKARI SAKARYA BÖLÜMÜ 

Bölgenin kuzeybatı kısmını meydana getirir. Orta Kızılırmak boylarından İçbatı Anadolu’ya kadar uzanır. Yer ÅŸekilleri daha engebeli, iklimi biraz daha nemlidir.

Yıllık yağışlar 400 mm civarındadır. İklim ve ula­şım koşullarının elverişli olması nedeniyle, böl­genin en yoğun nüfuslu bölümüdür. Bölge nüfusunun yarıya yakını bu bölümdedir.

Batı Anadolu’yu iç bölgelere baÄŸlayan yolların geçtiÄŸi önemli bir yerdedir. Bölümde EskiÅŸehir ve Ankara illeri yer alır.

ORTA KIZILIRMAK BÖLÜMÜ 

İç Anadolu’nun, Çankırı’dan Toroslar’a kadar uzanan, içine Kızılırmak yayını alan kısmıdır. Alan bakımından bölgenin en büyük bölümüdür. Kuzey kesimi daha engebelidir.Güney kesiminde plato ve ova düzlükleri yaygındır. Ortada ise geniÅŸ Kızılırmak platosu bulunur. Erciyes volkanik dağı bu bölümde yer alır.

Tarım alanlarının oranı verimli volkanik topraklarla kaplı güney kesimden daha yüksektir. İç Anadolu’da kırsal nüfus yoÄŸunluÄŸunun en fazla olduÄŸu bölümdür. Kayseri, NiÄŸde, NevÅŸehir, KırÅŸehir, Yozgat ve Kırıkkale bölüm içinde yer alan illerdir.

Bu bölüm Kızılırmak’ın, Karadeniz Bölgesi ile DoÄŸu Anadolu arasına sokulan yukarı çığırını kaplar. İç Anadolu’nun en küçük, en engebeli bölümüdür.  

Dağlarla kuşatılmış bir havza görünümündedir. Engebeli olduğu için tarım alanlarının oranı daha düşüktür. Nüfusu seyrek, kentleşme oranı düşüktür. Bölgenin kışın en soğuk bölümü burasıdır. Bölümde Sivas ili bulunmaktadır.  

Alıntıdır…

KARADENİZ BÖLGESİ

Posted by: Dream   
Mayıs 26th,
2008

Coğrafİ Konumu

Bölge, Türkiye’nin kuzeyindedir. İsmini kuzeyindeki Karadeniz’den alır. Bölge, doğuda Gürcistan sınırından başlayarak, batıda Sakarya Ovası ile Bilecik’in doğusunda kadar uzanır.

Türkiye yüzölçümünün % 18′ine sahip olan bölge, bu oranla yüzölçüm bakımından üçüncüdür. DoÄŸu - batı istikametinde en uzun olan bölgemizdir. Bölge, batıdan doÄŸuya doÄŸru yaklaşık 1400 km lik uzunluÄŸa, kuzey - güney istikametinde ise 100 - 200 km arasında deÄŸiÅŸen geniÅŸliÄŸe sahiptir.

YERYÜZÜ ŞEKİLLERİ

Bölgenin yeryüzü şekillerini III.jeolojik devirde Alp kıvrımları sonucu oluşan doğu- batı yönündeki Kuzey Anadolu Dağları ile bu dağlar arasındaki oluklar oluşturmaktadır.

Batıda üç kuşak halinde uzanan bu dağlar kuzeyden güneye doğru; Küre, Bolu-Ilgaz ve Köroğlu dağları şeklindedir. Ortada Canik Dağları ve Doğuda ise iki kuşak halindedir. Bunlar; kuzeyde Giresun-Rize Dağları, güneyde ise Mescit, Kop ve Çimen dağları şeklindedir. 

 Karadeniz  boyunca  uzanan  daÄŸların yükseltileri batıda 2000 m  civarında olup, Orta Karadeniz’de 1000  m’ye kadar inmekte, doÄŸuda ise yükselti 4000 m’ye çıkmaktadır (en yüksek yer Rize’de Kaçkar dağıdır).  

DAÄžLARIN KIYIYA PARALEL UZANMASI SONUCUNDA

  •  Kıyılar fazla girintili - çıkıntılı deÄŸildir. Küçük koylar hariç, kıyılarda önemli girinti ve çıkıntı yoktur. Bu nedenle Sinop limanı dışında, büyük gemileri barındıracak doÄŸal limandan yoksundur..
  • Güçlü dalgalar, kıyıda falez oluÅŸumuna neden olur. Kıyılar boyuna kıyı tipi özelliÄŸini taşır. Kızılırmak ve YeÅŸilırmak aÄŸzında oluÅŸan deltalar  dışında, kıyı çoÄŸu yerde diktir.
  • Bölgenin kuzeye bakan yamaçlarında, yamaç yağışları artmıştır.
  •  Kıyı kesim ile iç kesim arasında önemli iklim farklılıkları ve buna baÄŸlı olarak da tarımı      yapılan ürün çeÅŸidinde deÄŸiÅŸiklikler görülmektedir.
  • Yağış ve eÄŸimin fazla olması, zeminde killi toprağın bulunması, bölgede heyelanlara yol açar. Heyelan olayının en fazla görüldüğü bölgemizdir.
  • DaÄŸların yükselti ve doÄŸrultusu, ulaşım, iklim ve tarımsal faaliyetleri de etkiler. Orta Karadeniz dışında ulaşım Zigana (Kalkanlı) ve Kop geçitler  gibi önemli geçitlerden saÄŸlanmıştır. Zigana geçidi Trabzon’un geliÅŸmesine neden olmuÅŸtur.
  •  Sinop, doÄŸal limana sahip olduÄŸu halde, daÄŸların ulaşımı zorlaÅŸtırması nedeniyle diÄŸer liman kentleri kadar geliÅŸmemiÅŸtir
    • .
    • DaÄŸların kıyıya paralel olması tarım alanlarını sınırlandırmıştır. DaÄŸlarda eÄŸimin fazla olması makineli tarımı zorlaÅŸtırmıştır. Bölgede hayvan ve insan gücüne halâ ihtiyaç duyulmaktadır.
    •  DaÄŸların geniÅŸ yer kaplaması büyük kentlerin kurulmasını önlemiÅŸ, kentlerin kıyıda birbirine  yakın ve küçük olmasına yol açmıştır.
      •  

  • DaÄŸların kıyıya paralel olması tarım alanlarını sınırlandırmıştır. DaÄŸlarda eÄŸimin fazla olması makineli tarımı zorlaÅŸtırmıştır. Bölgede hayvan ve insan gücüne halâ ihtiyaç duyulmaktadır.
  •  DaÄŸların geniÅŸ yer kaplaması büyük kentlerin kurulmasını önlemiÅŸ, kentlerin kıyıda birbirine  yakın ve küçük olmasına yol açmıştır.
    •  

TOPRAK

Bölgede, iklime bağlı olarak asit tepkime (reaksiyon) gösteren, koyu renkli, humus bakımından zengin yıkanmış çeşitli topraklar bulunur. Kuzey Anadolu Dağları’nın fazla yağış alan kuzey yamaçlarında boz ve esmer renkte kireçsiz orman toprakları yaygındır. Toprak yüzeyinde kimyasal reaksiyonun fazla olması, toprak katmanlarının kalınlaşmasını kolaylaştırır. Aynı dağların güneye bakan yamaçlarında yağışın azalması ve güneş radyasyonunun artmasıyla kireçli kahverengi orman toprakları bulunur. Batı Karadeniz Bölümü’nde de podzol topraklarına rastlanır.

AKARSU ve GÖLLERİ

 

Bölgenin en önemli akarsuları, Çoruh( Türkiye’nin en hızlı akışlı akarsuyudur), YeÅŸilırmak, Kızılırmak, Bartın(Üzerinde ulaşımın yapılabildiÄŸi tek akarsuyumuzdur) ve Yenice  (Filyos) çayları ile bir bölümü bölgede yer alan Sakarya’dır. 

Kaynağını dağ sıralarının denize dönük yamaçlarından alan akarsular bol yağış ve eğim nedeniyle, gürdür. Ancak küçük  dereler halindedir.  

 

Bölgede göller az ve küçüktür. BaÅŸlıcaları; Tortum, Sera, Abant ve Yedigöller (heylan set gölleri), Uzungöl (alüvyon set gölü)’dür.

 

İKLİM ve BİTKİ ÖRTÜSÜ

Bölgede  Karadeniz iklim şartları etkilidir. Her mevsim yağışlıdır. Yıllık sıcaklık farkı azdır. Yazları serin, kışları ılıktır.

Türkiye’nin en fazla yağış alan bölgesi Karadeniz’dir. İl olarak Rize (2400 mm)en fazla yağış alan ilimizdir ( Sebebi güneyindeki yüksek daÄŸların hakim rüzgar yönüne dik olmasıdır.)  Yıllık yağış miktarı 1500 mm kadardır.

Dağlar kıyı kesimin nemli havasının iç kısımlara geçmesini  engeller Bölgenin kıyı ile iç kesimleri arasında önemli iklim farkları görülür.

Kıyıdan iç kesimlere doğru gidildikçe hem yağış oranı azalmakta, hem de karasallık nedeniyle sıcaklıklar düşmektedir. Karasal iklimin görüldüğü yerlerde yazlar sıcak, kışlar soğuk ve kar yağışlıdır.

 

DaÄŸların yükselti ve doÄŸrultusu nedeniyle Orta Karadeniz’de denizel iklimin yayılma alanı, DoÄŸu ve Batı Karadeniz’e oranla daha geniÅŸtir. 

Orta Karadeniz Bölümü’nde  daÄŸların iç kısımlardan baÅŸlaması nedeniyle yağış miktarında azalma görülür. Yıllık yağış 700 mm’ye kadar iner. Batıya doÄŸru yağışlar tekrar artış gösterir, yıllık 1000 mm’yi geçer.

DoÄŸu  Karadeniz’in kıyı kesiminde kış sıcaklık ortalamaları fazla düşmediÄŸinden burada narenciye (turunçgiller) tarımı yapılabilmektedir.

Bölgede dağların denize bakan yamaçları bol yağış aldığından gür ormanlarla kaplıdır. İç kısımlara gidildikçe soğuğa dayanıklı ağaç türleri ile bozkırlar bitki örtüsünü oluşturur. Kıyıdan yamaç boyunca yükseldikçe sıcaklığın düşmesine bağlı olarak bitki örtüsünün değiştiği görülür. Kıyıdan 800 metre yüksekliğe kadar olan alanda yayvan yapraklı ağaçlar, 800 - 1500 metre arasında karışık yapraklı ,1500-2000 metreye kadar olan alanda iğne yapraklı ağaçlar, 2000 metreden sonra ise dağ çayırları görülmektedir.

Bölgenin yağış dağılışında hakim rüzgâr gönü ile yamaçların konumu ve yükseltisi en önemli etkenlerdir. Batı Karadeniz ile DoÄŸu Karadeniz’in yıllık ortalama yağış miktarının Orta Karadeniz’den fazla olmasında; Batı ve DoÄŸu Karadeniz’de kıyının hakim rüzgâr yönüne dik uzanması ve yükseltinin artması rol oynar. Kıyılardaki yağış miktarının fazla ve düzenli oluÅŸuna baÄŸlı olarak; Akarsuların debileri yüksektir.

Tarımda sulama fazla gerekmez ve nadas tarımı çok az görülür. Orman  alanları geniştir.Orman yangınları görülmez.

NÜFUS VE YERLEŞME

Bölgede 2000 nüfus sayımına göre 8 439 213 kişi yaşamaktadır. Nüfus yoğunluğu Türkiye ortalamasının altındadır. Fakat Orta ve Doğu Karadeniz bölümlerinin özellikle kıyı kesimlerinde nüfus yoğunluğu fazladır.

kişi yaşamaktadır. Nüfus yoğunluğu Türkiye ortalamasının altındadır. Fakat Orta ve Doğu Karadeniz bölümlerinin özellikle kıyı kesimlerinde nüfus yoğunluğu fazladır.

Doğal koşullar nedeniyle nüfusun büyük bölümü kıyıda toplanmıştır. İç kısımlar kıyılar kadar yoğun nüfuslu  değildir. 

Kıyı ovaları, maden ve endüstri bölgeleri yoğun nüfusludur. Bölgede doğal koşullar nedeniyle şehirleşme oranı düşüktür.

Bölge nüfusunun  yaklaşık %70′i kırsal kesimde oturur. Türkiye genelinde en fazla kırsal nüfusa sahip bölgedir. En önemli ÅŸehir merkezleri kıyı ÅŸeridindedir. Bunlar Samsun, Zonguldak ve Trabzon’dur. Bölgedeki  tarım alanlarının sınırlı oluÅŸu,  hızlı nüfus artışı, endüstrinin geliÅŸmemesi, açık deniz balıkçılığının yapılamayışı, bölgeden diÄŸer  bölgelere (özellikle Marmara’ya) yoÄŸun göçlere neden olmaktadır.

DiÄŸer bölümler göç verirken Batı Karadeniz göç almaktadır. Sebepleri: EreÄŸli-Zonguldak taÅŸkömürü havzalarının varlığı, Karabük ve EreÄŸli’de demir -çelik endüstrisinin geliÅŸmesidir. 

Orta Karadeniz Bölümü dışında iç kesimler seyrek nüfusludur. Orta Karadeniz’de ise, küçük ovaların iç kesimlerde de yer alması nüfusun kıyı ile dengelenmesini saÄŸlamıştır. 

Bölgede  iç kesimlerde toplu, kıyıda dağınık yerleşme  görülür. Yurdumuzda  dağınık yerleşmenin en fazla görüldüğü bölge Karadeniz Bölgesi , bölüm ise Doğu Karadeniz Bölümüdür.Bu durum yağışın bol, arazinin engebeli olması ve tarım alanlarının dağınık olmasından kaynaklanır

Tarım

 

Kış mevsiminde  DoÄŸu  Karadeniz’de kış ılıklığı fındık, çay, turunçgil, zeytin gibi ürünlerin yetiÅŸmesini kolaylaÅŸtırmıştır. İç bölgelerde yağış azlığı orman örtüsünün azlığına, tahıl ve ÅŸekerpancarı gibi ürünlerin öne çıkmasına yol açar. Bölgede çalışan nüfusun %70′i geçimini tarımdan saÄŸlamaktadır. En verimli tarım arazileri kuzeye bakan yamaçlarda görülür.

Bölgede  Yetişen  Başlıca Tarım Ürünleri

Fındık : Trabzon, Giresun ve Ordu baÅŸlıca üretim alanlarıdır. Türkiye toplam üretiminin % 83′ü bölgeden karşılanır.

Çay  : Giresun’dan Gürcistan’a kadar olan kıyı ÅŸeridinde yetiÅŸtirilir. Rize çevresinde yoÄŸunlaşır. Türkiye toplam çay üretiminin %100′ü bu bölgeden karşılanır. Tabii ekim alanı en dar olan ürünlerimizdendir.

Tütün : Daha çok Orta Karadeniz Bölümü’nde (Samsun, Amasya ve Tokat çevresi) yetiÅŸtirilir. Ayrıca Batı Karadeniz’de Düzce dolaylarında da üretimi yapılır. Türkiye toplam tütün üretiminin %15′i bölgeden karşılanır.

Mısır : Bütün kıyı boyunca yetiştirilir. Halkın temel besin maddesi olduğu için bölge ticaretinde önemi yoktur.

Elma : Bölgede Amasya başta olmak üzere Kastamonu ve Tokat çevresinde yetiştirilir.

Şekerpancarı: Amasya, Tokat, Kastamonu çevresinde tarımı yapılmaktadır.

Keten-kenevir: Kastamonu başta olmak üzere Sinop, Zonguldak çevresinde tarımı gelişmiştir.

Soya Fasulyesi: Ordu- Giresun çevresinde tarımı yapılmaktadır.

Zeytin: Soğuktan korunmuş Çoruh vadi oluğunda ( Artvin -Yusufeli) tarımı yapılır.

Turunçgiller: Kış ılıklığı sebebiyle Rize çevresinde tarımı yapılır.

Kivi: Son yıllarda Rize ve Trabzon çevresinde tarımı yapılmaya başlamıştır.

Hayvancılık

Bölgede hayvancılık faaliyeti önemli bir ekonomik etkinliktir. Kıyı kesiminde bitki örtüsünün gür olması, yüksek dağ çayırlarının bulunması ve arazinin engebeli olması ve nemli iklim nedeniyle büyükbaş hayvancılık yapılır.

Bölgenin kuzeyindeki Karadeniz, balık potansiyeli bakımından  zengindir. Türkiye balık üretiminin yaklaşık % 80′i Karadeniz’den karşılanır. Son  yıllarda aşırı avlanma ve denizin kirlenmesi nedeniyle balık üretiminde düşme görülmüştür. Karadeniz’de 200 m den daha derinlerde zehirli gazlar sebebiyle canlı hayatı yoktur.

Küçükbaş  hayvancılık bölgenin iç kesimlerindeki ovaların kenarlarında yaygındır.  

Arıcılık faaliyetleri de bölgede gelişmiştir. Özellikle Rize-Anzer yöresinin balları çok ünlüdür.  

SANAYİ

Demir - çelik  : DivriÄŸi (Sivas)’den çıkarılan demir cevheri, Samsun limanı vasıtasıyla taşınarak Karabük ve EreÄŸli’deki fabrikalarda iÅŸlenir.

Bakır  : Murgul (Artvin)’daki bakır cevheri, bu yörede kurulan bakır fabrikasında iÅŸlenir. Küre (Kastamonu)’de çıkarılan bakırlar ise Samsun bakır iÅŸletmelerinde iÅŸlenir ( Sebebi Samsun’un iç kesimlere olan baÄŸlantısının kolay saÄŸlanmasıdır).

Åžeker  : Karadeniz Bölgesi’nde üretilen ÅŸekerpancarı Turhal (Tokat), Suluova       (Amasya) ve Kastamonu ÅŸeker fabrikalarında iÅŸlenir.

Tütün  : Karadeniz’in, özellikle Orta Karadeniz Bölümü’nün tütünleri, Samsun ve Tokat’taki sigara fabrikalarında iÅŸlenir.

Fındık İşleme  : Giresun çevresinde gelişmiştir.

Çay  : Rize ve yöresinde toplanmıştır.

Kağıt  : Aksu ( Giresun), Çaycuma (Zonguldak) ve Taşköprü (Kastamonu) da bulunmaktadır.

Kereste-tomruk :  En fazla Batı Karadeniz Bölümünde gelişmiştir ( Sinop, Bartın, Zonguldak, Bolu, Düzce ve Kastamonu çevresinde).

Bölge, maden kömürü, bakır, orman ve deniz ürünleri, çay, fındık, tütün, demir - çelik, keten - kenevir, pirinç, soya fasulyesi bakımından ülke ekonomisine önemli bir katkı sağlar.  

Yer ÅŸekillerinin ulaşımı engellemesi, doÄŸal limanlardan yoksun olması, ana ulaşım yollarına sapa kalması. Karadeniz Bölgesi’nin geliÅŸimini yavaÅŸlatmıştır.

YERALTI ZENGİNLİKLERİ

Taşkömürü  : Ereğli - Zonguldak havzasından çıkarılır. Önemli bir kısmı demir-çelik üretiminde enerji kaynağı olarak  kullanılır. Ayrıca Çatalağzı Termik Santralinde de taşkömürü kullanılmaktadır. 

Bakır : Murgul (Artvin), Küre (Kastamonu)’de çıkarılmaktadır.

Linyit : Merzifon (Amasya) ve Havza (Samsun) çevresinden çıkarılmaktadır.

 

Manganez: Demirin sertleştirilmesinde kullanılır. Zonguldak-Ereğli ve Artvin-Borçka çevresinde çıkarılır.

TURİZM

Karadeniz  Bölgesi’nin turizm potansiyellerinin başında  tabii güzellikler gelir. Karadeniz kıyıları çok çeÅŸitli bitki ve aÄŸaçlar ile bunların oluÅŸturduÄŸu manzaralara sahiptir. Yaylacılık faaliyetleri son yıllarda geliÅŸen turizm  faaliyetlerinden biridir. Bolu Kartalkaya’da  ve Ilgaz DaÄŸları’nda kış turizmi yaygındır. Abant gölü ile Yedigöller çevresindeki sayfiye yerleri, Bolu, Düzce, Kızılcahamam  kaplıcaları, Amasra, Cide, Sinop Trabzon (Sümela Manastırı) ve Amasya’da  (Kral  mezarları) yer alan tarihi eserler Karadeniz Bölgesi’nin turizm potansiyellerini oluÅŸturur.

Çoruh nehrinde rafting yapılmaktadır.

Her mevsim yağışlı olmasından dolayı deniz turizmi gelişmemiştir.

Manganez: Demirin sertleştirilmesinde kullanılır. Zonguldak-Ereğli ve Artvin-Borçka çevresinde çıkarılır.

TURİZM

Karadeniz  Bölgesi’nin turizm potansiyellerinin başında  tabii güzellikler gelir. Karadeniz kıyıları çok çeÅŸitli bitki ve aÄŸaçlar ile bunların oluÅŸturduÄŸu manzaralara sahiptir. Yaylacılık faaliyetleri son yıllarda geliÅŸen turizm  faaliyetlerinden biridir. Bolu Kartalkaya’da  ve Ilgaz DaÄŸları’nda kış turizmi yaygındır. Abant gölü ile Yedigöller çevresindeki sayfiye yerleri, Bolu, Düzce, Kızılcahamam  kaplıcaları, Amasra, Cide, Sinop Trabzon (Sümela Manastırı) ve Amasya’da  (Kral  mezarları) yer alan tarihi eserler Karadeniz Bölgesi’nin turizm potansiyellerini oluÅŸturur.

Çoruh nehrinde rafting yapılmaktadır.

Her mevsim yağışlı olmasından dolayı deniz turizmi gelişmemiştir.

BÖLÜMLERİ

DOĞU KARADENİZ BÖLÜMÜ

 

En fazla yağış alan, kıyı ile iç kesim arasında farklılığın en fazla olduğu bölümdür.

Heyelan olayının en fazla olduğu bölümdür.   

Tarımda makinalaşmanın en az geliştiği bölümdür.

Kırsal nüfusun ve dağınık yerleşme şeklinin  en fazla olduğu bölümdür.

Bölümün  en geliÅŸmiÅŸ kentleri Rize ve Trabzon’dur. DoÄŸu  Karadeniz’in Türkiye ekonomisine en önemli katkıları tarım alanındadır.  

ORTA KARADENİZ BÖLÜMÜ

 

Melet çayından Sinop’un doÄŸusuna kadar uzanır. DoÄŸu Karadeniz Bölümü’ne göre güneye daha fazla sokularak Tokat ve Çorum  illerinin büyük bölümleri ile Amasya ilinin tamamını içine alır.

Yer ÅŸekilleri DoÄŸu ve Batı Karadeniz’e oranla daha sadedir. DaÄŸların yükseltisi azalmış ve daÄŸlar içeriye çekilmiÅŸ durumdadır. Bunun sonucunda tarım alanları ve ulaşım çok geliÅŸmiÅŸtir. En geliÅŸmiÅŸ ÅŸehri Samsun’dur.  

 Bölgenin en az yağış alan, kıyı ile iç kesim arasında farklılığın en az olduğu bölümdür.

Türkiye ekonomisine katkısı daha çok tarım alanındadır.

BATI KARADENİZ BÖLÜMÜ

 

Kızılırmak deltasının batı kenarından baÅŸlayıp Adapazarı ve Bilecik’in doÄŸusuna kadar uzanır. Bölüm genel olarak daÄŸlıktır.

En geliÅŸmiÅŸ ÅŸehri Zonguldak’tır. Orman ürünleri ve ormancılık önemli gelir kaynağıdır. Bolu ve Düzce çevresinde çok sayıda kereste fabrikası bulunmaktadır. Zonguldak çevresi maden çıkarımı, EreÄŸli -Karabük çevresi maden iÅŸletmeleri ile Türkiye ekonomisine önemli katkıda bulunur.  

 Batı Karadeniz’in en önemli katkısı ise maden çıkarma ve iÅŸleme alanındadır.

Alıntıdır…

Marmara Bölgesi

Posted by: Dream   
Mayıs 26th,
2008

Coğrafİ Konumu

Marmara Bölgesi ülkemizin kuzeybatı köşesinde yer alır. Ülke yüz ölçümünün %8,5′i ile altıncı büyük bölgemizdir. Yaklaşık olarak 66.000 km²  alan kaplar. Karadeniz, Marmara ve Ege olmak üzere üç denize komÅŸudur. İstanbul ve Çanakkale boÄŸazları bu bölgede yer alır. Hem  Asya, hem de Avrupa kıtasında yer alır.

Yeryüzü Şekİllerİ

Türkiye’nin ortalama yükseltisi en az olan bölgesidir. Marmara Bölgesi’nin en önemli yükseltisini, güneyde Samanlı DaÄŸları, Trakya kesiminde Karadeniz boyunca uzanan Yıldız DaÄŸları ve güneydeki Uludağ  oluÅŸturur. Bu daÄŸlar orta yükseltidedir. Bölgenin en yüksek dağı ise 2543 metre ile UludaÄŸ’dır. Bölgenin en önemli düzlükleri ise Trakya’daki Ergene Havzası, Anadolu yakasındaki Sakarya ve Bursa ovaları ile güneydeki geniÅŸ plato alanlarıdır.

Yer şekillerinin sade olması nedeniyle ulaşım kolaydır. Güney  Marmara   kıyıları girintili - çıkıntılıdır. Erdek, Bandırma, Gemlik ve İzmit körfezleri önemli girintilerdir. Kapıdağ Yarımadası tombolo özelliği gösterir. Kuzey kıyıları dik yalıyarlardan (falezler) meydana   geldiği için bu kıyılarda fazla girinti – çıkıntı yoktur. Boğazlar, eski akarsu yataklarının daha sonra sular altında kalması ile oluşmuş ria tipi kıyı özelliği gösterir.

TOPRAK

Trakya’nın kuzeyinde, Kocaeli Yarımadası’nda, Güney Marmara’nın doğusu ve güneyinde, asitli, koyu renkli ve organik madde bakımından zengin topraklar bulunur. Ergene çayı havzası ile Güney Marmara Bölümü’ndeki ovalarda vertisol topraklar, Trakya’nın batısı Gelibolu ve Biga Yarımadası çevresinde ise rendzina adı verilen kireçli topraklar yer alır.

Akarsu ve Göllerİ

Sakarya’nın aÅŸağı kesimi, Meriç nehri, Susurluk ırmağı,   baÅŸlıca akarsuları oluÅŸtururlar. Bölgenin yükseltisinin az olması, akarsuların akış  hızını azaltır. Bu nedenle bölge akarsularının enerji potansiyeli azdır. Ayrıca akarsuların yatak derinliklerinin azlığı ve yüzey  ÅŸekillerinin elveriÅŸli olmaması, baraj yapımını zorlaÅŸtırır. Bu nedenle Marmara Bölgesi’nin, hidroelektrik üretimindeki payı azdır.

 

Marmara  Bölgesi’nin Anadolu yakasında yer alan akarsuları kıyıda delta oluÅŸturamaz. Çünkü.Döküldükleri yerlerde kıyı akıntıları fazladır.

Yatak eğimlerinin az olmasına bağlı olarak taşıdıkları alüvyonların büyük bir bölümünü alçak kıyı ovalarında bırakmışlardır.

Bölgedeki Manyas, Ulubat , İznik ve Sapanca gölleri tektonik kökenlidir. Büyük ve Küçük Çekmece ve   Durusu (Terkos) gölleri ise kıyı set gölüne örnektir.

 

İklİm ve Bİtkİ Örtüsü

Marmara  Bölgesi ikliminin en önemli özelliği bir geçiş iklimi karakteri göstermesidir. Bölgeye ortalama 600 - 700 mm   yağış düşmektedir.

 

Yıllık ortalama sıcaklığı ise 15-16 °C dir. 

 Trakya’da  karasal  iklim özellikleri görülür. Yıldız DaÄŸları Karadeniz’in nemli havasının iç kısımlara girmesini engeller. Balkanlar üzerinden gelen nemli hava kütlesi, nemini Balkan DaÄŸları’nda bıraktığından, Trakya’ya nemden yoksun ve kuru olarak eserler.

 

Balkanlar’dan gelen hava kütleleri Marmara Denizi üzerinden geçerken nem alır. Bu nemi Güney Marmara  kıyılarına taşır. Dolayısıyla Güney Marmara’nın denizel iklime sahip olmasını saÄŸlar.

Yıldız DaÄŸları’nın Karadeniz kıyılarına bakan bölümü  hariç Trakya’nın tabii bitki örtüsü bozkırdır.

Kocaeli platosunda bozulmuş Karadeniz iklimi görülür. Yazlar Karadeniz iklimine göre daha sıcak, kışlar daha soğuktur. Yazlar yağışlı olmakla beraber, maksimum  yağış kışın düşer. Bölgede Karadeniz kıyıları boyunca ormanlar görülür.

 

Güney Marmara’da  kışların ılık geçmesi zeytin yetiÅŸtirilen alanların yaygınlaÅŸmasını saÄŸlamış, yazların sıcak ve kurak geçmesi pamuk tarımını kolaylaÅŸtırmıştır.

Bol yağış alan yerler ormanlarla kaplı iken, yağış miktarının azaldığı yerlerde stepler görülür. Kuzey Marmara’da  ormanlar, Trakya’da stepler, Güney Marmara’da ise maki bitki örtüsü yaygındır

Marmara  Bölgesi Türkiye ormanlarının % 13′üne sahiptir. Bölgeler arasında orman oranı bakımından 4. sırada yer alır.

 

Nüfus ve Yerleşme  

Bölge küçük olmasına karşın nüfusu en fazla olan bölgemizdir. Nüfus yoğunluğu  Türkiye ortalamasının üstündedir.  

Kent nüfusu en fazla olan bölgemizdir. Nüfusun özellikle yoÄŸunluk kazandığı yer Çatalca - Kocaeli Bölümü’dür. Sanayi sektöründe çalışan nüfusun en fazla olduÄŸu bölgemizdir. DiÄŸer bölgelerden en fazla göç alan bölgemizdir.

Bursa, tarım, sanayi ve turizmin geliştiği ülkemizin beşinci büyük kenti konumundadır. Adapazarı, gelişmiş sanayisi ve verimli tarım alanlarıyla yoğun nüfusludur. Balıkesir, Çanakkale, Edirne ve Tekirdağ orta nüfuslu kentlerdir.  Bölgede en seyrek nüfuslu bölüm Yıldız dağları bölümüdür. Sebebi; yer şekillerinin engebeli olmasıdır.

Tarım

Türkiye’de bölge yüzölçümüne göre, ekili - dikili alanın en fazla olduÄŸu bölge Marmara Bölgesi’dir. Buna  yol açan faktör, arazinin fazla engebeli olmaması, düzlüklerin geniÅŸ yer kaplaması ve makineli tarımın yaygın olmasıdır. Bölgede tarımın geliÅŸmesinde ulaşım kolaylığı, sulamanın yaygınlığı, tüketici nüfusun fazla olması rol oynar.

 Bölgede  aynı anda,  üç değişik iklim tipinin görülmesi, tarım ürün çeşidini artırmıştır.  

Marmara   Bölgesi’nde ekili dikili alanların oranının fazla olmasına karşın, bölgenin nüfusunun fazla olması diÄŸer bölgelerden de tarım ürünü almasına neden olur.  

Bölgede  yetİştİrİlen başlıca tarım ürünlerİ

Zeytin  : Bölgenin özellikle Akdeniz iklimi etkisi altındaki güney   kıyılarında yetiştirilir.  Özellikle Gemlik zeytinleri ülkemizin en kaliteli sofralık zeytinlerini oluşturur.

Pamuk  : Bölgede yaz yağışlarının azaldığı güney kesimde  özellikle Balıkesir yöresinde yetiştirilir.

Tütün  : Bölgenin çeşitli yörelerinde üretimi yapılmakla beraber, kaliteli tütünler Adapazarı ovasında yetiştirilir. 

AyçiçeÄŸi : Türkiye’de en yoÄŸun olarak bu bölgede yetiÅŸtirilir. Özellikle Trakya’nın iç kısımlarında Ergene  Havzası ‘nda yetiÅŸtirilmektedir. 

Şeker pancarı : Şeker fabrikalarının bulunduğu Alpullu, Adapazarı ve Susurluk çevresinde sulanabilen alanlarda üretilir.

Buğday  : Bölgenin hemen hemen her tarafında yetiştirilir. Çeşitli endüstri bitkileri ile (özellikle şekerpancarı) nöbetleşe ekilir.Bölgeye düşen  ortalama yağışın yeterli olmasından dolayı sulanamayan, topraklarda da ekimi yapılmaktadır. 

Pirinç : Ülkemiz pirincinin yarıdan fazlası bu bölgeden elde edilir. Özellikle Ergene ve Meriç ırmağı çevresinde yetiştirilmektedir.

Mısır: Özellikle DoÄŸu Marmara ve Trakya’da yetiÅŸtirilmektedir.

Bölgede  çeşitli tarım ürünleri yetiştirilmesine hatta bazı ürünlerde önde olmasına karşın, diğer bölgelerden ürün alır. Çünkü göçlerle nüfusu hızla artmakta, üretim yetersiz kalmaktadır.

Meyvecilik:  Bölgede meyvecilik çok gelişmiştir. Özellikle Bursa çevresinde çilek, elma , armut, kiraz, şeftali ve kestane üretimi oldukça fazladır.

 

Hayvancılık

 

Hayvancılık

 

Bölgede hayvancılık büyük ölçüde besicilik ve ahır hayvancılığı şeklindedir. Ahır hayvancılığının gelişmesinde, tüketici nüfusun fazlalığı ve pazarlama sorununun çözülmüş olması gösterilebilir. Bununla beraber bölgede  yer şekillerinin ve iklim şartlarının elverişliliği de etkilidir. Bölgede makineli tarımın yaygın olması mera ve otlakların daralmasına yol açmıştır.

Bölgede  ahır hayvancılığının yanında mera hayvancılığı da yaygındır. Yıldız Dağları çevresi ile Tekirdağ, Balıkesir ve Çanakkale dolayında mera hayvancılığı yaygındır.  

İstanbul ve çevresinde kümes hayvancılığı, Bursa , Gemlik, Bilecik çevresinde  ipekböcekçiliği yapılmaktadır. Ayrıca özellikle boğazlarda balıkçılık yoğun olarak yapılmaktadır. Balıklar mevsime göre sıcak denizlerden soğuk denizlere, soğuk denizlerden sıcak denizlere göçerler. Bu göçlerin yapıldığı boğazlar balıkçılığa elverişli alanları oluşturur.

Sanayİ

Ekonomik yönden en gelişmiş bölgemizdir. Sanayi kesiminde  çalışan işçilerin yarıya yakını, sanayi ürünlerinin üçte birinden fazlası bu bölgeden elde edilir. Sanayinin en çok geliştiği bölgedir.

Bölgede Sanayinin Gelişmesinde;

 

•  Hammadde  temininin kolay olması,

•  Hinterlandının geniş olması,

•  Ulaşım   kolaylığı,

•  İşgücünün fazla olması,

•  Pazarlama  kolaylıkları,

•  Tüketici nüfusun fazla olması, etkili olan faktörlerdir.

Türkiye’de üretilen enerjinin 1/3′ü Marmara Bölgesi’nde tüketilir. Ülkemizin en büyük sanayi kuÅŸağı bu bölgede İstanbul - Adapazarı arasında bulunmaktadır. Bu hat üzerinde çok çeÅŸitli iÅŸ kolları yer alır. Türkiye’nin en geliÅŸmiÅŸ ve iÅŸlek limanı, İstanbul limanıdır.

Bölge Türkiye ekonomisine ticaret, ulaşım, turizm ve sanayi  faaliyetlerinden elde ettiği gelirlerle büyük katkı sağlar. En fazla vergi veren bölgemizdir.

Yeraltı Kaynakları

Mermer :Marmara  Adası ve Bilecik’te kaliteli mermer yatakları vardır.  

Volfram :UludaÄŸ’da 

Bor mineralleri:Balıkesir (Bigadiç, Susurluk) Bursa arasında çıkarılmaktadır.  

Linyit  Çanakkale ve çevresinde çıkarılır. 

Doğalgaz: Kırklareli (Hamitabat) çevresinde gaz çıkarılır.

Turİzm

 

Doğal güzellikleri ve tarihsel değerleri ile İstanbul, Bursa, Marmara kıyıları önemli turistik merkezlerdir.Özellikle Güney Marmara kıyılarında yaz turizmi gelişmiştir. Uludağ, yalnızca bölgenin değil, ülkemizin de en önemli kış turizmi alanıdır. Marmara Bölgesi, turizmden en çok gelir elde eden bölgedir (%48).  

Bölümlerİ

 

Yıldız Dağları Bölümü  

   Bölüm  Karadeniz’in kuzeyinde Karadeniz’e paralel uzanan  Yıldız DaÄŸları’nı ve çevresini içine alır. Ortalama yükseltisi 800 m civarındadır. Karadeniz ikliminin etkisiyle bölümde daha çok yayvan yapraklı ormanlar yaygındır.

Bölüm, Marmara’nın diÄŸer bölümlerine göre iÅŸlek ulaşım yollarından uzakta  yer alır. Bundan dolayı bölgenin en seyrek nüfuslu bölümüdür.Bölümde  ormancılık faaliyeti yapılır. Bunun dışında küçükbaş  hayvancılık görülür. DaÄŸ eteklerinde ahır hayvancılığı ve tarım yapılmaktadır. Ancak, tarım yapılan yerler sınırlıdır. Tarım, Yıldız DaÄŸları’nın güney eteklerindeki plâtoluk alanlarda yapılmaktadır.  

YerleÅŸim merkezleri İstanbul’a doÄŸru uzanan yolların üzerine kurulmuÅŸtur.

Ekonomimize en büyük katkısı hayvancılık ve ormancılıktır.

Ergene Bölümü

Bu bölümde  özellikle kışın Balkanlar’dan gelen soÄŸuk hava  kütlelerinin etkisiyle kışları soÄŸuk ve kar yağışlı, yazları sıcak ve kurak olan karasal iklim ÅŸartları yaÅŸanır. Bundan dolayı tabii bitki örtüsü bozkırdır.

Bu bölümde  özellikle kışın Balkanlar’dan gelen soÄŸuk hava  kütlelerinin etkisiyle kışları soÄŸuk ve kar yağışlı, yazları sıcak ve kurak olan karasal iklim ÅŸartları yaÅŸanır. Bundan dolayı tabii bitki örtüsü bozkırdır.

Ekili - dikili alanların en fazla olduğu bölümlerden biridir. Verimli topraklara sahip olması nedeniyle bir çok tarım ürünü bu bölümde  yetiştirilir. Bunların başında ayçiçeği, pirinç, şekerpancarı ve buğday gelir. Özellikle ayçiçeğinin en fazla üretildiği bölümdür.

Ahır hayvancılığı gelişmiştir. 

Türkiye’yi Avrupa’ya baÄŸlayan kara ve demir yolları, bu bölümde yer alan Edirne’den Avrupa’ya açılır.  

Güney Marmara Bölümü

 

Bölgenin en yüksek yeri olan Uludağ bu bölümde yer alır.

 

Bölümde, özellikle kıyı şeridinde Akdeniz iklimi görülür. Buna bağlı olarak karakteristik bitki örtüsü makidir.

Bölümdeki eğimli arazilerde ve kıyı kesimde zeytin yetiştiriciliği yaygındır. İç kısımlarda ise şekerpancarı, tütün, ayçiçeği, pamuk gibi tarım ürünleri yetiştirilir.

 

İpekböcekçiliğinin en fazla geliştiği bölümümüzdür.

Bölümde  nüfus, Bursa çevresi gibi verimli ovalarda toplanırken, bölümün batı kesiminin dağlık ve engebeli olmasından dolayı nüfus yoğunluğu azalmıştır.

Bölümün  en büyük ÅŸehri Bursa’dır. Bursa, sanayi ÅŸehri olmakla birlikte aynı zamanda tarım ve turizm ÅŸehridir. Yünlü, pamuklu ve ipekli dokumacılık geliÅŸmiÅŸtir. Oto montaj ve konservecilik geliÅŸen diÄŸer sanayi  kollarıdır.

Bölümde  ayrıca seramik (Çanakkale), suni ipek (Gemlik), suni gübre (Bandırma) fabrikaları yer alır.

Çatalca - Kocaelİ Bölümü  

 

 Bölüm, Anadolu’yu Trakya’ya  baÄŸlayan yolların üzerinde iki yarımadadan oluÅŸur. Bu bölüm, aşınarak düzleÅŸmiÅŸ platolardan meydana gelmiÅŸtir.

 Akdeniz  ikliminin etkisi hakimdir. Tabii bitki örtüsü maki ve ormanlardır.  

 Marmara Bölgesi’nin en fazla nüfuslanmış bölümüdür. SanayileÅŸmeye baÄŸlı olarak

 İstanbul ve İzmit birbirine bağlanmış durumdadır.

Bölümde, tarım daha çok AÅŸağı Sakarya Ovası’nda yapılır. Bu bölümde ayçiçeÄŸi, mısır, tütün, ÅŸekerpancarı  gibi endüstri bitkilerinin tarımı yapılır.

Ekonomik  faaliyetlerin başında sanayi, ticaret, ulaşım ve bankacılık gelir.

 Bölümün (Aynı zamanda  bölgenin ve Türkiye’nin) en büyük ÅŸehri İstanbul’dur. Her türlü sanayi kolunun  bulunduÄŸu  iç ve dış ticaretin yapıldığı, bütün ulaşım yollarının yoÄŸun olarak kullanıldığı kültür ve ticaret merkezidir.

 

 Bölümün diÄŸer bir sanayi ÅŸehri olan İzmit’te kâğıt, boru, lastik, petro-kimya ve otomotiv gibi çok çeÅŸitli sanayi kolları geliÅŸmiÅŸtir.

Alıntıdır..

 Bölümün diÄŸer bir sanayi ÅŸehri olan İzmit’te kâğıt, boru, lastik, petro-kimya ve otomotiv gibi çok çeÅŸitli sanayi kolları geliÅŸmiÅŸtir.

Alıntıdır..

 Bölüm, Anadolu’yu Trakya’ya  baÄŸlayan yolların üzerinde iki yarımadadan oluÅŸur. Bu bölüm, aşınarak düzleÅŸmiÅŸ platolardan meydana gelmiÅŸtir.

 Akdeniz  ikliminin etkisi hakimdir. Tabii bitki örtüsü maki ve ormanlardır.  

 Marmara Bölgesi’nin en fazla nüfuslanmış bölümüdür. SanayileÅŸmeye baÄŸlı olarak

 İstanbul ve İzmit birbirine bağlanmış durumdadır.

Bölümde, tarım daha çok AÅŸağı Sakarya Ovası’nda yapılır. Bu bölümde ayçiçeÄŸi, mısır, tütün, ÅŸekerpancarı  gibi endüstri bitkilerinin tarımı yapılır.

Ekonomik  faaliyetlerin başında sanayi, ticaret, ulaşım ve bankacılık gelir.

 Bölümün (Aynı zamanda  bölgenin ve Türkiye’nin) en büyük ÅŸehri İstanbul’dur. Her türlü sanayi kolunun  bulunduÄŸu  iç ve dış ticaretin yapıldığı, bütün ulaşım yollarının yoÄŸun olarak kullanıldığı kültür ve ticaret merkezidir.

 

 Bölümün diÄŸer bir sanayi ÅŸehri olan İzmit’te kâğıt, boru, lastik, petro-kimya ve otomotiv gibi çok çeÅŸitli sanayi kolları geliÅŸmiÅŸtir.

Alıntıdır..

 Bölümün diÄŸer bir sanayi ÅŸehri olan İzmit’te kâğıt, boru, lastik, petro-kimya ve otomotiv gibi çok çeÅŸitli sanayi kolları geliÅŸmiÅŸtir.

Alıntıdır..

İpekböcekçiliğinin en fazla geliştiği bölümümüzdür.

Bölümde  nüfus, Bursa çevresi gibi verimli ovalarda toplanırken, bölümün batı kesiminin dağlık ve engebeli olmasından dolayı nüfus yoğunluğu azalmıştır.

Bölümün  en büyük ÅŸehri Bursa’dır. Bursa, sanayi ÅŸehri olmakla birlikte aynı zamanda tarım ve turizm ÅŸehridir. Yünlü, pamuklu ve ipekli dokumacılık geliÅŸmiÅŸtir. Oto montaj ve konservecilik geliÅŸen diÄŸer sanayi  kollarıdır.

Bölümde  ayrıca seramik (Çanakkale), suni ipek (Gemlik), suni gübre (Bandırma) fabrikaları yer alır.

Çatalca - Kocaelİ Bölümü  

 

 Bölüm, Anadolu’yu Trakya’ya  baÄŸlayan yolların üzerinde iki yarımadadan oluÅŸur. Bu bölüm, aşınarak düzleÅŸmiÅŸ platolardan meydana gelmiÅŸtir.

 Akdeniz  ikliminin etkisi hakimdir. Tabii bitki örtüsü maki ve ormanlardır.  

 Marmara Bölgesi’nin en fazla nüfuslanmış bölümüdür. SanayileÅŸmeye baÄŸlı olarak

 İstanbul ve İzmit birbirine bağlanmış durumdadır.

Bölümde, tarım daha çok AÅŸağı Sakarya Ovası’nda yapılır. Bu bölümde ayçiçeÄŸi, mısır, tütün, ÅŸekerpancarı  gibi endüstri bitkilerinin tarımı yapılır.

Ekonomik  faaliyetlerin başında sanayi, ticaret, ulaşım ve bankacılık gelir.

 Bölümün (Aynı zamanda  bölgenin ve Türkiye’nin) en büyük ÅŸehri İstanbul’dur. Her türlü sanayi kolunun  bulunduÄŸu  iç ve dış ticaretin yapıldığı, bütün ulaşım yollarının yoÄŸun olarak kullanıldığı kültür ve ticaret merkezidir.

 

 Bölümün diÄŸer bir sanayi ÅŸehri olan İzmit’te kâğıt, boru, lastik, petro-kimya ve otomotiv gibi çok çeÅŸitli sanayi kolları geliÅŸmiÅŸtir.

Alıntıdır..

 Bölümün diÄŸer bir sanayi ÅŸehri olan İzmit’te kâğıt, boru, lastik, petro-kimya ve otomotiv gibi çok çeÅŸitli sanayi kolları geliÅŸmiÅŸtir.

Alıntıdır..

 Bölüm, Anadolu’yu Trakya’ya  baÄŸlayan yolların üzerinde iki yarımadadan oluÅŸur. Bu bölüm, aşınarak düzleÅŸmiÅŸ platolardan meydana gelmiÅŸtir.

 Akdeniz  ikliminin etkisi hakimdir. Tabii bitki örtüsü maki ve ormanlardır.  

 Marmara Bölgesi’nin en fazla nüfuslanmış bölümüdür. SanayileÅŸmeye baÄŸlı olarak

 İstanbul ve İzmit birbirine bağlanmış durumdadır.

Bölümde, tarım daha çok AÅŸağı Sakarya Ovası’nda yapılır. Bu bölümde ayçiçeÄŸi, mısır, tütün, ÅŸekerpancarı  gibi endüstri bitkilerinin tarımı yapılır.

Ekonomik  faaliyetlerin başında sanayi, ticaret, ulaşım ve bankacılık gelir.

 Bölümün (Aynı zamanda  bölgenin ve Türkiye’nin) en büyük ÅŸehri İstanbul’dur. Her türlü sanayi kolunun  bulunduÄŸu  iç ve dış ticaretin yapıldığı, bütün ulaşım yollarının yoÄŸun olarak kullanıldığı kültür ve ticaret merkezidir.

 

 Bölümün diÄŸer bir sanayi ÅŸehri olan İzmit’te kâğıt, boru, lastik, petro-kimya ve otomotiv gibi çok çeÅŸitli sanayi kolları geliÅŸmiÅŸtir.

Alıntıdır..

 Bölümün diÄŸer bir sanayi ÅŸehri olan İzmit’te kâğıt, boru, lastik, petro-kimya ve otomotiv gibi çok çeÅŸitli sanayi kolları geliÅŸmiÅŸtir.

Alıntıdır..

Bölümde, özellikle kıyı şeridinde Akdeniz iklimi görülür. Buna bağlı olarak karakteristik bitki örtüsü makidir.

Bölümdeki eğimli arazilerde ve kıyı kesimde zeytin yetiştiriciliği yaygındır. İç kısımlarda ise şekerpancarı, tütün, ayçiçeği, pamuk gibi tarım ürünleri yetiştirilir.

 

İpekböcekçiliğinin en fazla geliştiği bölümümüzdür.

Bölümde  nüfus, Bursa çevresi gibi verimli ovalarda toplanırken, bölümün batı kesiminin dağlık ve engebeli olmasından dolayı nüfus yoğunluğu azalmıştır.

Bölümün  en büyük ÅŸehri Bursa’dır. Bursa, sanayi ÅŸehri olmakla birlikte aynı zamanda tarım ve turizm ÅŸehridir. Yünlü, pamuklu ve ipekli dokumacılık geliÅŸmiÅŸtir. Oto montaj ve konservecilik geliÅŸen diÄŸer sanayi  kollarıdır.

Bölümde  ayrıca seramik (Çanakkale), suni ipek (Gemlik), suni gübre (Bandırma) fabrikaları yer alır.

Çatalca - Kocaelİ Bölümü  

 

 Bölüm, Anadolu’yu Trakya’ya  baÄŸlayan yolların üzerinde iki yarımadadan oluÅŸur. Bu bölüm, aşınarak düzleÅŸmiÅŸ platolardan meydana gelmiÅŸtir.

 Akdeniz  ikliminin etkisi hakimdir. Tabii bitki örtüsü maki ve ormanlardır.  

 Marmara Bölgesi’nin en fazla nüfuslanmış bölümüdür. SanayileÅŸmeye baÄŸlı olarak

 İstanbul ve İzmit birbirine bağlanmış durumdadır.

Bölümde, tarım daha çok AÅŸağı Sakarya Ovası’nda yapılır. Bu bölümde ayçiçeÄŸi, mısır, tütün, ÅŸekerpancarı  gibi endüstri bitkilerinin tarımı yapılır.

Ekonomik  faaliyetlerin başında sanayi, ticaret, ulaşım ve bankacılık gelir.

 Bölümün (Aynı zamanda  bölgenin ve Türkiye’nin) en büyük ÅŸehri İstanbul’dur. Her türlü sanayi kolunun  bulunduÄŸu  iç ve dış ticaretin yapıldığı, bütün ulaşım yollarının yoÄŸun olarak kullanıldığı kültür ve ticaret merkezidir.

 

 Bölümün diÄŸer bir sanayi ÅŸehri olan İzmit’te kâğıt, boru, lastik, petro-kimya ve otomotiv gibi çok çeÅŸitli sanayi kolları geliÅŸmiÅŸtir.

Alıntıdır..

 Bölümün diÄŸer bir sanayi ÅŸehri olan İzmit’te kâğıt, boru, lastik, petro-kimya ve otomotiv gibi çok çeÅŸitli sanayi kolları geliÅŸmiÅŸtir.

Alıntıdır..

 Bölüm, Anadolu’yu Trakya’ya  baÄŸlayan yolların üzerinde iki yarımadadan oluÅŸur. Bu bölüm, aşınarak düzleÅŸmiÅŸ platolardan meydana gelmiÅŸtir.

 Akdeniz  ikliminin etkisi hakimdir. Tabii bitki örtüsü maki ve ormanlardır.  

 Marmara Bölgesi’nin en fazla nüfuslanmış bölümüdür. SanayileÅŸmeye baÄŸlı olarak

 İstanbul ve İzmit birbirine bağlanmış durumdadır.

Bölümde, tarım daha çok AÅŸağı Sakarya Ovası’nda yapılır. Bu bölümde ayçiçeÄŸi, mısır, tütün, ÅŸekerpancarı  gibi endüstri bitkilerinin tarımı yapılır.

Ekonomik  faaliyetlerin başında sanayi, ticaret, ulaşım ve bankacılık gelir.

 Bölümün (Aynı zamanda  bölgenin ve Türkiye’nin) en büyük ÅŸehri İstanbul’dur. Her türlü sanayi kolunun  bulunduÄŸu  iç ve dış ticaretin yapıldığı, bütün ulaşım yollarının yoÄŸun olarak kullanıldığı kültür ve ticaret merkezidir.

 

 Bölümün diÄŸer bir sanayi ÅŸehri olan İzmit’te kâğıt, boru, lastik, petro-kimya ve otomotiv gibi çok çeÅŸitli sanayi kolları geliÅŸmiÅŸtir.

Alıntıdır..

 Bölümün diÄŸer bir sanayi ÅŸehri olan İzmit’te kâğıt, boru, lastik, petro-kimya ve otomotiv gibi çok çeÅŸitli sanayi kolları geliÅŸmiÅŸtir.

Alıntıdır..

İpekböcekçiliğinin en fazla geliştiği bölümümüzdür.

Bölümde  nüfus, Bursa çevresi gibi verimli ovalarda toplanırken, bölümün batı kesiminin dağlık ve engebeli olmasından dolayı nüfus yoğunluğu azalmıştır.

Bölümün  en büyük ÅŸehri Bursa’dır. Bursa, sanayi ÅŸehri olmakla birlikte aynı zamanda tarım ve turizm ÅŸehridir. Yünlü, pamuklu ve ipekli dokumacılık geliÅŸmiÅŸtir. Oto montaj ve konservecilik geliÅŸen diÄŸer sanayi  kollarıdır.

Bölümde  ayrıca seramik (Çanakkale), suni ipek (Gemlik), suni gübre (Bandırma) fabrikaları yer alır.

Çatalca - Kocaelİ Bölümü  

 

 Bölüm, Anadolu’yu Trakya’ya  baÄŸlayan yolların üzerinde iki yarımadadan oluÅŸur. Bu bölüm, aşınarak düzleÅŸmiÅŸ platolardan meydana gelmiÅŸtir.

 Akdeniz  ikliminin etkisi hakimdir. Tabii bitki örtüsü maki ve ormanlardır.  

 Marmara Bölgesi’nin en fazla nüfuslanmış bölümüdür. SanayileÅŸmeye baÄŸlı olarak

 İstanbul ve İzmit birbirine bağlanmış durumdadır.

Bölümde, tarım daha çok AÅŸağı Sakarya Ovası’nda yapılır. Bu bölümde ayçiçeÄŸi, mısır, tütün, ÅŸekerpancarı  gibi endüstri bitkilerinin tarımı yapılır.

Ekonomik  faaliyetlerin başında sanayi, ticaret, ulaşım ve bankacılık gelir.

 Bölümün (Aynı zamanda  bölgenin ve Türkiye’nin) en büyük ÅŸehri İstanbul’dur. Her türlü sanayi kolunun  bulunduÄŸu  iç ve dış ticaretin yapıldığı, bütün ulaşım yollarının yoÄŸun olarak kullanıldığı kültür ve ticaret merkezidir.

 

 Bölümün diÄŸer bir sanayi ÅŸehri olan İzmit’te kâğıt, boru, lastik, petro-kimya ve otomotiv gibi çok çeÅŸitli sanayi kolları geliÅŸmiÅŸtir.

Alıntıdır..

 Bölümün diÄŸer bir sanayi ÅŸehri olan İzmit’te kâğıt, boru, lastik, petro-kimya ve otomotiv gibi çok çeÅŸitli sanayi kolları geliÅŸmiÅŸtir.

Alıntıdır..

 Bölüm, Anadolu’yu Trakya’ya  baÄŸlayan yolların üzerinde iki yarımadadan oluÅŸur. Bu bölüm, aşınarak düzleÅŸmiÅŸ platolardan meydana gelmiÅŸtir.

 Akdeniz  ikliminin etkisi hakimdir. Tabii bitki örtüsü maki ve ormanlardır.  

 Marmara Bölgesi’nin en fazla nüfuslanmış bölümüdür. SanayileÅŸmeye baÄŸlı olarak

 İstanbul ve İzmit birbirine bağlanmış durumdadır.

Bölümde, tarım daha çok AÅŸağı Sakarya Ovası’nda yapılır. Bu bölümde ayçiçeÄŸi, mısır, tütün, ÅŸekerpancarı  gibi endüstri bitkilerinin tarımı yapılır.

Ekonomik  faaliyetlerin başında sanayi, ticaret, ulaşım ve bankacılık gelir.

 Bölümün (Aynı zamanda  bölgenin ve Türkiye’nin) en büyük ÅŸehri İstanbul’dur. Her türlü sanayi kolunun  bulunduÄŸu  iç ve dış ticaretin yapıldığı, bütün ulaşım yollarının yoÄŸun olarak kullanıldığı kültür ve ticaret merkezidir.

 

 Bölümün diÄŸer bir sanayi ÅŸehri olan İzmit’te kâğıt, boru, lastik, petro-kimya ve otomotiv gibi çok çeÅŸitli sanayi kolları geliÅŸmiÅŸtir.

Alıntıdır..

 Bölümün diÄŸer bir sanayi ÅŸehri olan İzmit’te kâğıt, boru, lastik, petro-kimya ve otomotiv gibi çok çeÅŸitli sanayi kolları geliÅŸmiÅŸtir.

Alıntıdır..

« Previous Entries    |    


                                     
>>>>>HeadMy<<<<< cyber-lake.com Top Fishing Sites yokuz.com Entertainment TOPlist TOPlist iPhone Topsites Dmegs Directory Myspace Topsites Directory of Entertainment Blogs Galleries - CSS Top Sites here.
Google PageRank
Proxy Topsite - Myspace Proxies, Myspace Proxy, Unblock Myspace Vote this site for Top 50 Award Winning Web Sites List! Top Arcade Sites Toplist FIRST Topsite Best Scrapbooking Sites, Digital Scrapbooking, Scrapbook Supplies, Reviews, Awards Webmasterim.Com arama motoru

site ekle Vote für uns auf der .:.:: Fun Topliste ::.:. Hier gehts in Bunny´s Topliste Aradur.com | Arama Motoru Sitemiz WebKuyusu.com'da kayýtlýdýr.
Online Sayaç
toplist
Hayvanlar Alemi site ekle

Site Ekle

mirc indir Taxi-Love: rencontre par webcam, référencement annuaire, topliste 100% gratuit Top Real Estate Agents Click to Vote - Top 300 Jpop Sites! Pixel Rating JunkyTopsites Harry Potter Topsites Fundamental Christian Topsites Toplist