Petrol fiyatı 118 dolara dayandı

Posted by: Dream  :  Category: Ekonomi

Uluslararası piyasalarda yaşanan tedirginlik petrol fiyatlarında artışa sebep oldu.

Uluslararası piyasalarda ham petrolün varil fiyatı Gustav tropikal fırtınasının ABD’nin açık denizdeki petrol ve doğal gaz üretimini etkileyeceği endişeleri yüzünden 118 dolara dayandı.
ABD ham petrolünün varil fiyatı Ekim ayı teslimi dün 2,56 dolar geriledikten sonra bugün 2,12 dolar artarak 117,71 dolar oldu. Londra Brent tipi ham petrolün varil fiyatı da 1,78 dolar artışla 115,95 dolara çıktı.
Petrolün fiyatının artmasında Gustav tropikal fırtınasının ABD’nin petrol üretiminin yüzde 25 ve doğal gaz üretiminin yüzde 15′inin karşılandığı Meksika Körfezi’ndeki faaliyetleri olumsuz etkileyeceği kaygıları etkili oluyor.
Petrol piyasası ayrıca, İngiltere’de yayımlanan DailyTelegraph gazetesinin, AB’nin Rusya’ya yaptırım uygulama tehdidine karşılık bu ülkenin Almanya ve Polonya’ya petrol ihracatını kısabileceği haberinden de etkilenmiş görünüyor.
Meksika Körfezi’nde faaliyet gösteren enerji şirketleri de üretimlerini durdurarak, açık denizdeki platformlarda ve sondaj kuyularında çalışan personelini tahliye ediyor.

alıntıdır..

Dış ticaret açığı artıyor

Posted by: Dream  :  Category: Ekonomi

Yılın ilk 7 ayında dış ticaret açığı 44 milyar 983 milyon dolara yükseldi

İhracat bu yılın Temmuz ayında, geçen yılın aynı ayına göre yüzde 40,8 artarak, 12 milyar 583 milyon dolar oldu.
İthalat da Temmuz’da yüzde 35 oranında yükseldi ve 20 milyar 537 milyon dolar olarak gerçekleşti.
Türkiye İstatistik Kurumunun (TÜİK) açıkladığı dış ticaret verilerine göre, aynı dönemde dış ticaret açığı ise yüzde 26,7 oranında artarak 6 milyar 276 milyon dolardan 7 milyar 954 milyon dolara yükseldi.
2007 Temmuz ayında yüzde 58,7 olan ihracatın ithalatı karşılama oranı, 2008 Temmuz ayında yüzde 61,3′e yükseldi.

Türkiye’nin bu yılın Ocak-Temmuz dönemindeki ihracatı, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 39 artarak 81 milyar 397 milyon dolar, ithalatı da yüzde 36,6 artarak 126 milyar 380 milyon dolar oldu.
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Ocak-Temmuz dönemi dış ticaret istatistiklerini açıkladı.
Bu dönemde dış ticaret açığı, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 32,4 artarak 44 milyar 983 milyon dolara yükseldi. Geçen yıl aynı dönemde yüzde 63,3 olan ihracatın ithalatı karşılama oranı ise yüzde 64,4′e yükseldi.
Geçen yıl Ocak-Temmuz döneminde 58 milyar 558 milyon dolarlık ihracat, 92 milyar 544 milyon dolarlık ithalat yapılmıştı. Bu dönemde dış ticaret açığı 33 milyar 985 milyon dolar, ihracatın ithalatı karşılama oranı da yüzde 63,3 olarak gerçekleşmişti.
-AYLIK AÇIK-
TÜİK’e göre Temmuz ayında ise ihracat, geçen yılın aynı ayına göre yüzde 40,8 artarak 12 milyar 583 milyon dolar, ithalat yüzde 35 artarak 20 milyar 537 milyon dolar oldu.
Söz konusu ayda dış ticaret açığı, geçen yılın Temmuz ayına oranla yüzde 26,7 artarak 7 milyar 954 milyon dolar olurken, ihracatın ithalatı karşılama oranıda yüzde 61,3 oldu.
2007 yılının Temmuz ayında, 8 milyar 938 milyon dolarlık ihracat, 15 milyar 214 milyon dolarlık ithalat yapılmıştı. Söz konusu ayda dış ticaret açığı 6 milyar 276 milyon dolar, ihracatın ithalatı karşılama oranı da yüzde 58,7 olmuştu.
TÜİK verilerine göre, 2007 ve 2008 Temmuz ayları itibariyle dış ticaret rakamlarındaki gelişme şöyle:
. (milyon dolar)
. TEMMUZ Değişim OCAK-TEMMUZ Değişim (yüzde)
. 2007 2008 Yüzde 2007 2008 2007
. ——- —— —— —— —— —–
İhracat 8,938 12,583 40,8 58,558 81,397 39,0
İthalat 15,214 20,537 35,0 92,544 126,380 36,6
Dış denge -6,276 -7,954 26,7 -33,985 -44,983 32,4
Karşılama
Oranı-Yüzde 58,7 61,3 - 63,3 64,4 -

Türkiye’nin bu yılın Ocak-Temmuz döneminde ara malı ithalatı yüzde 40, sermaye malı ithalatı yüzde 20,3, tüketim malı ithalatı ise yüzde 37,2 arttı.
Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) açıkladığı dış ticaret verilerine göre, Ocak-Temmuz döneminde, 126 milyar 380 milyon dolarlık ithalatın 95 milyar 844 milyon dolarlık kısmını ara malı ithalatı, 16 milyar 922 milyon dolarlık kısmını sermaye malı ithalatı, 13 milyar 184 milyon dolarlık kısımını ise tüketim malı ithalatı oluşturdu.
Ara mallarının ithalattaki payı yüzde 75,8, sermaye malları ithalatının payı yüzde 13,4, tüketim mallarının payı da yüzde 10,4 oldu.
Ocak-Temmuz döneminde 81 milyar 397 milyon dolarlık ihracatın 77 milyar 679 milyon dolarını imalat sektörü ihracatı, 1 milyar 989 milyon dolarını tarım ve ormancılık, 1 milyar 239 milyon dolarını madencilik ve taşocakçılığı, 135 milyon 755 bin dolarını balıkçılık ve 356 milyon dolarını da diğer sektörlerin ihracatı oluşturdu.
-AB’NİN DIŞ TİCARETTEKİ AĞIRLIĞI SÜRÜYOR-
2008 Temmuz ayında Avrupa Birliği’nin (AB) ihracattaki ağırlığı devam etti.
Geçen yılın aynı ayına göre AB ülkelerine yapılan ihracat yüzde 23,3 artarak 6 milyar 92 milyon dolar seviyesinde gerçekleşti. Toplam ihracat içinde AB ülkelerinin payı yüzde 48,4 olarak hesaplandı.
2008 Temmuz ayında en fazla ihracat yapılan ülke 1 milyar 227 milyon dolarla Almanya oldu. Geçen yılın aynı dönemine göre bu ülkeye ihracat yüzde 24,7 arttı.
Söz konusu ayda, ithalatta ilk sırada Rusya yer aldı. Bu ülkeden yapılan ithalat yüzde 51,1 artarak 3 milyar 146 milyon dolar oldu.

alıntıdır.

İşte Boğaz’ın yeni incisi

Posted by: Dream  :  Category: Ekonomi

Karayolları arazisi üzerine yapılacak proje belli oldu
Tüm Türkiye’nin merakla beklediği, Karayolları arazisi üzerine yapılacak olan Zorlu Center projesi belli oldu. İstanbul III Numaralı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu, 4 proje arasındaki tercihini Tabanlıoğlu Mimarlık AŞ-Emre Arolat Mimarlık Ltd. Şti. Ortak Girişim Grubu’ndan yana kullandı.

 


Zorlu Gayrimenkul’ün geçen yıl haziran ayında açtığı ‘Zorlu Center Mimarlık ve Kentsel Tasarım Yarışması’na 117 firma başvurmuştu. Bunların arasından 13 uluslararası mimarlık ofisi seçilerek yarışmaya katılmaya hak kazanmıştı. Yapılan değerlendirmede ERA Şehircilik Mimarlık Müşavirlik Ltd. Şti., Mimarlar Yapı Tasarım Mühendislik ve Danışmanlık Hizmetleri Ltd. Şti.-A.L.U.D. (Architecture, Landscape & Urban Design) Ortak Girişim Grubu, Tabanlıoğlu Mimarlık AŞ-Emre Arolat Mimarlık Ltd. Şti. Ortak Girişim Grubu ve Cafer Bozkurt Mimarlık Ltd.-asp Architekten Stuttgart Ortak Girişim Grubu projeleri ile finale kalmıştı.


Zorlu Gayrimenkul Yatırım ve Geliştirme AŞ Genel Müdürü Levent Ergül, konuyla ilgili olarak yaptığı açıklamada, seçilen projenin 96 bin metrekarelik inşaat alanında 50 bin metrekarelik yeşil alan öngördüğünü vurgulayarak, şunları söyledi:
“Projemizin başta İstanbullular olmak üzere tüm Türkiye’ye hayırlı olmasını diliyorum. İstanbul’a kazandırmak istediğimiz ‘kendisinden 50 yıl söz ettirecek anıtsal yapı’ gerçekleştirme hayalimizi Emre Arolat ve Murat Tabanlıoğlu’nun yapacak olması bizi de çok mutlu etti. Zorlu Gayrimenkul olarak finale kalan tüm projeleri benimsemiştik. Hangisi seçilirse seçilsin büyük bir zevkle inşa edecektik. İstanbul III Numaralı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu’nu, kamusal alan kullanımının maksimum düzeyde olacağı bir projeyi seçtikleri için kutluyorum. Ayrıca yarışmaya katılan diğer mimar arkadaşlarımı da başarılı projeleri nedeniyle tebrik ediyor, verdikleri yoğun emek için kendilerine teşekkür ediyorum.”

“Enflasyon üzerindeki riskler devam ediyor”

Posted by: Dream  :  Category: Ekonomi

Ekonomi Değerlendirme Kurulu toplantısı sona erdi.
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında toplanan Ekonomi Değerlendirme Toplantısı sona erdi.
Yeni Başbakanlık’ta gerçekleştirilen toplantı yaklaşık 5 saat sürdü. Toplantının ardından yazılı bir açıklama yapıldı.
Dünya ekonomisiyle Türkiye ekonomisindeki gelişmelerin ve önümüzdeki döneme ilişkin beklentilerin ele alındığı kaydedilen açıklamada, ”Arz yönlü şokların varlığını sürdürmesi, fiyatlama davranışlarına ilişkin riskler ve süregelen belirsizlik algılamaları enflasyon üzerinde bir risk unsuru oluşturmaya devam etmektedir” denildi.
Küresel ekonominin 2007 yılı sonundan itibaren yavaşlama eğilimine girdiği ifade edilen açıklamada, dünyada enflasyonun, gıda ve enerji fiyatlarındaki hızlı artışın da etkisiyle artış eğiliminde olduğu belirtildi.
ABD ve Avro Bölgesi’nde, enflasyon göstergelerinin orta vadeli fiyat istikrarı hedefiyle uyumlu seviyenin üzerine yükseldiğine dikkat çekilen açıklamada, arz yönlü fiyat şoklarının gıda ve enerji ürünlerinin tüketim sepeti içindeki ağırlığı görece yüksek olan gelişmekte olan ülkelerdeki enflasyon artışının daha da yüksek olduğuna belirtildi. Açıklamada şunlar kaydedildi:
”Uluslararası finansal piyasalarda belirsizlik ortamı devam etmektedir. Yatırımcıların risk iştahı açısından önemli bir gösterge kabul edilen Piyasa Oynaklık Endeksi (VIX), son dönemde bekleyişlerdeki görece düzelmeye bağlı olarak, ağustos ayında bir miktar düşmesine rağmen, yüksek seviyesini korumaktadır.
Küresel ortamda yaşanan belirsizlikler ve arz şoklarının Türkiye ekonomisine etkileri yılın ilk çeyreğinde sınırlı iken, dış talepte oluşan yavaşlamayla birlikte ikinci çeyrekte görülmeye başlamıştır. Yılın ilk çeyreğinde yüzde 6,9 olarak gerçekleşen sanayi üretimi büyümesi, yılın ikinci çeyreğinde hız kesmiş ve sanayi üretim endeksi yüzde 3,1 oranında artmıştır. Tüketim talebine ilişkin öncü göstergeler de, 2008 yılı ikinci çeyreğinde iç talepte ılımlı bir yavaşlamaya işaret etmektedir. Geçen yıl yaşanan kuraklık nedeniyle düşen tarımsal üretimin bu yıl toparlanması ve büyümeye pozitif katkı sağlanması beklenmektedir.”
Yılın ilk yarısında katma değeri yüksek fasıllarda devam eden güçlü ihracat performansı ve ihracatın yeni pazarlara açılması sonucunda, ihracatın yüzde 38,7 oranında artış kaydettiğine vurgu yapılan açıklamada, ihracatın artış oranının ilk yarıda ithalatın artış oranını geçtiği kaydedildi.
İhracattaki bu yüksek performansa rağmen rekor düzeylere ulaşan petrol ve emtia fiyatlarının enerji ithalatının aynı dönemde yüzde 64,9 oranında artışına neden olduğu ifade edilen açıklamada, şöyle denildi:
”Bir miktar hız kesmekle beraber halen yüksek seviyelerde bulunan enerji fiyatları, 2008 yılında ithalat kaynaklı olarak cari işlemler açığını arttıran bir unsur olarak ortaya çıkarmaktadır.
-KAMU BORCUNUN RİSK YAPISI DAHA DA İYİLEŞMİŞTİR.
2008 yılı ilk yarısında, cari işlemler açığının finansmanı büyük oranda banka dışı özel sektörün kredi kullanımını ve doğrudan yabancı sermaye yatırımları yoluyla sağlanmıştır. Yılın ilk yarısında elde edilen yüksek vergi tahsilatı ve kamu harcamalarındaki disiplin sayesinde, merkezi yönetim bütçesi fazla vermiştir. Kamu net borç stoku, 2008 yılının ilk çeyreğinde 2007 yılı sonuna göre nominal olarak azalırken, kamu borcunun risk yapısı daha da iyileşmiştir.
Daha güçlü ve risk yapısı iyileşen mali sistem, bir taraftan dış şokların olumsuz etkilerini azaltırken diğer taraftan ekonomik büyümeye olumlu katkı sağlamaktadır. Bankacılık sisteminin güçlü yapısını koruması neticesinde kullandırılan krediler artmaya devam etmektedir.”
Açıklamada, 2008 yılında gıda ve enerji fiyatlarında görülen artış eğiliminin birçok ülkede olduğu gibi Türkiye’de de enflasyonun artmasına neden olan birincil faktör olduğuna dikkat çekildi.
-ENFLASYON ÜZERİNDEKİ RİSK UNSURU-
Açıklamada, arz yönlü şokların varlığını sürdürmesinin, fiyatlama davranışlarına ilişkin riskler ve süregelen belirsizlik algılamalarının enflasyon üzerinde bir risk unsuru oluşturmaya devam ettiği belirtildi.
Önümüzdeki dönemde de küresel boyutta görülen enflasyonist baskıları en aza indirmek amacıyla maliye ve para politikalarının ihtiyatlı ve uyumlu bir şekilde uygulanmaya devam edileceği ifade edilen açıklamada, tekstil, hazır giyim, deri ve deri ürünleri sektörlerinin öncelikli sektörlerden olduğu belirtildi.
Toplantıda, bu sektörlere yönelik olarak özel ve kamu sektörü üst düzey temsilcileri ile hazırlanmış olan strateji belgesinin kabul edilmesinin kararlaştırıldığı da ifade edildi.
Belgeye dayalı olarak belirlenmiş olan eylem planının uygulanma süreci ve sektörlerle ilişkilerin Sanayi ve Ticaret Bakanlığı tarafından gerçekleştirileceği kaydedilen açıklamada, ekonomide rekabet gücünün artırılmasına, haksız rekabetin önlenmesine ve kamu finansman kaynaklarının sağlıklı bir yapıya kavuşturulmasına katkıda bulunulması hedefleri doğrultusunda kayıt dışı ekonominin boyutunun azaltılması çalışmalarına hız verileceği de belirtildi.
Sanayi Strateji Belgesi taslağı ile Sanayi Envanterine ilişkin taslak raporların görüşüldüğü de belirtilen açıklamada, çalışmaların teşvik sisteminin diğer bileşenleri ile bütünlüğü sağlanarak yıl sonuna kadar tamamlanmasının kararlaştırıldığı ifade edildi.
Ekonomi Değerlendirme Toplantısına, Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Nazım Ekren, Devlet Bakanları Kürşat Tüzmen, Mehmet Şimşek, Sanayi ve Ticaret Bakanı Zafer Çağlayan’ın yanı sıra AK Parti Genel Başkan Yardımcıları Şaban Dişli, Bülent Gedikli ve Reha Denemeç, Başbakanlık Müsteşarı Efkan Ala, Plan ve Bütçe Komisyonu üyeleri ile bazı üst düzey bürokratlar katıldı.

alıntıdır.

TOPLU GÖRÜŞMELER TIKANDI

Posted by: Dream  :  Category: Ekonomi

Hükümet memur zammı için masaya yeni bir teklifle gelmedi

Devlet Bakanı Murat Başesgioğlu’nun konfederasyon başkanlarıyla yaptığı görüşmede, memur maaş zammı ile ilgili yeni bir teklif sunmadığı öğrenildi.
Sendika yetkililerinden alınan bilgiye göre Bakan Başesgioğlu, toplu görüşmelerin 5. turunda Türkiye Kamu-Sen Genel Başkan Bircan Akyıldız ve Memur-Sen Genel Başkanı Ahmet Gündoğdu ile başbaşa bir görüşme yaptı.
Başesgioğlu’nun görüşmede, konfederasyon başkanlarına maaş artışı konusunda yeni bir teklif sunmadığı belirtildi.

Hükümet ile yetkili memur sendikaları arasında yürütülen toplu görüşmelerin 5. turuna saat 18.00′e kadar ara verildi.
AA muhabirinin yetkililerden aldığı bilgiye göre, görüşmelerde hükümet, 2009 yılının birinci 6 ayı için yüzde 3.5, ikinci 6 ayı için yüzde 4, kümülatif yüzde 7.6′lık maaş artışı teklifini değiştirmedi.
Hükümetin, daha önce ‘’sendika aidatı” adı altında 5 YTL olarak uygulanan primin, ”toplu görüşme primi” adı altında 10 YTL’ye çıkarılmasını önerdiği, ancak sendika başkanlarının bunu yeterli görmediği öğrenildi.

alıntıdır.

“Akaryakıt fiyatlarındaki artış bizi zorluyor”

Posted by: Dream  :  Category: Ekonomi

Metro Yatırımlar Grubu CEO’su Sinan Solok HABERTURK yayınına katıldı :”Bu yaz, geçen yaza göre daha kötü geçti”

Piyasa rakamlarını okurken sizin en çok kulak kabarttığınız petrol ve euro çünkü otobüs yenileme filo yenileme mevzularında satın almalarınız böyle gerçekleşiyor. Euro’ya herhalde kulak kabarttınız değil mi?

Evet, euro ve petrol fiyatları bizim için önemli. Her ikisi de çok önemli hakikaten, Çünkü otobüslerimizin fiyatları Türkiye de üretilen ve yurtdışında ithal edilen otobüslerin birlikte  fiyatları, euro bazından artı bizim ana giderimiz mazot olduğu için direk olarak petrole endeksliyiz. 80 dolarlardan variller işte 117 dolarlara, 140 dolarlara çıktı, 115 dolarlara geriledi. Bu tabi piyasalardaki oynaklık çok etkileyici, bizim sektörü etkileyici. Artı tabi geçen seneye oranla baktığımız zaman petrolde %50’ye yakın bir artış var varil bazında.  Dolayısıyla buradaki litre mazot, motorin fiyatlarını etkiliyor, dolayısıyla bizim ana giderimizi etkiliyor. Biz bu ana giderimizi gelirlerimize aynı ölçüde yansıtamıyoruz, bütün kara ulaştırma sektörü olarak bunun sıkıntısını çekiyoruz.

Ne yapıyorsunuz peki? Yansıtamıyoruz diyorsunuz çünkü rekabet çok çetin . Yani sadece Pazar içinde değil havayla da rekabetiniz var.

Rekabet çok, çok fazla firma var, uçaklarla rekabet var ama ne yapıyoruz biz hizmetimizi iyileştiriyoruz, kalitemizi iyileştiriyoruz, filolarımızı yeniliyoruz. Müşterilerimizi daha çok çekmeye çalışıyoruz,  bütün kara ulaştırma sektöründe bütün firmaların yaptığı olay bu.

Peki, burada rekabet tüketiciyi çekmek için sonuçta bir yolcu var bir yerden bir yere hareket etmek istiyor ve burada da ilk başta hangi otobüs firmasını seçeyim değil, havayla mı gideyim? Karayla mı gideyim? Düşüncesi var. Demiryolunun da etkinliği vardır yine. Burada özellikle seçerken neye dikkat ediliyor bunun araştırmalarını yapıyor musunuz? Mesela Fiyat mı belirliyor? Siz diyorsunuz ki biz servis kalitesini arttırıyoruz, servis mi belirliyor?

Şimdi, birçok faktör var, biz bu faktörleri değerlendirmek için 3 ayda bir anket yapıyoruz. Neye endeksli yani müşterilerin yolcuların tercikteki endeksleri nelerdir. Fiyat bir endeks, kalite bir endeks, güven bir endeks, zaman aralığı bir endeks, yani istediği zaman istediği yere gidebilmesi çok önemli. Onun için sefer sıklıkları çok önemli, otobüsün içindeki hizmet çok önemli. Birde dediğim gibi güven çok önemli. Çünkü karayolunda seyir halindesiniz her an bir kaza riski olabilir ve bunun için güven çok önemli.

Evet, tabiî ki hepsinin bileşimi diyorsunuz. Ama mesela servis dediğinizde, serviste maliyetlere nasıl yansıtmıyorsunuz? Hem diyorsunuz ki artan petrol fiyatları, akaryakıt zamları bunlar karşımıza çıkıyor %40’a yakın, diğer yandan doğalgaz, elektrik orda zam var bunları nasıl engelliyorsunuz?

Şimdi, gelirleri arttıramadığınız zaman yapacağınız başka bir şey geliyor giderlerden kısıntı yapmak zorundasınız. Mümkün olduğu kadar tasarruf ilkelerini göz önüne alıyoruz. Bu tasarruf ilkeleri de tamamen şirket içindeki tasarruf ilkelerinden söz ediyorum. Yoksa yolculara verilen ikramlardan tasarrufu kastetmiyorum. Otobüslerin bakımına olan tasarruftan bahsetmiyorum. Tamamen kendi içimizde mümkün olduğu kadar giderleri minimize etmeye çalışıyoruz.

Mesela?

Yani, personel giderlerinden tutun, harcama giderlerine kadar bunlar. Elektriğinden, doğalgazından bütün bunlardan maksimum tasarrufa gitmeye çalışıyoruz.

Personel çıkarma durumu var mı?

Personel çıkarma durumu yok. Belirli bir hizmet sektöründesiniz, belirli insanlarla bu işi götürmek zorundasınız. Ama bizim yaz- kış arasında personel farkımız olur, dönemsel personellerle çalışırız. Çünkü yazın otobüsçülük sektörünün en yoğun aylarıdır, Haziran ile Eylül ayı. Burada personel sayısı artar, bunlar dönemsel personeldir. Burada da sezon sonunda 15 Eylül gibi bir azaltma olur.

Evet, şimdi o döneme yaklaşıyoruz tabi. Böyle bir fotoğraf varken artan maliyetler diyoruz, zamda yapamıyorsunuz, çünkü rekabet çok çetin diyoruz. Ne olacak peki, nereye kadar çünkü siz hep diyorsunuz ki Ulaştırma Bakanı’na sesimizi duyurmaya çalışıyoruz, biraz üvey evlat öz evlat tartışmaları geliyor burada. Havayolcuları daha avantajlı görüyorsunuz.

Belki isteklerimizi biz tamamlatamıyoruz, belki bizde de kabahat var hakikaten. Belki hükümetin ekonomik politikaları bunu gerektirmiyor. Ama bunun ortak bir yolunu bulmak zorundayız. Çünkü bu sektörden ekmek yiyen çok insan var.

Türkiye’ nin can damarını karayollarının oluşturması, çünkü uçakların sınırı belli %5 ile %7 arasındadır yüzeysel baktığınız zaman. Demiryolunda şuan hızı bir çalışma var ama o daha bir süreç alıyor. Ne kalıyor? Karayolu kalıyor.

Almanya’daki, Avrupa’daki yada Amerika’daki gibi bireysel otomobille seyahatin dışında Türkiye’de en önemli şey karayolunda otobüslerle seyahat. Onun içinde biz hiçbir zaman sübvanse bir destek değil ama başkalarına ne yapılıyorsa bizde aynı ölçüde yararlanmak istiyoruz. Ben şahsen sübvanseye karşı olan bir insanım, herkes kendi yağıyla kavrulmak zorunda serbest piyasa ekonomisinde. Ama başkalarına farklı uygulama, bizim sektöre farklı uygulama bu bizi zora sokuyor. En son mesela lizingteki KDV oranlarının artması, bu bizim sektörü çok etkiledi.

Ne kadarlık bir yara aldınız? Geçtiğimiz sene bu çok tartışıldı.

Yara derken şöyle, lizingteki KDV’ nin artması bir anda bıçak gibi kesti bazı şeyleri. Lizing firmalarından zaten öğreniyoruz bunu. %8 di lizingimiz %18’e çıktı. Bu tabi otobüsçülerimizin, çünkü bireysel otobüsçülerle çalışıyoruz. Lizinglerden ayrılmalarını gerektirdi. Nereye gidiyorlar, bu sefer finansman şirketlerine gidiyorlar. Finansman şirketleri,  bankalar, bu şimdi bazel kriterleri geliyor. Bu otobüs şirketlerinin bilançoları buna yeterli olamayabiliyor. Büyük firmaların kefaletleri gerekebiliyor. Bankalarda verilen kefaletlere zaman zaman başka sebeplerden problem çıkabiliyor. Onun için bizim için lizing çok önemli. Burada bir düzeltme talebimiz oldu ama zaman içinde muhtemelen değerlendirilir diye düşünüyoruz.

Üzerinden 1 yıl geçti galiba değil mi ?

31.12’de olmuştu, 8 ay geçti.

Sizin en son haberlerinizi gördüm, 30 yeni otobüs aldınız diyelim nasıl finansmanınızı sağlıyorsunuz? Yani bu satın almaları nasıl yapıyorsunuz, lizingin payını mı düşürdük diyorsunuz. Nasıl bir finansman uyguluyorsunuz?

Şimdi 30 tane geldi, bir 20 tane daha sipariş verdik. Bu yıl içinde gelecek onlar. Dediğim gibi yani bazı şeyleri kendimize sıkıntı yapıp da işlerimizi durdurmuyoruz. En büyük bizim Metro Turizm olarak atılımımız bu. Aman fiyatlar artıyor, aman rekabet var işte ben işleri durdurayım değil. Tam tersi üstüne gidiyoruz.

Öz sermaye ile mi devam ediyorsunuz? Orda o mu devreye giriyor.

Hayır, daha çok bireysel otobüsçülerimize bu otobüsleri almalarında yardımcı oluyoruz. Lizingler üzerinden yine, her ne kadar lizingdeki KDV oranları yükselmiş olsa da, şuan da yine lizingleri tercih ediyoruz. Ve de bireysel otobüsçülerimizi buna yönlendiriyoruz. Ve de aldıkları bu otobüslerde mutlaka kazanmalarını sağlıyoruz. Yani bir otobüs alıyor, 30-35 milyar aylık bunun taksiti oluyor. Bunu kazandırmak için biz firma olarak ona uygun hatları seçip orada çalıştırıyoruz.

Evet, siz bireysel otobüsçülerle de bütün otobüs firmalarıyla olduğu gibi çalışıyorsunuz.

Evet, tabi çalışıyoruz, biz ağırlıklı olarak bireysel otobüsçülerle çalışıyoruz.

Dış kaynak kullanımı gibi bir şey söyleyebiliriz yani.

Yani, bir nevii.

Bu şartlarda devam ederse daha ne kadar devam eder? Hemen önümüzde sizin seveceğiniz bir dönem geliyor, Ramazan ve sonrasında bayram. Bayramda hareketlilik ne boyutta olabilir? Çünkü şuan şu da tartışılıyor, tüketicinin güveni dip yapmış durumda 1-2 puan belki yukarıya geldi ama hala çok güvensiz görüyor. Bütçelerde kısmaya başladı mı? Seyahatini kısmaya başladı mı? Mesela yaz sezonu nasıl geçti, ve sonrasındaki önümüzdeki dönemden bayramdan beklentiniz ne?

Şimdi Ramazan bizim için iyi geçmez, durgun geçer. Her sektörde olduğu gibi bizi de çok etkiler. Yaza gelince yaz, geçen yaza göre daha kötü geçti.

Ne kadar kötü?

Geçen yazın %80, %85’lerindeyiz. Yani geçen seneyi yakalamayı bırakın, gerisindeyiz.
Bayramdan beklentimiz kuvvetli ama her bayram iyi geçer. Bu bayram daha fazla olacak çünkü 9 günlük bir tatil var. 9 gün olduğu için bu bayram çok kuvvetli geçecektir, hem mevsim ayı itibari ile sonbahara gelmesi hem 9 gün olması çok kuvvetli geçecek o gözüküyor.

En azından bu kötü geçen yazın ardından ve Ramazan rehavetinin ardından.

Kötü geçmedi yaz ama geçen seneye göre kötü geçti. Ama sonuç itibariyle tabi bayramdan beklentimiz ciddi.  Her sene bayramlarımız iyi geçer, bu sene daha iyi geçeceğini ümit ediyorum. Çünkü 9 gün.

Evet 9 gün olması avantaj olarak çıkıyor karşımıza bazı sektörler için. Şimdi, aslında otobüs firmalarında karayolu taşımacılığında bir Avrupa Birliği uyum süreci ve yenilenen yasalar tartışması da sürmüştü. Ve bugünlerde de devam ediyor süreç ve bu süreç zarfında mı diyeyim, yoksa imaj çalışması mı diyeyim? Sizin gazetelere de haber olan  ilginç bir uygulamanız vardı şoförlerinize bıyık yasağı koydunuz. Yani müşteri ile bire bir karşı karşıya gelen herkese “bıyık bırakmak yasak” dediniz. Bunu imaj çalışması olarak mı görmek lazım? Yoksa AB’ye uyum çerçevesinde pek çok yenilemeler var. Eğitim durumlarına bakılıyor şoförlerin, bunun bir parçası mı?

Şimdi her ikisini birlikte düşünmek lazım hem Avrupa uyum yasaları çerçevesinde hemde hakikaten müşteri ile ilişkide olan insanların görsel yönleri çok önemli. Yani biz bugüne kadar tırnaklarından tutun, el temizliklerine kadar, deodorantlarına kadar, ense tıraşlarına kadar her türlü kontrolü yapıyorduk. Müşterilerimizden gelen talepler, bizim öngörülerimiz dedik ki yani bıyık, sakalda olmasın. Zaten tıraşlı biçimde otobüslere çıkmalarına özen gösteriyorduk. Hostların, hosteslerin, otobüs şoförlerinin, muavinlerin ve bilet satan elemanların dedik ki bundan sonra sakal bıyık olmasın. Ama bu tamamen görsel olarak müşteriyle birebir ilişkide olan insanlara yönelik bir çalışma. Yoksa şirkette müşterilerden uzak Genel Müdürlük bünyesinde çalışan kişilerimize böyle bir yasağımız yok. İsteyen dilediği gibi sakal, bıyık bırakabiliyor. Arka planda olanlara herhangi bir yasağımız yok.

Yoksa biliyorsunuz sakal, bıyık tartışması başka boyutlardan da kamuoyunda çok konuşulmuştu.

Yok, bizimki tamamen müşteri memnuniyeti doğrultusunda alınmış bir karar ve uygulama.

Peki sonrasında, araştırmalarda bir geri dönüşünü gördünüz mü?

Gördük, çok olumlu sinyaller aldık.

Şimdi, maliyetler havayolu ile rekabet dediğimizde, bundan sonrası için yol haritası nasıl çiziliyor yani karayolu taşımacılığında otobüs firmaları bir araya gelip, şunları şunları yapalım. Ya da bizde şu eylem paketlerini hükümete götürelim. Çünkü şu günlerde tekstilden tutun, deri sektörüne ve diğer bütün, mesela Tob’un meclislerinde hep bir hükümete eylem planı sunum söz konusu sizin cephede de böyle bir yeniden yapılanma, yeniden bir isteklerimizi dile getirelim hazır herkeste Ankara’ya başvuruyorken gibi bir harekete geçme var mı?

Şimdi bizim şöyle bir Tofed var Türkiye Otobüsçüler Federasyonu, hem Sayın Genel Başkanı, hem ekibi, gerçekten çok kuvvetli. İsteklerimiz iletiliyor, hem hükümet cephesine, hem Bakanlık nezdinde iletiliyor. İsteklerimizi yaptırmaya çalışıyoruz. Belki, biraz evvel dedim konuşmamın başında bizde de hatalar oldu belki isteklerimizi iyi dile getiremedik. Ama biz sektör olarak kesinlikle eylem düşünen bir sektör değiliz. Yani biz eylem planlarıyla ne Hükümetin nede Bakanlıkların karşısına geçeriz, nede gideriz çünkü, ben o tür eylemlerle bir şey elde edildiğine inanmıyorum. Çünkü herkes medeni ortamda isteklerini dile getirebilir.

Yani, o tarz bir eylem değil de hani Hükümetin eyleme geçmesi açısından ..

Konuşuluyordu hani kontak kapanırsa şu olursa bu olursa, bizim hiç öyle şeylerimiz yok. Ama isteklerimizi sürekli götürüp, çünkü mantık çerçevesinde her şey, Hükümetin bütçelerine de bakarak bir ortak noktaya gelinileceğini düşünüyorum ben.

Bakalım süreç nasıl işleyecek. Haberlerinizi aktarmaya devam edeceğiz.
alıntıdır.

Yolcuyu çekmek için maliyeti düşürüyoruz

Posted by: Dream  :  Category: Ekonomi

THY Yönetim Kurulu Başkanı Karlıtekin, şirket olarak iç hatlara yönelik ayrı bir strateji güttüklerini dile getirerek AnadoluJet’e ilişkin olan eleştirilerin de bu stratejiler doğrultusunda değerlendirilmesi gerektiğini söyledi. Karlıtekin, AnadoluJet’in THY standartlarındaki konforlu yolculuktan ziyade “low cost” stratejisiyle çalışarak maliyetlerini düşürdüğünü ve bu sayede düşük maliyetleri fiyatlara da yansıtarak yolcu sayısını arttırmayı hedeflediklerini söyledi. Göreve geldiğinde 64 olan filonun bugün 106’ya çıktığını hatırlatan Karlıtekin, sene sonunda bu sayının 120’ye ulaşacağı bilgisini verdi. Yurtiçi ve yurtdışı hatlarda farklı bir müşteri profili olduğuna dikkat çeken Karlıtekin, İzmir projesini başlatırken pazara ilkin SunExpress’i sokarak İzmir’de havayolu ulaşımı konusunda oturmuş bir yapıya ulaşmasını hedeflediklerini ifade etti. Karlıtekin, İzmir’de oluşan pazarın ardından SunExpress’in kâr etmesinin de başarılarına kanıt olduğunu belirtti.

Füsun ÇAĞLAR

alıntıdır..

Sektörler borç batağında

Posted by: Dream  :  Category: Ekonomi

BDDK rakamları, Türkiye’nin önde gelen 8 sektörünün borç batağı içinde olduğunu ortaya koydu. Buna göre, tekstil, ziraat, inşaat ve turizm gibi dev sektörlerin 3.4 milyar YTL’lik borcu takibe düştü. En borçlu sektör ise tekstil oldu. BDDK tarafından hazırlanan finansal haritada, Türkiye’nin dev sektörlerinin takibe düşen alacakları ortaya kondu. Buna göre, yılın ilk üç ayında ülkedeki 8 sektörde ödenemeyen kredi miktarı 3 milyar 431 milyon 402 bin YTL’ye ulaştı. Bu rakam, geçen yıl sonunda 3 milyar 758 milyon 420 bin YTL olarak gerçekleşmişti.

İNŞAATTA ANKARA

Buna göre, inşaat sektörünün takibe düşen kredi borcu 402 milyon 978 bin YTL’yi bulurken, bu sektörde en borçlu üç il Ankara, İstanbul ve Kocaeli oldu. Buna göre, inşaat sektöründe 196 milyon 105 bin YTL ödenmeyen kredi borcu ile Ankara ilk sırada yer alırken, Ankara’yı 113 milyon 202 bin YTL ile İstanbul, 17 mil-

yon 911 bin YTL ile Kocaeli izledi. Gıda, meşrubat ve tütün sektörlerinin takibe düşen kredi borcu 518 milyon 711 YTL olarak gerçekleşirken, bu sektörde en borçlu üç il İstanbul, Ankara ve Konya oldu. Bu sektörün borcu İstanbul’da 286 milyon 89 bin YTL olarak saptandı.

ANADOLU KAPLANLARI GÖÇTÜ

Tekstil, ülkede en fazla borcu takibe düşen sektör oldu. Tekstil sektörünün bankalara ödeyemediği toplam miktar, 1 milyar 317 milyon 902 bin YTL’yi buldu. Takibe düşen bu miktarın 617 milyon 227 bin YTL’si İstanbul’da kullandırılan kredilerden kaynaklandı. İstanbul’u 149 milyon 252 bin YTL ile Denizli ve 137 milyon 820 bin YTL ile Bursa izledi.


3 büyük il ilk sıralarda

Metal ve maden sektöründe kullandırılan kredilerin toplam 104 milyon 332 bin YTL’si takibe düştü. Bu sektörde takibe düşen borcu en yüksek il, 43 milyon 266 bin YTL ile İstanbul oldu. İstanbul’u 24 milyon 558 bin YTL ile Ankara ve 11 milyon 276 bin YTL ile Kayseri izledi. Finansal kuruluşların bankalara borcunu en yüksek oranda ödeyemediği il 25 milyon 301 bin YTL ile İstanbul oldu. Toptan ticaret listesinde ilk sırada İstanbul, İzmir, Ankara yer aldı.


Ankara’yı turizm yaktı

Turizm sektöründeki takibe düşen kredi miktarı da 141 milyon 548 bin YTL oldu. Ankara, 76 milyon 427 bin YTL’lik ödenmeyen kredi ile turizm sektöründeki takibe düşen borcu en yüksek il olurken, Ankara’yı 20 milyon 892 bin YTL ile Antalya takip etti. Toptan ticaret ve komisyonculuk sektöründe toplam 597 milyon 141 bin YTL’lik kredi takibe düştü.

Deniz ÇİÇEK/ANKARA

alıntıdır..

Çin ve Rusya ile dış ticarette makas açılıyor

Posted by: Dream  :  Category: Ekonomi

Türkiye’nin yılın ilk beş ayındaki dış ticaret açığının yüzde 57.17’si Rusya ve Çin’den kaynaklandı. Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) verilerinden yapılan belirlemeye göre, Türkiye Ocak-Mayıs döneminde toplam 57 milyar 17.9 milyon dolarlık ihracata karşılık, 86 milyar 302.9 milyon dolarlık ithalat gerçekleştirerek 29 milyar 284.9 milyon dolarlık dış ticaret açığı verdi. Bu açığın 16 milyar 743.1 milyon dolarla yüzde 57.17’si Rusya ve Çin’den kaynaklandı. Toplam dış ticaret açığının geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 30.5 büyüdüğü anılan dönemde Çin’le ticarette ortaya çıkan açık yüzde 40.7, Rusya’ya karşı verilen açık yüzde 53.7 arttı.
alıntıdır..

Kuruyemişe sahip çıkan Esas, liderlik hedefliyor

Posted by: Dream  :  Category: Ekonomi

Bu yılın nisan ayında Peyman kuruyemişe ortak olarak, sektöre hızlı bir giriş yapan Esas Holding, Peyman çatı markası altında yarattığı yeni kuruyemiş markası Dor Leo ile tüketiciyle buluştu. Altın aslan anlamına gelen Dor Leo’nun Peyman’ın kurulduğu şehir olan Eskişehir’in eski adı olduğuna dikkat çeken Esas Holding Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Emine Sabancı Kamışlı, Dor Leo’nun yaklaşık bir aydır raflarda yer aldığını ve müşteri memnuniyetinin çok yüksek olduğunu belirtti. 2.2 milyar dolarlık kuruyemiş pazarından Peyman’ın yüzde 20 pay aldığını vurgulayan Kamışlı, sektörün lideri olan firmayla aralarında 13-14 puanlık bir fark olduğunu, ancak 2009 itibarıyla Peyman’ı yüzde 40 gibi bir pazar payı ile lider yapmayı hedeflediklerini bildirdi.

ANADOLU KAPLANI

Emine Sabancı Kamışlı, “Bu yıl için 2 milyon euro ihracat hedefliyoruz. Ancak önümüzdeki yıllarda bölgesel olarak güçlü bir pazar yaratmayı istiyoruz. Biz kuruyemişi sahiplendik ve çok önemli bir misyon yüklendik. Dünyanın en bilinen kuruyemiş markası olma vizyonumuz var” dedi. Emine Kamışlı, Peyman’ın Dor Leo’dan sonra başka yeni alt markaları da olacağına dikkat çekti.


Dor Leo’yu Euro 2008’e bilerek denk getirdik

Peyman Üst Yöneticisi (CEO) Ayhan Güneş, Dor Leo’yu Euro 2008’e denk getirdiklerini belirterek, “İyi bir zamanlamaydı. Euro 2008’den istifade etmek amacıyla tanıtımı haziran ayında yaptık. Haziran ayı hedeflerimizi yüzde 100 tutturduk. Geçen yılın haziran ayına kıyasla yüzde 100’ün üzerinde fark var” diye konuştu. Güneş, paketli kuruyemiş pazarının hızla büyüdüğünü ifade ederek, “Bu büyüme önümüzdeki yıllarda da devam edecek. 5-6 yıl içinde de belli bir pazar büyüklüğüne oturur. Paketli kuruyemiş pazarının önünde büyük bir fırsat var” dedi.

alıntıdır.

cyber-lake.com Top Fishing Sites yokuz.com Entertainment TOPlist TOPlist iPhone Topsites Vote for Us on Top Sites of America Web Sites List! Dmegs Directory Myspace Topsites Directory of Entertainment Blogs Galleries - CSS Top Sites here.
Google PageRank
Proxy Topsite - Myspace Proxies, Myspace Proxy, Unblock Myspace Fundamental Christian Topsites Vote this site for Top 50 Award Winning Web Sites List! Top Arcade Sites Toplist FIRST Topsite Best Scrapbooking Sites, Digital Scrapbooking, Scrapbook Supplies, Reviews, Awards Site Ekle, Toplist, Link Ekle, MP3indir, HikayelerMynet Webmasterim.Com arama motoru

site ekle Vote fr uns auf der .:.:: Fun Topliste ::.:. Hier gehts in Bunnys Topliste Aradur.com | Arama Motoru Sitemiz WebKuyusu.com'da kaytldr.