Archive for the ‘Güncel Haberler’ Category

Japonya robotu Osmanlı’dan aldı!

Posted by: Dream   
Haziran 21st,
2009
Japonya bugünkü robot teknolojisini Abdülhamid Han’ın hediye ettiği ‘ Alamet’ isimli robota mı borçlu? Alamet’i yapan 7 ustanın SEİKO Saatleri ile bağlantısı ne? Oktan Keleş SIRDAŞ Yazı dizisi ile yine tarihi belgelerle anlatıyor. 
 
Abdülhamid Han’ın yaptırmış olduğu  ‘ALÂMET’ isimli robot; dünyada ezan okuyan ilk saat olma özelliğine sahiptir. Sultan, bu muhteşem özelliklere sahip saati Japonya’ya göndermiştir. Muhtemel ki Japonlar, bugünkü robot teknolojilerini, semâ yapan, ezan okuyan bu saatten almışlardır.

1887 yılında Japon İmparatoru’nun yeğeni Prens Komatsu   bir savaş gemisiyle İstanbul’a gelir. Abdülhamid  Han’a birtakım hediyeler takdim eder ve  Sultan ile görüşmelerde bulunur.

1889 yılında ise; Japon İmparatoru Meiji, İstanbul’a özel elçiler gönderir. Bu elçilerle birlikte; Sultan Abdülhamid Han’a  özel hediyeler ve bir de özel bir mektup gönderir. Gönderilen bu hediyeler içersinde; Japonya’nın en büyük nişanı olan, Büyük Krizantem Nişanı’nı da vardır. Bu Nişan, Sultan Abdülhamid Han’a takdim edilir. Özel mektupta ise Japon İmparatoru, Abdülhamid Han’dan; “İslâm dini, ilim ve teknolojik gelişmeler, vakıflar, hayır kurumlar vs. konuları ile ilgili olarak kendilerine Japonca veya Fransızca olarak bilgiler,” gönderilmesini rica eder.

Abdülhamid Han, konuyu Şeyhülislam Cemâleddin Efendi’ye  açar. Osmanlı’nın bilgi ve teknolojisi hakkında bilgi isteyen, deniz aşırı bir ülkeye, eli boş elçiler gönderilemezdi. İlk etapta; tezhipli bir Kuran-ı Kerim ve daha bir çok hediye, elçilerle  Japon İmparatoru’na gönderilir. Diğer bilgiler için de süre istenir.

Bu süre zarfında  Sultan Abdülhamid Han, Yeni Kapı Mevlihânesi saat sanatkârı, Musa Dede’yi Huzur’a çağırır. Musa Dede saat mekaniğini çok iyi bilen zattı. Sultan, Musa Dede’den; “çok iyi bir ekip kurarak, daha önce hiç yapılmamış, eşi benzeri olmayan, teknolojik bir saat yapmasını,” ferman buyurur. Bunun üzerine Musa Dede, yedi kişilik bir ekip kurarak  çalışmalara başlar. ” Daha önce hiç yapılmamış, dengi olmayan nasıl bir saat yapmalı ?” Diye derin düşüncelere dalar.
www.veteknoloji.com
Birkaç gün sonra, Sultan Abdülhamid Han, çalışmalar hakkında bilgi almak için Musa Dede’yi Huzur’a çağırır. Musa Dede ve ekibinin çizdikleri projeleri inceler, ancak bunlardan tatmin olmaz. Çünkü Musa Dede’nin getirdiği çizimler, klasik saat örneklerinin değişik versiyonlarıdır. Huzur’da bulunan Derviş Dede’ye fikri sorulur. Derviş, kağıttaki çizimleri inceler ve şöyle der: “Bu saat Semâzen  şeklinde olsun. Her saat başı, kollarını açıp semâ etsin ve gong çalsın.” Sultan Abdülhamid Han projeyi eline alır, dikkatlice inceler, tefekküre dalar ve dahiyane şu fikri söyler: “Hayır gong çalmasın! Ezan okusun. Öyle bir tertip yapın ki, saat başı ezan okusun,” der. Kağıda birkaç ayrıntı çizerek Musa Dede’ye verir. Musa Dede, “Ferman Sultanımındır,” diyerek düşünceli bir şekilde huzurdan ayrılır.

Guguklu, gonglu  ve değişik melodili saatler mevcuttu. Bunlar; körük ve mekanik düzenlerle halledilebilirdi. Ama ezan sesi, insan sesiydi. Bu nasıl yapabilirdi? Sultan’a, ‘ Efendim bu nasıl olur?’ Demeden Huzur’dan çıkmıştı. Musa  Dede, bu düşüncelerde sahafları dolaşırken, Fakir Dede’ye rastlar. Fakir Dede  Melâmi Mevlevî  Meşreb bir zattı. Musa Dede, konuyu gizlice Fakir Dede’ye açar. Fakir Dede, Musa Dede’yi neşeye boğan şu bilgileri vermişti: Frenk icadı Gramofondan ilham alınabilir. Edison 1877 yılında fonograf cihazını bulmuştu. Ses kaydı yapan  bu cihazı önerir. Gramofonun  1887  yılının 20 Eylülü’nde Emil Berliner tarafından patenti alınmıştı. Yani ezan okuyan saat yapmak mümkündü.

Hemen çalışmalara başlandı. Kısa bir süre sonra, Semâzen şeklinde, normal bir insan boyuna yakın, saatli bir robot yapıldı. Robotun özellikleri şu şekilde idi: Kaideye oturtulmuş gövdesi; saat başı semâ ediyor, bu esnada kollarını açıyor, gümüş levhalardan yapılmış etekleri açılıyor ve aynı anda ezan okuyordu. Etek kısmının üstündeki mazgallardan ezan sesi geliyordu. Öyle bir mekanizma kurulmuştu ki, tüm bunları yaparken yarım metre yürüyor, hem dönüyor ve ezan bitince de tekrar yarım metre geri giderek yerine dönüyor; kollarını ve eteklerini indiriyordu.  Robot’un tamamı gümüş ve altın kaplamadan yapılmıştı. Robot’un arka kısmında kurma yeri mevcuttu ve yedi günde bir kuruluyordu.

Robot’u Sultan Abdülhamid Han’a gösterdiklerinde, Sultan çok beğenmiş ve biraz da şaşkınlıkla; ” bunun ismi ALÂMET olsun. Bu tam bir ALÂMET,” demişti.

Alâmet’in, gövdesinin boyun kısmına yakın yerinde; altın işlemeli ay-yıldız, eteğindeki mazgalların altında ise, Osmanlı Devlet Arma’sı bulunuyordu. Sağ kolunun altında ise, bu projede yer alan ustaların baş harfleri yer almıştı. 

Sultan Abdülhamid Han;  asrın harikası, sanat ve teknoloji eseri olan, ezan okuyan bu robotu, Ertuğrul Firkateyni ile Japon İmparatoru’na, özel bir mektup, başka hediyeler ve nişanlar ile beraber göndermişti.

Firkateynin, kafile Başkanı Albay Osman Bey, gemi komutanı da Yarbay Ali Bey’di. Temmuz 1889 yılında İstanbul’dan yola çıkan gemi, 7 Haziran 1890 tarihinde Japonya’nın Yokohoma limanına varmış ve Japon Hanedanınca  görkemli bir tören ile karşılanmıştır.

Şimdi, bu Alâmet isimli ezan okuyan saatin varlığı bugüne kadar niye bilinmedi? Biraz bu konuyu irdeyelim: Japon elçiler İstanbul’a gelip, Sultan Abdülhamid Han’a Japonya’nın en büyük nişanı olan Krizantem’i verdiklerinde, mukabiliyet  esasına göre, kendilerine Abdülhamid Han’ın da, Osmanlı Devlet’i adına Japon  İmparatoru’na bir nişan verip vermeyeceği sorulur. Bunun üzerine Ertuğrul Firkateyni ile ; Osmanlı Özel Nişanı ve yanında diğer hediye ve nişanlar,  Osman Bey tarafından  Japon İmparatoru’na takdim edilir.

Tarih kitapları ve Osmanlı arşivlerinde bu olaylar belgelerle sabittir. Fakat bilinmeyen konu şudur: Peki Alâmet isimli, ezan okuyan, saatli robottan neden hiç söz edilmez! Bu işin sırrı da şudur: Belgeler de şöyle der: “Osmanlı nişanları, hediyelerle beraber Japon İmparatoru’na takdim edilmiştir.” Bu kısımlar Japonlara ait belgelerde ise şu şekilde mevcuttur: ” Osmanlı Devleti adına, Sultan Abdülhamid Han’ın elçileri, Osmanlı nişan ve hediyelerini Japon İmparatoru’na sunmuşlardır.” İşin püf noktası, Alamet’ten bahsedilmemesinin  sırrı burada saklıdır. Şimdi lütfen dikkat buyurun: Osmanlıca, Alâmet  demek, nişan, işaret demektir.Yani ALÂMET kelimesinin Osmanlıca lügat  karşılığı NİŞAN’dır. İşte sır budur. ALÂMETTEN;  NİŞANLAR VE HEDİYELER olarak kayıtlarda bahsedildiğinden, Alâmet adeta kamufle olmuştur. Yani bilerek bir  saklama yoktur. Bugüne kadar tarihin tozlu sayfalarında saklı kalmış bir hakikat böylece  ilk defa gün yüzüne çıkmış oldu.

Fakat yine de akıllara bazı soru işaretleri gelebilir? Meselâ, Japonlar niye bu robot (Alâmet) gerçeğini ifşa etmemişlerdir? Bu soruya şöyle yanıt bulunabilir: O dönemlerde Japon Hanedanlığı karışıklıklar yaşıyordu. Saraylar ve bazı özel hediye mekânları yağmalandı, soyuldu. Alâmet o karışık dönemde, bu soygunlar esnasında birinin eline geçmiş olabilir. Bir başka soru işareti ise; O dönemlerdeki saat firmaları acaba Alâmet’ten ilham almış olabilirler mi? Mesela, Seikosha  saat fabrikası 1892 yılında kurulmuş, 1899 yılında ilk alarmlı saati piyasaya sürmüştür. 1881 yılında Kintaro Hattori tarafından Seiko Co limitet şirketi kurulmuştur. Soru şudur: Acaba Alâmet bu saatlere ilham olmuş mudur? Acaba Alâmet’in üzerinde bulunan 7 ustanın baş harfleri bir şeyler ifade ediyor mudur? Ezan okuyan saatlerin menşeinin Japonya olmasında  acaba ne kadar Alâmet’in etkisi vardır? Bilinmez ama bilinen bir şey varsa; ilk ezan okuyan ve robot sayılabilecek saati dünyada ilk defa Sultan Abdülhamid Han sahneye çıkarmıştır.

SIRDAŞ, Alâmetle ilgili olarak Sultan Abdülhamid Han’a tarihi bilgileri okur, ve Kara Kaplı’ya kaydeder. Sultan Abdülhamid Han’da; “bu teknolojinin daha da geliştirilmesi gerektiğini vurgular.”

Alâmet’in tek resmi; muhtemelen  YILDIZ yağmasında yanmış olup, deforme olmuş haliyle geride kalkan parçasına baktığımızda; bu projede görev alan ustalardan biri elinde kurma kolu ile görülmekte, yanında ise Alâmet bulunmaktadır.Resmin üzerinde, silinmiş Osmanlıca yazılar ve bir köşesinde silinmiş Japonca harfler yer almaktadır.
 
Şunun bilinmesinde fayda vardır; robot teknolojisi çoğunun bildiği gibi, yeni bir teknoloji değildir. 1900 yılların başında yayınlanan Osmanlıca gazetelerin birinde: Robotları kullanarak dünyayı ele geçirilmeye çalışılacağı ve bu yönde çalışmaların olduğu yazılmaktadır.
 
İslâm bilginleri, robot diye tabir edilen çalışmaları asırlar önce yapmıştır. Fakat bilinen ve işlevi olan ilk robot ALÂMETTİR. Robot terimi, önceden programlanmış komutları yerine getiren mekanik vs. cihaz demektir.Çok azı insana benzer.

alıntıdır

2 bin 396 Atasözü ‘Sanal Sözlük’te

Posted by: Dream   
Mayıs 25th,
2009

TDK’nın hazırladığı ve 2 bin 396 atasözü ve 11 bin 209 deyimin yer aldığı Atasözleri ve Deyimler Sözlüğü, sanal ortamda kullanıma açıldı.

Binlerce yıldır dilden dile aktarılan ve her biri yaşamın farklı bir alanında yol gösterici olan 2 bin 396 atasözü ile 11 bin 209 deyim sanal ortama aktarıldı. Türk Dil Kurumu’nun hazırladığı Atasözleri ve Deyimler Sözlüğü’nde Türk edebiyatının tanınmış yazarlarından örnek cümlelere de yer veriliyor.
Türk Dil Kurumu’nun “http://tdkterim.gov.tr/atasoz/” İnternet adresinde kullanıma sunulan yazılımda iki tür arama gerçekleştirilebiliyor. Sözlükte, anlamı öğrenilmek istenen atasözünün tamamı, bir bölümü veya içinde geçen herhangi bir sözcük kutucuğa yazılarak arama yapılabilirken yazılım ayrıca yalın sözcükle yapılan aramalarda sözcüğün ek almış biçimlerini de kullanıcıya sunma özelliğine sahip bulunuyor.

Arama sonucunda bulunan atasözü ve deyimin anlamından sonra Türk Edebiyatı’nın tanınmış yazarlarından alınma örnek cümleler de veriliyor. Örneklerin ardından da hangi sözün atasözü, hangi sözün deyim olduğu belirtiliyor.

Belirli bir anlam veya konuda hangi atasözü veya deyimlerin bulunduğu öğrenilmek isteniyorsa bu kez arama kutucuğuna bu anlam veya konu ile ilgili bir ya da birkaç sözcük yazılarak arama gerçekleştiriliyor.

ATASÖZLERİMİZ ÇOK ZENGİN
TDK Başkanı Prof. Dr. Şükrü Haluk Akalın, sözlükle ilgili bilgi verirken, kendisinin başkanlığında, Prof.Dr. Recep Toparlı ve uzman Belgin Tezcan Aksu’nun hazırladığı sözlüğün önemli bir ihtiyaca yanıt vereceğini söyledi.

Atasözleri ve Deyimler Sözlüğü ile 2 bin 396 atasözü ile 11 bin 209 deyimin sanal ortamda kullanıma açıldığını aktaran Akalın, atasözlerinin Türkçe’nin söz varlığının önemli bir kaynakları olduğunu ifade etti.

Türkçe’de 11 bini aşkın deyimin bulunduğunu anlatan Akalın, “Ama atasözleri uzun denemeye, gözleme dayalı, öğüt verici, halka mal olmuş sözlerdir ve bunlar öyle kolay oluşmaz. Atasözlerine sahip diller, köklü, güçlü, zengin dillerdir. Bir atasözünün oluşması için yüzyılların geçmesi gerekir” dedi. Türkçe’nin yeryüzündeki diller arasında en fazla atasözüne sahip diller arasında yer aldığına işaret eden Akalın, sözlüğü hazırlamalarındaki temel nedenleri şöyle anlattı:

“Bu kadar atasözüne sahip dil pek azdır. Atasözlerimizi değerlendirdiğimizde, bu sözler içerisinde sağlıkla ilgili olanları var. Örneğin, gündelik hayatta karşılaşılan sorunlara çözüm önerileri var ki bu çözüm önerileri atalarımızın yüzyıllar boyu deneyimleriyle ortaya koyduğu önerilerdir. Atasözleri geçen zaman içinde damıtılarak hazır söz kalıbı haline dönüştürülmüş, bir bölümü birbiriyle uyaklı sözlerdir.

Bunlar, aslında atalarımızın düşünce dünyasını gösteren, toplumumuzun yaşadığı deneyimlerden elde ettiği sonuçları ortaya koyan en önemli söz kaynağı kalıplarımızdır. Bu söz varlığı kaynakları, ne yazık ki son yıllarda daha az kullanılır oldu. İnsanlarımız atasözlerine fazla başvurmuyorlar. Yeni deyimler kazanıyoruz ama Türkçe’nin söz varlığında deyimlerin yanı sıra, atasözlerinin de çok önemli bir yeri var. Uzun söz söylemektense0 bir atasözünü kullanmak bile yeterlidir. İşte, atasözlerini kullanılır hale getirmek ve karşılaştığımız bir atasözünün Türkçe’deki karşılığı nedir, anlamı nedir bunu ifade etmek amacıyla bir de sanal ortamda atasözleri ve deyimleri sözlüğünü hazırladık.”

UZUN UZUN ATASÖZÜNÜ YAZMAYACAK
Sözlükte anlamı öğrenilmek istenilen atasözünün de aranabildiğini belirten Akalın, “Burada anlamını öğrenmek istediğimiz atasözünü arayabiliriz. Ama bunu yaparken istedik ki kullanıcı uzun uzun atasözünü yazmasın, bunu yazmasın, örneğin sadece ‘akçe’ sözcüğünü yazdığında bu sözcüğün geçtiği bütün atasözü ve deyimlerimiz görünsün istedik” diye konuştu.

Kullanıcıya kolaylık sağlamayı hedeflediklerini ifade eden Akalın, sözlükle ilgili, “Diyelim, sadece ‘bilmek’ sözcüğünü yazınca, onun geçtiği atasözü ve deyimler değil, aynı zamanda ‘bilmek’ sözcüğünün çekimli biçimleri, ‘bilir’, ‘bildiği’, ‘bilse’, ‘bilseydi’ gibi bütün çekim şekilleriyle kurulmuş atasözlerini de kullanıcı görebilecek. Böylece, örneğin ‘abanın kadri yağmurda bilinir’ atasözü gelmiş olacak” bilgisini verdi.

Akalın, yazılımın istenilen anlamda da arama yapmaya olanak sağlayan özelliğini, “Diyelim, sadakat, güven veya yoksulluk üzerine bir konuşma yapacaksınız, aramak istediğiniz sözcüğü yazıp, ‘anlamda ara’ özelliğini seçince karşınıza anlamını aradığınız sözcük ve o konuda Türkçe’de hangi atasözlerinin olduğunu görebiliyorsunuz” diye aktardı.

BÜYÜK TÜRKÇE SÖZLÜK DE YOLDA
Büyük Türkçe Sözlük konusundaki çalışmalara ilişkin de bilgi veren Akalın, sözlüğün sanal ortamda 2008 yılında kullanıma açıldığını anımsattı.

Türk dilinin 570 bin 723 söz varlığının bu sözlükte yer aldığını belirten Akalın, sözlüğün sanal ortamda kullanıma sunulurken aynı zamanda okur eleştirisine de açılmış olduğunu kaydetti.

“Böylece sözlüğümüzü bir bakıma görücüye çıkardık” diyen Akalın, gelen eleştirilerin de değerlendirildiğini söyledi. Akalın, “Bu sözlüğü basılı olarak 2010 yılı başında yayımlamış olacağız” dedi.

alıntıdır

Teşekkürler Hadise

Posted by: Dream   
Mayıs 18th,
2009

Moskova’da yapılan 54. Eurovision Şarkı Yarışması’nın kaderini yine komşu ülkelerin birbirlerine verdikleri oylar belirledi. Norveç 387 puanla birinci, İzlanda ikinci, Azerbaycan üçüncü, Türkiye de 177 puanla dördüncü oldu

Moskova’da yapılan 54. Eurovision Şarkı Yarışması’nın kaderini yine komşu ülkelerin birbirlerine verdikleri oylar belirledi. Norveç 387 puanla birinci, İzlanda ikinci, Azerbaycan üçüncü, Türkiye de 177 puanla dördüncü oldu

Moskova’da düzenlenen 54. Eurovision Şarkı Yarışması’nda Norveç adına yarışan Aleksandr Ryback “Fairytable” şarkısıyla 387 puanla birinci oldu. İzlanda 218 puanla ikinci Azerbaycan 207 puanla üçüncü oldu. Türkiye’yi temsil eden Hadise ise 177 oy alarak dördüncü sırada yer aldı.
Moskova’da birbirinden keyifli şarkılar ve sahne şovlarıyla dün gece muhteşem bir gece yaşandı.
Alsou ve Ivan Urgant’ın sunduğu yarışma sirk gösterisiyle başladı. Avrupa’dan sahne tasarımı ve teknik donanımı için 110 TIR eşyanın getirildiği yarışmada 25 ülke sanatçısı yarıştı.
Türkiye’yi “Düm Tek Tek” adlı parçasıyla temsil eden Hadise 18. sırada sahneye çıktı. Olimpinski spor salonunda bulunan 22 bin seyirci Hadise’yi büyük alkışla karşıladı. 400’ün üzerinde Türk ellerinde Türk bayrakları ile Hadise’yi destekledi. Belçika, Fransa, İsviçre, İngiltere, Makedonya ve Azerbaycan’dan 12 tam puan alan Hadise’ye toplam 26 ülke puan verdi.
Yarı finalde performansı eleştirilen, kostümü ise dansöz kıyafetine benzetilen Hadise, 42 ülkeden topladığı 177 puanla dördüncülüğü elde etti. Yarışmanın favorisi Norveç’in uzak ara birinciliği elde ettiği gecede, İzlanda ikinci, Azerbaycan üçüncü oldu.

Oylama nasıl yapıldı?
Bu yıl yarışmanın yayıncı kuruluşu EBU’nun (Avrupa Yayın Birliği) ısrarıyla Doğu Avrupa ülkelerinin birbirlerine tam puan vermesinden dolayı yaşanan rahatsızlığa son vermek için jüri sistemi getirildi.
Oylama sonuçlarını yüzde 50 jüri yüzde 50 de halktan gelen SMS sonuçlarının ortalaması belirledi. Jüri sistemine rağmen geçmiş yıllara göre oylama sisteminde büyük bir değişiklik olmadı. Kuzey Avrupa ülkeleri yine birbirlerine oy verirken, Ermenistan Rusya’ya Rusya’da Ermenistan’a, Yunanistan Güney Kıbrıs’a, Güney Kıbrıs’ta Yunanistan’a tam puan verdi.

Hadise’ye büyük alkış
25 ülkenin yarıştığı gecede 18’inci sırada sahne alan Hadise 42 ülkeden topladığı 177 puanla dördüncü oldu. Yarışmanın favorisi gösterilen Norveç ise tahminleri boşa çıkarmayarak 387 puanla birinciliği uzak ara kazandı. Hadise gösterdiği başarılı performans sonrası salondan büyük alkış aldı.

HADİSE: HEDEFİME ULAŞTIM

Hadise yarışmadan sonra “Çok gururluyum, hedefime ulaştım. Ben her zaman ilk beş demiştim, 4. olduk” dedi.
Hadise yarışmanın yapıldığı salondan ayrılırken gazetecilere yaptığı açıklamada, “Ben her zaman ilk 5 demiştim ve 4. olduk. Çok gururluyum, hedefime ulaştım. Ben hiç bir zaman birinciliğe oynamadım. Çünkü final grubu çok güçlüydü. Birinci olmak isterdim, ama hiçbir zaman birincilik için mücadele etmedim” diye konuştu.
Hadise, “Herkes benden birincilik isterken, ben hep ilk beşe girmeyi düşündüm ve bunun için de dua ettim. Allah da benim dualarımı kabul etti. Allaha şükrediyorum” dedi.
Baştan beri Norveç’in favori olduğunu belirten Hadise, “Ama ben Fransa’dan Patricia Kaas gibi, İngiltere’den Jade Ewen gibi dünyaca ünlü sanatçıları geride bıraktım. EBU’daki yetkililer bile başarımızı, bu kadar güçlü bir gruptan 4. çıkmamızı çok iyi buldular” şeklinde konuştu.
Hadise daha sonra şunları söyledi:
“Türkiyeden sonra ikinci vatanım olan Belkiça’dan 12 puan gelmeseydi, hayatta bir daha Belçikaya gitmezdim. Ama Belçika’yı çok seviyorum.
Şu an en çok yapmak istediğim ve yapamadığım şeyi yapacağım, bol bol yağlı yemekler istiyorum. İlk gördüğüm hamburgercide duracağım, doyana kadar hamburger yiyeceğim. Daha sonra da kahve içeceğim.”
2. hafta önce İngilizce albümünün çıktığını, 3. albümünün de yakında çıkacağını belirten Hadise, bir klip işi olduğunu belirterek, “Klibi çektikten sonra tatile gidip, bol bol yüzmek, kitap okumak ve son aylarda yapamadığım şeyleri yapmak istiyorum” dedi.
Hadise son olarak, “Hiç ağlamadım, hiç üzülmedim, çok mutluyum” diye konuştu.
Norveç, Eurovision şarkı yarışması tarihinde en yüksek puanı alarak birinci oldu.

alıntıdır

Erdoğan start verdi taslak tamamlandı

Posted by: Dream   
Mayıs 3rd,
2009

Erdoğan’ın talimatı ile çalışma yapan kurmaylar anayasa taslağını hazırladı. Son şekli bugün yapılacak MYK’da verilecek olan taslak 10-12 maddeden oluşuyor..

BaşbakanTayyip Erdoğan’ın talimatıyla hazırlanan AK Parti’nin anayasa değişikliği taslağı tamamlandı. Taslağa son şeklini AK Parti MYK verecek. 10-12 maddeden oluşan taslakta, Türkiye milletvekilliğinin önü açılırken, partilerin kapatılmasını zorlaştıracak hükümler yer alıyor. Anayasa Mahkemesi’nin yapısının da ele alındığı taslakta, mahkeme üyelerinin görev süresi 10 yılla sınırlanıyor. 29 Mart seçimlerinden sonra Başbakan Erdoğan’ın talimatıyla Bülent Arınç, Cemil Çiçek, Sadullah Ergin, Anayasa Komisyonu Başkanı Burhan Kuzu ve Adalet Komisyonu Başkanı Ahmet İyimaya’dan oluşan komisyon anayasa değişikliği taslağını tamamladı. Taslak, bugün Başbakan Erdoğan başkanlığında yapılması planlanan AK Parti MYK’ya sunulacak. Son şekli verilecek olan taslak önümüzdeki günlerde de TBMM Başkanı Köksal Toptan’a verilecek.

KAPATMA ZORLAŞIYOR
Edinilen bilgiye göre taslaktaki en önemli düzenlemelerden birisi siyasi partiler hakkında açılan kapatma davalarıyla ilgili. Düzenlemede Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı’nın bir siyasi parti hakkında doğrudan dava açma yetkisi sınırlandırılıyor. Alman ve Japon modellerinin esas alındığı düzenlemede, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı dava açabilmek için TBMM’den ya da Yargıtay’da oluşturulacak bir kuruldan izin alacak. TBMM’den alınacak izinde 367 oy şartı getiriliyor. Ayrıca, partilerin şiddete karışmadıkça kapatılmamasını öngören Venedik Kriterleri “odak” tanımına aktarılıyor. Partiler hakkında ancak ‘şiddet ve teröre’ bulaşması, terör olaylarını doğrudan desteklemesi ve yurtdışından para yardımı alması durumunda kapatma davasının açılabilmesi öngörülüyor. Taslakta, Anayasa Mahkemesi’nin yapısına da yeni düzenleme getiriliyor. Buna göre, Yüksek Mahkeme, iki daireye ayrılacak ve üye sayısı artırılacak. Halen 11 olan üyesi sayısının 17, 19 veya 21′e çıkarılması düşünülüyor. Üyelerin görev süresi de 9 ya da 10 yılla sınırlandırılacak. AK Parti, Anayasa Mahkemesi’nin partiler hakkında kapatma kararı vermesini güçlendirecek bir formül üzerinde de çalışıyor. Halen mahkeme üçte iki oyla kapatma kararı verebiliyor. Bunun dörtte üç çoğunluk haline getirilip getirilmemesi üzerinde duruluyor. Pakette, Anayasa Mahkemesi’ne ‘bireysel başvuru’ yapılabilmesine olanak sağlayacak düzenleme de yer alacak. Erdoğan’ın 2002 yılından bu yana ısrarla dile getirdiği Türkiye milletvekilliğine de taslak metinde yer veriliyor. Taslaktaki diğer düzenlemeler de şöyle:

* Kişisel verilerin korunmasına ilişkin düzenleme ilk kez anayasaya girecek.

* Anayasanın 10. maddesinde “Kadınlar ve erkekler eşit haklara sahiptir” fıkrasına “Bu maksatla alınacak tedbirler eşitlik ilkesine aykırı sayılamaz” cümlesi eklenecek.

* Anayasanın 12. maddesine “insan onuruna dokunulamaz” cümlesi eklenecek. Böylece gözaltı ve sorguda onur zedeleyici davranışların karşılığı anayasal suç olarak güvenceye alınıyor.

* Çocuk hakları ile ilgili hükümler de ilk kez anayasaya girecek. Taslakla, çocuk hakları ayrı bir düzenleyeme tabi tutuluyor.

alıntıdır

TRT, Arapça kanal için çalışmalarını sürdürüyor

Posted by: Dream   
Nisan 19th,
2009

Türkiye Radyo Televizyon Kurumu, yakında hizmete sokacağa yeni ve 24 saat Arapça yayın yapacak yeni kanal için çalışmalarını hızla sürdürüyor.

TRT bu minvalde son olarak Akdeniz çanağında yer alan ülkelerin oluşturduğu COPEAM’a üye oldu. TRT’nin üyeliği, COPEAM’ın Mısır’ın başkenti Kahire’de yapılan genel kurulunda duyuruldu. Arap ülkeleri televizyonu başkanlığı, TRT’nin Arapça kanalına büyük ilgi gösterdi.

TRT, son dönemde hizmete giren yeni kanalları ve yaptığı uluslararası anlaşmalar ile dikkatleri üzerine çekiyor. Türkiye’nin kanalı, son olarak Akdeniz çanağında yer alan ülkelerin oluşturduğu COPEAM’a üye oldu. Bu üyelikle, Akdeniz bölgesindeki ülkeler arasında sağlanan işbirliğinden TRT’de yararlanabilecek.

Bu kapsamda TRT ile Mısır televizyonu arasında protokol anlaşması imzalandı. Konuyla ilgili Türk basınına konuşan TRT Genel Müdür Yardımcısı Mehmet Canpolat “COPEAM bize üyeleri aracılığı ile bilgi desteği ve diğer konularda tam desteğini vereceğini taahhüt etti.” dedi. Tarihten gelen kültürel, sosyal ve ekonomik pekişmesine katkı sağlayacağını düşündükleri yeni kanalın iyi karşılandığını söyleyen Canpolat, “En üst düzeyde yetkililer, bu kanalı kuracağımızı söylediğimizde çok mutlu oldular. Bunun çok büyük bir boşluğu dolduracağını, hatta şimdiden program teklifi getirdiler. Şu programları da koyar mısınız diye teklifler getirmeye bile başladılar. Bu da gösteriyor ki, kendileri çok hevesliler ve hazırlar, bu bizi çok mutlu etti.” diye konuştu.

Mısır Televizyonu Başkanı Ahmed Enis de “TRT’nin Arapça yayın yapacak yeni kanalının Mısır ve Türkiye arasındaki tarihi bağları daha güçlendireceğine inanıyorum.” ifadelerini kullandı.

Arap Ülkeleri Televizyonu Birliği Başkanı Selahattin Muvavi de “Türkiye’nin Arapça kanalı açması bana göre gecikmiş bir projedir. Açılacak kanal, Türkiye ile tarihi bağları birleştirerek ilişkilerimizi artıracak” şeklinde kaydetti.

alıntıdır

KKTC’de Ulusal Birlik zamanı

Posted by: Dream   
Nisan 19th,
2009

Ada’da yapılan seçimlerde Derviş Eroğlu liderliğindeki UBP yüzde 44 ile birinci çıktı. İktidardaki CTP ise yüzde 29’da kaldı. Talat, yeni dönem için ‘Acı sözler unutulmalı’ çağrısı yaptı.

KKTC’DE dün yapılan seçimlerde ilk sonuçlara göre Derviş Eroğlu’nun liderliğindeki anamuhalefet Ulusal Birlik Partisi (UBP) yüzde 44 ile birinci parti oldu. İktidardaki Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP) yüzde 29’da kaldı. Seçimde Serdar Denktaş’ın Demokrat Parti’si (DP) yüzde 10, Mehmet Çakıcı’nın Toplumcu Demokrat Partisi (TDP) yüzde 6, iktidarın diğer ortağı Turgay Avcı’nın ÖRP’si ise yüzde 6 ile yüzde 5’lik barajı aşıp meclise giren diğer partiler oldu.

Bu sonuçlarla 50 sandalyeli Cumhuriyet Meclisi’nde UBP, 26 milletvekili ile kıl payı tek başına iktidar olma şansı yakaladı. CTP 15, DP 5, TDP 2, ÖRP ise 2 milletvekilliği kazandı. Ancak geç saatlere kadar ‘koalisyon mu, yoksa tek başına iktidar mı’ netleşmedi.

TALAT’TAN BİRLİK ÇAĞRISI

‘KAMPANYA döneminde söylenen acı sözler unutmalı’ diyen Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat, seçim sonrasına yönelik birlik mesajı verdi. Talat, Kıbrıs’ta siyasiler zaman zaman birbirlerine acı şeyler söylediler. Yalnız unutulmamalıdır ki, yarın yine herkes birbirinin yüzüne bakacak, elini sıkacak. O nedenle kampanya döneminde söylenen acı sözler unutulmalı. Geleceğe umutla bakılmalı. Yarın yüz yüze bakma, el sıkma, hükümet kurma için hazır olmalı’ diye konuştu.

Müzakerelerin arkasındayız

KKTC’TE ilk sonuçların ardından saat 20.40’ta kameraların karşısına geçen UBP Genel Başkanı Derviş Eroğlu, seçim zaferini ilan etti. ‘Oylar sayılıyor, tek başına iktidar şansımız var’ diyen Eroğlu, partililere ‘Şimdi ulusal birlik zamanı’ diye seslendi. Seçim sonrası yeni döneme ilişkin de açıklamalar yapan Eroğlu ‘Kıbrıs’ta yürütülen barış müzakerelerinin Türkiye ile birlik ve beraberlik içinde devamından yanayız. Kimse UBP’yi barış görüşmelerine ve AB’ye karşı bir parti gibi gösterme hakkına sahip değil’ diye konuştu.

alıntıdır

Erdoğan’ı kızdırmışlardı!

Posted by: Dream   
Nisan 13th,
2009

Başkent ve Giresun Üniversitesi rektörleriyle İnönü, 19 Mayıs ve Uludağ’ın eski rektörleri aynı anda gözaltına alındı.

Ankara’daki ilk operasyonda Başkent Üniversitesi Rektörü Prof. Mehmet Haberal’ın Çayyolu’ndaki evi basıldı. Yaklaşık 3 saat süren aramada çok sayıda özel belgeye ve bilgisiyara el konuldu. “Hastam var, ameliyata girmem gerekiyor“ diyen Haberal’a izin verilmedi.

Kanal B’ye de baskın
Haberal emniyete götürülürken gazetecilere ”Bu Türkiye’ye yakışmıyor“ dedi. Haberal’ın rektörlük odası, Kızılcahamam ve Gölbaşı’ndaki Patalya otelleri ile sahibi olduğu Kanal B televizyonunda da saatlerce arama yapıldı, çuvallarla belge götürüldü.

3’ü eski 4 rektör daha
Erdoğan’ın ’darbe çağrısı yapmakla’ suçladığı Giresun Üniversitesi Rektörü Osman Metin Öztürk de gözaltında. Polis baskınına uğrayan üç eski rektör ise şöyle: İnönü Üniversitesi’nden Fatih Hilmioğlu, 19 Mayıs Üniversitesi’nden Ferit Bernay ve Uludağ Üniversitesi’nden Mustafa Yurtkuran.

Öztürk, makalesiyle Erdoğan’ı kızdırmıştı
Ergenekon soruşturması kapsamında Giresun Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Osman Metin Öztürk, odası ve lojmanında yapılan arama tamamlanmasının ardından gözaltına alındı. Öztürk, Mart ayında, Çanakkale Zaferi’nin yıldönümünde yaptığı konuşmada, daha önce Giresun Jandarma Bölge Komutanlığı görevinde bulunan Veli Küçük ile yaptığı görüşmeler nedeniyle adının Ergenekon soruşturmasına çekilmek istendiğini öne sürmüştü. Prof. Öztürk, geçen yıl yazdığı bir yazıdan dolayı da Başbakan Erdoğan’ın da tepkisini çekmişti. Öztürk 14 Kasım 2007’de kendi internet sitesinde yayınladığı “Ortadoğu’da Oyunun Yeni Adı: Sünni Cephe” başlıklı makalede Türkiye’nin Sunni dünyasına yakınlaşmaması gerektiğini belirtmişti.

Öztürk, Türkiye’nin İslam kimliği ile olaylara yaklaşmasının siyasal İslam’ın güç kazanmasına neden olabileceğini belirterek, bunun Silahlı Kuvvetler’in içeride rejimin değişmesindeki rolünü gerileteceğini kaydetmişti. Başbakan Erdoğan’ın bu yazını ardından, “Bakıyorsun bir rektör çıkıyor darbe çağrısı yapıyor. Kimsin sen ya! Sen önce yerini bil, otur oturduğun yerde. Orduya akıl verme! Ordu ne yapacağını senden çok daha iyi bilir” sözleriyle Öztürk’ü eleştirmişti. Öztürk ise, Erdoğan’ın bu açıklamalarına karşı ne orduya saygısızlık yaptığını ne de darbe çağrısında bulunduğunu söylemişti.

KİMDİR?
1956 Elazığ doğumlu. 1978’de AÜ Siyasal Bilgiler Fakültesi’nden mezun oldu. 1978-1984 yılları arasında Kara Harp Okulu’nda yönetim ve davranış bilimleri konusunda dersler verdi. 1984-1995 yıllarında Genelkurmay’ın Uluslararası Hukuk İşleri Müşavir Yardımcısı olarak çalıştı. 23 Mayıs 2007 tarihinde Giresun Üniversitesi’ne rektör olarak atandı.

Öztürk’ün adı 1.İddianamede geçiyor. İddianamede, Veli Küçük ile Osman Metin Öztürk arasındaki telefon görüşmesi yer alıyor. İddianamedeki ifadede Metin Öztürk Veli Küçük’e “Sizin güzel bir jestinizle orada kaldım iki gün efendim. Şimdi de Allah bize nasip etti. Giresun Üniversitesi’nin Rektörü oldum efendim” sözlerine yer veriliyor.

‘Kasımpaşa Cumhuriyeti’ demişti
Gözaltına alınan İnönü Üniversitesi Eski Rektörü Prof. Dr. Fatih Hilmioğlu, canlı yayında AKP adına anayasa taslağı hazırlayan Prof. Ergun Özbudun’la tartışmıştı. İktidarı eleştiren Hilmioğlu, Özbudun’a “Hükümeti, reşit olmayan çocukların türban takması konusunda uyarmış mı?” demişti. Özbudun’un, “Reşit olmayan çocukların türban taktığını görmedim” demesi üzerine Hilmioğlu, “Siz başka yerde yaşıyorsunuz” diye karşılık verip, Erdoğan için de “Burası Kasımpaşa Cumhuriyeti değil Türkiye Cumhuriyeti” demişti.

1.İddianamede Kemal Alemdaroğlu’nun, bazı rektörleri yönlendirip Meclis’e ve siyasi partilere baskı yaptırmak için Fatih Hilmioğlu’nu yönlendirdiği belirtiliyor. 2.İddianamede de ismi, Cumhuriyet Gazetesi Ankara Temsilcisi Mustafa Balbay’ın bilgisayarında tuttuğu günlüklerde de geçiyor.

CD ve dosyalarına el konuldu
Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) eski Rektörü Prof. Dr. Ferit Bernay’ın evinde dün saat 07.00’de yapılan aramanın ardından gözaltına alındı. İki dönem Ondokuz Mayıs Üniversitesi Rektörlüğü yapan ve halen Çocuk Cerrahisi Anabilim Dalı Başkanlığı’nda öğretim üyesi olan Prof. Dr. Bernay, arama çalışmaları sırasında evinde bekledi. Arama çalışmaları sonrasında biri orta boy valiz olmak üzere 4 büyük torbaya doldurulan CD ve dosyalar ile evindeki bilgisayar kasasına incelenmek üzere el konuldu. Buradaki aramayı tamamlayan ekipler Prof. Dr. Bernay’ın otomobili ile Tıp Fakültesi’ndeki odasını da aradı.

Bernay, rektörlüğü süresinde tartışmalara neden oldu. Hakkında Meclis Araştırma Komisyonu da kuruldu. Komisyon hakkında keyfi yönetim, kadrolaşma ve yolsuzluk iddialarıyla ilgili araştırma yaptı. Ancak bir sonuç çıkmadı. Bernay, Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Rektörü Yücel Aşkın’ın yargılanma olayında Aşkın’a destek çıktı. Prof. Bernay,

16 Ocak 2006’da Sabah Gazetesi’ne verdiği röportajda şöyle demişti: “Zihinlerine uymayanları cezalandırıyorlar. Dün Van, bugün Samsun, yarın Malatya. Bakın yarın öbür gün sırada Malatya’daki üniversite var. Soruşturmayı başlatan zihniyet üniversiteye önyargılı bakan, akıl ve bilimden uzak bir zihniyettir.”

KİMDİR?
1956’da Ankara’da doğdu. Amerika’da Çocuk Cerrahisi dalında doktora yaptı. 2000’de Ondokuz Mayıs Üniversitesi’nin Rektörü olan Prof. Dr. Bernay 2004 yılında ikinci kez rektör seçildi. 2008 yılında ise süre dolduğu ve yasa gereği üçüncü kez röktör olamayacağı için bu görevden ayrıldı.

2. iddianamede adı geçti: Ergenekan davasının ikinci iddianamesinde, Mustafa Balbay’da yapılan aramalarda ele geçirilen notlarda Prof. Dr. Bernay’ın da ismi geçiyor.

(Vatan)
alıntıdır

‘Baba Beni Okula Gönder’e gözaltı!

Posted by: Dream   
Nisan 13th,
2009

Doğan Gazetecilik İcra Kurulu Üyesi Tijen Mergen Ergenekon Operasyonu kapsamında gözaltına alındı. Tijen Mergen, Milliyet Gazetesi’ndeki toplumsal duyarlılık projeleri kapsamında “Baba Beni Okula Gönder” kampanyasını yürüten, Türkiye’de kızların okula gitmesi önündeki engelleri kaldırmak için uğraş veren bir isimdi.

Ergenekon savcıları, Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği ile işbirliği içinde yürütülen projenin sorumlularından Tijen Mergen’i de gözaltına aldı.

Tijen Mergen kimdir?
“1959 doğumlu Tijen Mergen, Boğaziçi Üniversitesi Elektrik Mühendisliği Bölümü’nden Yüksek Lisans derecesiyle mezun olmuştur. Çalışma hayatına 1982 yılında Apple Bilgisayar’da Satış Temsilcisi olarak adım atan Mergen, 13 yıl boyunca NCR Türkiye’de Satış Müdürlüğü ve NCR Orta ve Doğu Avrupa Bölgelerinde çeşitli üst düzey yöneticilik görevlerini üstlenmiştir.

NCR’da daha çalışmaya başladığı ilk yıllardaki başarısıyla “Yılın Satış Uzmanı” olarak seçilmiş, devamında NCR Şirketleri arasında “En Yüksek Kota” sahibi olarak Yönetim Kurulu Başkanı tarafından ödüllendirilmiştir. NCR’da 1994-1998 yılları arasında 27 ülkenin dahil olduğu Orta ve Doğu Avrupa Bölgesi’nde Finans Sektörü Satış ve Pazarlama Müdürlüğü görevini yürütmüştür. Daha sonra Bilkom Bilişim Hizmetleri A.Ş.’de Genel Müdür olarak hizmet vermiş olan Mergen; burada farkındalık üzerine geliştirdiği ve “iCan” adını verdiği projesi ile %49 pazar bilinci sağlayarak; Uluslararası Halkla İlişkiler Derneği’nden (IPRA) ödül kazanmıştır. Mergen, Bilkom Bilgisayar ve Eğitim Hizmetleri A.Ş.’nin Komili Holding’den Koç Holding’e devri sürecinde de aktif rol almış ve sürecin başarı ile tamamlanmasını sağlamıştır.

2003’ten beri Doğan Gazetecilik A.Ş.’de pazarlamadan sorumlu İcra Kurulu üyesi olarak çalışmalarına devam etmekte olan Tijen Mergen, 2000 yılında Dünya Gazetesi tarafından verilen “Yılın Profesyonel İş Kadını” ödülünü almıştır.”

alıntıdır

Yazıcıoğlu’ndan Nazım Hikmet Değerlendirmesi

Posted by: Dream   
Ocak 5th,
2009

Büyük Birlik Partisi (BBP) Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu, Bakanlar Kurulu’nun Nazım Hikmet’in Vatandaşlıktan Çıkarılmasıyla İlgili Kararı İptalini Değerlendirmesinde, “Bu Hoşgörüyü Gösterirken, İnancından Dolayı Eğitim Hakkını Yitirenleri Unutmayalım.” Dedi. 

Büyük Birlik Partisi (BBP) Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu, Bakanlar Kurulu’nun Nazım Hikmet‘in vatandaşlıktan çıkarılmasıyla ilgili kararı iptalini değerlendirmesinde, “Bu hoşgörüyü gösterirken, inancından dolayı eğitim hakkını yitirenleri unutmayalım.” dedi.

Yazıcıoğlu, Nazım Hikmet‘in vatandaşlıktan çıkarılması kararının Bakanlar Kurulu’nda iptal edilmesi kararıyla ilgili olarak “hayırlı olsun” dedi.

Hükümetin son günlerde yaptığı açılımların bir yenisine Nazım Hikmet‘i eklemesini değerlendiren Yazıcıoğlu, bu tür açılımlar yaparken, milli kültür ve milli şuuru rencide edici olaylara karşı çalışma yapılmasını da istedi.

Son günlerde bazı aydınların gündeme getirdiği “Ermenilerden Özür Diliyoruz” şeklindeki kampanyanın Türk insanını rencide edecek bir şeklide ortaya konulduğunu belirten Yazıcıoğlu, “Bu hoşgörü ortamını oluştururken, başka istismar alanlarına da fırsat verilmemeli. Türkiye’de kim hangi aşiretten ya da kültürden olursa olsun, neye inanıyorsa, hangi mezhepten veya inançtan olsun onu yaşayabilmeli. İnançları nedeniyle kimse eğitim hakkından mahrum edilmemelir. Bu açılımları yaparken eğitim hakkından yoksun kalan, kamusal alana giremeyen insanları da unutmamalı.” dedi.

Yazıcıoğlu, son dönemde yapılan açılımların toplumsal barış adına olumlu adımlar olduğunu da ifade etti.

(CİHAN)
alıntıdır

Siyasî liderlerden yeni yıl mesajları

Posted by: Dream   
Ocak 1st,
2009

Gül, Toptan, Başbuğ ve siyasi parti liderleri, yeni yıl dolayısıyla birer mesaj yayımladı. 2009`la ilgili dilekleri:

CUMHURBAŞKANI GÜL`ÜN YENİ YIL MESAJI:

 

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, ülke sorunlarıyla ilgili konularda farklı görüş ve yaklaşımlar olsa bile, tüm kurumların yakın temas, diyalog ve iş birliği içerisinde hareket etmelerinin vatandaşlar için büyük bir moral kaynağı olacağını belirtti.

 

Cumhurbaşkanlığı Basın Merkezinden yapılan açıklamaya göre, Cumhurbaşkanı Gül, yeni yıl mesajı yayımladı. Gül, mesajına, Türkiye ve dünya için önemli gelişmelere sahne olan bir yılın geride kaldığını, umudu canlı tutarak yeni bir yılın karşılandığını belirterek başladı.

 

Bu tür dönüm noktalarının geçen bir yılın muhasebesinin yapılmasının yanı sıra, yeni yıla ilişkin yol haritasının, planlamaların, yaşanan tecrübeler ışığında gözden geçirilmesine de olanak sağladığını kaydeden Gül, birçok ülkenin böyle günleri yeni başlangıçlar yapmak, geleceğe taşınan umutları gerçeğe dönüştürmek için bir fırsat olarak gördüğünü vurguladı.

 

Cumhurbaşkanı Gül, mesajına şöyle devam etti:

 

“Bizler de devlet ve millet olarak, 2009 yılının başarılı geçmesi ve koyduğumuz hedeflerin gerçekleştirilebilmesi için hep birlikte büyük bir gayretin içindeyiz. Günümüzün belirsizliklerle dolu siyasi, ekonomik, kültürel ve çevresel şartları karşısında, ülkemizin önüne yeni ufuklar açmak konusundaki kararlılığımızı sürdürüyoruz. Bu kararlılığın toplumumuzda bir mutabakata dönüştüğünü görmekten büyük memnuniyet duyuyorum.

 

Önümüzdeki dönemde, AB üyelik sürecinin hızlı ve kararlı bir şekilde götürülmesi, ülkemizdeki güven ve istikrar ortamının korunması için elimizden gelen çabayı göstereceğiz.

 

Türkiye, son yıllarda yaptığı cesur ve radikal reformlarla adeta bir devrim gerçekleştirmiştir. Bu hamleler dünyada da takdirle karşılanmıştır ancak ülkemizi muasır medeniyetler seviyesinin üzerine taşımak, demokrasi, insan hakları, özgürlükler konusundaki standartlarımızı daha da yükseltmek için bu reformları devam ettirmeliyiz. 2009`da bu konunun üzerinde daha çok duracağız.

 

Esasen dünyanın büyük olumsuzluklar yaşadığı bir yıldan Türkiye yüzünün akıyla çıkmıştır. Sağlam ekonomik altyapısı, olgun ve çoğulcu demokrasisi ve vatandaşlarının büyük katkılarıyla Türkiye, hedeflerinden taviz vermeden yoluna devam etmektedir. Dış politikadaki diplomatik ataklarıyla da tüm dünyanın saygısını kazanan ülkemizin bu güçlü ve itibarlı konumu, hepimiz için bir iftihar vesilesidir.“

 

Türkiye`nin artık, uluslararası sorunlarda ara buluculuğuna ihtiyaç duyulan, sözü dinlenilen ve tüm dünya devletleriyle iyi ilişkiler geliştiren önemli bir aktör konumunda olduğuna işaret eden Cumhurbaşkanı Gül, BM Güvenlik Konseyi geçici üyeliğinin de Türkiye`nin bu konumunu pekiştirdiğini kaydetti. Gül, bu gelişmeyi, “Türkiye`nin doğru, realist ve akılcı yaklaşımlarla devam ettirdiği barışçı politikalarının bir tezahürü“ olarak değerlendirdi.

 

-“AÇIK TOPLUM OLMA YOLUNDA HIZLA İLERLİYORUZ“-

 

Türkiye`nin açık toplum olma yolunda hızla ilerlediğine dikkati çeken Cumhurbaşkanı Gül, mesajında şunları kaydetti:

 

“Şiddet barındırmayan her türlü düşünce, özgürce dile getirilebilmekte, herkes düşüncesini demokratik olgunluk içinde rahatça ifade edebilmektedir. Sorunlarımız, derinliğine tartışılarak aşılabilmektedir. Ülkemizin gerçekleştirdiği ekonomik ve sosyal dönüşümle birlikte milletimiz kendine güvenen, daha modern, daha üretken bir toplum haline gelmektedir. Tabii bu konularda daha yapılacak çok şey vardır ve Türkiye bunları azimle gerçekleştirmeye devam edecektir.

 

Türkiye Cumhuriyeti`ne vatandaşlık bağıyla bağlı olan herkes eşittir. Her Türk vatandaşı etnik kökeni, dili, inancı ve siyasi görüşü ne olursa olsun bu milletin ayrılmaz bir parçasıdır. Her zaman vurguladığım gibi, farklılıklar ve çeşitlilikler zenginliğimizdir ancak tüm farklılıkları ortak bir idealde, hedefte bütünleştiren vatandaşlık bağımızdır.

 

Türkiye, geçtiğimiz yıl terörle mücadele konusunda ciddi adımlar atmıştır. Türkiye`nin gelişmesini, büyümesini, demokratikleşmesini hazmedemeyen terör örgütü, Devletimizin ve milletimizin iradesi karşısında giderek güç kaybetmektedir.

 

Türkiye`nin, özgürlükleri sınırlamadan teröre karşı yürüttüğü haklı mücadele, uluslararası camiadan daha çok destek görmeye başlamıştır. Yapılan başarılı sınır ötesi operasyonlar teröre ciddi darbe vurmuş, sivillere zarar verilmemesi konusundaki hassasiyeti ve başarısıyla Türk ordusu dünyada büyük takdir toplamıştır.

 

Teröre karşı mücadele ederken şehit olan kahramanlarımızın ailelerinin, bizlere onların en kutsal emaneti olduğunu bu vesileyle bir kez daha hatırlatmak istiyorum. Türkiye, 2009 yılında da terörle mücadelesini kararlılıkla sürdürürken, ekonomik ve sosyal tedbirleri de alacaktır.“

 

-“KÜRESEL EKONOMİK KRİZİ EN AZ ETKİYLE ATLAMA GÜCÜNE SAHİBİZ“-

 

Cumhurbaşkanı Gül, küresel ekonomik krizin tüm ülkeleri etkilediğini kaydederek, Türkiye`nin dayanışma ve iş birliği içinde bu dönemi en az etkiyle atlatma gücüne ve potansiyeline sahip olduğundan şüphe duymadığını ifade etti.

 

Gül, mesajında şu ifadelere yer verdi:

 

“Dolayısıyla devlet ve hükümet kurumları ile işveren ve çalışanların birbirleriyle dayanışma ve ortak anlayış içinde olmaları büyük önem taşımaktadır. Türkiye bu şekilde, bu süreçten güçlenerek çıkacaktır.

 

Ayrıca bir hususa daha dikkati çekmek istiyorum. Ülke sorunlarıyla ilgili konularda farklı görüş ve yaklaşımlar olsa bile, tüm kurumların yakın temas, diyalog ve iş birliği içerisinde hareket etmeleri, vatandaşlarımız için de büyük bir moral kaynağı olacaktır.

 

Yeni bir yıla girerken şiddetten, terörizmden, ırkçılık, ayrımcılık ve aşırılıklardan arındırılmış, yoksulluk ve yolsuzluğun olmadığı, tabiat değerlerinin korunduğu, insanların barış içinde kardeşçe bir arada yaşadığı bir dünyaya ulaşma yolundaki umudumu da ifade etmek istiyorum. İnsanlığın ortak geleceğinin, güvenliğinin ve refahının inşası için ülkeler arasındaki iş birliği ve dayanışmanın daha da geliştirilmesini diliyorum.

 

2009 yılının ülkemiz ve dünyamız için barış, huzur ve kardeşlik içerisinde geçmesini temenni ediyorum. Yeni yılda daha güçlü ve müreffeh bir Türkiye dileğiyle aziz milletimize sevgiler ve saygılar sunuyorum.“

 

TOPTAN: YENİ YILA MAALESEF FİLİSTİN`DE YAŞANAN VE MİLLET OLARAK HEPİMİZİ DERİNDEN YARALAYAN SALDIRILARLA GİRİYORUZ

 

TBMM Başkanı Köksal Toptan, 2009 yılına, Filistin`de yaşanan ve millet olarak herkesi derinden yaralayan saldırılarla girildiğini belirterek, “Yeni yılın, başta Filistin olmak üzere, dünyanın dört bir yanında yaşanan acıların sona ermesine vesile olmasını diliyorum“ dedi.

 

Toptan, yayımladığı yeni yıl mesajında, üzüntü ve sevinçleriyle bir yılın daha geride bırakıldığını, umut ve coşkuyla yeni bir yıla girildiğini hatırlattı.

 

Yeni yılın, ülkeye, millete ve tüm insanlığa barış, kardeşlik ve huzur getirmesini dileyen Toptan, Meclisin, 2008 yılı içerisinde demokrasinin, insan hak ve özgürlüklerinin güçlenmesi, ülkenin gelişmesi için çok sayıda yasal düzenlemeyi iktidarı ve muhalefetiyle hayata geçirdiğini belirtti.

 

Toptan, milli iradenin sembolü olan Meclisin aldığı her kararın, Türkiye`nin daha demokratik ve özgür bir yapıya kavuşmasını sağladığını vurgulayarak, şunları kaydetti:

 

“Çağdaş dünyanın saygın bir üyesi olan Türkiye, bugün küresel ve bölgesel boyutta barış ve istikrara katkıda bulunan, çok yönlü dış politika izleyen, geniş bir coğrafyada etkinliği olan ve dostluğu aranan bir ülkedir. Bölgesinde bir yıldız gibi parlayan Türkiye`nin yeni hedefi, Cumhuriyetimizin 100. Yılı olan 2023`te dünyanın 10. büyük ekonomisi haline gelmektir. Bu hedefe ulaşmak için kalkınma hamlelerimizi kesintisiz sürdürmemiz, demokrasimizin daha iyi işletilmesi konusunda çaba sarf etmemiz gerekmektedir.

 

Aziz Atatürk`ün gösterdiği çağdaş uygarlık yolunda hızla ilerleyen Türkiye, kalkınarak güçlenmeyi sürdürecek; dünyanın önde gelen gelişmiş ülkeleri arasında hak ettiği yeri mutlaka alacaktır. Türkiye, Avrupa Birliği`ne tam üye olma yolunda sürdürdüğü müzakere sürecini yeni yıl da kararlılıkla devam ettirecektir. Türkiye`nin sahip olduğu genç ve dinamik nüfusu, girişimcileri, köklü kurumları, sivil toplum örgütleri ve her alandaki zengin potansiyeli bu çabalarımızı hayata geçirmede bizlere güç vermektedir.“

 

Meclis Başkanı Toptan, Türk milletinin sağduyusu, özverisi ve sorunların aşılması yolunda gösterdiği birlik ve dayanışmanın, güçlü Türkiye`nin en önemli güvencesi olduğunu belirterek, “Dönem dönem yaşanan tartışmalar, ekonomik ve toplumsal sorunlar bizi hedeflerimizden asla uzaklaştırmamalıdır“ dedi.

 

-KURUMLAR ARASINDAKİ TARTIŞMA-

 

Demokratik sistemi oluşturan kurumlar arasında zaman zaman yaşanan tartışmaların, ülkeye ve millete bir faydasının olmadığını vurgulayan Toptan, şöyle devam etti:

 

Kurumlarımıza olan güveni yıpratan bu tür tartışmalarla enerjimizi boşa harcamak yerine, demokrasimizi güçlendirerek, ülkemizi daha ileriye taşıma konusunda ortak çaba göstermeliyiz. Milletimize en iyi hizmetlerin üretilebilmesi için kurumlarımız arasında karşılıklı uyum, diyalog ve işbirliği ortamının oluşması hepimizin ortak arzusudur. Yaşanan tartışmaları, tüm kesimlerin katkı ve katılımlarıyla geniş bir mutabakatla hayata geçirilebilecek yeni bir anayasaya olan ihtiyacı ortaya koyması bakımından anlamlı buluyorum. Yapıldığı dönemin izlerini taşıyan mevcut Anayasamızın yerine, çağdaş ve katılımcı bir anlayışla yeni bir anayasa oluşturma konusunda çalışmaların 2009 yılında da süreceği kanaatindeyim.“

 

-EKONOMİK KRİZ-

 

Toptan, 2008 yılının, başta ABD ve Avrupa ülkeleri olmak üzere, dünya piyasalarını derinden sarsan küresel bir ekonomik krizin yaşandığı bir yıl olarak da tarihteki yerini aldığını bildirdi.

 

Yüzyılda bir görülen ekonomik kriz olarak değerlendirilen bu dalgalanmanın, dünya ile entegre olmuş ekonomik yapısı, güçlü ticari ilişkileriyle, küresel bir aktör haline gelen Türkiye`yi de etkilemesinin, kaçınılmaz olduğunu vurgulayan Toptan, “Krizle ilgili karamsar senaryolar üretmek yerine hükümetiyle, özel sektörüyle herkesin ortak akılla hareket ederek bu süreci fırsata çevirmek için çaba sarf edilmesi gerektiği inancındayım“ değerlendirmesinde bulundu.

 

TBMM Başkanı Toptan, umutlarla karşıladıkları 2009 yılının, Türkiye`de yerel seçimlerin yapılacağı yıl olması bakımından da büyük önem taşıdığını belirterek, yapılacak yerel seçimlerin demokratik olgunluk içerisinde sonuçlandırılması konusunda tüm kurumların ve vatandaşların sorumluluk bilinci içerisinde hareket edeceğini düşündüğünü bildirdi.

 

-İSRAİL`İN GAZZE`YE YAPTIĞI SALDIRILAR-

 

Türkiye`nin sorunlarını, her durumda demokrasiye bağlılığıyla aşabilme gücüne sahip olduğuna ilişkin inanç ve güveninin tam olduğuna dikkati çeken Toptan, şunları kaydetti:

 

“Gelecek kuşaklara demokrasisi güçlenmiş, özgürlükleri gelişmiş, insanlarının yüzü gülen, sevginin, kardeşliğin ve hoşgörünün hakim olduğu bir Türkiye bırakmak için çalışmaktayız.

 

Yeni yıla maalesef Filistin`de yaşanan ve millet olarak hepimizi derinden yaralayan saldırılarla giriyoruz. Şiddetle kınadığımız bu tür şiddet olaylarının, bir daha yaşanmaması hepimizin ortak dileğidir. Yeni yılın başta Filistin olmak üzere, dünyanın dört bir yanında yaşanan acıların sona ermesine vesile olmasını diliyorum. Savaşla, silahla ve terörle beslenen bir dünyanın yerini, insanlığın ortak zenginlikleri olan barış, demokrasi, özgürlükler ve dayanışmanın alması en büyük arzumuzdur. Bu düşüncelerle, bütün vatandaşlarımızın yeni yıllarını bir kez daha tebrik ediyor, sevgilerimi iletiyorum.“

 

ORG. BAŞBUĞ: MUTLULUĞUMUZU GÖLGELEMEYE YÖNELİK TÜM ÇABALAR, DAİMA SONUÇSUZ KALACAKTIR

 

Genelkurmay Başkanı Orgeneral İlker Başbuğ, “Ebedi Başkomutanımız Atatürk`ün çizdiği yolda ilerleyişimiz devam ettiği sürece, mutluluğumuzu gölgelemeye yönelik tüm çabalar, daima sonuçsuz kalacaktır“ dedi.

 

Orgeneral Başbuğ, yayımladığı mesajla Türk Silahlı Kuvvetleri mensuplarının yeni yılını kutladı. Orgeneral Başbuğ, mesajında şunları kaydetti:

 

“Büyük ve köklü bir ailenin bireyleri olarak, yeni bir yılı daha, birlik ve beraberlik içinde karşılamanın mutluluğu içindeyiz.

 

Ebedi Başkomutanımız Atatürk`ün çizdiği yolda ilerleyişimiz devam ettiği sürece, mutluluğumuzu gölgelemeye yönelik tüm çabalar, daima sonuçsuz kalacaktır. Ulusumuzdan aldığımız güç ve üstün görev bilinciyle yürüttüğümüz tüm çalışmalar, Cumhuriyetimizi temel nitelikleri ile sonsuza kadar yaşatma kararlılığımızın açık bir göstergesi olmaya devam edecektir.

 

Bu duygu ve düşüncelerle, Cumhuriyetimizin kurucusu Yüce Atatürk ve silah arkadaşlarını, Türk milletinin birlik ve beraberliği için canlarını feda eden aziz şehitlerimizi rahmetle, kahraman gazilerimizi şükranla anar, Türk Silahlı Kuvvetlerinin fedakar mensuplarının, emeklilerinin ve aile bireylerinin yeni yılını en içten dileklerimle kutlar, sağlık, mutluluk ve başarılar dilerim.“

 

BAYKAL`IN 2009 İLE İLGİLİ DİLEKLERİ

 

CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, “yeni yılın; kirlilikten, ırka, dine, dile, mezhebe dayalı hesaplaşmalardan ve savaşlardan uzak bir yıl olması“ dileğinde bulundu.

 

Baykal, yayımladığı yeni yıl mesajında, 2009`un yokluktan, yoksulluktan, işsizlikten, çaresizlikten daha az söz edilen ve yarınlara umutla bakılabilen bir yıl olması için milleti bir kez daha özgür iradesiyle geleceğini belirlemeye çağırdı. Baykal, şunları kaydetti:

 

“Yeni yılın; kirlilikten, ırka, dine, dile, mezhebe dayalı hesaplaşmalardan ve savaşlardan uzak bir yıl olmasını diliyorum.

 

Çağırıyorum ki sorumluluk sahipleri de tutum ve davranışlarıyla bölen değil, birleştiren olmayı öğrensin, ayrıca hesap versin. Çağırıyorum ki sorumluluk mevkinde bulunanlar, yakın çevresinin zenginliğiyle göz kamaştırmasın, sadaka peşinde koşanların onurlarının ayaklar altına alındığının da farkına varsın.

 

Öte yandan, içeride ve dışarıda birilerinin, birliğimizin, bütünlüğümüzün, `pususuna yattıkları`, laik cumhuriyetimize de `arkadan çelme takıldığı` görülsün, bilinsin. Bilinsin ki yeni yıllarda ulusumuzun başı dik olsun. Bunu sağlamak ve Türkiyemize sahip çıkmak için 2009 yılında da kardeşçe yürüyüşümüzü sürdüreceğiz.

 

Yeni yılı selamlarken, hepinizi sevgiyle kucaklıyor, vatandaşına, `çek git` diyenlere inat, `gitmek yok, ananı da al 2009`da sandık başına gel` diyorum. Gel ki `ananı da al git` diyene haddini bildiresin. Sandığa gel ki vatandaşına, `çek git` diyebilen sorumsuz zihniyet gitsin.“

 

Deniz Baykal ayrıca, başta Filistinliler olmak üzere 2009`u göz yaşlarıyla karşılayanların acılarını ve üzüntülerini de yüreğinde hissettiğini ifade etti.

 

MHP GENEL BAŞKANI BAHÇELİ`NİN YENİ YIL MESAJI: HER YENİ GÜN VE HER YENİ YIL DOĞAN BİR UMUT

 

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, “Her yeni gün ve her yeni yılın doğan bir umut olduğu inancıyla; büyük Türk milletinin ve bütün insanlığın susadığı barışa, refaha ve mutluluğa yeni yılda kavuşmasını temenni ediyorum“ dedi.

 

Bahçeli, yayınladığı yeni yıl mesajında, Türkiye`nin, “AK Parti`nin yönetiminde hayatın her alanında ağır problemlerle karşı karşıya kaldığı bir yılı daha geride bırakarak 2009 yılına girdiğini“ savundu.

 

2008 yılının “Türkiye`nin yakın siyasi tarihinin ağır sorunlarının yaşandığı, milletin artık katlanılamaz hale gelen siyasal, sosyal ve ekonomik meselelerin baskısı altında ezildiği çok zor ve sancılı bir yıl olduğu“ görüşünü öne süren Bahçeli, “Etnik temelde ayrışmanın, inanç temelinde kutuplaşmanın körüklendiği, milli ve manevi değerlerin çatıştırıldığı, kanunsuzluk ve yolsuzluğun kurumsallaştığı 2008 yılında, Türkiye`nin sosyal bünyesi ciddi düzeyde tahribata maruz kalmıştır“ dedi.

 

Bahçeli, şunları kaydetti:

 

“Bu dönemde siyasi amaçlarla istismar edilmeyen hiçbir değer kalmamış, Türk insanının inançları ve temiz duyguları, siyasi bağlantıları ve uzantıları olan organize hırsızlık çetelerinin dolandırıcılık malzemesi haline gelmiştir. Siyasi gerginliğin kontrolsüz bir biçimde tırmandığı, Cumhuriyet`in temel organları arasında yetki çatışması ve karmaşasının yaşandığı, Anayasal kurumların meşruiyet tartışmalarının içine çekilerek yara aldığı bu kargaşa ortamı, Türkiye`yi telafisi çok zor olacak risklerle karşı karşıya bırakmıştır.

 

Milli kimliği ve devlet yapısı sorgulanan, milli birliğinin siyasi, sosyal ve kültürel temelleri sarsılan ülkemiz, beka düzeyindeki iç ve dış güvenlik sorunlarıyla boğuşarak yeni bir yılı daha karşılamıştır.Türkiye`nin birliği ve bölünmez bütünlüğünü dikkate almayan yıkıcı çözüm arayışlarının cüret kazandığı bu ortam, özellikle iktidar eliyle hazırlanmış, silahsız çözüm adı altında kanlı terörün destekçilerine siyasi çözüm ümidi verilmiştir. Terörle mücadelede şaşkın ve dağınık olan hükümet, buda yetmiyormuş gibi bölücü taleplerin siyasallaşması yolunda adımlar atmış, yapılması gereken mücadeleyi Irak`lı aşiret reislerinin inisiyatifine ve insafına terk etmiştir.

 

Komşu ülke Irak yönetiminden gelen ve başka yerlerden ısmarlama olduğu anlaşılan temenni ve tavsiyelerin, bağımsızlığına düşkünlüğüne tarihin tanıklık ettiği Türk milleti için kabul edilebilir, anlaşılabilir ve açıklanabilir olmadığı iyi bilinmelidir.“

 

-“ÖZÜR KAMPANYASI“-

 

“Türkiye`nin milli kimliğini zedeleme çabalarının çağdaşlaşma ölçüsü olarak kabul gördüğünü, milli birliği hedef alan bölücü ve ayrıştırıcı tahriklerin demokratik tartışma ortamı ve ifade özgürlüğü adına koruma altına alındığını“ belirten Bahçeli, “Ecdadından utanan, hatta reddeden ilkel zihniyet temsilcileri temel değerlerimize ve mukaddesatımıza hakaret etmek için saf tutmuş, bunların hezeyanları demokrasi adına hoş görülerek alkışlanmıştır“ dedi. Bahçeli, şunları kaydetti:

 

“Özellikle bu yılın son günlerinde; zihinleri çarpık, akılları tutuk, ihtiraslarından gözleri kararan bir kısım zevatın başlattığı özür kampanyasını bu kapsamda değerlendirmek gerekecektir.

 

Hakim olan siyasal anlayışın uygulama ve yaklaşımlardan cesaret bularak önüne gelenin milli değerlerimizle hesaplaştığı, aşağılık kompleksi duygusundan bir türlü kurtulamayan, aklı ve gönlü dışarıda, bedeni içeride olduğu anlaşılan bu güruhun ateşle oynadığını artık anlaması gerekmektedir. İçine düştükleri mensubiyet sefilliğiyle başa çıkabilmek amacıyla, şanlı Türk tarihini tahrif etmeye niyetlenmiş olanların başlattığı bu girişimin, nazik bir dönemde bulunan ülkemizde yeni ayrılık ve kamplaşmaları teşvik edeceği dikkatlerden uzak tutulmamalıdır.“

 

Geride bırakılan yılda da “AB ile olan sanal yolculuğun ısrarla sürdürülmek istendiğini“ ifade eden Bahçeli, “Kıbrıs sorununun çözümü için Rumları tatmin etmek için çırpınan hükümetin, Ermenistan`la ilişkilerde tek taraflı hamlelerle sırnaşık ilişkiler ağını milletimize reva görmüştür“ dedi.

 

Bahçeli, Meclis`in, asgari müştereklerde buluşarak toplumsal sorun ve sıkıntıların aşılması için gerekli iradeyi sergileyemediğini, tıkanan siyasetin önünü açacak ve normalleşme sürecini başlatacak somut adımlar atma basiretini gösteremediğini savundu.

 

-EKONOMİK KRİZ-

 

Uygulanan hastalıklı ekonomi politikalarıyla küresel krizin etkileri bir araya gelince sanal istikrar ortamının gerçek yüzüyle ortaya çıktığını, Türkiye ekonomik hayatın bütün veçhelerinde bir kriz haliyle karşı karşıya kaldığını savunan Devlet Bahçeli, hükümetin “küresel krizi de öngöremediği, doğru okuyamadığını ve iyi yönetemediğini“ ileri sürdü.

 

Teğet geçme öngörülerine, krizi en az zararla atlatma ve fırsata dönüştürme söylemlerine rağmen, krizin ilk dalgasının Türkiye`yi cepheden vurduğunu“ öne süren Devlet Bahçeli, “2008 Türkiye`sinde yoksulluk, işsizlik artmış, gelir dağılımı çarpıklaşmış, sağlıklı ve dengeli büyümeden uzaklaşılmış, asayiş bozulmuş, kanunsuzluk ve yolsuzluk çığ gibi büyüyerek siyasi ve ahlaki yozlaşma alabildiğine tırmanmıştır“ dedi.

 

Bahçeli, hükümetin, başta reel sektör olmak üzere, geniş toplum kesimlerini nispeten rahatlatacak bir önlem paketi uygulamasını hayata geçiremediğini savundu.

 

-“ACI MANZARAYA BİGANE KALINMASI MÜMKÜN DEĞİLDİR“-

 

Bir türlü huzur ve istikrara kavuşamayan Irak`ta belirsizlik ve şiddet varlığını sürdürürken, Türkmenlerin ihmal edildiğini, peşmergelerin baskı ve dayatmalarına karşı çaresiz ve yalnız bırakıldığını ifade eden Bahçeli, “Orta Doğu`da İsrail, sivil hedeflere yönelttiği kanlı saldırılarla İslam toplumlarının daha uzun süre sükunete ve barışa hasret kalacaklarını göstermiştir“ dedi.

 

Artık bir dram haline dönüşen ve insanlık faciasının ulu orta yaşandığı Filistin`de hiçbir suçu günahı olmayan yüzlerce masum insanın bombaların hedefi haline gelerek devlet terörüne kurban gittiğini belirten Bahçeli, “Müslüman kardeşlerimize yönelik orantısız güç kullanılmasının sonucunda ortaya çıkan acı manzaraya bigane kalınması mümkün değildir“ ifadesini kullandı.

 

-MAHALLİ SEÇİMLER-

 

Türkiye`nin “temel sorunlarının arttığı, etnik tahriklerin tırmandığı, bölücülük temelinde siyasi hesapların yapıldığı, gerginliklerin had safhaya ulaştığı, yoksulluk ve yolsuzluğun arttığı, bölgesel gerilimlerin yükseldiği bir dönemde mahalli idareler seçimlerine gittiği“ görüşünü ileri süren MHP Genel Başkanı Bahçeli, “Türkiye`nin ne kadar derin olursa olsun çözülemeyecek hiçbir sorunu, aşılamayacak hiçbir sıkıntısı yoktur. Sorunları doğuran, sıkıntıları büyüten ve içinden çıkılmaz hale getiren işbaşındaki iktidarın vizyon eksikliği, yönetim beceriksizliği, teslimiyetçi tavırları olduğu bariz şekilde görülmektedir“ dedi.

 

Bahçeli, mesajını şöyle tamamladı:

 

Başlayan her yılın, bir önceki yıldan daha da kötü sonlanması, aziz vatandaşlarımızın hayatlarında mutluluk, huzur ve rahatlık adına olumlu duygu ve hislerin gün geçtikçe zayıflaması üzerine sorumluluk sahibi herkes mutlaka düşünmelidir. Aziz milletimiz güçlü basireti, kararlı duruşu ve binlerce yılda oluşturduğu kültürel olgunluğuyla bunu gerçekleştirecek güç ve kudrete sahiptir.

 

Kendi geleceğinin ve var olan sıkıntıların çözümünün yine kendi demokratik tercihlerine bağlı olduğunu bildiğim Türkiye`mizde, 2009 yılında sağduyu ve aklın galip gelmesini, milli şuurun yükselmesini ve vatandaşlarımızın en kısa sürede huzura ulaşmasını Cenab-ı Allah`tan diliyorum.

 

Her yeni gün ve her yeni yılın doğan bir umut olduğu inancıyla; büyük Türk milletinin ve bütün insanlığın susadığı barışa, refaha ve mutluluğa yeni yılda kavuşmasını temenni ediyorum.“

 

BBP GENEL BAŞKANI YAZICIOĞLU: YENİ YILDA MİLLETÇE UMUTLARIMIZIN VE TOPLUMSAL BEKLENTİLERİMİZİN GERÇEKLEŞMESİ EN İÇTEN TEMENNİMDİR

 

BBP Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu, “Kendimize, birbirimize ve geleceğimize olan güvenimizi muhafaza ederek, yeni yılda milletçe umutlarımızın ve toplumsal beklentilerimizin gerçekleşmesi en içten temennimdir“ dedi.

 

Yazıcıoğlu, yeni yıl dolayısıyla bir kutlama mesajı yayımladı. Yeni yıla girerken, “insanlık adına en acı tablolardan birinin“ Gazze`de meydana geldiğini ifade eden Yazıcıoğlu, mesajında şunları kaydetti:

 

“Tüm bu yaşanan olumsuzluklara karşı dahi aydınlık gelecek ümidimizi asla gözden kaçırmamız gerektiğine inanıyorum. Geride kalan yılda yaşanan olumlu ya da olumsuz olaylardan dersler çıkarılması ve bu dersler ışığında da yeni yılda umutlarla yeni başlangıçlar yapılması, huzur, mutluluk ve başarılarda buluşabilmemizin vazgeçilmez koşuludur. Kendimize, birbirimize ve geleceğimize olan güvenimizi muhafaza ederek, yeni yılda milletçe umutlarımızın ve toplumsal beklentilerimizin gerçekleşmesi en içten temennimdir.

 

Sosyal ve hukuk devleti olmanın ilkelerinin kabul gördüğü birlik ve beraberlik içinde vatanın ve milletin bütünlüğüne sahip çıkıldığı, milli onur ve bekamızın korunduğu, coğrafyamızdaki acıları sona erdirebilecek, yeni yılın eskiyi aratmadığı ve torunlarımıza insanca yaşayabilecekleri bir Türkiye bırakabilmenin bize verdiği heyecanla büyük Türk milletinin yeni yılını kutluyor, sağlık ve esenlikler diliyorum.“

alıntıdır

« Previous Entries    |    


                                     
>>>>>HeadMy<<<<< cyber-lake.com Top Fishing Sites yokuz.com Entertainment TOPlist TOPlist iPhone Topsites Dmegs Directory Myspace Topsites Directory of Entertainment Blogs Galleries - CSS Top Sites here.
Google PageRank
Proxy Topsite - Myspace Proxies, Myspace Proxy, Unblock Myspace Vote this site for Top 50 Award Winning Web Sites List! Top Arcade Sites Toplist FIRST Topsite Best Scrapbooking Sites, Digital Scrapbooking, Scrapbook Supplies, Reviews, Awards Webmasterim.Com arama motoru

site ekle Vote fr uns auf der .:.:: Fun Topliste ::.:. Hier gehts in Bunnys Topliste Aradur.com | Arama Motoru Sitemiz WebKuyusu.com'da kaytldr.
Online Saya
toplist
Hayvanlar Alemi site ekle

Site Ekle

mirc indir Taxi-Love: rencontre par webcam, rfrencement annuaire, topliste 100% gratuit Top Real Estate Agents Click to Vote - Top 300 Jpop Sites! Pixel Rating JunkyTopsites Harry Potter Topsites Fundamental Christian Topsites Toplist