Kayısı Yağı ile Cildinizi Güzelleştirin

Posted by: Dream  :  Category: Güzellik ve Bakım

Doğal cilt bakım ürünü olan kayısı yağının, tüm ciltlere uygun olduğu belirtildi. Kayısı yağının özellikle yaşlılarda ortaya çıkan kırışıklıkları azalttığı ifade ediliyor.
Kayısıbirlik Market’te satışa sunulan kayısı yağı, yoğun ilgi görüyor. Kayısıbirlik Market Müdürü Nizamettin Öz, kayısını çekirdeğinde elde edilen kayısı yağının satışında yoğun bir taleple karşılaştıklarını söyledi. Kayısı yağına tüm cilt tiplerine uygun bir doğal ürün olması nedeniyle vatandaşların ilgi gösterdiğini kaydeden Öz, “Kayısı yağı A vitamini içerdiğinden cildi nemlendirip, doğal bir canlılık ve parlaklık vererek, akneleri temizliyor” dedi.
Kayısı yağının aynı zamanda kalsiyum, magnezyum, karotin ve betakaroten maddelerini içerdiğini dile getiren Öz, “Kayısı yağı yaşlanmayla ortaya çıkan kırışıklıkları azaltıyor” diye konuştu. Öz, cildin doğal güzelliği için haftada bir gün, kuru ciltlerde ise günde bir defa deriye kayısı yağı sürülmesinin tavsiye edildiğini belirtti.

6 adımda mükemmel bakım!

Posted by: Edition  :  Category: Güzellik ve Bakım

Her kadının hayalidir gençliğini ve güzelliğini uzun yıllar korumak ve olduğundan genç göstermek. Eğer cildinize iyi bakar, düzenli olarak temizler, nemlendirirseniz, uzun yıllar gençliğinizi koruyabilirsiniz. İşte genç ve güzel görünmenin 4 temel adımı.

Parlak saçlara sahip olun
Saçlarınızın çok kuru olduğundan yakınıyor, daha parlak görünmesini mi istiyorsunuz? İşte işe yarayacak bazı öneriler:

Bir muzu iyice ezin. Bir çay kaşığı bademyağıyla karıştırıp saçınızın diplerinden başlayarak uygulayın. 20 dakika beklettikten sonra durulayın.

Bir başka öneri ise şöyle; 1 yumurtayı, 1 çorba kaşığı sirkeyi, 2 çorba kaşığı bitkisel yağı karıştırın çırpın. Bu karışımı baş derinize ovarak iyice yedirin. Saçlarınızı tarayarak bütün karışımın saçlarınıza eşit yayılmasını sağlayın. 15 dakika böyle bekledikten sonra saçlarınızı yıkayarak durulayın.

Salatalık sürün canlanın
Salatalık ile cildinizi canlandırmaya ne dersiniz? A, B ve C vitaminleri ile fosfor, potasyum, demir, magnezyum ve gençlik iksiri olarak tanımlanan selenyum deposu salatalık, her türlü cilt sorununa iyi geliyor. Susuzluğu giderici özelliği ile cildin nem oranını dengeliyor. Canlandırıcı ve yumuşatıcı etkisi nedeniyle kozmetik ürünlerinin vazgeçilmez besinlerinden biri. Cildiniz için her gün

1 salatalık yiyin. Ayrıca salatalığın kabuğunu biraz kalın soyup yüzünüze sürün, cildinizde ani canlanma ve yumuşama etkisini hissedeceksiniz.

İyi bir uyku çekin
Cildimiz kendini onararak yenilenmek ve beslenmek için organizmanın derin uyku halini, yani geceyi bekler. Cilt, gece yarısından sonra hormonlar tarafından daha iyi sulanır; kılcal kan dolaşımı da aynı şekilde bu dönemde canlanır. Cildin uygulanan ürünlerden en yoğun olarak yararlandığı saatler ise sabahın dördüdür. Gecenin cildimize sunduğu en büyük hizmet sakinleşmektir. Yani gün boyunca kendisini güneşe, rüzgara karşı savunurken, yaptığı strese bağlı ya da mimiklerle ilgili kırışmaların asıl nedeni olan adale kasılmaları gece boyunca sakinleştiğinde ortadan kalkar ve cilt rahatlar.

Kırışıklıklara meyve
Bilim adamları, güneş ışınlarından meydana gelen cilt kırışıklıklarının yiyeceklerle de ilgisi olduğunu açıkladı. Araştırmacılar; sebze, baklagiller, zeytinyağı ve bazı meyvelerin, güneş ışınlarının olumsuz etkisine karşı cildi koruduğunu belirtiyor. Cildi güneş ışınlarının etkisinden koruyan diğer anti-kanserojen besinler ise balık, erik, elma ve çay. Öte yandan ciltte kırışıklıkların, et, sütlü besinler, şeker, tereyağı ve margarin tüketenlerde daha fazla meydana geldiği gözlendi.

Dudaklar balla parlasın
Bal, içeriğindeki vitamin mineral, antioksidan ve aminoasitlerle değerli bir besin maddesi olmasının yanı sıra, tedavi edici özelliklere sahip. İşte çatlayan dudaklar için tedavi edici bir dudak parlatıcısı:

1 fincan tatlı badem yağını ve yarım fincan balmumunu, mikrodalga fırında balmumu eriyene kadar tutun. 2 kaşık balı ilave edip karıştırın. Soğumaya bırakın. Karışımı kapaklı minik kaplara döküp kullanın.

Kuru cildin ilacı gül
Yağlı cilt kadar kuru cilt de sorun yaratır. Özellikle soğuk aylarda kuru cilt yeteri kadar beslenmezse, çatlaklar ve tahrişlere açık hale gelir. Kuru bir cildiniz olduğundan yakınıyorsanız gülden yararlanabilirsiniz. Gül suyu ve gül yağı kozmetikte de oldukça yaygın olarak kullanılıyor. Üç damla gül yağını, üç damla lavanta yağı ile karıştırarak cildinize sürün. Cildinizin bir anda gerginlikten kurtulduğunu hissedeceksiniz.

Pürüzsüz Bir Cilt İçin.

Posted by: Edition  :  Category: Güzellik ve Bakım

Cildin üst tabakası soyularak daha pürüzsüz hale geldiği artık kabul edilen bir gerçek. Bu amaçla üretilen peeling ürünleriyle cildinizin ışıltısını koruyabilirsiniz. Kırışıklıkların oluştuğu noktada ise cilt bakım enstitülerinde ve plastik cerrahi merkezlerinde uygulanan kimyasal peelinglerden yaptırmak şart. Bu peelingler cildin üst tabakasında oluşan ölü hücreleri yok ederek, alt tabakada kalan yeni cildin üste çıkmasına yol açarak yüze müthiş bir ışıltı ve genç bir görünüm kazandırıyordu.

Şimdiye kadar sadece enstitü ve plastik cerrahi merkezlerinde yapılan kimyasal pazlı peeling ürünlerini artık evde de kullanmak mümkün. Bu işin öncüsü ise Lancome oldu. Dört aşamalı ‘Resurface Peeling’i çıkaran Lancome, L’Oreal ve Vichy takip etti. Kullanımı oldukça kolay olan bu ürünlerde dikkat edilmesi gereken noktalar var. Peeling yaparken yumuşak hareketler yapmakta fayda var. Yoksa cildinizi tahriş edebilirsiniz. Bunun yanı sıra normal ve yağlı ciltlere sahip olanlar bu ürünleri sadece bir ay boyu kullanmalı. Uzmanlar, kuru bir cilde sahipseniz ya da akne sorununuz varsa bu ürünlerden kaçınmanızı tavsiye ediyor. Derin peelinglerin ardından d cildi bolca nemlendirmelisiniz. Ancak nemlendirici seçerken, parfümlü olanlardan kaçının.

Güzelliğiniz için küçük tüyolar..

Posted by: Edition  :  Category: Güzellik ve Bakım

Saçlarınızın çok kuru olduğundan yakınıyor, daha parlak görünmesini mi istiyorsunuz? İşte işe yarayacak bazı öneriler… Bir muzu iyice ezin. Bir çay kaşığı bademyağıyla karıştırıp saçınıza friksiyon yaparak uygulayın. 20 dakika beklettikten sonra durulayın. Bir başka öneri ise şöyle; Bir yumurtayı, 1 çorba kaşığı sirkeyi, 2 çorba kaşığı bitkisel yağı çırpın. Bu karışımı baş derinize ovarak iyice yedirin. Saçlarınızı tarayarak bütün karışımın saçlarınıza eşit yayılmasını sağlayın. 15 dakika böyle bekledikten sonra saçlarınızı yıkayarak durulayın. ,

Cildinizin salatalığa ihtiyacı var 
Salatalık ile cildinizi canlandırmaya ne dersiniz? A, B ve C vitaminleri ile fosfor, potasyum, demir, magnezyum ve gençlik iksiri olarak tanımlanan selenyum deposu salatalık, her türlü cilt sorununa iyi geliyor. Susuzluğu giderici özelliği ile cildin nem oranını dengeliyor. Canlandırıcı ve yumuşatıcı etkisi nedeniyle kozmetik ürünlerinin vazgeçilmez besinlerinden biri. Cildiniz için hergün 1 salatalık yiyin. Ayrıca salatalığın kabuğunu biraz kalın soyup yüzünüze sürün, cildinizde ani canlanma ve yumuşama etkisini hissedeceksiniz.

İyi uyku cildinizin en büyük dostu 
Cildimiz kendini onararak yenilenmek ve beslenmek için organizmanın derin uyku halini, yani geceyi bekler. Cilt, gece yarısından sonra hormonlar tarafından daha iyi sulanır; kılcal kan dolaşımı da aynı şekilde bu dönemde canlanır. Cildin uygulanan ürünlerden en yoğun olarak yararlandığı saatler ise sabahın dördüdür. Gecenin cildimize sunduğu en büyük hizmet sakinleşmektir. Yani gün boyunca kendisini güneşe, rüzgara karşı savunurken, yaptığı strese bağlı ya da mimiklerle ilgili kırışmaların asıl nedeni olan adale kasılmaları gece boyunca sakinleştiğinde ortadan kalkar ve cilt rahatlar.

12 adımda yaşlanmayı durdurun.

Posted by: Edition  :  Category: Güzellik ve Bakım

Yaşlanmanın etkilerini azaltan anti-aging programı, dengeli beslenme ve kişiye uygun diyet-egzersiz programlarının yanı sıra yapılan hormon testlerinin ardından eksik hormonların dışarıdan verilmesini de kapsıyor.

Yaşlanmanın etkilerini azaltıp, yaşam kalitesini yükseltmek ve daha uzun yaşamak mümkün. Bunlar bilimsel olarak kanıtlanmış ve uzun süredir tüm dünyada uygulanan yöntemler. İlk bakışta vereceğimiz öneriler size tanıdık gelebilir; dengeli beslenme, kilo kontrolü, egzersiz. Ama bunlar da yetmiyor. Vücudun deforme olmasının, kiloların artmasının, cildin elastikiyetini kaybetmesinin ve diğer yaşlanma belirtilerinin nedeni, bazı hormonların azalması.

Anti-aging (geriye yaşlanma, yaşlanmanın etkilerini azaltma) programı, dengeli beslenme ve kişiye uygun diyet-egzersiz programlarının yanı sıra yapılan hormon testlerinin ardından eksik hormonların dışarıdan verilmesini de kapsıyor. Düzenli cilt bakımı, peeling ve gerekirse cerrahi müdahalenin de önerildiği program aslında bir yaşam biçimi. Ne kadar erken yaşta uygulamaya başlarsanız o kadar iyi sonuç alıyorsunuz.

Anti-Aging beslenmede dikkat edilmesi gerekenler
1-Hücrelerin, serbest radikallerin zararlı etkilerinden korunması için her gün 5-9 porsiyon sebze ve meyve tüketmek gerekiyor.
2-Sebzeleri çiğ veya az pişmiş olarak tüketmek gerekiyor. Çiğ ve taze sebzelerin sahip olduğu antioksidan özellik, pişirmeyle yok oluyor. Az pişirme beta karoten emilimini de artırıyor.
3-Avokado, kötü kolesterolü düşürerek, kalp hastalığı riskini azaltıyor.
4-Demir en çok ciğer, yumurta sarısı, kırmızı etler, nohut, mercimek, balık, yeşil yapraklı sebzelerde bulunur. Eksikliğinde, kansızlık ve bağışıklık sisteminde bozukluklar oluşuyor. Ancak, demir fazlalığı damar sertliği ve tüm vücut hücrelerinin erken yaşlanmasına, neden oluyor. Demir preperatları doktor kontrolünde alınmalı.
5- Konserve besinler değil, taze veya donmuş olanlar tercih edilmeli.
6- Hayvani yağlar yerine, zeytinyağı, ayçiçekyağı, kanola yağı, soya yağı gibi sıvıyağları tercih etmek gerekiyor.
7- Kuru fasulye, nohut, bakla, bezelye, mercimek, yeşil fasulye, soya ve yulafta bol miktarda bulunan saponinler, hücrelerdeki DNA mutasyonlarını önleyerek antikanserojen etki gösteriyorlar. Bu yüzden kuru baklagilleri sıklıkla tüketmek gerekiyor.
8- Zeytinyağı en iyi antioksidan yağ. Bol E vitamini içeriyor, gençlik sağlıyor ve hastalıklardan uzak tutuyor. Ayrıca, kötü kolesterolün okside olmasını ve damar duvarına girmesini önleyerek, iyi kolesterolü artırıyor. Böylece, damar sertliği, kalp-damar sistemi hastalıkları, kalp krizi ve inmeden uzak durmanızı sağlıyor.
9- Yağsız süt ürünleri, protein ve kalsiyumdan zengin, doymuş yağdan fakir besinler. Kemik, diş ve kasların yapısını sağlamlaştırıyor, yüksek kan basıncının kontrolünde yardımcı olan potasyum içeriyor.
10- Yüksek ısıda pişirilen, kızartılan etlerin içinde kanserojen etki yapan heterosiklik aminler oluşuyor. Önlemek için fırınlama, buharda veya mikrodalgada pişirmek gerekiyor.
11- Beyaz unlu gıdalar, beyaz ekmek, pirinç, patates ve tüm şeker katkılı gıdaların glisemik indeksi yüksek. Bu da erken yaşlanma nedeni. Beyaz pirinç yerine, posa bakımından zengin esmer pirinç ve bulgur tercih etmek iyi çözüm.
12- Lif, bitkisel gıdaların iskeletini oluşturduğundan, ne kadar fazla sebze, meyve ve işlenmemiş tahıl yenirse o kadar fazla lif alınmış oluyor.

Cildinizi yaşlanma etkilerinden koruyun.

Posted by: Edition  :  Category: Güzellik ve Bakım

DNA molekülü çevresel faktörlerin etkisiyle kendini korumak için intihar eder. Çok sayıda hücrenin ölmesi erken yaşlanmaya neden olur.

Yaşlanmak kadın, erkek hepimizin ortak korkusu. Yaşlanmayı durdumak elimizde değil ama yaşlanma etkilerini geciktirmek mümkün…

DNA Onarım Bilimi konusunda dünya çapında tanınmış bir bilim adamı olan ”Geleceğin Cilt Bakımı Devrimi” adlı kitabı da kaleme alan Dr. Daniel B. Yarosh, ”hasar oluşturan UV ışınlarına karşı insan vücudunun iki ana savunma mekanizması vardır. Bu savunma mekanizmasının birinci cephesi melanindir. Bu madde zararlı UV ışınlarını yansıtarak veya emerek, bu ışınların hücre çekirdeğindeki DNA’ya hasar vermesini önler. İkinci savunma cephesi ise bu ışınların ulaşıp, hasar oluşturduğu DNA sarmalındaki hasarlı kısımların çıkartılmasıdır. Yaşamımız boyunca DNA hasarı giderek birikir ve endojen DNA onarım mekanizması da yaşam boyu bunu onarmaya çalışır. Yaşlandıkça, ciltteki DNA onarım mekanizması da giderek zayıflar ve azalır”diyor.

DNA ONARIMI NEDİR?
DNA onarımını anlatmadan önce DNA’nın tam olarak ne demek olduğunu bilmemiz gerekiyor. DNA, bütün hücresel organizmalarda mevcut olan, hücrenin bütün yaşam fonksiyonlarında rol oynayan dev bir moleküldür. DNA molekülünde yer alan her bir gen insan vücudundaki bir özelliği kontrol eder. Vücut şekli, saç, göz rengi, organların fonksiyon ve işbölümü, kalıtım hep bu genlerin kontrolü altındadır.

Hasar görmüş olan DNA, çok aşamalı DNA onarım mekanizmasını harekete geçiren karmaşık bir cevap sistemini tetikler. DNA onarımı, her biri ayrı ayrı genler tarafından kodlanmış 20 kadar enzimin görev yapmasına bağlıdır. Bu genlerde oluşan değişiklikler, onarım mekanizmasını tümüyle ortadan kaldırmasa bile, bu mekanizmanın çalışmasını olumsuz yönde etkiler.

HASAR ONARILMAZSA
DNA onarım genlerinde görülen genetik farklar, bazı insanların vücudunda, diğerlerine nazaran daha fazla DNA onarım kapasitesi olduğunu göstermektedir. Diğer taraftan DNA onarım kapasitesi düşük kimseler ise cilt kanserine diğerlerinden daha yatkındır. DNA hasarının onarılamaması çok ciddi sorunlar yaratır. İlk birkaç dakika içinde hücre bölünmeyi durdurur ve onarım işlemini başlatan bir iç alarm sinyali oluşturur. Birkaç saat sonunda hücre kendi hasarını değerlendirir ve, eğer bu hasar onarılamayacak kadar ciddiyse, apoptosis denilen bir mekanizma ile kendi kendine bir intihar mesajı gönderir ve kanserli bir hücreye dönüşme potansiyelini bertaraf etmek için kendini ölüme mahkum eder.

Sivilcelerden kurtulmak için su için!

Posted by: Edition  :  Category: Güzellik ve Bakım

Cildimizi olduğu kadar psikolojimizi de bozan sivilcelere karşı uzmanlar bol su içilmesini tavsiye ediyor.

Cildimizdeki sivilceler, siyah noktalar psikolojimizi de olumsuz yönde etkiliyor. Düzenli bir bakım, doğru ürünleri kullanmak ciltteki sorunların çözümü için son derece önemli. Cilt Hastalıkları Uzmanı Dr. Nüket Erdemli, deride bulunan yağ bezlerinden kaynaklanan sivilcelerin normalde deri yüzeyinden atılması gerektiğini belirterek “Ancak, ergenlik döneminde yağ bezi daha fazla yağ salgılar. Bu yağın deri yüzeyine geçişini sağlayan kanal yoğunlaşmış bir yağ kütlesi nedeniyle tıkanır. Sivilcenin temel nedeni bu tıkanmadır” açıklamasını yapıyor.

İyi temizlenmeli
Çok gözenekli ve iyi temizlenmeyen ciltlerde siyah noktalar oluşuyor. Gözenekler yağ üretip salgıladıkları için cildi alerjiden ve çevre kirliliğinden koruyor. Eğer gözenekler olmasaydı, yağlar derinin altına iner, yüzde kistler oluşur ve deri altında enfeksiyonlar meydana gelirdi. Ancak çok gözenekli ciltlerde, eğer cilt iyi temizlenmiyorsa siyah nokta oluşuyor. Uzmanlara göre hem görünüm hem de sağlık açısından siyah noktanın oluşmasını engellemek gerekiyor. Yağlı ciltlerde gözeneklerin daha açık olduğuna dikkati çeken uzmanlar, herhangi bir sağlık problemi yaşayıp tedavi amaçlı ağır ilaçların kullanılmasıyla da cildin yağlanabildiğini belirtiytor.

Yağ dengelenmeli
Gözeneklerin açılması için gözenekleri kapatmaya çalışmak yerine, yağ ifrazatını durdurmak ya da dengelemek gerekiyor. Yağlı ciltler su miktarı az olan ciltlerdir. Su miktarı az olduğu zaman ölü hücrelerin doku yüzeyine çıkıp asitli tabaka ile koruma faktörü oluşturması zorlaşır. Bu nedenle cildin yüzeyi dış etkenlerden zarar görür. O halde ciltteki su miktarı arttırılmalıdır. Yağ ifrazatının yavaşlatılması, ciltteki su miktarının artırılmasıyla mümkündür. Bunun için de su bazlı ürünler kullanılması ve doğru ürünün kullanılması şarttır. Cildinize uygun ürünü kullanmak için de bir uzmana danışmanızda fayda var. 35 yaş altı ciltlerde, gözenekler kendiliğinden kapanır. Eğer cildin su ve yağ dengesi düzelirse gözenekler ya kendiliğinden, ya bakımla ya da maskeyle kapatılabilir. Ama yaşınız 35′in üzerindeyse deri kalınlaşmış, çizgiler kırık çizgi haline gelmişse, bu gözenekleri kapatmak biraz daha zordur. Gözenekleri kapatmak için mücadele vermek yerine, daha fazla büyümemelerini önlemek daha iyi bir çözümdür.

Öğle uykusu vücudu tazeliyor!

Posted by: Edition  :  Category: Güzellik ve Bakım

Öğle uykusu, en az gece uykusu kadar yararlı. Bu sayede vücut tazeleniyor, iş verimi artıyor, ömür uzuyor.

Akdeniz ve Güney Amerika ülkelerinde saat 14.00-16.00 arasında yapılan ’siesta’ yanı öğle saatlerinde dinlenme uygulaması yapılıyor. Öğle saatlerinde kişilerin yaşadığı yorgunluğu engellemek için, kısa süre de olsa uykuya ihtiyaçları olduğu düşünülerek yapılan bu uygulamanın iş verimini artırdığı da görülmüş. Uykusunu alan çalışanlar işe daha dinç bir şekilde sarılıyor. Peki gerçekten de öğle uykusunun ne gibi faydaları var? Memorial Hastanesi Uyku Laboratuvarı Sorumlusu Doç. Dr. Turan Atay “Öğle uykusu fizyolojik bir olaydır. Kişinin 24 saat içerisinde uykuya yatkın olduğu dönemlerden biri de öğle uykusu saatleridir. Öğle uykusu, en az gece uykusu kadar insan vücuduna yarar sağlar. Gece yeteri kadar uyumuş, gündüz de öğle uykusu uyuyan bir kişinin vücudu tazelenir, performansı artar, düşünme ve problem çözme yeteneği hız kazanır” diyor. Gün içerisinde iki kez vücut ısısı düşer. Birisi sabaha karşı 03.00 sıralarında, diğeri ise öğleden sonra 14.00- 15.00 saatleri arasındadır. İnsanların öğle yemeğinin ağırlığına bağladığı bu rehavet dönemi, aslında vücudun uykuya en meyilli olduğu saat dilimidir. Bu saat aralıkları uykunun en kaliteli olduğu zamandır. Kaliteli uyku, insan vücuduna uzun süre uyumaktan çok daha faydalıdır.

Çocuklar mutlaka uyumalı
İmkanı olan herkesin öğle uykusuna yatması vücudu açısından faydalıdır. Ancak özellikle çocukların öğle saatlerinde mutlaka uyumaları gerekir. Çocukluk çağında öğle saatlerinde alınan kaliteli uyku, beyin ve vücut gelişimi için çok önemlidir. Çocukların yaklaşık 1-2 saat öğle uykusuna ihtiyaçları vardır. Erişkinler içinse 15-20 dakika yeterlidir. Ancak bazı insanlar geceleri dahi uyuyamaz, bu nedenle böyle sıkıntıları olan kişilere öğle uykusu kesinlikle tavsiye edilmez.

Sütun gibi bacaklar için..

Posted by: Edition  :  Category: Güzellik ve Bakım

Cilt güzelliğinden öte daha şekilli bacaklar için spor yapmak şart. Sporun bacakları şekillendirmesinin haricinde kan dolaşımını hızlandırdığı için cildimize de katkısı büyük. Kasların aşırı gelişimine neden olmayacak sporlar yapılabilir. Yürüyüş, step, aerobik, yüzme uzmanların önerdiği branşlar.

Bakımına gelince; elleriniz ve tüm vücut için kullandığınız nemlendiricilerinizi her banyodan sonra bacaklarınıza masajla sürmek yeterli. Hatta zaman zaman yapılacak bacak masajları selülit oluşumunu da engeller. Bacak bakımında dikkat edilmesi gereken noktaları Dr. Serdar Hepgül şöyle sıralıyor:

* Yorgun bacaklarınızı mutlaka dinlendirin. Ayağınızı, bacaklardan başlayıp topuğa dek kremleyin. Uygun bir yere uzanın ve bacaklarınız kalbiniz seviyesinde olsun. Ayağınızın altına çok yüksek olmayan bir yastık koyabilirsiniz. Bacaklarınızı sıra ile havaya kaldırın, el parmaklarınızla kasları, uzun eksenleri boyunca iyice sıkarak masaj yapın. Başlangıçta yumuşak olan masaj, adaleler alıştıkça sertleşmelidir.

* Bol bol yürüyüş ve spor yapın. Egzersiz, kan akımını hızlandırır ve bacak kaslarınızı besler, gerginlik, sıkılık sağlar. Yürüyüşte kullanacağınız ayakkabıların rahat olmasına dikkat edin. Egzersiz sırasında terleyen ayaklarınızı derhal yıkayın ve iyice kurulayın. Nem, mantar enfeksiyonlarını davet eder.

* Bacak bakımında, yüzünüze kullandığınız nemlendirici ve tonikleri kullanınız. Eğer bacağınızın cildi pürtüklü ise bitkisel sütlerle daha güzel bir görünüme sahip olabilirsiniz. Cildiniz UV ışınlarına özellikle yaz aylarında açıktır. Yüzünüze gösterdiğiniz özeni mutlaka bacaklarınıza da göstermelisiniz. Ürünlerin UV filtresi içermesi mutlaka gerekir.

Bacağınızdaki tüyler yumuşaksa; bol oksijen sürerek onları sarartıp, görünmez hale getirebilirsiniz. Sert iseler; tüyleri mutlaka yok etmeniz gerekir. Bu takdirde değişik epilasyon yöntemleri uygulayabilirsiniz.

* Bacağınız kalın ve fazla kaslı ise, parafin banyoları, uygun spor ve zayıflatıcı bir beslenme sistemiyle onları biraz inceltebilirsiniz.

Selülit masajı
Evde kendi kendinize selülit masajı yapabilirsiniz. Aşağıdaki maddeleri takip edin.

* Yatağınızın üzerinde veya yerde temiz bir örtünün üzerinde oturun. Önce bacaklarınızı hafifçe kendinize doğru çekin. Sonra ellerinizi bir bacağın iki tarafını kavrayacak şekilde yerleştirin. Bilekten uyluğa kadar tüm bacağı enerjik bir şekilde sıvazlamaya başlayın. Ayaktan başlayarak, baldırlarınızdan yukarı doğru, dizleri atlamadan, uyluğun en üstüne kadar kesintisiz olarak sıvazlamaya devam edin. Kan dolaşımını canlandıran bu hareketi 10-15 kere tekrar edin.

* Sonra uyluğunuzu yoğurmaya başlayın. Ellerinizi sırayla kullanarak, ritmik hareketlerle, uyluklardaki etinizi sıkıp bırakın. Bu hareketler uyluklarınızı sıkılaştırır ve cildinizin pürüzsüzleşmesine yardımcı olur.

* Sonra sağ ve sol ellerinizle seri şekilde uyluğunuzu yeniden sıvazlayın. Bu hareketi yapmaya dizlerinizden başlayın uyluğunuza kadar devam edin.

* Uyluğun ön ve dış kısmına gevşek yumruklarla art arda vurun. Biliyorsunuz selülitli bölgelerde kan dolaşımı son derece fakirdir. Bu canlı hareketler kan dolaşımının derinin üst tabakalarına kadar çıkmasını sağlar.

* Şimdi dizin tüm çevresini hafifçe sıvazlayın, sonra parmak uçlarınızla dizkapağının çevresine dairesel basınçlar uygulayarak hafifçe masaj yapın. Bitirirken, dizin arkasını da yukarı doğru hafifçe sıvazlayın.

* Son olarak yeniden, her iki elinizle baldır kasını yoğurun. Kası kemikten öteye doğru sıkıp sıkıp bırakın, sonra hafifçe sıvazlayarak rahatlatın. Bacağın arkasından yukarı doğru çıkarken bir eliniz diğerini izleyerek seri hareketler oluşturmalıdır.

Selülite karşı savaş açın
Kadın vücudu yapısı gereği bazı bölgelerde yağ stoklar; bacak içleri, kalçalar, basenler… Yağ hücrelerinden oluşan kümeler, cildin derinlerine inen bağlarla birbirlerinden ayrılmıştır. Vücutta yağ birikimi olduğunda yağ hücreleri şişer ve yukarıya doğru baskı uygulamaya başlar. Ayrı zamanda aradaki bağ dokular gerginleşir ve ters yönde aşağıya doğru bir baskı uygularlar. Citte oluşan bu ters yönde baskı, cilde portakal kabuğu görüntüsü verir ve selüliti oluşturur. Beslenme ne kadar fazla tek yönlü olursa, selülite o kadar çabuk aday olursunuz. Özellikle de fast-food’a ve hazır yemeklere karşı olan eğilimimiz dokuları kötü yönde etkiler. Hayvansal yağlar, şeker ve tuz da en kötü düşmanlarımız. Bunlar yağ hücrelerini şişiriyor, dokularda su yapıyor ve vücudun atıklardan temizlenmesini önlüyor. Meyve, sebze, kepek, çavdar ürünleri ve baklagillerde bir yanda dokuları atık maddelerden temizleyen, öte yanda hücrelere besleyici maddelerin naklini çabuklaştıran fazla miktarda potasyum vardır. Portakal, muz, karpuz, avokado, havuç, şalgam, fasulye, bezelye ve patates fazla miktarda potasyum içerir.

Suya ve sabuna fazla dokunan eller yıpranıyor.

Posted by: Edition  :  Category: Güzellik ve Bakım

Özel Çamlıca Medicana Hastanesi Cilt Uzmanı Dr. Vefa Gönenç, kadınları temizlik yapma konusunda aşırıya kaçmamaları için uyardı. Gönenç, su ve temizleyicilerle gereğinden fazla haşır neşir olmanın cildi yıprattığını açıkladı:Cildimiz hava şartlarından nasıl etkilenir?
Ciltte oluşan en büyük sorun kuruluktur. Kuruluk nedeniyle deri dolaşımının bozulması hücre ölümünü hızlandırır ve cildin koruyucu tabakaları hasar görmeye başlar. Biz her mevsimi yaşayan bir ülkeyiz. Kış ayları pek çok bölgemizde sert geçer. Birçok insanın cildi, bu sertlikten olumsuz etkilenir.

NEMLENDİRİCİ KULLANIN

Cildimizi korumak için neler yapabiliriz?
Derinin üzerini örten koruyucu bir tabaka vardır. Soğuk havalarda bu tabaka hassaslaşır. Bu tabakanın kaybına sebep olan gereksiz yere el yıkama, bol şampuanla sık duş alma, çıplak elle direk temizleyicilerle temas ederek temizlik yapma, bulaşık yıkama gibi faaliyetler sınırlandırılmalıdır. Hijyenik olmak adına insanlar kendi bedenlerine zarar verecek alışkanlıklar geliştiriyor. Ciltteki hassasiyetin giderilmesi için sürekli nemlendirici ve yağlandırıcı kremler kullanılmalı. Ayrıca sık duş alma alışkanlığına sahip insanların banyo yağı kullanmaları da, görecekleri hasarı azaltacaktır.

Sık sık el yıkamak hata mı?
Temiz olmak adına insanın kendi doğal yapısını bozması doğru değil. Özellikle kış aylarında bu bozulma daha da artar. İnsanların elleri kurur, çatlaklar oluşur, kaşıntılar başlar, egzama gelişir. Hatta çatlaklar çok artarsa, enfeksiyonlara bile yol açabilir.

Ciltte kuruluk dışında ne tip rahatsızlıklar görülebilir?
Ciltte oluşan çatlaklar nedeniyle egzama ile birlikte enfeksiyon riski de artar. Suyla çok fazla temas halinde olan insanlarda bakterilere ve mantarlara bağlı enfeksiyonlar da sık görülür.

Suyun tek başına cilt üzerinde zararlı bir etkisi var mı?
Su tek başına çok sık kullanıldığında, doğal bariyeri bozma özelliğine sahiptir. Ama kullanılan temizleyicilerle bu daha da artar. Cilt gittikçe yıpranır.

Nemlendirici kullanmak ne kadar işe yarıyor?
Sürekli nemlendirici kullanmak gerekiyor. Ayrıca banyo yağını veya başka güçlü yağlandırıcıları da öneriyorum. Kadınların ellerini suyla fazla temas ettirmemeleri lazım. Saatlerce temizlik yapıp ellerini yıpratmasınlar ve bol bol nemlendirici kullansınlar.

cyber-lake.com Top Fishing Sites yokuz.com Entertainment TOPlist TOPlist iPhone Topsites Vote for Us on Top Sites of America Web Sites List! Dmegs Directory Myspace Topsites Directory of Entertainment Blogs Galleries - CSS Top Sites here.
Google PageRank
Proxy Topsite - Myspace Proxies, Myspace Proxy, Unblock Myspace Fundamental Christian Topsites Vote this site for Top 50 Award Winning Web Sites List! Top Arcade Sites Toplist FIRST Topsite Best Scrapbooking Sites, Digital Scrapbooking, Scrapbook Supplies, Reviews, Awards Site Ekle, Toplist, Link Ekle, MP3indir, HikayelerMynet Webmasterim.Com arama motoru

site ekle Vote fr uns auf der .:.:: Fun Topliste ::.:. Hier gehts in Bunnys Topliste Aradur.com | Arama Motoru Sitemiz WebKuyusu.com'da kaytldr.