Estetik mi, doğallık mı

Posted by: Dream  :  Category: Kadınca

Birçok kişi için güzel ya da iyi görünmek artık hayatın neredeyse anlamı haline gelirken, estetik de vazgeçilmez unsurlardan biri oldu. O kadar ki, estetik ameliyatları dünyanın bütün ülkelerinde yükselen bir akım haline geldi. Çünkü daha hoş ve güzel görünmek insanoğlunun en büyük derdi. Estetik ameliyatlar da insanları mutlu ediyor, sosyal ve iş başarılarını artırıyor. İnsanların kendilerine güvenini pekiştirdiği, yapılan araştırmalarla da kanıtlanan bir sonuç. Peki ya doğallık ne oluyor? Estetikle iç içe yaşayan insanlara inat, doğallığı ısrarla savunanlar da bu operasyonlara karşı çıkıyorlar. Haksız da sayılmazlar, çünkü mükemmeliyetçilik tutkusu doğallığı öldürmeye ve insanları tek tip yapmaya başladı bile. Kalkık burunlar, yüksek kaşlar, gerilmiş yüzler, silikonlu dudaklar derken ayak bileklerine kadar inen estetik modası; bazen kusurlu bile olsa doğallığın yerini asla tutmuyor. Biz de konuyu enine boyuna tartışalım istedik ve doktorundan ev hanımına, starından avukatına pek çok kişiye bu konuda ne düşündüğünü sorduk…KADINCA.NET

“Neden olmasın?”

“Doğru ve yerinde yapılmış estetiğe “evet” diyorum, yani görüntü hoş olmalı. Eğer sonuç güzel gözüküyorsa, neden olmasın ki? Bu konuda en iyi örnekler Deniz Akkaya ve Ebru Şallı mesela…”

Buket Tanyel (28), Ev hanımı, Bursa KADINCA.NET

“Estetiğe karşıyım”

“Ben kesinlikle doğallıktan yanayım. Estetiğin her türlüsüne karşıyım. İnsan küçük kusurlarıyla yaşamayı öğrenmeli. Estetik ancak çok büyük şekil bozukluklarında çözüm olabilir.”KADINCA.NET

Kübra Çorapçı (25), Öğrenci, ABD

Keyfi olmadığı sürece karşı değilim

“Eğer sağlıkla ilgili bir problem varsa estetik zorunlu olabilir. Ama sırf beğeni yüzünden estetik yapılmasına karşıyım. Hayatta mutlu olmak için değiştiremeyeceğimiz şeyler de olacak bazen, o yüzden keyfi davranılmamalı, duruma alışmaya çalışılmalı diye düşünüyorum.”KADINCA.NET

Zeynep Aksoy (26), Avukat, İstanbul

Seninle Dergisi
alıntıdır.

Hamilelikte Uyku Sorunları

Posted by: Dream  :  Category: Kadınca

Uyku kısa bir sürede bütün anne adayları için büyük bir lüks haline gelecektir. Bu nedenle henüz böyle bir sorununuz yokken, elinizden geldiğince fazla uyuyun.

Uyku problemi farklı nedenlerden kaynaklansa da bütün hamile bayanların ortak sorunudur.

Erken ve geç hamileliklerde ortak olarak gece uyanma ihtiyacı hissedebilirsiniz.
Kilo aldıkça uyuyacak uygun ve rahat bir pozisyon bulmakta zorlanacaksınız.
Vücut sıcaklığınız gün geçtikçe artacağından, yatağı çok sıcak bulabilirsiniz; fakat kalktıktan sonra da soğuk hissedebilirsiniz.
Bel ve sırt ağrısı sizi uyutmayabilir.
Bacak krampları ki bunlar; çoğu bayanın ortak şikâyetlerindendir.
Kaşıntı hissi sizi uyutmayabilir.

Kendi tarafınızda yatmaya özen gösterin

Eğer uykunuz bölünüyorsa doktorunuzla konuşun, o size bu durumu engellemek için çözüm yolları önerecek ya da en azından bundan kurtulmanıza yardım etmeye çalışacaktır. Yatış pozisyonunuzu değiştirmek işe yarayabilir. Kendi tarafınızda yatın. Bacaklarınızın arasına yastık koyarak uyumakta size yardımcı olacaktır.

Basit rahatlama teknikleri de uyumanızda size yardımcı olacaktır. Ritmik bir şekilde nefes alıp-vermeye konsantre olarak, vücudunuzun her bölümünü aynı anda rahatlatmaya çalışın. Egzersizler kan dolaşımını arttırıp, stersi azaltacağından daha iyi uyumanıza yardımcı olacaktır. İnce pamuklu gecelikler, terlemeden yatmanıza yardımcı olacaktır. Ayrıca yatmadan önce yapacağınız rahatlatıcı bir banyo da sizi uykuya hazırlayacaktır.

Sık idrara çıkma ihtiyacı, bebeğin tekmelemesi veya büyüyen karnın verdiği rahatsızlık nedeniyle uyku düzeni bozulabilir. Uyumadan önce ılık bir banyo veya gevşeme egzersizleri tavsiye edilir

Önemli bir uyku düşmanı: mide yanması

Mide yanması probleminiz varsa ve ilaç kullanmıyorsanız, yatmadan önceki iki saat boyunca yemek yememeye özen gösterin. Akşam yemeklerinizin hafif olmasına dikkat edin. Akşam yemeğiniz mutlaka bol kalorili tam bir akşam yemeği olmak zorunda değildir. Kahvaltı şeklindeki bir akşam yemeği tercih ettiğinizde mide yanmalarınız daha az olabilir.

Yatağınızın özelliklerini gözden geçirin

Sağlıklı bir uyku için yattığınız yatağın özellikleri de çok önemlidir. Çok sert bir yatak uyumanızı zorlaştırırken, çok yumuşak bir yatak bel ağrılarıyla uyanmanıza neden olabilir. Yatağınızın ortopedik özellikler taşımasına dikkat etmelisiniz.

Gebeliğin son dönemlerinde en iyi uyku pozisyonu sol yandır. Karnınızı desteklemek için altına bir yastık koyabilirsiniz. Ayrıca yine iki bacağınızın arasına alacağınız bir yastık (bu yorganınız da olabilir), bel ağrılarından korunmada yardımcı olabilir.

Uykuya dalarken olumlu duygular ve düşünceler içinde olmalısınız

Tüm duyguların atasının düşünceler olduğunu unutmayın. Uykuya dalarken olumlu şeyler düşünürseniz olumlu duygular hisseder ve daha rahat uyursunuz. Kendinize hayalinizde bir cennet yaratın ve beş duyunuzla bu cennette neler hissedeceğiniz konusunda bir hayal oluşturun. Bu hayal oluşana kadar uykuya dalmış olacaksınız.

Hiçbir şey fayda etmezse klasik yöntemleri deneyin: koyun sayma, belli bir rakamdan geri sayma gibi.

alıntıdır…

Meme kanserinin kökünü kurutmak zor

Posted by: Dream  :  Category: Kadınca

ABD’nin Baylor Tıp Fakültesinden araştırmacılar, sıradan kanser ilaçlarının kanserin yayılmasını engellediğini ancak kanser kök hücrelerinde etkili olamadığını belirttiler. Bunu “bahçıvanın bahçedeki karahindibaları kesip köklerini bırakmasına” benzeten araştırmacılardan Dr. Michael Lewis, “Şu an uygulanan kemoterapinin sık sık başarılı olamaması nedenlerinden birinin, tedavinin tümörü yok etmesi ancak kök hücrelere dokunmamasıyla açıklanabileceğini” söyledi.

Bu hücrelerin doğaları gereği mevcut kanser tedavilerinin etkilerine dirençli olabileceğini belirten Lewis, tümörlerle daha etkili mücadele için izlenmesi gereken yolun, özellikle kök hücreleri hedef alan ilaçların geliştirilmesinden geçtiğini ifade etti.

Lewis, halen deneme safhasında olan Lapatinib (Tykerb) adlı ilacın diğer kanser ilaçlarıyla kullanıldığında hem kanser kök hücrelerini, hem de meme tümörünü yok etmekte etkili olabileceğini söyledi.

Araştırmacılar, farklı tedavilerden önce ve sonra hastaların meme tümörlerinde biyopsi yaptılar. Mevcut kemoterapi yöntemi uygulanan ilk gruptaki 31 hastada tümör yapan kanser hücrelerinin sayısı önemli oranda azaldı ancak kanser kök hücrelerinin oranının tedaviden öncekinden daha fazla olduğu görüldü. Araştırmacılar, kanser kök hücrelerinin oranının çok önemli olduğunu çünkü kemoterapinin kanser hücrelerini yok ettiğini ve kök hücrelerine dokunmadığını vurguladılar.

Metastas riskini artıran HER2 proteininin fazla olduğu 21 hastadan oluşan ikinci grupsa Lapatinib tedavisi gördü. Kötü hücrelerin sayısı önemli oranda düşerken kanser kök hücrelerinin oranı aynı kaldı ya da azaldı. Araştırmacılardan Jenny Chang bunun, kanser kök hücrelerinin tümörün kendisiyle aynı oranda yok olduğu anlamına geldiğini ve bunun bu araştırmayla ilk kez gösterildiğini söyledi.

Araştırma ABD Ulusal Kanser Enstitüsü dergisinde yayımlandı.

 

Haberin Kaynağı: NTVMSNBC

Hamileyken de bakımlı olun!

Posted by: Dream  :  Category: Kadınca

Hamilelik döneminde değişen vücut tepkilerine karşı yine de bakımlı ve güzel kalabilirsiniz. Önerilere kulak verin!

Hamileyken de bakımlı olun!

1. Temizlik

 

Hamilelik döneminde kadınların derileri kuru olmaya meyillidir. Bu nedenle yumuşak, nemlendirici katkılı ph’ı ayarlı temizleme ürünlerinin kullanılması gerekiyor.  Ayrıca anne adaylarının banyo yaparken çok sıcak su yerine ılık su ile yıkanmaları daha uygundur. 

 

Aşırı kurumaya neden olmamak için günde 2 kereden fazla banyo yapılmaması gerekir. Bunun yanı sıra aromaterapi ürünlerinden bazıları hamilelik döneminde kullanılmamalıdır. Bu tür ürünler kullanıyorsanız mutlaka bir cilt hastalıkları  uzmanına başvurmanız gerekiyor. Akneye meyilli ciltlerde hamileliğin ilk 3 ayı akne sorununun artma ihtimali yüksektir. Hamilelik döneminde retinoid, salisilik asit gibi maddeler içeren akne ilaçlarının kullanımının risk oluşturup oluşturmadığı tam net olarak bilinmiyor. Fakat gerekmedikçe hamilelik döneminde bu tip ilaçları kesinlikle kullanılmamaları önerilmektedir. En ideal yapılacak bakım yüzün düzenli olarak uygun bir temizleyici ile günde 2 kez temizlenmesidir. Glikolik asitli ürünlerin hamilelik döneminde akşam kullanımında sakınca bulunmamaktadır.

 

2. Nemlendirme

 

Hamile derisi için nemlendiriciler çok önemlidir. Çünkü hamilelik döneminde ve kimi zaman hamilelik sonrasında da deri kuruluğu devam edebiliyor. Anne adaylarının her banyo sonrası düzenli olarak uygun bir nemlendirici ile özellikle karın bölgesi başta olmak üzere tüm derinin nemlendirmesi gerekiyor.

 

3. Güneş Koruyucular

 

Hamilelik döneminde hormonların etkisi ile deride koyulaşma oluyor. Bu değişim göğüs uçları, karın orta hat ve genital bölgede fizyolojik olarak gelişiyor. Fakat bunun yanında hamilelik maskesi olarak isimlendirilen ve yüzde kahverengi lekelerle seyreden renk değişimine de rastlayabiliyoruz. Bu renk değişiminde ana etkeni güneşle temas oluşturuyor. Bu sorunu yaşamamaları için hamilelere mümkün olduğunca güneşle temastan kaçınılmalarını ve güneş koruyuculardan organik olanlarını tercih etmelerini öneriyoruz. Anne adaylarının kullanacağı güneş koruma kremlerinin koruma faktörü en az 15 faktörlü olmasını ve  öğle saatlerinde dışarıda olacaklar ise 30 veya üzeri koruma faktörlü güneş koruyucu ürünleri kullanmalarını tavsiye ediyoruz.

 

4. Kozmetik Ürünler

 

Hamilelik döneminde organik maddelerden üretilen kozmetik ürünlerin kullanılması en uygun yaklaşım olur. Mümkün olduğunca az makyaj yapılması idealdir. Toz formunda doğal maddelerden elde edilmiş kozmetik ürünler, hem makyaj ürünü olarak kullanılması yanında hem de doğal güneş koruyucu özellikleri nedeniyle aynı zamanda günlük güneş koruyucu ihtiyacınızı da azaltırlar.

 

5. Özel Bakım Ürünleri

 

Günümüzde kozmetik ürünler olarak isimlendirilen birçok ürün yaşlanmayı engelleyici, renk düzenleyici, akne sorununu kontrol edici olarak günlük hayatımızda yaygın olarak kullanılır hale gelmiş durumda. Bu ürünlerde kullanılan aktif maddelerin birçoğu deriden emilerek etki ediyor. Bu nedenle hamilelik döneminde bu ürünlerin anne ve bebeğe zararlı yan etkilerinin olup olmadığı tam olarak bilinmemektedir. Hamilelik döneminde bu ürünlerin testleri yapılamadığından özetle hamile kaldığınızı öğrendiğiniz andan itibaren bu ürünlerin kullanımını kesmenizi öneriyoruz.

 

6. Bacak Bakımı

 

Hamilelik döneminde bacaklar üzerine ekstra bir yük binmektedir. Çünkü hamilelerde deri kan akımı yüzde 30 artış gösteriyor. Artan bu akım sonucu bacaklarda özellikle 2-3. aydan itibaren belirgin bacak şişmeleri oluyor. Bu nedenle anne adaylarına gün içinde her fırsatta ayakları uzatarak dinlendirmek ve uygun yağlarla bacak masajı yapmalarını öneriyoruz.

 
7. Karın Bakımı

 

Karın derisi hamileliğin 5. Ayından itibaren hızla büyüyen rahim nedeniyle sürekli gerilir. Çatlak oluşumuna en yatkın bölge halini alır. Uygun ürünlerle günlük bakım ve masaj uygulamaları karın derisinin elastikiyetini arttırarak, çatlama riskini azaltabilir.

 

8. Tırnak Bakımı

 

Hamilelik döneminde bazı kadınlar tırnaklarında kolay kırılma, uçta ayrışma gibi sorunlar yaşarken bazı kadınlar tırnaklarının hamilelik döneminde daha kalın, kırılganlıktan uzak, daha kolay şekil alan tırnaklar haline geldiğini belirtmektedir. Sorun yaşayan bayanların uygun tırnak nemlendiricilerini düzenli kullanmaları halinde sorunlarının azalma görülebiliyor.

 

9. Saç Bakımı

 

Saç bakımı, birçok kimyasal maddenin kullanımını gerektirebiliyor. Bu ürünlerle yapılmış herhangi bir klinik çalışma bulunmamaktadır. Saç boyalarında kullanılan kimyasalların çok düşük oranlarda deriden emildiği ve böbrekler yoluyla vücuttan atıldığı bilinmektedir. Birçok kadın hamilelik döneminde saç bakımı yaptırmaktadır. Bugüne kadar bu uygulamalarla ilişkili yan etki bildirimi bulunmamaktadır
 
kaynak:milliyet

Sigara kullanan bayanlar dikkat!

Posted by: Edition  :  Category: Kadınca

Şişli Etfal Eğitim ve Araştırma Hastanesi klinik şeflerinden Doç. Dr. Melahat Dönmez Kesim, yapılan çalışmalarda aşırı sigara tüketen bayanlarda magnezyum ihtiyacının günlük gereksinimin iki katına çıktığını ifade etti.Magnezyum eksikliğinde sinirlilik, uyumsuzluk, iştah kaybı, depresyon, kas krampları ve kasılmaları, kalp ritminde bozulmalar, solukluk, uyuşukluk, koroner spazm gibi belirtilerinde görülebileceğini söyleyen Doç.Dr. Melahat Dönmez Kesim, aşırı sigara tüketen bayanların dikkatli olması gerektiğini vurguladı.

Vücudumuzdaki kas ve sinir fonksiyonlarının yürütülmesi, kemik güçlülüğünün sağlanması ve kalp ritminin düzeninin sağlanmasında magnezyumun önemine dikkat çeken Doç.Dr. Melehat Dönmez Kesim, özellikle aşırı sigara tüketimi yapan kişilerde magnezyum ihtiyacının günlük gereksinimin iki katına çıktığını belirtti. Magnezyum olmadan vücutta enerji dönüşümünün olmayacağını belirten Kesim, magnezyumun hücre geçirgenliğinde önemli bir rol oynadığını ve magnezyumun kalsiyumun fizyolojik karşıtı olduğunu ifade etti. Doç. Dr. Kesim, magnezyum eksikliğinin pıhtılaşmayı arttırıp kalp ve damar hastalıklarına zemin hazırladığını söyledi.

Magnezyum eksikliğinde sinirlilik, uyumsuzluk, iştah kaybı, depresyon,kas krampları ve kasılmaları, kalp ritminde bozulmalar, solukluk, uyuşukluk, koroner spazm gibi belirtilerin görülebileceğini kaydeden Kesim, “Özellikle aşırı sigara tüketimi magnezyum ihtiyacını arttırıyor. dedi.

Magnezyumun adet sancılarını gidermede önemi

Alman Beslenme Birliği (DGE) ve WHO (Dünya Sağlık Örgütü’ne) göre günlük magnezyum ihtiyacının 300 mg olarak belirlendiğini ifade eden Doç. Dr. Melahat Dönmez Kesim, stres, büyüme, hamilelik, emzirme, hastalıklardan sonraki iyileşme dönemlerinde ve ağır egzersizlerde magnezyum ihtiyacının daha çok arttığını söyledi.

Adet öncesi gerilimi (PMS) olan kişilerde yapılan çalışmalarda belirgin bir magnezyum eksikliğine rastlanılmıştır. Bu kişilere oral magnezyum verilmesi sonucu adet öncesi gerilim baş ağrılarında belirgin azalma ve davranış değişikliklerinde düzelme izlenmiştir.

Magnezyum Eksikliği Belirtileri

Beyne ait belirtiler:

Artan hassasiyet
Yorgunluk
Anksiyete durumları
Depresyon
Organlara ait belirtiler:

Bulantı
Kusma
Mide-barsak krampları
Rahim kasılmaları (adet sancısı,adet öncesi gerilim)
Kalbe ait belirtiler:
Ritm bozukluğu
Çarpıntı
Göğüs ağrısı
Kalp ilaçlarına karşı hassasiyet artışı
Adalelere ait belirtiler:

Titreme
Adelelerde kuvvet azalması
Adelelerde kasılma nöbetleri
Magnezyumun alınma yolları

Magnezyumun vücudumuz için önemli 11 mineralden biri olduğunu anlatan Doç. Dr. Melahat Dönmez Kesim, deniz suyu, kaynak suları ve tüm yeşil bitkilerin magnezyum taşıdığını ifade ederek, “Ispanak gibi yeşil sebzeler içerdikleri klorofilin yapısında magnezyum olduğu için iyi birer magnezyum kaynağıdır. Ayrıca kuru yemişler , tohumlar ve tüm hububatlar magnezyum içerirler. Ayrıca muz, avakado, kakao, dil balığı gibi yiyecekler de magnezyumun önemli kaynaklarındandır” diye konuştu.

Özellikle beslenmeye bağlı olmayan magnezyum stoklarının azaldığı durumlarda ilaçla magnezyum desteği gerektiğini vurgulayan Doç. Dr. Melahat Dönmez Kesim, şunları söyledi:

“Bunun dışında magnezyum oral yolla da alınabilir. Acil durumlarda veya ciddi magnezyum eksikliğinde damar içi magnezyum verilmesi tercih edilir. Şiddetli klinik eksiklik semptomlarını ortadan kaldırmak için uzun süreli magnezyum kullanımı gereklidir. Magnezyum depolarının tamamiyle dolmasından önce klinik semptomlarda gelişme oluşacağından 6 haftalık uzun dönem tedavi uygulanmalıdır.”

Çalışan kadınlar,anneliği ertelemeyin.

Posted by: Edition  :  Category: Kadınca

Kadınların, iş hayatında daha fazla yer almasına bağlı olarak çocuk sahibi olma yaşını ertelemeleri, anormal bebek doğurma riskini artırıyor.Uzmanlar, 35′li yaşlarda doğum yapmayı tercih eden kadınlarda hem kromozom anomaliliği, hem de şeker, yüksek tansiyon gibi sistemik hastalıkların görülme ihtimalinin yükseldiğine dikkat çekiyor. Uzmanlar, toplumda ortalama 800 doğumda bir görülen ‘Down Sendromu’, yani mongol bebek doğurma ihtimalinin 30 yaşındaki bir gebede 1200′de bire, 35 yaşındaki gebede 300′de bire, 39 yaşında ise 169′da bire ulaştığını bildiriyor.

Uzmanlar, doğum öncesi teşhis yöntemleri sayesinde, 35 yaşın üzerindeki gebelerde, bebekte kromozom hastalığı olup olmadığının başarıyla belirlenebildiğini kaydediyor. Uzmanlar, doğum öncesi teşhis yöntemlerini ise şöyle sıralıyor:

“Ultrasonografi ve biyokimyasal testlerin yanı sıra, amniyosentez, koryon villus örneklemesi, kordosentez ve fetus doku örneklemesi.”

Gebe kalmayı düşünen kadınların yaşları ileriyse, kendileri veya eşlerinin ailesinde özürlü bir fert varsa, genetik danışmanına başvurmaları önerisinde bulunan uzmanlar, anne olmak isteyen kadınları ayrıca alkol, uyuşturucu ve sigara gibi zararlı alışkanlıkları bırakmaları konusunda uyarıyor. Uzmanlar, gebe kalma ihtimali yüksekse, radyasyona maruz kalınan röntgen, tomografi gibi tetkiklerin yaptırılmamasını, doktora danışmadan ilaç kullanılmamasını ve gebelik öncesi kadın-doğum uzmanına muayene olunması gerektiğini belirtiyor.

Bir sigara bile doğurganlığı azaltıyor.

Posted by: Edition  :  Category: Kadınca

Hollandalı bilim adamlarının yaptığı araştırmaların sonuçları, günde bir sigara içen bir kadının doğurganlık şansının bile hiç içmeyenlere göre yüzde 28 oranında azaldığını gösterdi. Sonuçları, İngiltere’nin ünlü Human Reproduction dergisinde yayımlanan araştırmaya göre, sigara içen kadınların sağlıklı doğum yapma şansları da üçte bir oranında azalıyor.Sigaranın kadının doğurganlık yaşını en az 10 yıl azalttığını da belirten Hollandalı bilim adamları, 30 yaşındaki sigara içen bir kadının, 40 yaşında hiç sigara içmemiş bir kadınla aynı doğurganlık problemlerini yaşadığını bildirdi.

Bilim adamları, bebek sahibi olmak isteyen kadınlara, sonuçları ciddiye alıp bir an önce sigarayı bırakmaları tavsiyesinde bulundu.

Her 6 çiftten birinin kısırlık sorunu yaşadığı İngiltere’de, her yıl 44 bine yakın kadının bebek sahibi olabilmek için uzman yardımına başvurduğu belirtiliyor. İngiltere’de her 4 kadından birininsigara içtiğine ve bu rakamın özellikle gençler arasında giderek arttığına işaret ediliyor.

Kadınların hayatlarındaki dönemler.

Posted by: Edition  :  Category: Kadınca

Erkek bir bilim adamının yaptığı araştırma, kadınların hayatının 4 ana döneme ayrıldığını ortaya koymuş:1) Herşeye ağzı açık ayran budalası olarak baktıkları, söylenen her güzel lafa kolay kandıkları 17 - 25 yaş arasındaki KAZ Dönemi.

2) Güzelliklerinin farkına vardıkları, o yüzden hep kapris üstüne kapris yaptıkları 25 - 35 yaş arasındaki NAZ Dönemi.

3) Hayatı (erkekleri) tanıyıp gözlerinin açıldığı 35 - 45 yaş arasındaki KURNAZ Dönemi.

4) Mihrabın yıkıldığı, herşeyin bittiği 45 yaş sonrası ENKAZ Dönemi

Kadınlar neye hayran?

Posted by: Edition  :  Category: Kadınca

Kalabalık bir odada dikkatimizi ilk çeken şey bakışlardır, fakat kadının bir erkeği çekici bulmasında görünüşün ötesinde bir şeyler de var.Kadının dış görünüşten çabuk etkilenmesinde, erkeğin “ailesini iyi geçindirebilir” izlenimi uyandırıyor olması gibi nedenler sözkonusu olabilir. İnsan topluluklarını ve bunların farklı dönemlerde ve farklı yerlerde geçirdikleri evrimi inceleyen antropologlar, davranışların açıklanmasında genlerin etkisi gibi biyolojik etmenlere öncelik verirler. Konu cinselliğe gelince de kuşlarda, ayılarda veya insanlarda sağlıklı çocuklara babalık edecek ve onlara iyi bir ev ortamı sağlayabilecek erkeği seçmede, türün varolmasını ve devam etmesini sağlayacak biyolojik güdünün etkisi kolayca görülür.

Uzun boylu, güçlü ve yakışıklı
Uzun boy ve iyi bir fiziki görüntü, sağlığın, gücün, cinsel ve üretken yeterliliğin göstergesi oluyor. İyi gelişmiş, sağlıklı kişilerin, doğum öncesinden itibaren iyi bir beslenme olanağına sahip oldukları yani iyi bir aile ortamından geldikleri düşünülüyor. Bu kişiler yeni ailelerini oluşturmak için her türlü şansa sahiptirler. Aynı şekilde, uzun boylu ve fiziksel görünüşü iyi olan erkeklere, belki de hiç sahip olmadıkları, sosyal başarı, zenginlik, zeka ve nezaket gibi nitelikleri yakıştırma eğilimi taşırız. Bütün bu nitelikler, uzun boylu ve yakışıklı bir erkeği, bir eş ve geleceğin babası olarak iyi bir seçim haline getirmektedir.

Güç onda
Maddi beklentiler, bazı erkeklerin sergilediği güç ve çekiciliğin yanında önemini yitirirler. Başarılı erkekler, ünlü erkekler ve ünlü erkeklere benzeyenler hepsinin verdiği mesaj aynıdır: Benim prestijim var. Ben geçindirebilirim.

Gelecek için uygun gözler
Sevgililerin uzun uzun bakışmaları iyi bilinir ve bu sadece duygusal nedenlerden kaynaklanmaz. Yumuşak ve ısrarlı bakışlar, kadına erkeğin dürüst ve güvenilir olduğunu hissettirir.

Birbirine benzeyen çiftler
Yaş, sosyal sınıf ve din açısından olduğu kadar, davranış ve giyim tarzında da kendimize benzeyen insanlardan karşılıklı olarak etkileniriz. Bu tip benzerlikler, bir ilişkinin istikrarlı olmasına da katkıda bulunur. Çocuk yetiştirmek, biyolojik yönden uzun bir uğraş gerektirdiğinden, benzerlik faktörü, kalıcı bir ilişkiyi sağlamakta yararlı olacaktır. Hepimiz kendi yüzümüze benzeyen yüzlerden hoşlanırız. Psikologlar, bunda sevgi ve güvenle karşılaştığımız ilk yüzlerin anne ve babamızın yüzleri olmasının etkisi olduğunu söylüyorlar. Bizler de annelerimize ve babalarımıza benzediğimize göre, bizi etkileyen bu yüzler, kendi yüzümüzden çok da farklı değildir. Önceleri annelerimizin ve babalarımızın yüzlerine, büyüyünce de aynada kendi yüzümüze bakarız. Bu ilk izlenimlerle birlikte, hoşlandığımız yüz düşüncesini geliştiririz. Kendimize benzeyen birisiyle karşılaştığımızda, onu güven verici ve çekici bulmamızda şaşılacak bir yan yoktur.

Erkeğin bakış açısı
New York’ta yayınlanan Village Vaice gazetesinde yapılan bir ankette, erkeklerden, kadınların erkeklerde en fazla hoşlandıklarını düşündükleri fiziksel özellikleri belirtmeleri istenmiş. Ortaya çıkan listenin başında, adaleli sırt ve omuzlar, adaleli kollar ve büyük bir penis yer almış. Aynı soru kadınlara yöneltindiğinde ise, erkeklerin böyle düşünmelerinden rahatsız olduklarını belirten kadınlar, seksi kalçaları, düz bir karnı, ince ve uzun bir fiziksel yapıyı ve çeşitli düşünce özelliklerini ön sıraya almışlardır. Başka bir derginin yapmış olduğu ankette de, kadınların %71′inin , özellikle samimi, yumuşak ve duyarlı bakıyorsa, bir erkeğin gözlerini en önemli özellik olarak kabul ettiklerini göstermiştir.

Bir Kadını Tanımak.

Posted by: Edition  :  Category: Kadınca

Bir kadını tanımak… Bütün gel-gitleri, kaprisleri, küçük şımarıklıkları, korkuları, şaşkınlıkları, hercailikleri, hayal kırıklıkları, aşkları, terk edilişleri, başarıları, başarısızlıkları, kurnazlıkları, saflıkları, çocuk ağızları, şirinlikleri, küçük yalanları, büyük itirafları, kocaman yürekleri ile kendi olmaya çalışan kadınları tanımak…

Bir kadını sevmekle başlar her şey ama, bir kadını tanımakla varılır hayatın sırrına. Bir kadını tanımaya soyunmak zor ama keyifli bir yolculuğa çıkmaktır. Dört mevsimi bir yürekte buluşturur, bu yüzden de sürekli şaşırtırlar. Sürprizlerin ardı arkası kesilmez. Zordur anlamak onları. Benzemek gerekir anlayabilmek için belki de! Kendi zekasını hatırlatanları sever, sevgisini göstermekten ürkmeyenleri, sürprizlere hazırlıklı olanları bir de. Muson yağmurları gibi yağarken, Sahra’da çöl fırtınası koparıp ardından güneş olup ısıtabilirler. Dedim ya bir dünyadır kadınlar, yürekleriyle konuşan, gözleriyle gülen…

Bir kadını sevmekle başlar her şey ama, bir kadını tanımakla anlaşılır hayatın sırrına ancak aşkla varılacağı. Sevgi arsızıdır kadın. Verdiğinden daha fazlasını isteme bencilliğini gösterecek kadar sevgi arsızı… Bu yanını doyurunca şımaracağından korkanlar, birlikte çoğalacaklarını bilmeyenlerdir.

Bir kadını sevmekle başlar her şey ama, bir kadını tanımakla kanat çırpılır özgürlüğün bütün maviliklerine. Kendine inananlara, aşka inananlara koşar. Hem yaman bir aşk avcısı, hem de engebeli yollarda koşmaktan bitap aşk yorgunudur kadın.

Bir kadını sevmekle başlar her şey ama, bir kadını tanımakla çıkılır keyifli serüvenlere. Hayatla dalga geçmesini bilir kadın, tıpkı kendiyle dalga geçmesini bildiği gibi. Ağız dolusu gülüşlere teslim olur.

Bir kadını sevmekle başlar her şey ama, bir kadını tanımakla tanık olunur tutkuların gücüne. Göze alandır kadın. Çekip gitmeyi, sahip olduklarından vazgeçmeyi, karşılık beklememeyi… Mücadele eder, kızar, bağırır ama hep sever.
Dedim ya bir dünyadır kadınlar, yürekleriyle konuşan, gözleriyle gülen…

Yüreğini sevgiye açan ve sevmekten korkmayan bütün kadınlar gibi..
Şimdi bir düşünün, kaç kadını değil bir kadını tanıyabildiniz mi bugüne değin??

Tanrı, kadınlara geçmişi ve geleceği, erkeklere ise yaşadığı günü armağan etti, kadınlar geniş bir zamana yayıldıkları için huzursuz, erkekler daracık bir zamana sıkıştıkları için anlayışsız olurlar

cyber-lake.com Top Fishing Sites yokuz.com Entertainment TOPlist TOPlist iPhone Topsites Vote for Us on Top Sites of America Web Sites List! Dmegs Directory Myspace Topsites Directory of Entertainment Blogs Galleries - CSS Top Sites here.
Google PageRank
Proxy Topsite - Myspace Proxies, Myspace Proxy, Unblock Myspace Fundamental Christian Topsites Vote this site for Top 50 Award Winning Web Sites List! Top Arcade Sites Toplist FIRST Topsite Best Scrapbooking Sites, Digital Scrapbooking, Scrapbook Supplies, Reviews, Awards Site Ekle, Toplist, Link Ekle, MP3indir, HikayelerMynet Webmasterim.Com arama motoru

site ekle Vote fr uns auf der .:.:: Fun Topliste ::.:. Hier gehts in Bunnys Topliste Aradur.com | Arama Motoru Sitemiz WebKuyusu.com'da kaytldr.