Archive for the ‘Medya’ Category

“Haydi Gel Bizimle Ol” programında Müjde Ar ile Çiğdem Anad arasında canlı yayında yaşanan tartışma, programa damgasını vurdu. Tartışmanın fitilini Çiğdem Anad’ın, “Son zamanlarda keskin Baykalcı oldun” sözleri ateşledi.

Anad, reklam arasında tartışma sona erdiğini söyledi ve program sonrasında Müjde Ar ile barıştıklarını söyledi: “Program sonrasında tansiyon düştü.Ayrı fikirlerin tartışması kadar doğal bir şey yok. Önemli olan bunu tadında bırakmaktır. Biz de Müjde’yle bunu yaşadık. Program sonrası oturup,konuştuk, fikirlerimizi paylaştık. Sonra da öpüşüp, koklaşıp evimize gittik.”

alıntıdır

“GELİN SİNEM’İN ÖNÜNÜ GERÇEKTEN SİBEL CAN MI KESTİ?.. POPSTAR SELÇUK, İBRAHİM BALA’NIN DEDİĞİ GİBİ ZİRVEDE OLAN SANATÇILAR YENİLERİN PİYASAYA ÇIKMASINI ENGELLİYOR MU?” SUNA ÜÇKARIŞOĞLU ŞÖHRETLER DÜNYASINDA Kİ GÜÇLER SAVAŞINI YAZDI…

Bu gerçekleri ışıltılı dünyanın içinde yer alan hemen hemen herkes bilir, ne acıdır ki bilmezden ve görmezden gelir…

Bu bilmezden ve görmezden gelmelerin bizleri ileriye değil de geriye götürdüğüne inandığım için ŞÖHRET PSİKOLOJİSİ adlı kitabımda bunları açıkça yazmıştım…

İşte o bölümlerden kısa alıntılar…

ŞÖHRETLER DÜNYASINDA GÜÇLER SAVAŞI…

Şöhretler dünyasındaki güçler savaşı Truva savaşlarını aratmayacak kadar şiddetli, haçlı seferleri kadar acımasız ve entrikalarla dolu bir platformdu…

Şayet sesim güzel şöhret olmak istiyorum diyorsanız, fiziğim düzgün manken olup podyumda salınayım istiyorsanız, ya da iyi rol yaparım diye düşünüyorsanız, hemen canınızın yanmayacağı zırhları giyip, miğferinizi takmalısınız; aksi takdirde daha ‘ ben varım’ demeden rakipleriniz tarafından tek kılıç darbesiyle yere serilirsiniz…

Tüm bunlara varım diyorsanız işte sizi bekleyen tehlikeler:

Birinci ve en büyük tehlike; etrafınızda ki yakın kişileri iyi seçmelisiniz, aksi takdirde ilerleyen zamanlarda sizler şöhret basamaklarını tırmanıp zirveye çıktığınızda en acımasız, en büyük darbeyi bu kişilerden yiyebilirsiniz…

“Sen de mi Bürütüs?” diyen Sezar’ı düşünün. En büyük ihaneti en yakınından görmüştür…

Ve elbette şöhretler dünyasında yakınındaki insanların ihanetine uğrayanları saymakla bitiremeyiz.

Hülya Avşar, Sezen Aksu, İbrahim Tatlıses, Sibel Can, Özcan Deniz, Serdar Ortaç, Seda Sayan, Gülben Ergen, Tarkan, Yeşim Salkım, Ferdi Tayfur, Deniz Seki, Mirkelam ve daha saymakla bitiremeyeceğimiz birçok isim…

Şöhretli insanların bazıları babalarından, bazıları annelerinden, bazıları eşlerinden, bazıları çocuklarından, bazıları basın danışmanlarından, bazıları dostum dedikleri kişilerden, bazıları çocukluk arkadaşlarından hiç bellemedikleri zamanlarda ihanete uğramışlardır.

İkinci ve en büyük tehlike; Bestelediğiniz şarkıları, yazdığınız senaryoları, bağladığınız işleri, netleşene kadar kimseyle paylaşmayın… Çalınabilir ve engellenebilirsiniz… Hem çalınmalar öyle böyle değil… Noterden tasdikiniz olsa bile fayda etmez.

Unuttunuz mu güçler savaşındanız… Gücünüz yoksa ne açacağınız dava, ne de tutacağınız avukat sizi savunamaz. Savunsa bile davayı mutlaka kaybedersiniz, zaten davayı kaybetmeyeceğinizi gördüklerinde de tehditler başlar…

Bu yüzdende şöhretler dünyasında sıkça çalınan bestelerden, senaryolardan, projelerden, iş engellemelerinden söz edilir…

Sık sık şöhretler dünyasında “Ekmeğimle oynadılar.”,
“İşimi engellediler.” sözlerini duyar, magazin programlarında olayı yaşayan şöhretli insanlara mikrofon uzatıp taraflara böyle bir olayın olup olmadığını sorarız. Bunca yıllık meslek hayatımda daha hiçbir ünlünün “ Evet ben falan ünlü arkadaşımın ekmeğiyle oynadım. “ itirafını duymadım.

Bazen bu gibi olaylar öyle sinsice planlar halinde gerçekleşir ki önce kimseye toz konduramazsınız… İşleriniz iptal edildiği ya da bir yerden istenmediğiniz zaman bunu kendi yetersizliğinize yorup, daha çok çalışmaya başlarsınız.

Aslında durum hiç de sizin düşündüğünüz gibi değildir. Birileri sizin çıkışınızdan rahatsız olmuş işlerinizi engellemeye başlamıştır… Bu öyle zor bir iş değildir. Şöhretli ve güçlü kişinin mekan sahibini bir tek telefonla aramasına bakar…

“ Kardeş hiç gerek yok onu sahneye çıkarmana, ben sana iki tane başka sanatçı göndereyim yetmedi ben geleyim. “ İşleyiş bu kadar basittir işte…

Ve size gelince iki göz iki çeşme ağlar durursunuz.

Bu gibi durumlar yalnızca sahne programlarında çıkmaz karşınıza… İyi bestecilerden şarkı alamazsınız, orkestranızda iyi sazcıları barındıramazsınız, sahne kostümlerinizi diken modacınız bile sizin rakibinizle çalışıyorsa size asla kostüm dikmeyecektir, dikse bile kendisi değil yardımcısının ilgilenmesini isteyecektir.

Yeni albümünüzü tanıtacak sabah programları, akşam programları, öğleden sonraki programlar bile şimdiden parsellenmiştir. Siz farkında olun ya da olmayın etrafınız rakipleriniz tarafından ağ gibi örülmüş, sizde tam ağın ortasında zehirli örümceğin sizi yiyeceği lokma haline gelmiş beklemektesinizdir.

Ya AV olursunuz ya da AVCI.

Ben ikisi de olmam diyorsanız, savaşı şimdiden kaybettiniz demektir.

Yok hayır ben savaşı kaybetmedim, herkesin karşısına dimdik çıkıp gerçekleri haykırırım diyorsanız en yakın magazin gazetecisine haber verin gelsin.

Kameralar karşısında çıkıp işinizi engelleyen şöhretli insana seslenin.

“İnsanların ekmeğiyle oynamak günahtır. Ben alın terimle, emeğimle bir yerlere gelmeye çalışırken nasıl olurda işlerimi engellersin. Ayıp senin gibi bir sanatçıya yakışıyor mu?” deyin.

İşte bunu dediğiniz an bitmişsiniz demektir. Tüm herkes güçlünün yanında yer alıp size saldırmaya başlar… Düşmanınız birken ikiye, üçe, dörde hatta beşe çıkmıştır. Geçmiş olsun.

alıntıdır

Tuğba Özay stres attı

Posted by: Dream   
Ağustos 31st,
2008

“Dini suistimal edenlere öfkeleniyorum”

Şanlıurfa’da ciğer yapan bir ocak başının açılışına katılan ünlü manken Tuğba Özay, Şanlıurfa’da unutulmaz bir gün yaşadı.
Şanlıurfalıların rivayete göre kutsal saydıkları Balıklıgöl’e çuval dolusu yem atan Özay, adeta felekten bir gün çalarak çocukluk günlerini yaşadı. Özay, ayakkabılarını çıkararak Balıklıgöl suyuna girdi, balıklar Özay’ın ayaklarının altında dolaşınca korku dolu dakikalar yaşadı.
Ünlü manken Tuğba Özay bir açılış için geldiği Şanlıurfa’da, Şanlıurfalıları büyüledi. Şanlıurfa’da ciğer yapan bir ocak başının açılışına katılan manken Tuğbay Özay davul zurna eşliğinde karşılandı. Açılıştan sonra ocak başına geçen Özay, ateşte pişmekte olan ciğerleri yelledi, zaman zaman zor anlar yaşadı. Kendisi için hazırlanan kuşbaşından yiyen Özay, hayranları ile bir süre sohbet etti.
Ocak başının açılışından sonra Şanlıurfa’nın tarihi ve turistik mekanlarından birisi olan Balıklıgöl’de gezen Özay, çuval dolusu balıklara yem attı. Balıklıgöl’deki ziyaretçiler tabaklarla yem atarken, balıkların aç olduğunu söyleyen bir çuval yemi 100 YTL karşılığında satın alarak çuvalla yem attı. Balıklıgöl’de bu kez Özay izdihamı değil, çuval dolusu attığı yemden dolayı gölde bulunan balıklar arasında izdiham yaşandı. Fazla yemden dolayı zaman zaman Balık ölümlerinin yaşandığı Balıklıgöl’de yasakları delen Özay, bütün uyarılara aldırış etmeyerek çuvalla yem atmaya devam etti. Göl suyu içerisindeki balıkları merak eden Özay, ayakkabılarını çıkartarak göl suyuna ayaklarını soktu.
Turizm gönüllüsü bir çocuğun, Şanlıurfa’nın tarihini Türkçe, İngilizce ve Kürtçe anlatması karşısında Tuğba Özay şaşkınlığını gizleyemedi. Zaman zaman espriler patlatan Özay, elindeki çuval dolusu yemleri gazetecilerin kamerasına serpiştirdi. Özay, burada gazetecilerin sorularını cevapladı. Gazetecilerin, “Ne dilek tuttunuz sorusuna Özay, “Her bir avuçta ayrı bir dilek tuttum. Dünyada barış dolu bir dünya diledim” dedi.
İtalya’daki beyaz prensi ile ilgili sorulan soruları da cevaplayan Özay, “Şu an onun için konuşmak erken. Tanımaya çalıştığım bir insan var hayatımda. İsmini kesinlikle söylemem. Bu tür konuşmaları erken olduğunu düşünüyorum. Beraber yaşayacağım insanı ailemle, kamuoyu ile paylaşacağım. Önce o insanın bana güven vermesi lazım. Bu da zamanla olur. Tamam budur dediğim anda sizlere açıklayacağım” diye konuştu.
Uçakta gelirken, bölgedeki kuraklığa dikkat ettiğine de değinen Özay, “Bölge çok çorak bir bölgedir. Oysa tarıma elverişli bir yerdir. Buranın ağaçlandırılması lazım. Orman Bakanlığı’na buradan çağrıda bulunuyorum. Havadan tohum atılıp burası ağaçlandırılır” dedi.
11 ayın Sultanı Ramazan ile ilgili de konuşan Tuğba Özay, “Dini suistimal edenlere öfkeleniyorum. 11 ay her türlü şeyi yaşa, bir ay ibadet et. Benim için en büyük ibadet insanca, sevgiyle yaşamaktır” ifadelerini kullandı.

İHA
alıntıdır.

İlhan Mansız “Fırtına” gibi geliyor

Posted by: Dream   
Ağustos 31st,
2008

Ünlü oyuncunun dizisi başlıyor. İşte dizinin konusu…
Yeşil sahaların tanınmış oyuncusu İlhan Mansız’in bir balıkçıyı canlandırdığı ”Dalgakıran” isimli dizi, 16 Eylül Salı günü TRT ekranlarında seyirciyle buluşacak. AA muhabirinin filmin yaratıcı kadrosundan aldığı bilgiye göre, başrollerini İlhan Mansız ile Danimarka’nın eski Ankara Büyükelçisi’nin kızı model Eliza Hoppe’un paylaştığı ”Dalgakıran” adlı dizinin hazırlıkları sürüyor. Dizinin Foça’da devam eden çekimleri sırasında İlhan Mansız’ın büyük ilgi gördüğü ve hayranlarının yoğun ilgisi nedeniyle sette zaman zaman aksamaların meydana geldiği de belirtildi. ”Dalgakıran” adlı dizide maden mühendisi olan ancak geçirdiği kazadan etkilenerek Foça’da balıkçılık yapan ”Fırtına” adlı genci canlandıran İlhan Mansız, Eliza Hoppe ile aşk hikayesinde bir araya geldi. Senaryosunu Recep Sarı’nın kaleme aldığı, Orhan Kılıç ve Neşe Karataş’ın da senaryo grubuna katkı sağladığı dizinin yapımcılığını Nur Gürel üstleniyor. ”Tek Türkiye” adlı televizyon dizisiyle tanınan yönetmen Gürsel Ateş’in kamera arkasına geçtiği filmde, ”Kurtlar Vadisi”nde ”Testere Necmi” adlı karakteri canlandıran Tarık Ünlüoğlu da rol alıyor. Dizide, diğer rollerde Gözde Türkyılmaz, Aslı Zen, Fatih Ayan, Gürkan Tavukçuoğlu, Anta Toros, Nurhayat Boz, Gülnihal Demir ve Orhan Kılıç yer alıyor. Çekimlerine İstanbul’da başlanan, İzmir ve Foça’da sürdürülen dizi, 13 bölüm halinde yayımlanacak. Dizinin çekimlerinin Kasım ayı içerisinde sona ermesi

AA
alıntıdır.

DERGİLERDE ÜSTSÜZ MODASI

Posted by: Dream   
Ağustos 31st,
2008

Reklamlarda üstsüz furyası aldı başını gidiyor. Konu ne olursa olsun fondaki manken mutlaka üstsüz oluyor…

 

Bazen bir yiyecek bazen otomobil bazen de bir el çantası, konu ne olursa olsun konu mankeni üstsüz. Kadın çekiciliğiyle reklamı yapılan malı ilişkilendirip bu da çekici demek midir acaba çıplaklığı kullanmak. Yoksa bir şekilde reklama baktırmaya çalışmak bu yüzden güzel bir kadının çekiciliğinden mi yararlanmaktır.

İyi fotoğraflanmış ve çıplaklık vaad eden hafiften çıplaklığa göz kırpan tüm fotoğraflar, ister kadın ister erkek; çekicidir. İnsan zaaflarının formülünü çoktan çözmüş reklam sektörü de dayıyor da dayıyor üstsüz kadın ve erkekleri. Ama en çok kadınları..

alıntıdır.

Yaprak Dökümü’yle ilgili tüyolar

Posted by: Dream   
Ağustos 31st,
2008

Fragmanı dönen dizide neler olacak?
Sezonun en iddialı dizileri arasında yer alan Yaprak Dökümü’nün ilk bölümü merakla bekleniyor. İşte 3 Eylül Çarşamba günü ekrana gelecek olan sezonun ilk bölümüyle ilgili tüyolar…

Fragmanı dönmeye başlayan dizinin 2 bölümü çekildi. Ekip 2 gün aranın ardından 3. bölümün çekimine pazar günü başlayacak.

“Bu son bahar, son baharımız olacak. Son sezon Eylül’de Kanal D’de” sloganıyla ekranlara gelen dizinin tanıtım çekimleri, bir süre önce yayınlanmaya başlandı. Tanıtım için, dizinin ön jeneriğinde yer alan ağacın bulunduğu Edirne’ye gidildi. Oyuncularla birlikte Yaprak Dökümü’nün simgesi haline gelen ağaç ve çevresinde çekimler yapıldı.

Peki, merakla beklenen dizinin ilk bölümlerinde ne olacak?

Dizi, geçen sezon banyoda fenalaşan Necla’nın ambulansa götürülmesi ve olaydan haberi olmayan Ali Rıza Bey ve Hayriye Hanım’ın Şevket’i ziyaretten çıktıkları cezaevi önündeki sahnelerle son bulmuştu.

Hastaneye kaldırılan Necla’nın yanında ağlayarak elini tutan Leyla’nın görüntüsü izleyenleri de bir hayli sarsmıştı. Yaşanan tüm olumsuzluklara rağmen kızkardeşinin durumu karşısında şoke olan Leyla, tüm öfkesini unutarak Necla’yı kurtarma telaşına düşmüştü.

Yeni bölümlerde, bu olaydan sonra Leyla ile Necla arasındaki gerginliğin azaldığını hep birlikte izleyeceğiz. Bu arada Necla da Oğuz yüzünden terkettiği eski nişanlısı Cem ile daha da yakınlaşacak. Cem’in ailesi, Necla ile tekrar biraraya gelmelerine razı olmasa da Cem, Necla ile ilişkisinin arkasında durarak Ali Rıza Bey ve ailesini ziyarete gidecek. Bu arada Cem’in askerlik durumu da ikilinin ilişkisine bir başka boyut kazandıracak.

Hala hapiste olan Şevket’i ise kötü bir sürpriz bekliyor. Kendi koğuşunda rahat durmayan Oğuz, Şevket’in hiç de hoşuna gitmeyecek bir duruma neden olacak.

Evden ayrılan Ferhunde de diziye yeni dahil olan ve annesini oynayan Perihan Savaş ile birlikte yaşamaya başlayacak. Patronu Levent Tuncer ile birlikte olan Ferhunde, Şevket’in kendisine boşanma davası açmasına rağmen zorluk çıkarmaya çalışacak ve her şeyin sorumlusu olarak Şevket’i gösterecek. Ferhunde’nin annesi ise kızının hala kocasını sevdiğinden emin.

Televizyongazetesi’nin haberine göre Fikret’in evinde ise Cevriye Hanım gerginliği devam ediyor. Evini satıp parasını oğluna veren Cevriye Hanım, bu iyiliğinin bedelini Fikret’ten çıkarmanın peşine düşecek.

alıntıdır.

KUVEYT KAFAYI GÜMÜŞ’LE BOZDU

Posted by: Dream   
Ağustos 31st,
2008

Kuveyt’i kasıp kavuran Gümüş dizisine bir sansür daha. Milli Eğitim Bakanlığı, dizi yuncularından ‘Şeytanın askerleri’ diye söz etti.

 

Üzerinde Songül Öden ile Kıvanç Tatlıtuğ’un fotoğraflarının yer aldığı çanta, kalem, defter ve kitap kaplarının okullara sokulmasını yasakladı. Din adamları da diziyi ‘İslam karşıtı’ ilan etmişti.

Kıvanç Tatlıtuğ, Arap kadınlarına aşkı özletti, Hürriyet gazetesi İngiliz Financial Times’ın bu konudaki tespitlerine yer verdi…

İngiltere’nin önde gelen gazetelerinden Financial Times, Kıvanç Tatlıtuğ’un başrolü paylaştığı ‘Gümüş’ dizisinin Arap kadınlarının ‘aşk özlemini’ perçinlediğini yazdı.

Dizinin sosyal-kültürel ‘görüngü’ yarattığını vurgulayan gazete dizi sayesinde Türkiye’de turizm patlaması görüldüğünü yazdı. ‘Gümüş’ dizisinden uyarlanan Arap sürümü ‘Nur’un yayınlanacak son bölümünün Arap dünyasında izlenme rekorları kıracağını yazan ünlü İngiliz gazete, Arap ülkelerinin Türk komşularıyla genelde ortak nokta bulamadığını ancak, ‘Nur’ dizisi sayesinde özellikle Suudi Arabistanlı turistlerin özel turlarla Türkiye’ye akın ettiğini bildirdi.

Dizinin ayrıca muhafazakar toplumlarda yaşayan kadınların sosyal-kültürel sorunlarına da ışık tuttuğunu yazan Financial Times, Arap kadınlarının aşk duygusuna hasret olduğunu öne sürdü. Yapımcı firmanın Türk dizilerini Ortadoğu’ya ihraç etmeye devam edeceğini ekleyen Financial Times, bu kanalın MBC’nin kendi ülkelerinde Türk oyuncularla dizi çekmeyi düşündüğünü ekledi

alıntıdır..

Aliye geri dönüyor

Posted by: Dream   
Ağustos 31st,
2008

Hem de acıklı bir aşk dizisiyle. Bakın ona kim eşlik ediyor…
Genç oyuncu Sanem Çelik, Aliye dizisinin yönetmeni Kudret Sabancı’yla yaşadığı kısa süreli aşk ile çok konuşulmuştu.

Çelik, dizi bitince soluğu ABD’de almıştı. 2 yıl boyunca Amerika’da kalan Çelik, bu sürede oyunculuk başta olmak üzere yabancı dil ve resim üzerine özel dersler aldı. Türkiye’den gelen dizi ve sinema tekliflerini astronomik rakamlara rağmen kabul etmeyen Çelik, izne dahi gelmeden kendini derslerine verdi. Ancak Aliye dizisinin yapım şirketi TMC’den geçtiğimiz günlerde bir teklif alan genç oyuncu, bu kez kayıtsız kalamadı. Teklifi kabul eden Sanem Çelik, Ekim ayında Türkiye’ye dönecek ve Kasım’da kamera karşısına geçecek. Acıklı bir öykünün anlatıldığı dizi, yine Aliye’nin senaryo ekibi tarafından kaleme alınacak. Sanem Çelik’e bu kez Hırsız-Polis dizisinin başrol oyuncusu Timuçin Esen eşlik edecek. Dizinin yönetmeni ise henüz netleşmedi.
alıntıdır.

Ekranda mahalle kavgası

Posted by: Dream   
Ağustos 29th,
2008
Bir programında jüri üyesi olan Sema Çelebi ve yarışmacı arasında geçen sert diyalog şaşırttı
Sema Çelebi, ekranda bağırıp çağırıyor! Karşısında genç bir dekilanlı ve Çelebi hakareti jüri üyeliği sanıyor!

Show TV’de yayınlanan ‘Benim Annem Dans Edemez’ yarışmasında jüri üyesi Sema Çelebi ile yarışmacı Bertan’ın canlı yayındaki kavgası mahalle kavgalarını aratmadı.

Televizyon Gazetesi’nin haberine göre, Sinem Kobal ve Mehmet Aslan’ın sunduğu ‘Benim Annem Dans Edemez’ yarışmasında geçen hafta yaşanan tartışmalara bu hafta yenileri eklendi.

Özellikle jüri üyesi Sema Çelebi ile yarışmacı Bertan arasında geçen hafta başlayan tartışma bu haftaya da damgasını vurdu ve izleyenleri hayrete düşürdü.

Sürekli gergin sözleri ve tavırları ile ekranları başındakileri de geren Sema Çelebi ile her söze bir cevap yetiştirmeye çalışan yarışmacı Bertan arasındaki tartışma uzadıkça uzadı ve seviye yerlere düştü.

Bertan’ın annesi Seher Hanım ile olan dansından sonra canlı yayında yaşanan tartışmadan bazı diyaloglar şöyle:

Sema Çelebi: Yanlışı bir evlada anası öğretir, ben değil…

Seher Koçak: Ama benim oğlum yanlış yapmadı ki…

Sema Çelebi: ‘Sema Hanım’ın oğlumu aşağılamasına dayanamıyorum’ demişsiniz. Ben sizin oğlunuzu niye aşağılayım?

Seher Koçak: Ama aşağıladınız.

Sema Çelebi: Aslanlar gibi delikanlı işini yaptığı zaman puanını veriyorum, yapmadığı zaman da ağzımdan geleni söylüyorum. Benim işim bu. Beni niye oturttular buraya?

Bertan: Bir saniye bir saniye Sema Hanım, sizi biraz sakin olmaya davet ediyorum.

Sema Çelebi: Ben bitireyim sözümü sen öyle konuş.

Bertan: Bu şekilde konuşamazsınız.

Sema Çelebi: Burası bir yarışma platformu, tamam mı!

Seher Koçak: Burası bir kavga ortamı değil.

Sema Çelebi: Ben bitireceğim siz öyle konuşacaksınız. Kimse bir şey anlamıyor konuşmamdan.

Bertan: Bakın hanımefendi saygı sınırı aşmak istemiyorum, çok afedersiniz, çok rica ediyorum.

Sema Çelebi: Susar mısın Bertan! Bertan susar mısın!

Bertan: (Bağırarak) Mesleğiniz işiniz, bilginiz ne olursa olsun…

Sema Çelebi: (Bağırarak) Bertan susacaksın! Susacaksın!

Bertan: Sizden rica ediyorum biraz sakin olun.

Sema Çelebi: (Bağırarak) Ben konuşacağım ve sen beni dinleyeceksin.

Bertan: Ben susmam sabaha kadar hiç susmam.

Sema Çelebi: Benim görevim burada konuşmak!!!

Bertan: Kelime dağarcığım geniş, konuşurum da konuşurum.

Sema Çelebi: Oğlum burası okul değil, yuva değil bebe eğlendirmiyoruz burada.

Bertan: Annemle böyle konuşamazsın. Bu şekilde yükselemez…

Bertan: Çok afedersiniz, özür diliyorum. Sizin ne yapmaya çalıştığınızı anlamıyorum. Biz gerekli mesajı da vermeye çalıştık. Konuşmayacağız dedik bu konuda…

Sema Çelebi: Keser misiniz lüften.

alıntıdır.

Türbanlılara saygısızlık mı yapılıyor?

Posted by: Dream   
Ağustos 29th,
2008

“Türbanlı cüzamlı mıdır” polemiğine Fatih Altaylı da katıldı: “Manzarayı umumiye Balçiçek’in söylediği gibi. Peki tersi geçerli değil mi?”

Balçiçek Pamir, çok konuşulan, İslamcı yazarlar tarafından referans alınan bir yazıya imza attı.
Türbanlılardan duyulan rahatsızlığa anlam veremediği söyledi.
Ortalık karıştı.
Balçiçek’in gözlemine benzer bir yazıyı geçen bahar aylarında kaleme almıştım.
Nişantaşı’da bir kafede ailemle birlikte oturuyordum.
Yanımızdaki ve arkamızdaki masalarda tamamı kadınlardan oluşan gruplar vardı.
Beymen’den ardı ardına türbanlı kadınlar çıkıyor, kapıya yanaşan lüks otomobillere, Mercedes’lere, Range Rover’lara binip gidiyorlardı.
1 saati bulmayan süre içinde en az 20 türbanlı ellerinde poşetlerle çıkıp, benzer görüntüler sergilediler.
Bu sırada yanımızdaki ve arkamazdaki masalarda oturan kadınlar neredeyse türbanlıların da duyacağı bir sesle
“Bunların ne işi var burada. Tekbir giyimden giyinsinler” diye söyleniyorlardı.
Türbanlı kadınlardan ikisi gelip Brasserie’de yemeğe oturunca söylentiler arttı. Ben de eşime dönüp, “Eskiden de burada türbanlılar olurdu ama kimse sesini çıkarmazdı. Bak ne hale geldik” dedim.
Yaz başında gittiğim bir otelin havuzuna haşemalı bir kadın girdiği zaman güneşlenmekte olan mayolu bir kadının
“Bu pis kıyafetle girilen havuza ben girmem” deyip havuz kenarından kalktığını da gözlerimle gördüm.
Yani manzarayı umumiye Balçiçek’in söylediği gibi.
Doğru.
Ama doğru olan sadece bu mu?
Her şeyden önce türbanlılardan rahatsızlık duyduğunu ifade etmekten kaçınmayan kadınların büyük bölümü en az türbanlılar
kadar Müslüman. Kendilerini öyle görüyorlar.
Ancak bunu yaşam biçimlerine yansıtmıyorlar.
Müslümanlıklarını yaşam biçimlerine yansıtanların, yansıtmayanlara “İnançsız” gözüyle bakmalarından rahatsız oluyor,
bunu uzun vadede kendi yaşam biçimlerine bir tehdit olarak algılıyorlar.
Bunda haksız olduklarını söyleyebilir misin Balçiçek?
Türbansızların bir bölümünün türbanlılara karşı hoşgörüsüz olduklarını söylüyorsun.
Peki tersi geçerli değil mi?
İşte bugünkü Hürriyet’in haberi.
Keçiören’de bir tek içkili lokanta bırakılmamış. Hepsi kapatılmış.
Aynı ilçede içki satan bir büfeci öldüresiye dövüldü. Dükkanı kırılıp döküldü.
Belediye güçleri tarafından.
Bu hoşgörü mü?
Embeddded Liberal,  özgürlükçü “Danalardan” çıt yok.
Bu yapılan yaşam biçime “Saygılılık” mı?
Bu iki tarafı keskin bir bıçaktır Balçiçek.
Bir tarafı keskin olunca diğer tarafı da keskin olur.
Saygı karşılıklı olur.
Aksine sömürü denir. 

Fatih Altaylı.
alıntıdır.

« Previous Entries    |    


                                     
>>>>>HeadMy<<<<< cyber-lake.com Top Fishing Sites yokuz.com Entertainment TOPlist TOPlist iPhone Topsites Dmegs Directory Myspace Topsites Directory of Entertainment Blogs Galleries - CSS Top Sites here.
Google PageRank
Proxy Topsite - Myspace Proxies, Myspace Proxy, Unblock Myspace Vote this site for Top 50 Award Winning Web Sites List! Top Arcade Sites Toplist FIRST Topsite Best Scrapbooking Sites, Digital Scrapbooking, Scrapbook Supplies, Reviews, Awards Webmasterim.Com arama motoru

site ekle Vote fr uns auf der .:.:: Fun Topliste ::.:. Hier gehts in Bunnys Topliste Aradur.com | Arama Motoru Sitemiz WebKuyusu.com'da kaytldr.
Online Saya
toplist
Hayvanlar Alemi site ekle

Site Ekle

mirc indir Taxi-Love: rencontre par webcam, rfrencement annuaire, topliste 100% gratuit Top Real Estate Agents Click to Vote - Top 300 Jpop Sites! Pixel Rating JunkyTopsites Harry Potter Topsites Fundamental Christian Topsites Toplist