Kalp Damar Hastalıklarından Korunma

Posted by: Dream  :  Category: Sağlık / Yaşam

Risk faktörleriyle mücadele çok önemlidir. Risk faktörlerinden; yaş, cins ve aile öyküsünü değiştirmek mümkün değildir. Ancak, diğer faktörlerle mücadele edilebilir. Doktorunuz size bu konuda yol gösterecektir. Sigara mutlaka bırakılmalı, hipertansiyon kontrol altına alınmalı, şeker hastalığında şeker normal sınırlarda tutulmalı, egzersiz yapılmalı, kolesterol yüksekliğinde ise mutlaka diyet yapılmalı, ayrıca doktorunuz ilaç öneriyorsa kullanılmalıdır.

Tanı nasıl konulur
Koroner damar hastalığında asıl önemli olan, koroner damarlardaki darlıkların infarktüse yol açmadan tedavi edilmesidir. Bu da öncelikle koroner damarların durumunun görülmesi ile olur. Bu amaç için kullanılan farklı yöntemler olmakla birlikte (efor testi, miyokart sintigrafisi vs), damar hastalığı olduğundan şüphe edilen hastalarda halen altın standart olarak kabul edilen en güzel tanı yöntemi; koroner anjiyografidir. Koroner anjiyografide, kalp damarları gözle görünür hale getirilip filmi çekilir.

Ahmet ALPMAN
Alıntıdır.

Kalp Damar Hastalıklarında Şikayetler

Posted by: Dream  :  Category: Sağlık / Yaşam

Kalp damar hastalıklarında görülebilen şikayet veya klinik bulguları şu şekilde özetlemek mümkündür:

  • Göğüs ağrısı (angina pectoris)
  • Miyokart infarktüsü (kalp krizi)
  • Ritim bozuklukları (aritmiler)
  • Kalp yetmezliği
  • Ani ölüm
  • Bazen de kalp damar hastalığı önemli derecede kalbin beslenmesini bozduğu halde hiç şikayet olmayabilir (sessiz iskemi)

Koroner damarlar önemli ölçüde daraldığında göğüs ağrısı oluşur (angina). Bu ağrı, çoğunlukla yorulmayla, sinirlenmekle veya soğukla gelen, göğüs ön tarafında, sol kola, boyuna ve çeneye yayılabilen, 10-15 dakika süren, istirahat ile veya koroner damarları genişleten ilaç almakla geçen, sıkıştırıcı, baskı yapar tarzda bir ağrıdır (kararlı angina). Ancak bazı durumlarda darlık yerinde dinamik değişiklikler olabilir ve bu durumlarda, ağrı istirahatte de gelebilir, daha uzun sürebilir ve istirahate veya ilaca kolay cevap vermeyebilir (kararsız angina). Bu tür angina kolaylıkla infarktüse yol açabildiğinden daha tehlikelidir.

Kalbe bağlı göğüs ağrısının (angina) hissedildiği vücut bölgeleri.

Damardaki darlığın ilerleyip tam tıkanıklığa yol açması halinde, kalbin o damar tarafından beslenen bölgesinin hücreleri çalışamaz hale gelir. Damarın tıkalı kalma süresinin 6 saati geçmesi halinde, o bölgenin hücreleri canlılığını koruyamaz ve geriye dönüşsüz olarak harap olur. Böylece kalbin o bölgesi kasılma görevini yapamaz, ritim bozuklukları oluşabilir ve ölüme kadar gidebilen ciddi problemler oluşabilir. Buna kalp krizi (miyokart infarktüsü) diyoruz.

İnfarktüste, yeri ve yayılımı anginaya benzeyen, ancak ondan çok daha şiddetli ve uzun süren göğüs ağrısı olur. Kalp krizi tanısında, şikayetlerden başka kalp elektrosu (EKG) ve kan testlerinden de yararlanılır. Miyokart infarktüsünde ilk 6 saat içinde damar tıkanıklığının balon veya pıhtı eritici ilaçlarla açılması halinde kalp kası harabiyetinin önlenmesi mümkün olabilir, onun için erken tanı çok önemlidir. Unutulmamalıdır ki, kalp krizinden olan ölümlerin %50’si 1 saat içinde olmaktadır. Bu ölümlerin çok büyük bir kısmı, hastanede kolaylıkla tedavi edilebilecek olan, ritim bozukluklarından kaynaklanır. Bundan dolayı, benzer ağrısı olan hastalar, özellikle de kalp hastası olduğu biliniyorsa, en kısa zamanda bir sağlık merkezine başvurulmalıdır.

Ancak tıpta her zaman alışılageldik kurallar geçerli olmayabiliyor. Bazen, özellikle yaşlılarda ve şeker hastalığı (diyabet) olanlarda, angina veya infarktüse bağlı ağrı hiç olmayabilir. Böyle hastalar sessiz infarktüs geçirebilir. Yine bazı hastalarda göğüs ağrısı yerine, hazımsızlık, karın ağrısı, nefes darlığı, sırt ağrısı, kol ağrısı, çene ağrısı ve hatta diş ağrısı gibi şikayetler olabilir.

Ahmet ALPMAN
alıntıdır.

Kalp Damar Hastalıklarında Risk Faktörleri

Posted by: Dream  :  Category: Sağlık / Yaşam

Koroner arter hastalığı ile mücadelede en önemli adım, hastalıktan korunmaktır. Hastalık bir takım risk faktörleri varlığında çabuk ortaya çıkmakta ve hızlı ilerlemektedir. İyi kolesterol düzeyinin yüksek olması (60 mg/dl’den fazla) hastalık riskini azaltmaktadır.

Risk faktörleri nelerdir?

  1. Yaş: Erkeklerde 45 yaşın üstü, kadınlarda 55 yaşın üstü veya erken menopoz
  2. Cins: Erkeklerde daha sık
  3. Aile öyküsü: Birinci derecede (anne, baba, kardeş) erkek akrabalarda 55 yaşından, birinci derecede kadın akrabalarda 65 yaşından önce kalp damar hastalığı, kalp krizi (infarktüs) veya ani ölüm bulunması
  4. Sigara içiyor olmak
  5. Hipertansiyon (140/90 mmHg veya daha fazla veya hipertansiyon için tedavi alıyor olmak)
  6. İyi kolesterolün (HDL kolesterol) 40 mg/dl’den düşük olması
  7. Total kolesterolün 200 mg/dl’den fazla olması (kötü kolesterol olan LDL-kolesterolün 130 mg/dl’den fazla olması).
  8. Hareketsizlik: Haftada en az 3 gün ve günde en az 30 dakika egzersize zaman ayırmalısınız (tempolu yürüyüş, yüzme, bisiklet, dans, bahçe işleri vs.).
  9. Şeker hastalığı (diabetes mellitus)
  10. Kilo: Bu konuda en değerli kriter, vücut kitle indeksi ve bel çevresidir. Vücut kitle indeksi, kg olarak ağırlığın, metre olarak boyun karesine bölünmesiyle elde edilir (VKİ: kg/m2). Vücut kitle indeksinin 25’in üzerinde olması veya bel çevresinin erkeklerde 102 cm, kadınlarda ise 88 cm’nin üzerinde olması, yalnızca kalp damar hastalığı riskini artırmakla kalmayıp şeker hastalığı, yağ yüksekliği ve tansiyon yüksekliği riskini de artırmaktadır.
  11. Stres: uzun bir zaman sürekli strese maruz kalma, hastalığın gelişmesini kolaylaştırmaktadır.
  12. Depresyon: özellikle son yıllarda depresyon da kalp damar hastalıkları yönünden risk faktörü olarak kabul edilmeye başlandı.

Ne yapalım?

Bu risk faktörlerinin bazıları değiştirilebilir iken bazıları değiştirilemez (yaş, cins, aile öyküsü gibi).

Kalp damar hastalıkları, soğuk algınlığı, grip gibi geçici ve iyileştiği zaman arkasında iz bırakmayan hastalıklar değildir. Hastalık geliştiği zaman devamlı ilerlemeye ve problem çıkarmaya eğilimlidir. Ondan dolayı bu risk faktörleriyle mücadele, hastalığın ortaya çıkışını önlemesi, hastalık gelişenlerde ise hastalığın ilerleme hızının yavaşlatılması hatta durdurulmasını sağladığından dolayı son derece önemlidir. Dolayısıyla kalp damar hastalıkları ile mücadele, değiştirilebilir risk faktörleriyle mücadele demektir.

Ahmet ALPMAN
alıntıdır.

Kalp Damar Hastalıkları Nedir?

Posted by: Dream  :  Category: Sağlık / Yaşam

Gerçekler

Organlarımızın çalışmaları için gerekli olan maddeleri taşıyan kanı pompalamakla görevli olan kalp, bu görevini yapmak için dakikada ortalama 70 kere kasılır ve her defasında ortalama 70 ml kanı organlarımıza gönderir. Ortalama bir insan ömrü boyunca, kalbimiz yaklaşık 2.5 milyar kez kasılmakta ve bu süre boyunca 180 milyon litre kanı vücudumuza pompalamaktadır.

Organların canlılığını koruyabilmeleri ve görevlerini yapabilmeleri için besin maddelerine ve oksijene gereksinimleri vardır. Bunlar organlarımıza kan ile ulaştırılır. Kan ise organlara atardamarlar (arter) yolu ile taşınır. Kanın atardamarlara pompalanması işini kalbimiz yapar. Her organ gibi kalbin de beslenmesi gereklidir. Kalbin kendisini besleyen damarlara “koroner damar” (koroner arter) denmektedir. Koroner damarlarda olabilecek hastalıklar doğrudan kalbin çalışmasını ve verimini etkileyeceğinden dolayı hayati öneme sahiptir.

Ateroskleroz
Koroner damarların en çok görülen ve en önemli hastalığı koroner aterosklerozdur (damar sertliği). Bu hastalıkta, koroner damarlarda yer yer, başta kolesterol olmak üzere bir takım maddeler birikmekte ve buralarda darlıklar ve tıkanıklıklar oluşmaktadır.Burada kalp damar kesitlerinde ateroskleroz (damar sertliği) gelişmesini görmekteyiz. Damardaki ateroskleroz sonucu oluşan plak dediğimiz yapılar zaman içinde büyüyebilir ve damar boşluğunu daraltır. Damardaki daralma da, içinden geçen kan miktarını azaltacağından dolayı kalbin beslenme bozukluğuna bağlı problemler gelişir.

Oluşan tabloya, koroner arter hastalığı veya koroner kalp hastalığı denir. Bunun sonucu olarak kalbin beslenmesi bozulmakta, kalbin ritmik çalışmasında ve kasılmasında hastalığın ciddiyetiyle orantılı olarak bozukluklar oluşmaktadır. Koroner arter hastalığı, tüm dünyada olduğu gibi, ülkemizde de erişkinlerde başta gelen ölüm ve işgücü kaybı nedenidir.

Ahmet ALPMAN
alıntıdır.

Nabız Nedir? Nasıl Bakılır?

Posted by: Dream  :  Category: Sağlık / Yaşam

Nabız, kalbin 1 dakika içinde kaç kere kasıldığını yani kalbin hızını yansıtır. Kalp her kasılmasıyla bir miktar kanı atardamarlar içine fırlatır ve damarların esneyebilme özelliğinden dolayı atardamarlarda buna bağlı bir genişleme olur ve ardından eski durumuna dönmek ister. İşte bu genişleme, damarların yüzeyel seyrettiği yerlerde (el bileği, dirsek içi, kasık, şakak, ayak bileği gibi) nabız dalgası olarak hissedilir.

 

Vücudumuzdaki nabızın bakılabileceği bölgeler. Buraları, atardamarların yüzeyel seyrettiği ve parmak ucu ile atımın hissedilebildiği yerlerdir. Bu bölgelerden en sık olarak, kolay ulaşılabilmesi ve kolay bakılabilmesi nedeniyle radial arter nabzı tercih edilir.

Nabız bize yalnız kalp hızı hakkında bilgi vermez, aynı zamanda kalbin düzenli çalışıp çalışmadığı yani kalbin ritmi hakkında da bilgi verir.

Sağlıklı bireylerde nabız istirahat halinde iken dakikada 60-100, ortalama 70 civarında olmalıdır. Nabız hızı birçok durumdan etkilenir. Çeşitli hastalıklar, egzersiz, stres, yaralanma gibi durumlarda nabız hızı artar. 12 yaş üzerindeki kızlar ve kadınlarda nabız, erkek çocuk ve erkek yetişkinlere göre daha hızlıdır. Atletlerde ve koşucularda ise nabız daha düşük (hatta dakikada 40’larda) olabilir.

 

Nabzımıza nasıl bakalım?
Yukarıda söz ettiğim nabzın hissedilebileceği bölgelerde nabıza bakılabilir. Ama en sık olarak el bileğinin baş parmak tarafındaki radial artere bağlı radial nabız kullanılır.

Nabız bölgelerinde birinci ve ikinci el parmak uçlarımızı yavaşça bastırarak nabız dalgasını aramalıyız. Nabızı hissettiğimiz zaman önce düzenli olup olmadığına bakalım. Normalde nabız dalgası eşit aralıklarla gelmelidir. Daha sonra da 1 dakika içindeki sayısını bulmalıyız. Bunun için de saatimizin saniye göstergesine bakarak 1 dakika içindeki sayısını sayabiliriz veya 15 saniye süreyle sayıp, bulduğumuz rakamı 4 ile çarpabiliriz.

Bazı ritim bozukluklarında (atrial fibrilasyon gibi) kalp hızı yüksek olabilir ve bazı kalp atımları ile atardamarlar içine atılan kan, yeterli bir basınç dalgası (dolayısıyla nabız dalgası) oluşturamaz ve bunu nabız olarak hissedemeyiz. Böylece nabız hızını gerçekte olduğundan daha düşük bulabiliriz. Bu gibi durumlarda kalbi dinleyerek kalp hızını bulmak daha doğru sonuç verecektir.

Kol veya bilekten ölçüm yapan dijital tansiyon aletleri, kan basıncı ölçümünün yanı sıra nabız hızını da vermektedirler. Ancak yukarıdaki anlattığım aritmi durumlarında (özellikle de atrial fibrilasyonda) dijital tansiyon aletleri ile nabız hızı ölçümleri tam doğru olmayabilir.

Ahmet ALPMAN
alıntıdır.

Dünyanın kalbine 5 yıllık gözaltı

Posted by: Dream  :  Category: Sağlık / Yaşam

Kalp krizi riski yüksek olanların aldığı Aspirin, orta risk grubunu hedefledi. Sigara içen ya da ailesinde kalp hastası olan 12 bin kişi 5 yıl boyunca izlenecek

Ağrı kesici ve ateş düşürücü etkisinin ötesinde tüm soğuk algınlığı semptomlarına karşı etkili olduğu belirlenen Aspirin ile ilgili Bayer, kalp ve damar hastalıkları risk gruplarında büyük bir klinik araştırma başlatıyor. Araştırma kapsamında riski orta düzey olan 12 bin kişi üzerinde 5 yıllık bir araştırma yapılacak. Hedef, risk düzeyi yüzde 7 ila 14 arasında olan kişilerin Aspirin kullanıp kullanmamaları gerektiğini belirlemek…

Alman ilaç firması Bayer, Aspirin’in üretildiği en büyük merkez olan Bitterfeld’deki fabrikayı medya temsilcilerine açtı. Üretim tesisleri gezisinde, dünyada en çok araştırmaya konu olan ilacı Aspirin ile ilgili son bilgiler de anlatıldı. Düsseldorf Üniversitesi Klinik Farmakoloji Enstitüsü’nden Prof. Dr. Karsten Schrör, Aspirin’in çok az yan etkisi olduğunu belirtti.

YÜKSEK TANSİYONA DİKKAT

Araştırma, Almanya’da Vivantes Berlin-Neukölln Tıp Merkezi’nde yapılacak. Merkezin İç Hastalıklar Bölümü Kardiyoloji ve Yoğun Bakım Başkanı Prof. Dr. Harald Darius, “İlk Damar Vakaları Riskini Azaltmada Aspirin (ARRIVE)” adlı çalışmanın 5 yıl süreceğini söyledi. Prof. Dr. Darius çalışma kapsamındaki 12 bin kişilik grubu şöyle özetledi: Almanya, İngiltere, İtalya, İspanya ve ABD’de sigara kullanan, yüksek tansiyonlu, ailede kalp krizi ya da inme geçmişi olan, 10 yıl içinde yüzde 10 ila 20’si kalp krizi ya da damar tıkanıklığı geçirme riski bulunan kişiler incelenecek.


Toplantıda 1967’den bu yana aynı kutuda satışa sunulan Aspirin’in yeniden tasarlanan ve Avrupa’da piyasaya çıkan ambalajı da tanıtıldı. Modern bir kapak tasarımına sahip olan Aspirin’in yeni kutusu, tek elle bile kolay şekilde açılabiliyor.


C vitaminiyle kol kola soğuk algınlığını yeniyor

İnsanların yılda 2 kez nezle olduğunu anlatan Galler Cardiff Üniversitesi Soğuk Algınlığı Merkezi Müdürü Prof. Dr. Ronald Eccles, “Metal 1 euronun yüzeyini kaplayan 1.35 trilyon virüs var ve bunların önemli bir bölümü soğuk algınlığına yol açıyor. İtalya’da bu yıl sonuçlanan araştırmaya göre C vitamini içeren Aspirin, soğuk algınlığına bağlı ağrı ve ateşin de aralarında bulunduğu tüm semptomlara karşı etkili” dedi.

Türkan YILMAZER - Bitterfeld/ALMANYA

alıntıdır…

Parmakarası terlikler kanser yapıyor

Posted by: Dream  :  Category: Sağlık / Yaşam

SON yılların yaz modası parmakarası terlik öldürüyor. Estetik ve rahat bir görüntüye sahip olan parmakarası terlikler, koruma faktörlü krem kullanılmaması durumunda birçok hastalığa davetiye çıkartıyor. Londra Kliniği tarafından yapılan geniş kapsamlı bir araştırmaya göre cilt kanseri hastalığına yakalanma riskini artırıyor. Eski Roma döneminde gladyatörlerin giydiği bu meşhur terliklerin cilt tümörü olarak adlandırılan melanom hastalığına neden olduğu saptandı. Müzisyen Bob Marley de melanom hastalığından hayatını kaybetmişti.

alıntıdır..

Alzheimer’in ilacı Aspirin

Posted by: Dream  :  Category: Sağlık / Yaşam

GENEL bir ağrı kesici olarak bilinen İbuprofen, Aspirin gibi ilaçların Alzheimer hastalığına karşı koruyucu etkiye sahip olduğu ortaya çıktı. Doktorlar, yine de insanlara Alzheimer’den korunmak için ağrı kesici kullanmalarını önermeyeceklerini söyledi. John Hopkins Toplum Sağlığı Okulu’nda yapılan araştırmada NSAIDs isimli ağrı kesici ilacın da Alzheimer riskini yüzde 23 oranında azalttığı ortaya kondu.

alıntıdır..

Geç baba olanın çocuğu erken ölüyor

Posted by: Dream  :  Category: Sağlık / Yaşam

Danİmarka Epidemiyoloji Bilim Merkezi’nin yaptığı bir araştırmaya göre, 45 yaşından sonra baba olanların çocuklarının yetişkinliğe ulaşmadan ölme riskleri 25 ila 30 yaş arasında baba olanların çocuklarından 2 kat daha fazla. Avrupa Epidemiyoloji Bülteni’nde yayınlanan araştırmaya göre otizm, şizofreni ve sara gibi hastalıklar 45 yaş üstü babaların çocuklarında daha sık görülüyor. Uzmanlara göre bu duruma yaş ilerledikçe kalitesi bozulan spermler yol açıyor. Şimdiye kadar yapılan araştırmalarda bebeğe yönelik riski yaşlı annelerin oluşturduğu iddia ediliyordu. Son araştırma bu kanıyı değiştirdi.

alıntıdır…

Cilt sağlığı için güneşe ambargo

Posted by: Dream  :  Category: Sağlık / Yaşam

Bronz bir tene sahip olmak için uzun süre güneş altında ya da solaryumlarda zaman geçiren kişiler erken yaşlanma ve cilt kanserine yakalanma riski ile karşı karşıya.

Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Dermatoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Rana Anadolu, solaryumla ya da doğrudan güneşlenme ile bronzlaşmanın cilt kanseri ve erken yaşlanma olmak üzere ciddi sağlık sorunlarına neden olabileceğini söyledi. Anadolu, birçok ülkede solaryum kullanımına kısıtlama getirildiğini, bu konuda toplumsal duyarlılığı artırmaya yönelik çalışmalar yapıldığını belirtti.

Türkiye’nin, UV ışınlarını dik alan ülkelerden biri olduğunu hatırlatan Prof. Anadolu, ilerleyen dönemde deri kanseri görülme sıklığında artış olacağını, Dünya Sağlık Örgütü’nün incelen ozon tabakasına paralel olarak hazırladığı haritada Türkiye’yi “2’nci derecede risk grubu”nda gösterdiğini belirterek, birinci sırada kırmızı renkle Afrika’nın yeraldığını kaydetti.

BEYAZLAR TEHLİKEDE

Herkesin cilt tipini bilmesi ve yılda en az bir kere dermatoloğa görünmesi gerektiğini belirten Anadolu, cilt tipine uygun koruyucuların ve bakım ürünlerinin kullanılması gerektiğini bildirdi. Anadolu, her cilt tipinin UV ışınlarına verdiği tepkinin farklı olduğunu ifade ederek, beyaz tenli açık renk gözlü kişilerin en korumasız grubu oluşturduğunu söyledi. Beyaz tenli kişilerin en az 30 ve üzeri, buğday tenli kişilerin en az 15 ve üzeri koruma faktörlü krem kullanması gerektiğini anlatan Anadolu, “Esmer olan kişiler daha dayanıklıdır, ancak onlar da koruyucu kullanmadan güneşe çıkmamalıdır’’ uyarısında bulundu.


ÇOCUKLARDA DERİ KANSERİ RİSKİ

GÜNEŞ altında kalan ve güneş yanığı gelişen küçük çocuklarda, ilerleyen yaşlarda deri kanseri gelişme riski var. Deri, kısa, orta ve uzun vadede hasar alıyor. Bu yıpranma erken çocukluk çağından itibaren başlarsa yıllar içinde birikir ve hücre DNA’sında bozulmayla sonuçlanır.

l BEBEK ve çocuklar, güneşin zararlarından daha fazla ve çabuk etkileniyorlar. Bebek ve çocuklara, güneşe çıkmadan önce şapka ve uygun giysiler giydirilmeli ve yüksek koruma faktörlü koruyucular sürülmeli. Ayrıca UV süzücü güneş gözlükleri de mutlaka kullanılmalı.

Türkan Yılmazer

alıntıdır…

cyber-lake.com Top Fishing Sites yokuz.com Entertainment TOPlist TOPlist iPhone Topsites Vote for Us on Top Sites of America Web Sites List! Dmegs Directory Myspace Topsites Directory of Entertainment Blogs Galleries - CSS Top Sites here.
Google PageRank
Proxy Topsite - Myspace Proxies, Myspace Proxy, Unblock Myspace Fundamental Christian Topsites Vote this site for Top 50 Award Winning Web Sites List! Top Arcade Sites Toplist FIRST Topsite Best Scrapbooking Sites, Digital Scrapbooking, Scrapbook Supplies, Reviews, Awards Site Ekle, Toplist, Link Ekle, MP3indir, HikayelerMynet Webmasterim.Com arama motoru

site ekle Vote fr uns auf der .:.:: Fun Topliste ::.:. Hier gehts in Bunnys Topliste Aradur.com | Arama Motoru Sitemiz WebKuyusu.com'da kaytldr.