Mayıs 08, 2008
Posted by: Edition : Category:
Åžiirler
Unutulmaz anları vardır hayatın
Islak kirpiklere takıp kalan
Zamana meydan okuyan
Biz de öylesine yaşadık seninle
Öylesine sevdik
Hatırla aÅŸkım…
Kahır dolu rüzgarlar esiyor içimde
Yıkılıp kalıyorum bu sağır akşamlarda
Beni sensizliğe nikahladılar
Yenildim duygularıma
Yenildim gururuma ağlayamadım
Şimdi sanadır bu ağlayışım
Hatırla aşkım..
Gözümde dağlar gibi büyüyor hasretin
Gelip gelip özlemin doluyor içime
Yokluğunda şair kesildi gönlüm
Artık hep hüzzamdan çalıyor şarkılarım
Sen de nasıl sever nasıl söylerdin
Hatırla aşkım..
Oysa nelere katlandı bu gönül
Ne acılara halay çekti bu yürek
Ne ihanetlere gülüp geçti bu gözler
Bir yokluğuna alışamadım
Bir de sensiz bu akÅŸamlara
Unutamam demiÅŸtin giderken bana
Ben de unutamadım
Bu bizim son yeminimizdi
Hatırla aşkım..
Biliyorum şimdi saçlarını yaban eller okşuyor
Gözlerine başka gözler gülüyor
Gözlerin ki gördüğüm gözlerin en güzeliydi
Varsın adı hasret olsun artık bu sevdanın
Varsın sonu ayrılık olsun bu romanın
Bitmedi bitmeyecek bu şarkım
Nerede olursan ol
Kiminle olursan ol
Hatırla aşkım..
Hatırla
Yanındayken bile özlerdim seni
Şimdi içimde bir başka yangın
Şimdi gözlerimde en ıslak bakışın
Ölmek kaderde var biliyorum
Her şeyin sonu yakın
Ama sen de bil ki
YaÄŸmurlarca sevdim seni
Yağmurlarca sana yandım
Hatırla derya gözlüm
Hatırla Aşkım..
Ahmet Selçuk İLKAN.
Nisan 30, 2008
Posted by: Edition : Category:
Åžiirler
kırılgan gibidir bazen yaşamak
kah güldürür hayal ettiklerin
kah yaslara boÄŸulursun
savaşlara tanık olur bedenin
içinde fırtınalar kopar
ve yürekler mücadeleden yorgun düşer
evet! yürekte yorgun düşebiliyor bazen
bazen hissedemeyebilirsin ağrılarını
veya sevinçleri duyamazsın
rafa kaldırırsın kimi zaman kaygılarını
güneş aldırmadan doğar mevsimlerin yorgunluğuna
yeniden doğar güneş günlerin kısalığına inatla..
sonra
kara bulutlar kaplar çürüyen bedenini
yüzün eskir, unuttuğun yanların düşer beyazdan tonu kaçmış sayfalara
sen eksilirsin..
sonra gidersin, bilmediÄŸin uzaklara
aslında kendinedir her gidişin bunu da bilmezsin
unutma! aynada yansıyan dünün eskittiğidir yüzün
bil ki bugün eskiyecek yarında öyle bir gün her şey eskiyecek sırası geldiğinde
yani ölüm gelecek bir gün sana da
bunu sakın unutma!
şimdi bir hayat yazıyorum çizgili beyaz bir kağıda
kocaman harflerle UMUDU çiziyorum
isminin baş harfleriyle beziyorum ümitlerimi
hayaller çizip resimlerin üstüne
bir gözlerine bakıyorum bir de gidişine
sonra
yazmaya yelteniyorum
zifiri karanlıklar koynumda
yazmaya yelteniyorum
kağıt simsiyah, kalemim körelmişliğe inat vuruyor
bir yüzüme birde yüreğime..
olmadı yar!
olmadı benim ömrümden bir gün çaldığım
inan sensizliği bile doya doya yaşadım
öyle ya bu bir başkasından yoksun kalmak değildi
yalnızlığımın adı yalnız SEN’sizlikti..
olmadı yar!
benim 5. mevsimim, 25. saatim, 13. ayım
veya her şeyden herhangi bir fazlam olmadı
çünkü benim her şeyimdin ,
her anım, soluduğum nefesim
yani yaşamak adına bildiğim, gördüğüm, göreceğim sendin..
aldırma
n’olur aldırma bezmişliğime iyiyim ben böyle
hem hiçbir baharım son olmadı benim
yazım, kışım, iklimim yani yaşanmışlık saydığım her şey hep güzeldi
çünkü yaşanmışlığımın adı SEN’di..
aldırma düşkünlüğüme
sen hep gül, gül çünkü gülmek en çok sana yakışıyor
hani yüzündeki o masum ifadeye en çok gülmek yaraşıyor
yine ufuksuz bakışlarım takılıyor gülüşüne
boğuluyorum o deniz gözlerinde
deniz mavisini gözlerinden almış
sevmelerimin adı SEN olmuş, kısa yaşam öykülerinde sürmüş..
ey benim yarim!
lalece narinim
karanfilce derinim
ey gülce en güzelim!
bakma serzeniÅŸlerime
bil ki hala yaşıyorum inatla benimsemişliklere
bil ki hala çok seviyorum seni, sevdiğim..
..her ÅŸeyimsin..
İçimde öyle bir SEN var ki; uyutmuyor beni geceleri..
Yusuf Deysem SONSUZ (YDS)
Nisan 30, 2008
Posted by: Edition : Category:
Åžiirler
Mevsimler gelip geçse bana ne,
İlkbaharımı ağlattıktan sonra,
Dursan ne yazar, kalsan da bana ne,
Azap meleği oldun sen bana….
Egonun menziline ulaştın sanırım,
Tatminkarsın herhalde,
Aşkı anlatan ıslak dudakların,
Kurusa ne yazar, konuşmasa bana ne…
Hatıralarını kurşuna dizdim ey zalim,
Veda öpücüğü bile kondurmadan,
Gül’ e bile isyan ettim sayende,
Sırf o ismi sana koyduğumdan…
Akreple dolu bir bahçe gibisin,
Örümcekler duygularını dolamış,
Beyhude heveslerinin uÄŸruna,
Beynin boş isyanlara dalmış….
Hadi bir sehpa kur sendeki bana,
Hatıralarımı hançerle, ipte salla,
Sana da bu yakışır bundan sonra,
Ölsem ne yazar, kalsan bana ne….
Yasin Karahan
Nisan 30, 2008
Posted by: Edition : Category:
Åžiirler
buzlarımı eriten bir rüzgardı görünen
dalgalara kapıldım çırpınışlar boşuna
her fırtına savurdu , bana vurdu derinden
ne anlayan ne duyan
saniyelere serilen
bir ölümdü gözlerin
gizlediğim bir çağrıydı sözlerime
her sözümü katletti ihanetin silahı
orduyla yürüdü kirpiklerim gözüme
bulutlar bana döndü katran döktü sözüme
haketmeyen kan dökmez yeryüzünün göğsüne
toprakları ıslatmaz her yalnız kaldığında
yalnızlığın hançeri saplanmazdı kalbine
gündüzü perdeleyip karanlık bastığında
anladım ve gidiyorum güzeller ülkesinden
varlığıma üzülen kayıp sevda sevinsin
söylediğim son sözler mezarımın imzası
üzülme unutmadım ihanete gizlisin
Nisan 30, 2008
Posted by: Edition : Category:
Åžiirler
Hiç istemem yine gelir,
Çatar gurbet akşamları
Yüreğime hançer olur,
Batar gurbet akşamları.
Öldürecek beni dertler,
Bende geçti bini dertler,
Dertlerime yeni dertler
Katar gurbet akşamları.
Bilmiyorum dertten gamdan,
Zevk mi alır intikamdan?
Kanlım gibi şu yakamdan,
Tutar gurbet akşamları
Åžimdi akÅŸam bak ÅŸu anda,
Zindandayım ben zindanda,
Zindan ne ki zindandan da
Beter gurbet akşamları
Acılara beler beni,
Kesip doÄŸrar diler beni,
Parça parça böler beni,
Yutar gurbet akşamları.
Memleketim ilim obam,
Kavim, gardaÅŸ, dost, akrabam,
Gözlerimde anam, babam,
Tüter gurbet akşamları.
Kadir Mevla’m yardım etsin
Ozan Arif yurda gitsin
Bitsin artık bitsin bitsin…
Yeter gurbet akşamları.
Nisan 30, 2008
Posted by: Edition : Category:
Åžiirler
bu şehir içine çekiyor beni
kurtulmam lazım
gitmem lazım
senin yüzünden değil
şehir beni içine çekiyor
hergün acılarımla karşılaştırıyor
hergün seni benden almaya çalışıyor
seni kaybetmektense bu ÅŸehirden gitmeliyim
düşüncelirim önemli değil
şehrin seni benden alması önemli
kaçıp gitmeliyim işte
seni kaymetmek korkusu hergün sarıyor beni
itiraf ediyorum korkuyorum
korkaklık bana yakışmıyor biliyorum
ama seni kaybetmek korkusu varya
iÅŸte herÅŸeyde sen olduktan sonra
o zaman senin için herşeyden vaz geçerim
sen varya insanı herşeyden vaz geçtirirsin
ÅŸans iÅŸte bende seni seviyorum
biliyorum sende beni seviyorsun
yoksa bu ÅŸehirden gitmeme izin verirmiydin
bırakda beni gidiyim
beni seviyorsan bırak
ben seni bırakmıyorum
sadece şehir seni benden alıyor
buna izin vermiyorum anladın mı
seni bıraktığım ne zaman biliyormusun
benim bu dünyada olmadğım zaman
işte o zaman beni bırakmak zorundasın
beni bırak ama sadece ellerimi bırakma
çünkü ellerim seni bırakmayacak
yani ellerimle sana tutuncam
ben bu ÅŸehirden giderken peÅŸimden gelceÄŸini biliyorum
ama seni bıraktığım zaman işte o zaman peşimden gelme
lütfen beni seviyorsan
beni seviyorsan seni bıraktığım zaman
işte o zaman ellerimi sıkıca tutt..
ne olur sadece seninle dünyada kalcam …….
Nisan 30, 2008
Posted by: Edition : Category:
Åžiirler
Sensiz bir gün daha,
Yarınlarda yine sensiz..
Sensizliğin adı ayrılık..
Ayrılığın adı sadece bumu,
Sensizlikmi!
İçim yanıyor,
Ayrılık dedik ama,,
Yıllar geçti üstünden,
hala yakıyor içimi.
Seni görmeden yaşamak
Sana dokunanmadan.
Sıcaklığını hissetmeden.
Yıllar geçti.
Ben hala
Seni bende yaşatmaya çalışıyor,
Seni bekliyorum.
Ayrılığın adını bulmaya,
öğrenmeye çalışıyorum.
Denizin hırçın dalgalarının,
Kayalara vurduÄŸu gibi.
HIRCIN
Her akşam batan güneşin
sabah doğması gibi
SANCILI
YaÄŸmurun yaÄŸarken soÄŸuyarak
doluya dönmesi gibi.
SOÄžUK
Güneşin son ışıklarıyla
Aydınlığın üstüne çökenkaranlık gibi,
KARANLIK
Gidenin gelmiyeceÄŸini bildiÄŸi halde
bekleyen sevgili gibi.
UMUTLU.
Hırçın,Sancılı,Soğuk,Karanlık ve
Umut….
Bunlarmı ayrılığın adı.
Yaşandıkça farklı isimlerle anılacak Ayrılık.
Adına ne dersek diyelim.
Ayrılık,Ayrılık yaman Ayrılık.
Nisan 15, 2008
Posted by: Edition : Category:
Åžiirler
Deli Gibi Seviyom
Nice şair şiir yazmış eşine,
Ben de yazdım gider diye hoşuna,
Yazmam herkes gibi boÅŸu boÅŸuna,
Dolu gibi seviyom kız ben seni.
Akılsız başımı salınca aşka,
Nasıl da kuruldun kalpteki köşke,
Kim sever ki böyle deliden başka,
Deli gibi seviyom kız ben seni.
Bilmem öyle canı nerde bulayım,
İstersin ki her gün kurban olayım,
Kurban ettin, nasıl canlı kalayım,
Ölü gibi seviyom kız ben seni.
Vura vura silktin benim tozumu,
Sen vurdukça güleç tuttum yüzümü,
Bünyan’da dokutmuş felek bezimi,
Halı gibi seviyom kız ben seni.
Serveti yok bende zenginle, şahın,
Kesilir yokluktan evde iflahın,
Hani, nasıl derler ya, bir Allah’ın
Kulu gibi seviyom kız ben seni.
Yoruldu dillerim, kurudu boÄŸaz,
Bağırtma Rasim’i gel avaz avaz,
Birimiz Köroğlu, birimiz Ayvaz,
Bolu gibi seviyom kız ben seni.
Rasim Köroğlu
Mart 20, 2008
Posted by: Edition : Category:
Åžiirler
Doğarken gülümse
Acıyı tatmamış yüreğinle
Bir siyah bir beyaz
Gök ırgalansın… Büyürken gülümse
Çağlayanlar gibi
Bir erguvan renginde bir yeÅŸil
Ufuklar çalkalansın…
Severken gülümse
Rıza diye, tiryak diye
Bir pembe bir sarı
Sevgin yarınlara dal-budak salsın…
Daha çok gülümse pîrliğinde
Süzülmüş oğul balı renginde
Bengi-su tadında
Taşlar topraklar sevdalansın…
Hep ileriye bak gülümse
Her zaman sevgiliyle birlikte ol
Vuslat renginde
Taş-toprak hülyalara dalsın…
Ölürken gülümse
Tazele aşkını son nefesinde
Birazcık gözyaşı bulunsun sesinde
Gökyüzü hep ıslak mavi kalsın…